Kadinlara Özel Bir Dünya

Çok Harika bir Blog

Güçlü Cinsel Yaşamın Sırları Mart 30, 2007

Her erkek yaşamı boyunca güçlü bir cinsel yaşam sürdürmek ister. Bu genel sağlık içinde geçerlidir. Fakat bazı nedenlerden bir çok erkek yaşamının beklenmedik çağlarında cinsel güçlerini kaybederler, bu durum onları ve ailesini üzüntüye sokar.

Bu bölümde cinsel yaşamda güçlü olmak ve ömür boyu güçlü kalabilmek için cinsel yaşama olumlu ve olumsuz etki eden faktörlerden bahsedeceğiz.

Cinsel Yaşamı Etkileyen Şeyler:
1- Mastürbasyon: Mastürbasyon bölümünde çok genişçe izah edilmiştir.

2- Sigara: Tüm sağlığı ve cinsel gücü kemiren bir etkendir. Sigara içen pek çok genç vakitsiz iktidarsız olurlar. Bunlar sigarayı bıraktığında, bir süre sonra normal güçlerini kazanırlar.

3- Alkol: Sağlık ve cinsel güç için en tehlikeli etmenlerden biridir. Alkol tüm sinir sistemini tahrip ederek o şahsın süratle iktidarsızlığa sürüklenmesine neden olur.

4- Beslenme: Cinsel organlar için gerekli maddeler muntazaman alınırsa bu organlarda muntazaman çalışır, dolayısı ile vakitsiz iktidarsızlık diye bir şey olmaz.

Çinko: Meni ile önemli miktarda çinko kaybı olur. Gıdalarla vücudun normal çinko ihtiyacını karşılamak zor iken, aşırı cinsel ilişki sonucu kaybedilen çinko yerine getirilemezse sinir sistemi bozulur.

Gıdaların 100 gramındaki Arginin (protein) miktarı (miligram):
(Günlük ihtiyaç 2200 miligramdır.)
Hububat: Buğday:600, Mısır:400, Yulaf:880, Buğday çimi:2000. Bakliyat; Nohut: 1890, Kuru fasulye: 1260, Soya fasulye:3000, Mercimek:2100. Kuru yemişler: Fındık:3500, Badem:1890, Antep fıstığı: 1860, Susam: 2590, Fıstık:3270. Hayvansal gıdalar: Etler: 1100, Balıklar: 1100, Yumurta:750, Kabuklu deniz ürünleri: 1325, Peynirler: 650.

CİNSEL İSTEK ARTTIRICILAR (AFRODİZYAKLAR)
Afrodizyak, cinsel içgüdüleri uyararak aşırı istek duyulmasını sağlayan yiyecek, içecek ve ilaçlara verilen genel addır.
Cinsel artırıcılar, genellikle çeşitli baharatların, tohumların bal ile karıştırılması sonucu elde edilir. Adına “Padişah macunu-Kuvvet macunu” da denilen bu karışım, yiyenlere cinsel güç sağlar.

Ayrıca yurdumuzda da satılan cinselliği uyarıcı, cinsel arzuyu kamçılayıcı, istek uyandırıcı ilaçlar vardır. Ancak bunların bilinçsiz bir şekilde kullanımı yan etkilere neden olabilir.
Bu zararlı yan etkilerden korunmanın tek yolu ise istek arttırıcı ilaçları hekim tavsiyesine göre almaktır.
İstek Artıran Besinler:
İstek artırıcı besinler vardır. Balık, yumurta, havyar, süt, süt ürünleri, fındık içi, ceviz içi, bal, bunlardan bazılarıdır. Bunlar cinsel güçten ziyade enerji verirler.
Dengeli beslenme ile yeterli proteinler elde edilebilir.

CİNSEL YAŞAMDA ÖLÇÜ VE DÜZEN
Cinsel ilişki 13 yaşında başlar duruma göre 60-70, hatta daha ileri yaşlara kadar sürer. Tahmimen 40-50 yıl süren cinsel yaşam ölçülü ve düzenli şekilde götürülmelidir, böylece bedeni ve ruhi sağlığa zarar vermez bilakis faydalı olur.
Yaşına göre normalden daha sık yapılacak bir cinsel temas o erkeğin sağlığını sarsar ve vakitsiz ihtiyarlamasına sebep olur.

Her yaşta normalden az cinsel ilişkide zararlıdır. Zira her türlü gelişme için gerekli hormonlar dengeli salgılanırlar, bunlardan bazılarının azlığı diğerlerini de etkiler. Ölçülü cinsel ilişki, ruhsal dengenin ve ruh sağlığının sonucu elde edilir.

Cinsel yönden uyumlu ailelerden doğan çocuklarda sağlıklı doğar. Cinsel yönden dengesiz ailelerin çocukları da proplemli olurlar.

50-60 yaşına gelmiş erkek ve kadın için de cinsel ilişki gereklidir. Bilhassa sinir sistemi için önerilir.
Erkeklerde Kritik Yaş: Erkeklerde cinsel güç 30-35 yaşından sonra yavaş yavaş azalmaya başlar. Ülkemizde ve Batı ülkelerinde genellikle 60-70 yaş civarında cinsel güç iyice azalır. İstisnalar da vardır tabiiki. Bu yaşlara kritik yaş denir. Bu döneme girmiş yani cinsel temas gücü azalmış erkeklerde: Dikkatini toplıyamama, Prostat şişmesi gibi bozukluklar kendini göstermeye başlar.

Eşlerin eşit yaşta olmaları halinde, kadınların 45-50, erkeklerin ise 60-70 yaşına doğru cinsel güçten kesilme dönemine girmeleri nedeni ile, 45.ci yaştan itibaren kadınla erkek arasında geçimsizlikler başlar, bunun temelinde kadının cinsel istekte bulunmaması, erkeğin ise bu istekte bulunmasıdır.

İşin garip tarafı kesilmeye yakın erkeklerde cinsel arzu artar, azarlar ve tatmin imkanları ararlar. Eşinde bulamadığını dışarda arama yollarına saparlar ve etrafa cinsel sapıklıklar yapmaya başlarlar.

Erkekler İçin 40-50′li Yaşlar Kadın İçin 35′li Yaşlar Aşırı Cinsel İstek Dönemidir
Erkeklerde aşırı istek olgularında daha çok 50 yaş civarında rastlanır. Bu yaşlarda artık cinsel isteğinin giderek tükeneceği paniğine kapılan erkek aşırı cinsel ilişkide bulunma eğilimi gösterir.

Kadınlarda ise cinsel istek bireyin arzularına ve gücüne bağlıdır. Her yaş döneminde özellikle de 35 yaş civarında en yoğun biçimde ortaya çıkar.

İlk Hedef Tek Kez Bile Olsa Başarılı Bir İlişki:
Cinsel ilişkinin gelişmesi, rahat bir ortamda ve kendiliğinden olmalıdır.

Beklentilerden, zorlanmalardan kaynaklanan olumsuz duygular, duyarlı bir insanın cinsel tepkilerini ciddi olarak tepkiye uğratır.

