Kadinlara Özel Bir Dünya

Çok Harika bir Blog

14 Orjinal Seks Önerisi Ağustos 30, 2007

Yatak odanıza hareket, heyecan ve şehvet getirecek yeni fikirlere mi ihtiyacınız var? İşte denemeniz için 14 orijinal hareket…

Cosmopolitan’ı okumaya başladığınızdan beri, cinsellikle ilgili yeterince bilgi sahibi olduğunuzu tahmin ediyoruz. Ancak yine de yatak odasında farklı hisler yaşamanızı sağlayacak yeni hareketler arayışındayız. Cinsellik uzmanı Lou Paget’in “The Great Lover Playbook” (İyi Sevgilinin Oyun Kitabı) adlı kitabından seçtiğimiz hareketler, yatak odanızı rutinden uzak tutacak türden.

1. Isı Tekniği
Satenin uyarıcı bir etkisi olduğunu herkes bilir ancak siz siz olun, saten iç çamaşırınızı giymekle kalmayın, yatağa girmeden önce onu buzdolabında tutarak soğutun. Sevgilinize sarılırken, satenin olağanüstü dokunuşuna eklenen soğukluk hissi sevgilinizi baştan çıkaracak.
Sevgilinizin vücut ısısı ve oda ısısının etkisiyle, soğutulmuş iç çamaşırınız kısa bir süre sonra ısınacak. Oda sıcaklığını aldığında, önceki hareketin tam tersini yapın: onu mikro dalga fırında 15 saniye boyunca tutun. Sıcak iç çamaşırınızla, sevgilinize dokunun. “Sıcaklık hissi onu uyarmakla kalmaz, sıcaktan dolayı artan kan dolaşımı, kanı pelvis bölgesine yönlendirip uyarılma hissini kat kat arttırır” diyor “302 Advanced Techniques for Driving a Man Wild in Bed” (Bir Erkeği Yatakta Baştan Çıkarmak İçin 302 İleri Teknik) adlı kitabında yazar Olivia St.Claire.

2. Çıplak Aşçı
Şehvet nöbetlerinize yemeği dahil etmek klasik ve bilinen bir harekettir. Vücudunuzu sıcak bir açık büfeye dönüştürmek elinizde ve bunu çok kolay yapabilirsiniz. Sevdiğiniz aromaları seçin ve onları vücudunuza damlatın. Çikolata sosu, bal, egzotik meyve şurupları, ne isterseniz kullanabilirsiniz. Çikolata sosunu diliyle dokunmasını istediğiniz yere damlatın (cinsel bölgeniz dışında). Önce çikolata sosunu yalamasını isteyin, sonra diğer tarafta bulunan bala erişmek için dilini vücudunuzdan kaldırmadan diğer tarafa ulaşmasını söyleyin. Aynı şekilde, değişik tatları vücudunuzun farklı bölgelerine damlatarak, tatları almak için bütün vücudunuzu diliyle dolaşmasını isteyin.

3. Zevk Haritası
Belki bu size pek heyecanlı gelmiyor ama inanın ki erkekler öyle düşünmüyor. Bir pasta fırçasını (doğal tüylü olanlarını seçin) ısıtılmış masaj yağına batırın. Sonra fırçayla vücudunun değişik bölgelerinde dairesel hareketler çizmeye başlayın. Sırt, bacakların üst kısmı ve kalçalara özen gösterin.
” Sıcak yağ cildi inanılmaz derecede uyaracaktır ” diyor seks terapisti Ian Kerner. Sıcak fırçanızı dilediğiniz gibi dokundurarak, ortaya gerçek bir şaheser çıkarabilirsiniz
4. Fırça Darbesi
Olağanüstü bir his yaratmak için temiz bir resim fırçası kullanarak, vücutlarınızı uyarın. Kollarınızın iç taraflarına, diz kapaklarınızın arkalarına, ayaklarınızın üst tarafına ve diğer hassas bölgelere özen gösterin. Fırçanın sert kılları sinir uçlarını uyarıp, beyne daha fazla dokunma ihtiyacı gönderir. Farklı hisler için, farklı boyut ve kalınlıklarda fırçalar kullanabilirsiniz. Üşenmezseniz boyaya da batırabilirsiniz.

5. İnci Kolye
İster inanın ister inanmayın bu eski yöntem son derece etkili olabilir. Suni incilerden oluşan bir kolyeyi gün boyunca takıp, vücudunuzun onları iyice ısıtmasını sağlayın. Yatağa girmeye hazır olduğunuzda, incilerin üzerine bol nemlendirici krem sürün. İnci kolyenizi cinsel organına dolayın, kolyenin bir kısmı aşağı doğru sallansın. Ellerinizi de kullanarak, sıcak ve yumuşak inci tanelerini hissetmesini sağlayın. Bu ona farklı bir his yaşatır.

6. Seks Bonusu
Önceki seks yazılarımızı takip ettiyseniz hatırlayacaksınız ki, hafif ağırlıklar kullanarak sevgilinizin ereksiyon halini uzatabilirsiniz. Bu tekniğe yeni bir boyut kazandırıyoruz: cinsel organının üzerine 6 küçük taş yerleştirin. Sonra tek tek bu taşları dudak ve dilinizle kaldırın. Her kaldırışta cinsel organının üzerinden bir miktar basınç kalkar ve dilinizin dokunuşuyla birlikte, daha sonra yaşanacak orgazmın şiddetini arttırır.

7. 2 Kat Nane, 2 Kat Zevk
Nane çayı içerek, sıcak soğuk etkisi yaratabilir ve muhteşem hisler yaşayabilirsiniz. Çayın sıcaklığıyla ısınan ağzınıza nanenin serinletici etkisi eklenir. Nanenin etkisi, ağzınızı hassas bölgeden uzaklaştırdığınızda başlar, öyle ki, ağzınızı çektiğinizde o bölgede bir serinlik hissi oluşur. Bu tekniği sadece oral seks için değil, öpüşürken de kullanabilirsiniz. Sizi öpmeden önce birkaç yudum nane çayı içmesini isteyin. Çay yeterince demli, aldığı miktar da dilin hassas alıcılarına ulaşacak kadar yeterli olmalı. Sıcak ağzını sizinkinden çektikten sonra, ardında hoş serinletici bir nane efekti kalacak. Bu efekti soğuk hava vererek de arttırabilirsiniz.

8. Baş Döndürücü Fransız Öpücüğü
Oral seks rutininize, boynunda kullandığınız tekniği ekleyebilirsiniz. “Oral seks tekniği olağanüstü olsa bile, Fransız öpücüğü belden aşağı bölgede harikalar yaratır” diyor “Sexploration” (Cinsel Keşifler) adlı kitabın yazarı Jane Bogart. Bölgeyi önce dairesel hareketlerle aşağıdan yukarıya dilinizle dolaşıp, sonra hafifçe emmeye başlayabilirsiniz.

9. Buzun Büyüsü
Cinsel organının etrafını dairesel hareketlerle dolaşmadan önce, ağzınızda birkaç dakika bir buz parçası bekletin. Ona tüyler ürperten güzellikte bir deneyim yaşatın.

10. W Hareketi
Oral seks sırasında, kadınların çoğu doğrudan cinsel organa yönelip, etraftaki bölgeye fazla önem vermez. Unutulan şey şu: Pelvis bölgesinde birçok sinir ucu bulunmaktadır ve onların uyarılmasıyla gerçekten olağanüstü hisler elde edilebilir. “Bacağın üst iç tarafının kasıklarla birleştiği bölgeyle başlayın, dilinizi cinsel organının alt tarafına doğru çevirin, testislerinin üzerinden geçip, hareketi diğer bacağın iç tarafının kasıkla buluştuğu noktada bitirin” diyor Bogart. Dilinizle çizdiğiniz W şekli, pelvis bölgesinin neredeyse bütün sinirlerini uyararak, harika bir his yaratacaktır.

11. Çift Yönlü Oral Seks
Bu son derece basit ama etkili bir tekniktir. Ona oral seks yaparken bir parmağınızı ıslatın ve onunla cinsel organının alt tarafını gıdıklayın. Sevgiliniz bu beklenmedik hisse büyük olasılıkla bayılacaktır.

12. Birbirinizden Destek Alın
Seks sırasında genelde birbirinize sıkı sıkı sarılıyorsunuz. Bu hissi birbirinize gerçekten bağlanarak kat kat arttırabilirsiniz. İkinizi sekiz kez saracak büyüklükte bir çarşaf bulun. Onu ikiye katlayın ve dönerek vücutlarınızın etrafına sıkı sıkı sarın. Siz üstteyken alta geçince veya misyoner pozisyonundan sizin üstte olduğunuz pozisyona geçince, birbirinizden ancak birkaç santim ayrılabileceksiniz. Bu yöntem aranızdaki yakınlığı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda sizi eğlendirir de.