İktidarsızlığın tedavisinde psikiyatristler, ereksiyon ve boşalmanın kişinin kontrolü dışında refleksle olmasından yola çıkarlar. Önce hasta üzerinde endişeye yol açan baskılar belirlenir ve bu baskıları azaltma yoluna gidilir.
Bundan sonra hiç bir zorlama olmaksızın aşk oyunları sonunda tek kez cinsel başarı göstermesi hedeflenir. Bu hedef, tedavinin ileri aşamaları için temel teşkil eder.

 

Masturbasyon ayıp mı? Mart 24, 2007

Masturbasyon, kişinin kendi kendini tatmin etmek, bedenini tanımak ve kendini mutlu etmek için kullandığı özel bir yoldur. Vücuduyla oynamak, vücuduna dokunmak ve bazı genital bölgeleri uyarmak çoğu insanın zevk aldığı bir şeydir.

Ancak ne var ki toplum, insanları bedenleriyle oynamanın yanlış hatta günah olduğuna dair bir bakış açısıyla yetiştirir. Kimimiz bu mesajlardan nefret ederken kimimiz de hayatımızın doğrularını bu inanışa göre kurgularız. Ancak yapılan araştırmalar masturbasyonun yanlış, günah ve utanılacak bir şey olduğuna dair bakış açısından en çok bluğ çağındaki gençlerin etkilendiğini göstermiştir. Bu sebeple vücutlarını keşfetmeye başlayan gençlerde masturbasyon sırasında ya da masturbasyon sona erdikten sonra huzursuzluk, utanç, iğrenme rahatsızlık, kendine acıma, yalnızlık ve pişmanlık duygusu yoğun olarak yaşanmaktadır.

Ergenliğini tamamladıktan sonra da kadının masturbasyon sonrası hissettiği bu duygular şiddeti artarak ya da azalarak devam etmektedir. Masturbasyondan psikolojik olarak değil yalnızca fiziksel zevk duyan kadınların sayısı bir hayli fazladır. 24 yaşındaki A.Ç. masturbasyonu sevip sevmediği sorulduğunda şunları söylüyor:

“Bedenen evet ama psikolojik olarak hayır. Ergenlik yaşımda kendimi sık sık tatmin ettim ve o zamanlar bundan vazgeçebilmek için dua ediyordum. Fakat vazgeçmediğim için Allah’a beni çarpmaması için dua ederdim. Çünkü bunu yaparken günahkar olduğumu düşünürdüm. Hatta çoğu kez masturbasyondan sora iğrenç olduğumu düşünür, suçluluk duygusuna kapılır, huzursuzluk çekerdim.”

Masturbasyonun kadınlarda iğrençlik duygusu uyandırmasının altında toplumun kadına bakış açısındaki çarpıklığın etkisi çok fazladır. Hangi toplumda olursa olsun kadın öncelikle doğurganlığın simgesidir. Dolayısıyla üremenin dışında yaşanan bir cinsellik kadının sapıklığının bir göstergesi olarak kabul edilir. 32 yaşındaki S.T’nin bu konuya yanıtı ise şöyle:

“Evet masturbasyondan çok hoşlanıyorum. Ancak psikolojik yönden pek emin değilim. Aslında pis bir şey yaptığım duygusuna kapılmıyorum ama sapık olduğum korkusunu uzun yıllar hissettim. Sonra kendi bedenimle oynamanın kimseye zarar vermediğini ve beni kimsenin görmediğini düşünerek bu korkudan kurtuldum.”

Betty Dodson “Masturbasyonun Özgürleştirilmesi” adlı kitabında kendi kendini tatmin etmenin cinsel yaşamın başlıca öğelerinden biri olduğuna değinmiştir. Masturbasyonun cinselliğin kökü olduğunu ifade eden Dodson primatların çocukluktan beri masturbasyon yaptığını söylemiştir.

Bedenin ve cinselliğin keşfinin henüz çocukluk yıllarında başladığına bir çok anne-baba çocuğunun kendi vücuduna dokunduğunu görererek tanık olmuştur. Ancak o sıralarda vücuda dokunularak alınan zevkin masturbasyon olduğunu kişi ancak cinselliği öğrendikten sonra kavrayabilir. Ayrıca masturbasyonun nasıl yapıldığı, ne olduğu ve ne olmadığı da kişinin kendi kendine keşfettiği bir şeydir. Ailelerin büyük çoğunluğu cinsellik konusunda çocuklarıyla konuşmamayı tercih etmektedir. Hatta kimi gençler annelerinin kendilerini masturbasyon yaptığı sırada yakalayınca, cinsel organına iğne yaptıracağı gibi cezalarla korkuttuğundan bahsetmiştir.

“Kendimi ilk olarak ilkokul çağına gelmeden tatmin ettim. Oyuncak ayımı bacaklarımın arasında sıkıştırıp üzerinde gidip geliyordum. Ancak bunun masturbasyon olduğunu bilmiyordum. Birgün annem bunu farkettiğinde beni doktora götüreceğini ve iğne yaptıracağını söyledi. O kadar korktum ki 15 yaşıma gelene kadar bir daha bedenime hiç dokunmadım.” Ç. S. 51 yaşında.

Gerek erkek gerekse kadın için bedeni tanımanın en önemli yolu olan masturbasyon tabu olma özelliğini hâlâ koruyor. Ancak baskılara, yasaklara rağmen cinsel yaşamın ve cinsel birlikteliklerin sağlıklı ve mutlu yaşanması, bedensel ihtiyaçların karşılanması, bedenin keşfedilmesi için masturbasyonun sapıklık ve utanılacak bir şey olmadığı yavaş yavaş anlaşılmaya başlanıyor.

 

Okşama El ile uyarma Şubat 10, 2007

Filed under: öpüşmek,el ile uyarma,koku,mastürbasyon,okşama,oral sex,vajina — ilaslan @ 5:26 pm

Cinsellikte asıl olan sevgi ve saygıya dayanan, sınırları her zaman değişip genişleyebilen bir ilişkiyi düşünmek gereklidir. Cinselliği, cinsel ilişki olarak görmek çok yanlış olur. Vücudumuzun yüzeyinde mm2 de bile binlerce dokunmaya ve basınca hassas algılayıcı yapılar (reseptorler) vardır. Sahip olduğumuz sinir sistemi vücudumuza yapılan dokunmanın bütün özelliklerini beynin ilgili bölümlerine taşıyacak şekilde oluşturulmuştur. Sevgi ile yapılan bir dokunuş, kişiyi cinsellik açısından uyarır, hoşlanmasına neden olur. Bu dokunuşların özelleşmesi, vücudun cinsellik açısından daha duyarlı bölgelerine kaydırılması ve sevgiyle sürdürülmesi orgazm yaşanmasını sağlayacak kadar güçlü beyinde duygular yaratır.