13. Şehvet Arttırıcı Oyun
Misyoner pozisyonuna eğlenceli bir hareket katmak için bazı ev eşyalarından yararlanabilirsiniz. Saplı bir fırça, yumuşak bir eşarp ve merdane işinize yarayabilir. O yukardayken, sırtını fırçayla fırçalayın, onu eşarpla okşayın ve merdaneyi sırtından aşağıya yuvarlayın. Peş peşe yaşadığı bu farklı hisler, ona ekstra zevk aldıracak.

14. Sanal Şehvet
Seviştikten sonra gizli bir MSN adresi açtırıp, sevgilinizden bilgisayarın başına geçmesini isteyin. Gizemli bir yabancı olduğunuzu söyleyip, ona seksi bir mesaj atın. Mesajda biraz önceki sevişmenin bütün seksi detaylarını anlatın. Hem seks hayatınızın ne kadar mükemmel olduğunu anlatabilirsiniz, hem de seks hayatınızın detaylarını bir yabancıya anlattığınızı düşündürerek ona heyecan yaşatabilirsiniz. Bu oyunu fark edince, muhtemelen ikinci raund için sizi evin içinde kovalayacak

 

BANYO TARİFLERİ Mart 28, 2007

Banyo yapmak bir sanat, hatta ritüeldir!
Suda vücudumuz temizlenirken ruhumuza döner, huzur buluruz.
Sayfamızda sizlere banyo tariflerinden bir demet hazırladık. Günün ağırlığından arınırken içinize çekeceğiniz bitkisel aromalar sizi rahatlatacak, vücudunuz hatta aklınız canlılık ve denge kazanacak.
Haydi, vücudunuzu şımartın!

SÜT BANYOLARI
Süt banyosu ezelden beri lüks ve klasik bir güzellik sırrı! Kleopatra sütün iyileştirici yönünü keşfettikten sonra, düzenli olarak kuğu şeklindeki banyosunu deve sütüyle doldurup zambak beyazlığındaki teninin pürüzsüz kalmasını sağlardı…

İki bin yıl sonra, sütün yararları tekrar keşfediliyor. Doğal beta hidroksi asitleri içeren süt, yaşlı cildi yenilemekle kalmaz, aynı zamanda yatıştırır. Dolayısıyla süt, cildi elimine etmek için doğal bir yöntemdir. Süt cilde bakım yaparak yumuşak ve parlak olmasını sağlar. Cilt dışında sütün saça da yararı vardır: süt proteinleri saçı da besleyerek parlaklık kazanmasını sağlar.

Süt banyosu tariflerimize göz atın. Sütün doğal faydası yanında zevkinize göre karışıma katılacak birkaç damla öz yağı sayesinde rahatlayacak, gevşeyeceksiniz!

Kokulu banyo sütü
En kolay tariflerden biri: 2 ölçü süt tozuna 1 ölçü mısır nişastası ve istediğiniz koku yoğunluğuna erişecek kadar öz yağı damlatın. Farklı öz yağları kullanarak deneyimlerinizi artırabilirsiniz!

Yulaf unlu süt banyosu
- 1 fincan mısır nişastası
- 2 fincan süt tozu
- 1/2 fincan ince çekilmiş yulaf unu
Malzemeleri mutfak robotunda iyice karıştırın. Banyo yaparken karışımı 1/2 fincan ölçüyle banyo suyunuza katın. Tarifi renklendirmek için iyice ufalanmış olması şartıyla gül yaprakları, biberiye veya lavanta da katabilirsiniz.
Bitkisel süt banyosu
- 1 fincan mısır nişastası
- 2 fincan süt tozu
- 2 tatlı kaşığı bitki
Seçeceğiniz bitki karışımı zevkinize göre tatlı (gül yaprakları, lavanta vb.), ekşi (biberiye, kekik vb.) veya bunların karışımları da olabilir.
Malzemeleri mutfak robotu veya bir karıştırıcıyla iyice karıştırın. En son bitki karışımını ekleyerek karıştırın. Sıcak banyo suyuna 1/2 fincan koyarak banyonuzun keyfini çıkarın.

Tarçın ve yulaflı süt banyosu
- 1 fincan süt tozu
- 1/2 fincan soda
- 1/2 fincan iyi çekilmiş yulaf
- 2 tatlı kaşığı mısır nişastası
- 1 tatlı kaşığı krema
- 1 tatlı kaşığı tarçın
Yine tüm malzemeyi robot veya bir karıştırıcıyla iyice karıştırarak banyonuzda kullanın.

BANYO TUZLARI
Banyo tuzları sodyum karbonat ile yapılır. Sodyum karbonat ılık suyla karıştığında popüler bir ağrı gidericidir. Bunun dışında ana etkileri sert suyu yumuşatmak ve böylece cildinizin kurumasını önlemektir.

Banyo tuzlarının son zamanlarda popülaritelerini kaybetmiş olmalarının nedeni kokusuz olmalarından ve köpürmemelerinden kaynaklanıyor. Ancak banyo raflarını ve banyo suyunu renklendirmelerinin yanı sıra yukarıda bahsedilen faydaları sebebiyle yine de bir çok kişi tarafından tercih ediliyor.

Lavantalı banyo tuzu
Muslin bir keseye birkaç kaşık magnezyum sülfat, yemek sodası ve lavanta çiçeği katın. Ilık banyo suyunda eriyinceye kadar hafifçe karıştırın.
Kolay ve kokusuz banyo tuzu
- 2 fincan magnezyum sülfat
- 1/4 fincan yemek sodası
- 1/2 fincan iyi iyi çekilmiş deniz tuzu
Tüm malzemeyi bir kapta iyice karıştırın. Eğer banyonuzu bitkisel banyo haline getirmek isterseniz karışımın içine zevkinize göre 2 kaşık kokulu bitki (daha önceden kurutulmuş ve ufalanmış olmalıdır) atın.

Yulaflı banyo tuzu
- 2 fincan deniz tuzu
- 2 fincan yemek sodası
- 1 fincan iyi çekilmiş yulaf
- 2 tatlı kaşığı kurutulmuş bitki karışımı
Malzemenin tümünü bir karıştırıcı ya da mutfak robotunda iyice karıştırıp banyo suyunuza ekleyin.

Köpüklü banyo tuzları
Birkaç damla öz yağını 1/2 fincan mısır unuyla karıştırın. 1/2 fincan sitrik asit ve 1 fincan bikarbonat soda ekleyin. Bu karışım suya atıldığında köpürecektir.

BANYO KURABİYELERİ
Banyo kurabiyelerinin hazırlanırken ve kullanılırken size yaşatacağı tatlı anların dışında, öz yağları sayesinde sizi rahatlatıcı etkileri vardır. İçeriğindeki E vitamini cildi besler. Kurabiyelerin bir diğer özelliği de banyo raflarınızı süslemesi elbette!
E vitaminli banyo kurabiyeleri
- 2 fincan iyi ezilmiş deniz tuzu
- 1/2 fincan yemek sodası
- 1/2 fincan mısır nişastası
- 2 t-light yağı
- 1 tatlı kaşığı E vitamini yağı
- 2 yumurta
- 5-6 damla zevkinize göre öz yağ
Hazırlama şekli: Fırınınızı önceden 175 derecede ısıtın. Tüm malzemeyi karıştırın. Bir tatlı kaşığı hamuru alıp yaklaşık 2.5 cm çapında toplar halinde şekillendirin. Şekil verdiğiniz hamurları yağsız pişirme kağıdına dizin. Topların üzerini kuru limon kabuğu rendesi, anason tohumu veya karanfil ile süsleyebilirsiniz. Top şeklinden farklı bir şey yapmak isterseniz hamuru fazla inceltmeden küçük kurabiye kalıpları da kullanabilirsiniz. Kurabiyelerin üzeri hafifçe kahverengi olmaya başlayıncaya kadar, yaklaşık 10 dakika pişirin. Fazla pişirmemeye özen gösterin. Tamamen soğuyuncaya kadar bekletin. 12 banyoya yetecek 24 kadar kurabiye hazırlamış olacaksınız. Kurabiyeleri banyonuzda dekoratif kavanozlarda muhafaza edin.
Kullanma şekli: Ilık suyla dolu banyonuza 1-2 kurabiye atın. İyice erimesini sağlayın. Işıkları kısın ve rahatlayın…
BANYO TOPLARI
Bu küçük topların avantajı cildinizin istek ve ihtiyacına uydurulabilmesi ve artık sabunlardan yapılabilmesidir. Bitmeye yüz tutmuş sabunlarınızı bir kapta biriktirin. Banyo toplarını yapmaya yetmezse kokusuz sabun rendesi ekleyebilirsiniz.
Mandalina süt banyosu ve banyo topları
Mandalina öz yağı hem rahatlatıcı hem de ferahlatıcıdır. Bu yağ Fransa’da bazı çocuk hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.
Hazırlama şekli: Bir kaba 4 kaşık süt tozu koyun. 15 damla mandalina öz yağı ekleyip iyice karıştırın. Karışıma 12 kaşık kepek unu ekleyerek karıştırmaya devam edin. Bu miktar ince bir çorabın tek bacağını dolduracak kadardır. Yeni ve temiz bir çorap alın. Çorabı ağ kısmından ikiye kestikten sonra her bir bacağı dörde kesin. Çorabın ayak kısmına karışımdan 4 kaşık kadar doldurun. Karışımı sıkıştırıp bağlayın. Kalan çorap parçalarını da doldurup alt ve üstten sıkıca bağlayın. Topları temiz, kuru ve mümkünse vakumlu kutularda muhafaza edin.
Kullanma şekli (1): Banyoyu ılık suyla doldurun. Suya toplarınızdan birini atıp sıkın. Sütün ve ferahlatıcı kokunun keyfini çıkardıktan sonra durulanıp çıkın.
Kullanma şekli (2): Hazırlamış olduğunuz topu ve vücudunuzu duşta ıslatın. Hazırladığınız banyo topunuzla sabunlanarak yıkanın. Temizlendikçe ferahladığınızı hissedeceksiniz. Durulanıp çıkın.