Cinsel organların belirli bölgeleri aşırı duyarlı alanlardır. Eşlerin bu bölgelere dokunmaları, eşlerine büyük zevk verecektir. Ülkemizde cinsel eğitim olgusu çok yeni bir kavram olması nedeniyle ve kültürel yapımız gereğince bu tür dokunmalardan kaçınılmaktadır. Kadınlarda, erkeklerde cinsellik olarak sadece cinsel birleşmeyi düşündüklerinden cinsel yaşamları renksiz ve tatminden yoksun olarak geçmektedir.

Eşlerin cinsel ilişkilerinden orgazm yaşamaları için ön sevişme adı altında eşlerin birbirlerini uyardıkları dönemin zenginleştirilmesi önerilmektedir. Cinsel etki sağlayan uyarılar, sadece kadında klitoristen, erkekte de penis başından üretilmemektedir. Kadında özellikle kulak arkası, kulak kepçesi, boyun, göğüsler, göğüs uçları, anüs bölgesi, bacakların üst iç bölgeleri çok uyarıcıdır. Erkeklerde de özellikle meme uçları, bacakların üst iç kısımları, yumurtalıkların bulunduğu torba (skrotum) çok uyarı çıkaran merkezlerdir.

Cinsellik sırasında bütün bu uyarı merkezlerinin uyarılması cinselliğe büyük bir renk ve zevk katacaktır. Orgazm oluşmasında en büyük uyarıları oluşturan merkezler olan kadında klitoris, erkekte penis başı çevresi alanlar, cinsel ilişki sırasındada elle veya dille de uyarılarak uyarının büyümesi sağlanabilir. Yada yarım kalmış bir uyarı tamamlanarak eşinde orgazm yaşaması başlanabilir.

Cinsel ilişki sırasında eşlerin aynı anda orgazm olmaları ideal bir durum olsa da sık yaşanmaz. Erkeğin erken boşaldığı bir durumda eşi aşırı derecede uyarılmış ancak orgazm yaşıyamamış olarak, istenmeyen bir durumda kalabilir. Böyle bir anda eşinin elle klitorisi uyarması ve bunu diğer hassas noktaları da eli ve dili ile uyarması eşinin yarım kalan orgazmı yaşamasını sağlar. Böyle bir yaklaşım hiç şüphesiz eşler arasında paylaşım ve sevginin büyümesine de neden olur. Bu örneği kadın içinde verebiliriz. eğer kadın, eşinden erken orgazma ulaşırsa ya sessiz kalıp eşinin boşalmasını bekleyecektir, yada eşini el ile uyararak orgazma ulaştıracaktır. Toplumumuzda kadın genelde sessiz kalmakta ve acıda çekse eşinin boşalmasını beklemektedir. Bunun alternatifi kadının eşinin cinsel organını ve cinsel uyarı çıkartan bölgelerini elleri ve dili ile uyarması ile zenginlik katmasıdır.

Bir toplumda yada bir ailede bu tür davranışların gelişmesi zaman ve bilgi gerektirmektedir. Eşlerin bir birlerini sevmelerini ve eşimi nasıl daha mutlu edebilirim? sorularının daha sık sorulmasını gerektirmektedir. Kültürel olarak bu cinsellik konusunda oluşmuş bir çok tabular yavaş yavaş kaybolmaktadır.

Oral seks yapmak, yaptırmak…

İşte asıl utangaçlık yaratan durumlardan biri… Eğer partnerinizin size oral seks yapmasından hoşlanmıyorsanız, aslında çok şey kaçırdığınız ortada! Bu konudaki utangaçlığınızı ortadan kaldırmak için seksten önce ılık bir duş alın. İlişki sırasında partneriniz kendiliğinden “aşağı” doğru iniyorsa, itiraz etmeden kendinizi rahat bırakın…
Ona oral seks yapmaya gelince… Yazık ki tüm erkekler kendilerine oral seks yapılmasını severler. Eğer onun ısrarlarına utangaç “hayır”larla yanıt veriyorsanız, bir de zifiri karanlıkta bunu yapmayı deneyin… Biraz da alkollü olursanız, daha keyifli olabilir.

SIK SORULAN SORULAR !!

Prezervatif ağızla takılabilir mi?
Bunu yapabilmek için biraz deneyimden başka bir şeye ihtiyacınız yok!
Acemiler için işte öneriler: Sprem öldürücü içermeyen bir prezervatif seçmelisiniz. Çünkü sprem öldürücü maddelerin tadı kötü gelebilir. Kayganlaştırıcı kremler içeren veya çeşitli tadları olanları seçebilirsiniz. Prezervatifi baş tarafı içerde kalacak şekilde dişlerinizin arasına alın. Çok sıkı tutmamaya özen gösterin. Yoksa dişleriniz onu patlatabilir. Partnerizin cinsel organına yerleştirdikten sonra prezervatifi dudaklarınıza yuvarlayın ve takın. Dudaklarınız yerine dilinizi de kullanabilirsiniz.

Daha geleneksel takılanlar için elle takma yöntemini hatırlatmakta fayda var. Paketi yavaşça açınki prezervatif zarar görmesin. Prezervatifin başındaki havayı sıkarak dışarı atın ve prezervatifi takarak yuvarlamaya başlayın. İçindeki spermleri akıtmaması için ilişki biter bitmez prezervatifi çıkartın.

Vajina kokusu sevilmediği zaman ne yapılabilir?
Her kadının vajinası hafif asitli bir koku salgılar, bu son derece normaldir. Bu kokunun erkekler için baş döndürücü ve uyarıcı olduğunu ekleyelim. Tabii bu bölgenin hijyeni çok
önemli. Vajinanızı her gün, isterseniz seksten önce de yıkayın. Kokusuz bir sabun kullanmanız yeterli, böylece doğal kokunuz kaybolmaz. Çünkü uzmanlar çeşitli kokulu sabunlardan ve kozmetik ürünlerden uzak durmanızı tavsiye ediyor. Çünkü bu ürünler bu bölgede yaşayan bakterilerin doğal dengesini bozup rahatsızlıklara yol açabilir.

Öpüşmekle AIDS kapılır mı?
Ara sıra bununla ilgili bazı söylentiler çıkmasına rağmen, HIV virüsünün öpüşmekle hiçbir şekilde insandan insana geçmeyeceği tesbit edildi. Tükürükte virüs bulunabilir, ancak konstrasyonu o kadar düşüktür ki, risk taşımaktan uzak kalır.

Virüsün en çok bulunduğu sıvılar kan, sperm ve vajinal akıntıdır. HIV’den korunmanın en iyi yolu prezervatif kullanmaktır. Bazı uzmanlar oral seks sırasında bile prezervatif önerir. Bunun nedeni de şudur: Ağızda ufak yara ve çizikler varsa, virüs taşıyan spermin oraya girmesiyle birlikte enfeksiyon kapılabilir.