Yulaf ve ballı banyo topu
Karıştırma kabınıza 1 fincan rendelenmiş veya ufalanmış sabun koyup üzerini kapatacak kadar su ekleyin ve 24 saat bekletin. Yaklaşık 1 kaşık kadar bal ekleyerek sabun eriyinceye kadar aralıklarla hafifçe karıştırın. Karışımın muhallebi kıvamından biraz daha koyu olması gerekir. İyice karıştırarak 1 kaşık gliserin ve yaklaşık 1/4 fincan ince çekilmiş yulaf ekleyin. Portakal veya vanilya gibi bir kaç damla öz yağı katın. Karışımın hamur kıvamında olması gerekir. Ellerinize yulaf unu bulayarak karışımdan toplar oluşturun. Kullanmadan önce 1 ay kadar kuru bir yerde muhafaza edin. Toplar kuruyuncaya kadar onları bezlere sararak korumak en idealidir.

Yulaf ve papatyalı banyo topu

Yukarıda anlatılan tarifi uygulayın ancak su yerine papatya suyu ile demlendirme yapın. Papatya çiçeklerini de kurutarak ufalayın. Yulafı katarken 1/4 fincan ölçünün içine bu ufalanmış papatya yapraklarını da karıştırın.
Bitkisel banyo topu
2-3 kaşık kurutulmuş bitkiyi çok iyi ufalayın. 1 fincan rendelenmiş ya da ufalanmış sabunla beraber seramik bir kaba koyun. Bu kabı kaynayan su dolu bir tencereye oturtun. Erime sürecine yardımcı olmak için biraz kaynar su ekleyin ve sabun, jel halini alıncaya kadar kısık ateşte bırakın. Kuru bitki karışımını yavaşça karıştırarak ekleyin. Şekillendirilebilecek kadar soğumaya bırakın veya kalıplara dökün. İyice katılaşması için bir kaç hafta geçmesini bekleyin. Zaman geçtikçe bitkilerin kokusu da kuvvetlenecektir. Karışıma birkaç damla öz yağı da ekleyebilirsiniz.
Bu sabuna uyabilecek bitkiler:
Papatya
Ihlamur
Gül yaprakları (yumuşaması için gül suyu da kullanılabilir)
Nane
Kekik
DİĞER TARİFLER
Banyo sadece temizlenmek için değil, aynı zamanda vücudumuza hak ettiği değeri göstermek, iç dünyamıza bir huzur tattırmak için ideal bir ortamdır. Banyo yaparken yorgunluğunuzu atar, kaslarınızı gevşetir, kurumuş teninize can verirsiniz. Unutmayın: zamanınız kadar siz de değerlisiniz!Lavantalı güllü banyo kesesi
Aynı miktarda gül yaprağı, papatya ve lavantayı karıştırıp muslin bir keseye koyun. Banyo suyunuzu doldururken akan çeşmenin ucuna koyup ılık suyun keseden geçmesini sağlayın. Bu tarif çok kolay olduğu gibi bir çok varyasyon denemek de mümkündür. Güzel kokulu banyonun keyfi çok az şeye değişilebilir!
Rahatlatıcı banyo karışımı
En kolay tariflerden biridir. Birkaç papatya hazır çay poşetini gazlı beze sararak çeşmeden akan ılık suya tutun. Bir portakalı ince dilimler halinde kesin ve banyo suyunuzda yüzdürün. Papatyanın kokusu ve portakaldan vücudunuza teneffüs eden C vitamini inanılmaz bir rahatlama hissetmenize neden olacak.
Banyo jeli
- 1/2 fincan yumuşak su
- 1 paket tatsız jelatin
- 1/2 fincan bebe şampuanı
Suyu kaynama noktasına kadar ısıtıp jelatini suyun içinde eritin. Şampuanı ekleyerek köpürmeden karışacak kadar hafifçe karıştırın. Karışımı temiz bir kavanoza koyarak buzdolabında muhafaza edin. Banyolarınıza 1-2 kaşık ilave edin.
Nane banyosu
- 1 fincan ince doğranmış taze nane
- 1 fincan ince doğranmış defne yaprağı
- 1 tatlı kaşığı hindistancevizi yağı
- 1 tatlı kaşığı badem özü
Cildiniz yağlıysa hindistancevizi yağı ve badem özünü kullanmayın. Bunların yerine 1 tatlı kaşığı limon suyu ekleyin.
Tüm malzemeyi bir kapta iyice karıştırın. Karışımı bir peynir kumaşına döküp bağlayın. Banyo suyunuzu hazırlarken bu keseyi çok sıcak suyun altında tutup bitkilerin demlenmesini sağlayın. Su ılındıktan sonra banyoya girip en az 30 dakika suda durun. Her kese bir kullanımlıktır.
BANYO YAPARKEN…
Banyonuzda kullanmak için hazırladığınız bu tariflerin bazıları cildinizi nemlendirecek, bazıları kokuları ve içerikleriyle sizi rahatlatacak, bazıları da sadece banyonuza keyif ve renk katacak. Bu arada su sıcaklığını ve cildinizi ölü hücrelerden arındırmayı da ihmal etmeyin.Su sıcaklık ayarı
- 20°C ve altı: Kan dolaşımını hareketlendirir. Banyo sırasında bu sıcaklıktaki su ile bacak ve göğüslerinize duş tutarak masaj yapın. Soğuk su dokuları sıkılaştırır ve dolaşımı hızlandırır.
- 25°C: Dokulara dirilik, esneklik kazandırıcı ve tutulmaları giderici ideal sıcaklıktır.
- 37°C: Vücut ısısıyla aynı sıcaklıkta olduğu için gevşetir ve yatıştırır. Bu sıcaklıktaki suyun içinde 15 dakikadan fazla kalmamaya özen gösterin ve çıkmadan önce bacaklarınıza soğuk duş tutun.

Arındırma (Gommage)
Banyo derinlemesine bir cilt temizliği için en uygun zamandır. Cilt yüzeyindeki ölü hücreler cildin iyi nefes almasını engeller. Arındırıcı kremlerle yapabileceğiniz bu bakım cildi ölü hücrelerden temizler ve daha fazla oksijen almasını sağlar. Ayrıca, arındırma sırasında kan dolaşımı da hızlanır, bu da vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur.
Arındırma işleminin etkili olabilmesi için:
- Haftada 1 ya da 2 kez düzenli olarak yapın
- Bacaklardan başlayın
- Yumuşak ve dairesel hareketlerle uygulayın
- Dirsekler, dizler ve omuz başları gibi pütürlü bölgelerde ısrarcı olun
- Sert kıllı lifler kullanmayın. Hem cildinizi incitebilirsiniz hem de çok hijyenik değillerdir
- Arındırmadan sonra iyice durulanın

 

Kadınların arzularını kamçılayanlar Mart 24, 2007

Kategori: Kadınların arzuları, dans, erotizm, koku, lüks yaşam, müzik, parfum, seksi, vahşi, şehvetli — aliilaslan @ 11:51 am

Fıkır fıkır bir Latin müziği eşliğinde yapılan dans, lüks ve ihtişam içinde yaşanan bir hayat, erkeksi kalın bir ses tonu kadını çıldırtan etkenlerin sadece birkaçı… Uzmanlara göre, bir kadını baştan çıkaran, cinsellik güdülerini harekete geçiren uyarıcılar şöyle sıralanıyor:

İlle de tango

Dans etmek, zaten erotizmi çağrıştıran bir aktivitedir. Özellikle de Güney Amerika dansları, kadın ve erkekten oluşan çiftin kıvrak hareketlerinden oluştuğu için cinsel sinyaller yayar. Fakat bu dansların içinde tango çok özel bir yere sahip. O, Arjantin’in dünyaya en güzel armağanı. Soylu, duygusal, ateşli, tutku dolu, vahşi ve kıpkırmızı… Tam bir afrodizyak.