 

Seksin Bilinmeyenleri

Cinsellik hakkında bugüne kadar çok şey okudunuz, çok şey duydunuz ve sayısız birliktelik yaşadınız. Kısacası seks konusunda her şeyi biliyorsunuz, değil mi? Hayır, belki de bilmiyorsunuz çünkü bu konuda bazı sorular hala kafa karıştırıyor ve cinsel eğitimin bir ömür boyu sürdüğünü bize kanıtlıyor. İşte seksin en zorlu zorularına alternatif cevaplar.

Bir erkeğin penisi maksimum ölçüsüne ne zaman ulaşır?
Genellikle 17 yaşında. Ayrıca bu yaşta seks gücü, enerjisi ve isteği de zirvededir. Ancak yine de erkeklerin kadınları sekste en iyi tatmin ettikleri yaşlar 26-32 arası. Erkeklerin seks güçleri 17 yaşında olduğundan daha azdır ama bu konudaki tecrübe ve bilgileri daha fazladır.

Klitoris ve penisin dokusu aynı mıdır?
Evet. Anne karnındaki gelişmelerinin ilk 4 haftasında, bütün cinsel organlar ceninin jenital bölgesindeki küçük bir kabarıklık halindedir. Ancak bundan sonra gelişirler ve kadın ya da erkeke cinsel organı şeklini alır. Dolayısıyla klitoris aslında penisin küçük bir modelidir ve onunla aynı duyarlı dokuya sahiptir.

Kadının tatmin olması için penisin uzunluğu mu yoksa kalınlığı mı daha önemli?
Kesinlikle kalınlığı. Vajina girişi, zevk almayı sağlayan sinir uçlarıyla kaplıdır ve penis ne kadar kalın olursa bu bölgede o kadar çok uyarım olur. Orgazm sırasında kasılan kaslar da vajina girişinde ve çok duyarlıdır. Kısacası penis çok uzun olmasa da kalınlığı çok önemlidir.

Seks kalbi nasıl etkiler?
Sevişmek kan basıncını yükseltir ve kalp atışlarını normalin iki katı hıza çıkarır. Yani seks, spor yapmak, yürümek, koşmak gibidir. Düzenli olarak spor yapmak kalbi nasıl güçlendiriyorsa seks de aynı şekilde güçlendirir. Ancak ileri yaşlarda kalp, bu kadar hareketi kaldıramayabilir.

Sağlıklı bir insan, sevişirken kalp krizi geçirebilir mi?
Evet, ama bunun riski milyonda bir.

Mastürbasyon yapan bir insanın daha sonra kendini suçlu hissetmesi normal midir?
Evet. Araştırmalar, kendilerini tatmin edenlerin yarısının sonradan suçluluk hissine kapıldıklarını ortaya koyuyor. Oysa uzmanlar mastürbasyon yapmanın çok sağlıklı bir insan davranışı olduğu konusunda hemfikirler. Bu şekilde bir başkasıyla sevişmenin de öğrenildiği ve kişinin cinsiyeti ne olursa olsun bedenini tanıması ve sevmesi gerektiği ileri sürülüyor. Ayrıca mastürbasyon yapan kadınların yapmayanlara göre orgazm olmaya daha yatkın oldukları da söyleniyor.

Erkekler boşaldıkları zaman niçin bazen çok, bazen az meni gelir?
Öncelikle rahatlayın, bunun aldıkları zevkle hiçbir ilgisi yok. Yani sevişmeden çok fazla zevk alan bir erkek çok az boşalabilir. Bu tamamen, en son boşaldığı anın üzerinden geçiş zamanla ilgilidir. Aradan ne kadar çok zaman geçmişse patlama da o kadar büyük olur.

SEKS İÇİN EN İYİ SAAT…

Önce bir sinema, sonra mum ışığında bir yemek, ardından dans, sonra… Hayır sonrası sandığınız gibi değil. Gerçi tüm romantik öğeler gece üzerine kurulmuştur ama kronobiyolojiye göre vücudun da bir saati var. Seks için en uygun saat akşam değil, sabah 08.00. Spor yapmak için en uygun saat ise sabah değil, öğleden sonra 16.00 suları.

Herşeyin bir vakti var…. Gün 24 saat ve insanların vücut ve ruh durumları 24 kez değişiyor. Doktorlar, biyologlar ve farmakologlar bu olağanüstü duruma kronobiyoloji adını veriyor. Vücut ritmine göre hangi eylemin hangi saat uygun olacağını şöyle sıralıyorlar;

07.00 Kortizon salgılamasıyla organizma uyanır. Ancak vücut hâlâ zayıftır, bu nedenle spor yapmaktan kaçının.
08.00 Seks için en iyi zamandır, çünkü bezler fazla miktarda hormon salgılarlar.
10.00 Organizma şimdi faaliyete hazır. İnsan yaratıcı ve dinamik olur.
11.00 Vücudumuz tam formundadır.
13.00 Vücut formdan bir hayli düşmüştür. Verimlilik gün ortalamasının yüzde 20 altındadır.
15.00 Enerjimiz geri gelmiştir, belleğimiz tam formundadır. Ama bu enerji sabahkinden azdır.
16.00 Spor için en uygun saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumdadır.
17.00 Organların faaliyeti üst düzeydedir. Böbrekler ve mesane çok çalışır. Tırnakların ve saçın en çabuk uzadığı zamandır.
19.00 Tansiyon ve nabız tembelleşir. Tansiyon düşürücü ilaçlar tehlikeli olabilir.
21.00 Sindirim organlarının günlük görevi sona ermiştir. Yenen her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalır.
23.00 Tam dinlenme saatidir. Metabolizmanın faaliyeti giderek azalır.
01.00 Verimliliğimiz en alt düzeyde. Bu saatte çalışanlar hata yapar, dikkat son derece azalır.
03.00 Bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Bu saatte intihar edenlerin sayısı fazlalaşır.
05.00 Hormon salgılaması giderek yükselir, kaybolan enerji geri gelir. Vücut, yeni bir gün için hazırlanır.

* Kadinlarda G noktasi gerçekten var mi?

Hayir… 1950 yilinda Alman bir jinekolog, kadinlarda vajina duvarinin önünde yer alan ve en erojen bölge olarak tanimladigi G noktasinin varligindan bahsetti. Ancak, kendisinden sonra, detayli olarak yapilan arastirmalarda, doktorlar vajinanin her bölgesinin ayni hassasiyette oldugu ve G noktasinin olmadigi görüsünde birlestiler.

* Regl sirasinda hamile kalinir mi?

Hayir… Ancak regl döneminizin sonlarinda, korunmadan cinsel iliskiye girdiyseniz, rahim artik yumurta üretmeye baslamis oldugundan hamile kalabilme ihtimaliniz artiyor. Çünkü spermler ortalama yedi gün canli kalabiliyorlar.

* Dogum kontrol hapi almayi bir kez unutunca hamile kalma riski dogar mi?

Evet… Projesteron (Dogum kontrol) hapini almayi unuttugunuz andan itibaren üç saat geçmisse, artik hamileligie karsi korunmasizsiniz.

* Anal seks tehlikeli midir?