Lüks hayat

Kadınlar hangi yaşta olurlarsa olsunlar lüksü severler. Altınlar, pırlantalar, kristaller, mücevherler, pahalı arabalar, kürkler, görkemli evler ve yüzme havuzları onları her zaman etkiler. Bunlar bakma, dokunma ve kendini kaybetme isteği uyandıran detaylardır. Onlara sahip olsalar da olmasalar da.

Parfümü azımsamayın

Parfümler, uyarıcılar arasında vazgeçilmez bir yere sahiptir. Çiçeksi olanlar masumiyetin erotizmini, baharatlı ve keskin olanlar şehveti ve vahşi seksi, kadınsı olanlar ise dişi bedeninin o kendine özgü cinselliğini yansıtırlar. Kadının kendini seksi hissetmesi için seksi bir koku sürmesi yeter de artar bile. Üstelik kokusuyla yarattığı hava yalnızca kendisinde değil, erkeklerde de cinsel çağrışımlar uyandırır.

 

Bütün Duyularınızla Sevişin! Mart 10, 2007

Kategori: aşk, dokun, koku, lezzet, meşk, okşa, sevgi, sevgili, sevişin, sevişmek, tad — aliilaslan @ 6:47 pm

Duyularımız, dışardan gelen uyarıları beyinde bulunan limbik sisteme ulaştırır. Bu uyarılar da lokal hormonların yardımıyla vücutta değişik etkiler yaratır. Örneğin, sevgilinize dokunduğunuz veya onu öptüğünüz an, bu hormonlar harekete geçerek içinizde cinsel istek uyandırır. Bütün bunlar kontrolünüz dışında gelişir. Eğer sevişme sırasında tüm duyularınızı harekete geçirirseniz, aldığınız zevk daha da artar.

Görerek sevişin
Eşlerin karşılıklı vücutlarını incelemeleri oldukça erotik bir oyundur. Özellikle erkekler en çok görme duyularıyla uyarılırlar. Bu nedenle partnerinizin sizi izlemesine izin verin. Eğer partneriniz özel iç giysilerden etkileniyorsa, kendinize değişik şeyler alabilirsiniz. Ancak bunların rahat olmalarına da özen gösterin. Kadının bazen bokser tarzı iç çamaşırı giymesi de erkeği baştan çıkarabilir. Bu nedenle arada bir ilginçlikler yapabilirsiniz. Vücudunuzu partnerinize utanmadan sergileyin. Eğer varsa, takıntılarınızı bir kenara atın. Çünkü, size değer veren partneriniz, sahip olduğunuz ufak tefek kusurları görmeyecektir bile. Cinsel birliktelik esnasında eğer partneriniz farklı pozisyonlar denemek isterse, buna karşı gelmeyin. Çünkü bu tip tepkiler erkekleri yaşadıklarına karşı soğutur. Çoğu erkek, sevişmenin patronunun kendisi olmak ister. Tabii bu, sizin tamamen pasif kalacağınız anlamına gelmiyor. Partnerini izlemek kadınların da hoşuna gider. Bazı erkekler izlenmekten rahatsız olabilir. Böyle bir durum söz konusuysa, onu övücü sözcükler söyleyerek, kendine güvenmesini sağlayabilirsiniz.

Kokusunu hissedin
Koku alma duyumuz, bizi en çok uyaranlar arasında yer alıyor. Kokunun, vücut kimyasını harekete geçirme yönünden etkisi oldukça büyük. Buradan hareket ederksek, günümüzde pafüm çeşitlerinin sürekli artmasına şaşırmamak gerekir. Parfümler, vücudun doğal kokusuyla birleşerek çok değişik ve hoş bir etki yaratabiliyor. Ancak, vücudun doğal kokusunun hiçbir parfümle kıyaslanmayacak güçte bir etkiye sahip olduğunu da unutmamak gerekir. Bu nedenle partnerinizle mümkün olduğunca suni kokular kullanmadan birlikte olmayı deneyin. Göreceksiniz, vücudunuzun salgıladığı doğal kokular her ikinizi de baştan çıkaracak. Tabii burada vücut kimyanızın birbirine uyması büyük önem taşıyor. Eğer partnerinizin doğal kokusu sizi hiç etkilemiyor, hatta itiyorsa, bu, vücut kimyalarınızın birbirine uymadığı anlamına gelir. Çoğu kadın, çeşitli önyargılar nedeniyle, kendi vücut kokularını beğenmezler. Oysa şunu bilmek gerekir; kadın kokusunun kimyasını östrojen hormonu etkiliyor ve bu da genellikle erkeğin beyninde uyarıcı bir etki bırakıyor. Aynı şekilde erkeğin ter kokusunu beğenen kadınlar da var. Normal zamanda insanın hoşuna gitmeyen bir ten kokusu, yatağa girildiğinde baş döndürücü olabiliyor. Partner yokken, onun yattığı yatağı veya üzerinden yeni çıkardığı giysiyi koklamak kimin hoşuna gitmez ki?