Hayir… Ama normal ilskiye göre iltihaplanma riskiniz çok daha fazladir. Anüs, vajinaya oranla sürtünmeye karsi fazla dayanikli degildir. Buradaki kan damarlari daha hassas ve kolayca tahris olabilir. Eger ilski sirasinda korunmuyorsaniz kanamaya basladigi taktirde, cinsel yolla bulasan hastaliklarin ortaya çikma riski de artar.

* Sperm neler içerir?

Sperm protein, seker, vitamin ve mineral açisindan zengindir.

* Oral seks cinsel iliskiden daha mi güvenli?

Hayir… Oral seks esnasinda birtakim enfeksiyonlar kapilabilir. Oral seks yapan kisnini dis etlerinin kanamasi ya da iltihapli olmasi durumunda HIV virüsü, deri iltihaplari ve bel soguklugunun ortaya çikma riski çok fazla.

* Erkekler iliski sirasinda birden fazla orgazm yasayabilirler mi?

Hayir… Bir erkek orgazm olduktan sonra psikolojisi geregi bosalmak istegi duyar. Buna karsin kadinlar birden fazla orgazm yasayabilirler.

* Penisin en hassas yeri neresidir?

Penisin bas kisminda zevk almasini saglayan yüzlerce sinir bulunur. Hatta bazi erkeklerde bu bölge o kadar hassastir ki tahrik edilmeye ihtiyaç duymadan cinsel iliskiye hazir hale gelir.

* Vajinal orgazm var midir?

Hayir… Kadin, gögüs, dudak, omuz gibi sayisiz yerden tahrik olabilir ama hangi bölgesinden uyarilirsa uyarilsin yasadigi orgazm farkli degildir.

* Erkekler prezervatif ile sevistiklerinde, korunmasiz sevismelerine oranla daha fazla zevk alabilirler mi?

Hayir… Geçmise oranla artik bugün çok farkli prezervatifler üretildiginden, birçok kisi ultra hassas prezervatifleri tercih ediyor. Hatta bazi erkekler, penisleri asiri hassas oldugu için korunmadan cinsel iliskiye girmiyor. Ayrica prezervatifin erkegin cinsel bosalmasini önledigi de yapilan arastirmalarda ortaya çikan sonuçlardan biri.

* Bir erkek tarçin yedigi takdirde spermi de tarçin tadini alabilir mi?

Evet. Güçlü aromaya sahip besinler spermin tadini etkileyebilirler ama diger yiyecekler sperme süt gibi bir tat katar.

* Erkek ve kadinin seksüel açidan en aktif olduklari dönem hangi yaslardadir?

Erkek 18-20 yas arasinda cinsel hayatinin dorugundadir. Ama bazi genç erkekler bu çaglarda erken bosalma sorunuyla karsilasabilirler. Buna karsin kadin, 30′lu yaslarinda seksüel yönden en verimli çaglarini yasar.

* Partnerlerden birinin digerini baglamak istenmesi, onun dominant taraf olmak istedigini mi gösterir?

Hayir… Bu teoriyi dogrulayan bir kanit yok. Bu sizin bir kontrol delisi oldugunuzu da göstermez. Sadece fantazi dünyanizin farkli oldugunu gösterir.

* Iktidarsizlik sehvet eksikliginden mi kaynaklanir?

Hayir… Tam tersine çogu zaman iktsdarsizlik asiri istekten kaynaklanir. Erkekler kendini o kadar çok baski altinda hisseder ki sonuç olarak ereksiyon olmayi basaramaz. Sarhos olmak, stres, sigara içmek ya da uyusturucu kullanimi da iktidarsizlik nedeni.

* Kadinlar regl döneminde kendilerini cinsel yönden isteksiz hissederler mi?

Arastirmalara göre kadinlar regl döneminden birkaç gün önce cinsel arzularinda bir artis yasiyorlar. Adet dönemi içindeki hormonal degisimler ise bazen isteksizlik yaratabiliyor.

Bunları Biliyormusunuz?

Yapılan araştırmalar, dünyada ilginç seks istatistiklerini ortaya çıkardı. İşte, her gün 200 milyon cinsel birleşmenin yaşandığı dünyamızdan ilginç bulgular

  • Her yıl 11 bin seks kazası oluyor.
  • Her gün dünyada en az 200 mil-yon cinsel birleşme yaşanıyor.
  • Kadınların yüzde 30′u dolunay zamanında seks yaparken daha aktif oluyor
  • Sperm 10 santimetre mesafedeki dölleyeceği yumurtaya 2.5 saniyede ulaşıyor.
  • Erkeklerin dörtte üçü cinsel birleşmeden 2 dakika sonra orgazm oluyor.
  • Hadım erkekler, cinsel yaşamı sınırsızca yaşayanlara kıyasla 13 yıl daha fazla yaşıyor.
  • Kadınların yüzde 12′sinin sperme karşı alerjisi bulunuyor.
  • Amerikan Koku ve Tad Alma Derneği’ne göre kadınlar en çok kabak, muz kabuğu ve salatalık kokusunda baştan çıkıyor.
  • Hemcinslerine göre daha fazla österojene sahip olan sarışınların anne olma şansı daha yüksek.
  • Seks daha fazla sakal çıkmasına yol açıyor.
  • Her yıl 250-1000 kişi (kadın-erkek) mastürbasyon yaparken ölüyor.
 

Erkeği Elle Tatmin Teknikleri Şubat 2, 2007

Filed under: elle tatmin,haya,mastürbasyon,penis,sex,sik,testis,yarak — ilaslan @ 8:16 pm

Eşinizi elle okşayarak uyarmanız ona yapabileceğiniz en güzel şeylerden biridir. Sadece ellerinizi de kullanabilirsiniz veya ona oral seks yaparken elleriniz de devrede olabilir. Aşağıda erkeğinizi elle tatmin etmek içn bazı teknikleri listeledik. Mutlaka gerekmese se bunaları yaparken kayganlaştırıcı sürmeniz daha iyi olabilir.

Penis Sallama: Penisi gövdesine parmaklarınız hafifçe dokunacak şekilde iki elinizin arasına alın. Sonra penisi gövdesinden o elinizden bu elinize fırlatarak yakalayın ve hareketi tekrarlayın. Bu özellikle penis henüz tam sertleşmemişken iyice sertleşene kadar bir süre uygulanabilecek bir teknikitir.

Nokta Çimdikleme : Bir parmağınızı penisin alt yüzünde (sertleşmiş haldeyken size bakan yüzü) hafif ve ağır ağır gezdirin. Eşinizden en çok uyarıyı hangi noktada hissetiğini söylemesini isteyin. Bu noktayı çimdikleyin, sıkın, didikleyin ve okşayın.

Sıkma : Bir elinizle penisin gövdesini sarıp aşağıya penis köküne kadar sıvazlayın. Bu eliniz taban olarak penisi dik tutarak orada aşağıda kalsın. Diğer elinizle penisin gövdesi boyunca çeşitli yerleri ritmik olarak sıkın. Sıkıp hemen ya da bir süre bekleyip bırakabilirsiniz. Uygulayacağınız basınç eşinizin canını acıtmamalıdır. Ne kadarının yeterli olduğunu ona sorabilirsiniz.

Ateş Yakma : Penisi iki avcunuz açık şekilde avuçlarınızın arasına alın ve sanki bir çubuğu tahtaya bastırıp döndürerek ateş yakıyormuş gibi ellerinizi ileri geri hareket ettirerek penisi ovalayın. Bunu yaparken bol kayganlaştırıcı yağ veya krem kulanın.

Penis Başı (Glans) Masajı : Bir elinizle penisi baş kısmı yukarı bakacak şekilde dik tutun. Diğer elinize iyice kayganlaştırıcı sürüp avcunuzun içiyle penisin baş kısmını ağır ağır ve dikkatli biçimde okşayarak masaj yapın. Arada bir yön değiştirip ters tarafa okşayın.

İyi Gelen Sıvazlama : Penis erkeğin karnına yaslanmışken bir elinizle testislerini (husye) avuçlayın. Diğer avcunuzun dip tarafıyla penis boyunca yukarı aşağı sıvazlayın.

Kıvır ve Bağır : Bir elinizle penisin gövdesini sarıp aşağıya penis köküne kadar sıvazlayın. Diğer elinzile penisi tutup aşağı-yukarı giderken tornavidayla vida sıkar/gevşetir gibi elinizi bilekten çevirin. Bunu penisi yalnız başparmak ve işaret parmağınızla kavrayarak da yapabilirsiniz bütün parmaklarınızı da kullanabilirsiniz.

Tek Yöne Sıvazlama : Start with one hand lightly grasping the top of the penis. Then stroke the penis from the top, all the way to the bottom. When you hit the bottom, release the penis. Meanwhile, bring your other hand to the top of the penis and repeat.

Kitap Desteği : Ellerinizi sanki kitaplıkta bir kitabı dik durması için iki yandan destekleyen kitap destekleri gibi avuçlar birbirine bakacak şekilde bilekten kıvırıp penisi ellerinizin arasına alıp bastırın. Şimdi ellerinizi yukarı aşağı oynatın.

Kapı Tokmağı : Penisin başını yağlanmış küre şekline bir kapı tokmağını açıyormuş gibi tutup elinizi kaydırarak çevirin. Sonra öbür tarafa çevirin ve böylece tekrarlayın. İsterseniz diğer elinizle de penisin gövdesini tutabilirsiniz.

Çifte Büyü : Ellerinize iyice kayganlaştırıcı sürüp penisi iki elinizle tutup kök kısmına kadar aşağıya sıvazlayın. Eşinizin penisi iki elinizin üst üste geldiğindeki uzunluğu geçmiyorsa alttaki elinizi biraz daha aşağıya kaydırıp testislerini okşayıp avuçlayabilir, okşayabilirsiniz. Penisi iki elnizle kavradıktan sonra tulumba basar gibi yukarı aşağı ellerinizi hareket ettirin. İsterseniz ellerinizin biriyle yukarı diğeriyle aşağıya goğru da sıvazlayabilirsiniz.

Sağma : Bir elinizle penisi kök kısmına yakın kavrayıp aşağıdan yukarıya doğu sıvazlayın. En ucuna geldiğinizde durmayın ve penisi serbest bırakın. Bu arada diğer elinizle penisin dibinden kavrayıp aynı hareketi bu elinizle da yapın ve bu hareketi tekrar edin.

Sürekli Giriş : Bir elinizle penisin ucunu hafifçe kavrayın ve sonra yukarıdan aşağıya doğru sıvazlayın. Her sıvazlamada eşiniz penisinin yumruğunuzun içine girdiğini hissedecektir. Penisin baş kısmı avcunuzdan çıkmadan diğer elinizi öbürünün üstüne getirip diğer yumruğunuza girişini sağlarsanız ve bunu sürekli yapabilirseniz eşiniz vajina içinde sürekli daha derinlere giriyormuş gibi bir hisle uyarılacaktır.

Halka : Başparmağınız ve işaret parmağınızla bir halka yapın ve penisi o halkanın içinde yukarı aşağı pompalar gibi sıvazlayın. Yukarı çıkarken penisin baş kısmına geldiğinizda halkayı daraltıp ortadaki deliği iyice kapatın. Sonra siz aşağı inerken bırakın eşiniz de penisini ileri iterek halkayı açıp içine girsin.

Gövde : Penisin başına değmeden yalnız gövdesini sıvazlayın. bu sırada penisin başı iyice şişip rengi kırmızılaşacaktır. İyice parlak kırmzı olduğunda Kapı Tokmağı, Penis Başı Masajı veya Sürekli Giriş tekniklerini uygulayın.

İspanyol Usulü: Bu teknik elle değil ama erkeğinizin penisini göğüslerinizin arasına alarak onu tatmin etmenizdir. Çeşitli duruşlar ve pozisyolarda deneyebilirsiniz. Penislerinin eşlerinin göğüsleri arasında sıkıştırılması, bu sırada arada bir yalanması ve göğüslerin arasnda ileri geri giderek eşinin göğüslerinde boşalmak pek çok erkek için çok heyecan vericidir. El tekniklerinin yanısıra boşalmadan önce son hareket olarak da uygulayabilirsiniz.

 

Cinsellikle ilgili en çok merak edilenler Ocak 16, 2007

Her kadın ve erkeğin cinsellikle ilgili merak ettiği ancak doktoruyla birebir temasta bile sormaya çekindiği bazı sorular vardır. İşte mynet okurlarından gelen sorular arasından en çok sorulanların bir kısmının cevapları…

1-Masturbasyon yapmak zararlı mı?

Masturbasyon, cinsellik içgüdüsünden kaynaklanan bir davranış olarak, ikili ilişkinin mümkün olmadığı durumlarda kadın ve erkek hemen her bireyin, ender ya da sık uyguladığı bir eylemdir. Bir okurun sorduğu gibi, “günlük yapılabilecek maksimum sayı” hakkında fikir vermek doğru değildir ve bilimsel olarak böyle bir bilgi de yoktur. Çok aşırı uygulandığında erkeklerde ve bazen de kadınlarda genital bölgenin cildinde tahriş oluşmasına neden olduğunu biliyoruz.

Erkeklerde masturbasyonda oluşan her boşalmayla birlikte bir sonraki menideki sperm sayısı azalır. Ancak bu kalıcı bir etki değildir, zira erkeklerde sperm hücreleri 60 ve hatta 70 yaşlarına kadar sürekli olarak üretilmeye devam eder. Yani masturbasyon “kısırlığa” neden olmaz. Bu, kadınlar için de geçerlidir.

Sanıldığının aksine, masturbasyon “güçsüz bırakan” bir olay da değildir, masturbasyon sonrası “yorgunluk” ve uykuya eğilim” orgazm esnasında beyinde artan morfin benzeri etki gösteren hormonların (bunlara endorfin adı verilir) “gevşetici”, sakinleştirici ve “keyif verici” özellikleri nedeniyledir.

Masturbasyonda aşırıya kaçıldığının en önemli göstergelerinden biri, masturbasyonu gerçek cinsel ilişkiye tercih etmek ve toplumdan, sosyal aktivitelerden uzaklaşmaktır. Masturbasyon için harcanan efor ve süre yeni arkadaşlıklar edinmek için harcanmıyorsa, bu durumda masturbasyon beraberinde sosyal ve psikolojik sorunlar getirebilir. Bazı durumlarda “aşırı masturbasyon” aslında gizli kalmış bir sosyal fobinin de belirtisi olabilir. Böyle bir birey hayallerinde kurduğu ilişkileri gerçek hayatta kurmayı başaramaz ve bunun için efor sarfetmenin yersiz olduğunu düşünerek, toplumdan uzaklaşmasını açıklamak için kendince haklı nedenler bulur.

Özet olarak eğer masturbasyon sosyal yaşantınızı etkilemiyorsa, arkadaşlıklar kurmayı ve sürdürmeyi başarıyorsanız, video, dergi, internette sex siteleri gibi aktivitelere çok aşırı vakit harcadığınızı düşünmüyorsanız masturbasyonun size hiç bir zararı yoktur…

2-İdeal penis uzunluğu nedir?

İdeal penis uzunluğu diye bir kavram yoktur. Yapısal özelliklere bağlı olarak erkeklerin ereksiyon halindeki penis uzunlukları oldukça farklı olabilir. Penis uzunluğu boyla direkt olarak ilişkili olmakla beraber, her zaman uzunluğun boy uzunluğu ile doğru orantılı olması gerekmez. Irksal özelliklerin de penis uzunluğu ile direkt ilişkili olduğunu söylemek hatalı olabilir.

Dahası penis uzunluğu ile penisin işlevleri arasında da bir bağlantı yoktur. Penisin en önemli işlevi kadının gebe kalmasını sağlamak, diğer işlevi ise cinsellik içgüdüsünü tatmin etmektir. Bu iki işlevin yerine getirilmesi sperm sayı ve işlevlerinin yeterli olmasına, ereksiyon (sertleşme) olayının gerekli zamanlarda devreye girmesine, ereksiyonun yeterli süre sürdürülebilmesine ve nihayet orgazmın da doğru zamanda devreye girmesine bağlıdır. Bunların yerine getirilmesinde penis uzunluğunun önemli bir yeri olduğunu söylemek yanlış olur.

Ortalama bir erkeğin penis uzunluğunun ereksiyon halinde 16-17 cm. olduğu kabul edilmekle beraber bu, 12 cmden 22 cmye kadar değişebilir.

Kadınların orgazma ulaşmasının en önemli yolu klitoris adı verilen yapının uyarılmasıdır. Klitoris hemen vajina girişinde bulunan bir organ olarak cinsel ilişkide uyarılabilmesi için penisin çok uzun olmasına gerek yoktur… Kadının içgüdüsel olarak yaşadığı klitoral orgazm yanında, sonradan öğrendiği vajinal orgazm ise direkt temasla uyarılmaktan çok kadın beyninde başlayan ve biten bir olaydır. Yani her iki durumda da penisin uzun olmasının kadının orgazm olmasına direkt bir katkısı yoktur.

3-Erken boşalma sorunu

Erkeklerin “erken boşalma” olarak tabir ettikleri, çoğu kişinin düşündüğünün aksine oldukça ender görülen ve ciddi bir durumdur. Erkeklerin önemli bir kısmı orgazmı özellikle, bilinçli olarak geciktirmedikleri sürece bir dakika içinde bile orgazm olabilirler. Zira erkeklerde orgazm birincil olarak dokunma ve basınç gibi mekanik uyaranlarla gerçekleşir. Çoğu erkek cinselliği masturbasyon ya da gerçek cinsel ilişki yoluyla yaşadıkça orgazmını geciktirmesini öğrenir ve bu süreyi 20 dakika ve daha da uzun sürelere taşıyabilir. Erken boşalma ise, cinsel uyaran objesinin algılanmasıyla hemen hemen aynı anda gerçekleşen bir durumdur ve çoğu durumda ürolojik ve psikiyatrik incelemeler gerektirir (Örnek vermek gerekirse erken boşalma sorunu yaşayan erkekler vajinaya henüz girmeden önce, ya da girdikten hemen sonra orgazm olduklarından sperm sayısı kadının gebe kalabilmesi için yetersiz olur ve bu nedenle evliliklerinde çocuk sahibi olamama sorunu yaşayabilirler).

4-Kızlık zarı bozulmadan gebelik oluşabilir mi?

Kızlık zarı bozulmadan gebelik oluşması mümkündür. Özellikle vajinanın girişine yakın olan bir bölgeye gerçekleşen “boşalmada”, kadının günü de “uygunsa” spermler hızla kızlık zarının doğal açıklığından (kızlık zarı tümüyle kapalı bir organ değildir, adet kanamasının dışarı boşalması için ortasında bir delik vardır) içeriye girebilirler ve güçlü ve hızlı hareketleriyle vajinadan yukarıya çıkarak gebeliği başlatabilirler.

5-Erkeklerin anal bölgelerinin “aşırı duyarlı” olması homoseksüel bir eğilime işaret eder mi?

Anal bölgede bulunan zengin sinir uçları sayesinde bu bölge dokunulmaya oldukça duyarlıdır. İnsandan insana değişen bir şekilde, bazıları cinsel ilişki esnasında bu bölgeye dokunulmasından hoşlanırken, bazıları bunu itici bulabilirler. Bu bölgeye dokunulmasından ve basınç uygulanmasından hoşlanılması o kişide bu bölgenin sinir uçlarının nispeten fazla olmasıyla ilgilidir. Erkeklerin, karşı cinsten biriyle olan ilişkide bunu yaşamaları homoseksüel bir eğilimi göstermez, homoseksüel eğilimlerin en önemli özelliği cinselliği yaşamak için karşı cins yerine, kendi cinsini tercih etmesidir. Bu tercih eyleme geçirilebilir, ya da düşsel olabilir. Böyle bir tercih algılanmadığı sürece karşı cinsten biriyle olan ilişkide anal bölgede yaşanan bu duyarlılık kaygı verici bir durum olmamalıdır.

 

Mastürbasyon ayıp değil! Ocak 7, 2007

Filed under: cinsel ilişki,cinsel tatmin,fantazi,mastürbasyon,okşamak,sevmek — ilaslan @ 3:41 pm

Mastürbasyon, her ne kadar ayıp kabul edilse de, aslında cinselliğin doğal bir aşamasından başka bir şey değil.
Mastürbasyon, yani kendi kendine elle doyuma ulaşma her ne kadar ayıp kabul edilse de, aslında cinselliğin doğal bir aşamasından başka bir şey değil. Amerika’da yapılan son araştırmalarda, erkeklerin yüzde 95′inin, kadınlarınsa yüzde 70′inin kendi kendilerini tatmin ettiğini, yani mastürbasyona başvurdukları ortaya çıktı. Amerika’da ortaya çıkan durum aslında ülkemiz için de geçerli. Fakat ne yazık ki Türkiye’de mastürbasyon yapmak hala çok ayıp kabul edildiği için insanlar bu gerçeği saklamak zorunda kalıyorlar.
Mastürbasyon, kör ya da sağır yapmaz! Tıbbi adı mastürbasyon olan ve kendi kendine elle doyum olarak izah edebileceğimiz cinsel gerçek, kişilerde özellikle suçluluk ve utanç duygularının ortaya çıkmasına sebep oluyor. Bu konuda yaşanan zorluklar bununla da sınırlı kalmıyor, özellikle öğrenim seviyesinin düşük olduğu yörelerde mastürbasyon yapmanın, körlüğe, sağırlığa, akıl hastalıklarına ya da diğer bazı sakatlıklara yol açtığı düşünülüyor. Bu iddiaların gerçekle uzaktan yakından ilgisi yok tabii ki. Mastürbasyonun bu tür bir yan etkisi olsaydı dünya nüfusunun tamamına yakın bir çoğunluğunun kör, sağır ya da akıl hastası olması gerekirdi!Kendi kendine doyum, bir kadın ya da erkeğin yalnız başına, bir eş olmaksızın cinsel yönden heyecanlanması ve sonunda doyuma ulaşması olarak kabul edilebilir. Toplumumuz her ne kadar hoş görmemekteyse de, kendi kendine doyumu tümüyle sağlıklı bir cinsel rahatlama yolu olarak kabul eden toplumlar da var. Kendi kendini tatmin etmek insanın doğasında vardır.
Mastürbasyon 2 yaşında başlıyor! Her çocuk yaklaşık 2 yaşından itibaren mastürbasyon yapar. Burada çocuğun asıl amacı vücudunu tanımaktır. Çocuklara cinsel organlarına dokunmalarının ayıp olduğunu söylemek, oyun oynamalarının, yüzmelerinin, konuşmalarının kısacası sağlıklı bir bedenin yapabileceği tüm hareketleri yapmalarının ayıp olduğunu söylemek kadar saçma ve bir o kadar da tehlikelidir. Çocukluğunda cinsel organına dokunduğu için cezalandırılan, dayak yiyen ve ezilen çocukların ilerleyen yıllarda başarılı bir cinsel yaşantı sürmeleri mümkün değildir.Özellikle kız çocuklarda bu baskılar cinsellikten nefret etmeye yol açabilir. Vaginismus (cinsel organın istemsiz olarak ilişkiye izin vermeyecek kadar kasılması) vakalarının büyük çoğunluğuna kadınların, çocukken cinsel organlarına dokundukları için azarlanmaları sebep olmaktadır.
Kendi kendini tatmin, çocuklarda olduğu gibi yetişkinler arasında da ayıplanmamalı. Suçluluk duygusu ve baskılar altında ezilmediği takdirde tüm yetişkin insanlar, özellikle başka çareleri olmadığı durumlarda ve cinsel olarak rahatlama gereksinimleri varsa kendi kendilerine doyuma ulaşabilirler. Örneğin kimi insanlar uykusuzluk çektikleri için bu yönteme başvurabilirler. Gerilimleri izleyen gevşeme az da olsa bir rahatlama sağlar, kişinin huzura kavuşmasına yol açabilir. Kuşkusuz kendi kendine doyuma ulaşma, cinsel ilişkinin yerini tutamaz.
Masturbasyon, seksin yerini tutar mı? Ancak özellikle ilk gençlik yıllarında bedensel olarak cinsel ihtiyaçları olan ancak henüz ilişkiye girmeyecek kadar küçük olan gençlerde, mastürbasyon cinsel ilişkinin yerini tutabilir. Yaş büyüyüp, düzenli bir cinsel yaşantı sürülmeye başlandığında, mastürbasyona duyulan ihtiyaç ortadan kalkar. Fakat bu gibi durumlarda bazı istisnalar vardır. Örneğin birbirini seven ama cinsel yönden birbirlerini doyuma ulaştıramayan çiftlerde, kendi kendine doyuma ulaşmak yardımcı olabileceği gibi sevgi dolu bir ilişkinin sürdürülmesine yardımcı olur.
Hatta günümüzde normal yolla doyum sağlanamayan ilişkilerde mastürbasyondan faydalanmak doktorlar tarafından bile tavsiye ediliyor. İlişkilerde yaşanan başarısızlık, bilgisizlik ve çekingenlikler yüzünden pek çok kişi doyuma ulaşmanın, orgazmın nasıl bir his olduğunu bile bilmeyebilir. Elle doyuma ulaşma bu hissin tanınmasına yardımcı olur. Bir kez elle doyuma ulaştıktan sonra, cinsel konularda çekingenlik yaşayan kadın ya da erkekler daha sonraki ilişkilerinde daha kolay doyuma ulaşır. Kişi zevk almaya başladıkça, bedeni cinsel ilişkiye hazır hale gelir.Aslında kendi kendine doyum, bedeninizi tanımanın doğal bir sonucudur. Cinsel organların işleyişi hakkında kişiyi aydınlatacağı gibi doyum sırasında hayal gücü hızla çalıştığı için duygusal yönden de rahatlamaya yol açar. Elle doyumun en büyük yararlarından biri, bize neler istediğimizi öğretmesi, başkalarıyla ilişkiye girdiğimizde ona bu istekleri söylememizi ve göstermemizi sağlamamızdır. Kadınlar ve erkekler elle doyuma ulaşırken kuşkusuz farklı yöntemler uygularlar.
Kadınlar ve erkeklerin farklı masturbasyon teknikleri Kadınların büyük çoğunluğu klitoris ya da çevresindeki bölgeyi uyarıp, aynı zamanda bir sevgiliyi düşleyerek doyuma ulaşabiliyorlar. Bunun yanı sıra bazı kadınlar cinsel organları üzerine belli bir basınç uygulayarak doyuma ulaşırken, bir kısmı da göğüslerini uyararak doyuma ulaşabilirler. Erkekler de ise kendi kendine doyumda penis el yardımıyla sertleştirilir ve yine el yardımıyla boşalma sağlanır. Bu süreç boyunca genelde bir karşı cins hayal edilir. İnsanlara hem fiziksel, hem de duygusal açıdan bu denli yardımcı olan, onları cinselliğe alıştıran ve kendi kendilerine tercübe kazanmalarını sağlayan mastürbasyona özellikle gelişmiş toplumlarda giderek daha iyi gözle bakılmaya başlandı. Hatta bazı ülkelerde kadın ve erkeklerin kendi kendilerine doyum sağlayabilmelerine yardımcı olmak amacıyla bazı araç gereçler bile satılıyor.

Kaynak : http://www.buldun.com/Buyuklericin/

 

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.