Dokunmanın büyüsünü yaşayın
Dokunma, sadece cinsel ilişki sırasında değil, genel sağlık üzerinde de önemli bir etki yaratır. Birlikte olurken, partnerinizin vücudunu okşamayı asla ihmal etmemelisiniz. Bu, hem ciltte bulunan sinir uçlarını uyararak, tahrik olmayı yoğunlaştırır, hem de her iki tarafı vücut ve ruh açısından rahatlatır. Mümkünse partnerinizin vücudunun her yerini okşayın. Okşama sırasında asla hareketlerinizi ani olarak yönlendirmeyin. Eliniz, kesiksiz ve hafif dokunmalarla vücudun her yerinde dolaşmalı.

Sesleri işitin
Genel olarak bütün insanlar sevişirken konuşmaktan uyarılır. Böyle bir anda bazı insanlar tatlı sözcükler işitmek ister, bazılarıysa açık! Her ne şekilde olursa olsun, partnerinizle birlikte olurken onunla sözel bir diyalog kurmanız zevinizi artırabilir. Ayrıca bu şekilde hem karşılıklı nelerden daha fazla zevk aldığınızı anlar, hem de daha çok tahrik olursunuz. İsterseniz, açık konuşmaların afrodizyak etkisini deneyerek öğrenebilirsiniz. Böyle bir şey genelde erkeklerin daha çok hoşuna gider. Eğer partnerinize sevişme anında ilk defa açık sözcükler kullanacaksınız, bunu yavaş yavaş yapın ve partnerinizin tepkilerini inceleyin. Partneriniz şaşırmış bir tepki verir ya da bu durumdan hoşlanmazsa, bunu onunla daha sonra konuşabilirsiniz. Bu durumda belki de tatlı ve sıcak kelimeler seçmeniz daha uygun olur.

Tadına bakın
Sevgiliden tat almanın en güzel yolu, elbetteki öpüşmekle başlar. Tutkulu ve erotik öpücükler bütün sevişmelerin vageçilmez parçasıdır. Bunun dışında partnerinizin vücudunu da hafif hafif başlayarak öpebilir ve bu şekilde uyarılmasını artırabilirsiniz. Sevişme anında tat almanın afrodizyak etkisini artırmak için bazı varyasyonlar denemeniz mümkün. Örneğin, sevgilinizin vücuduna süreceğiniz balla, yatağınızı bir zevk ve ziyafet sofrasına dönüştürebilirsiniz. Bu, cinsel fanteziler arasında en yaygın olanıdır. Ayrıca tat alma dışında koklama, görme ve dokunma gibi duyuları da tatmin eder. Böyle bir deneme için çikolata da önerilebilir. Çünkü çikolatanın yiyecekler arasında afrodizyak etkisi büyüktür.

 

Seks Yogası Mart 2, 2007

Kategori: Seks Yogası, afrodizyak, cinsellik, koku, kokular, seks, spor, tantra, yoga — aliilaslan @ 6:41 pm

Cinsel enerji, en yaratıcı enerjidir. Eğer derinliklerine bakarsanız, büyük ve yaratıcı olanaklarını görebilirsiniz. Seksin sadece küçük bir yanı çocuklarınızı size sağlamış olmasıdır. Öteki, yani daha yüksek yanı, sizin sonsuzlukta yaşayabilmenize imkan oluşturmasıdır. Cinsel enerji, yaşam enerjisidir. Bedenin gerçeğini kavrayan kişi, evrenin gerçeğini de kavrayacaktır.” Uzakdoğu kökenli “seks yogası” olan “tantra”nın felsefesini özetleyen bu cümleler Uzakdoğulu bilge Bhagwan Shree Rajneesh’e, takipçileri tarafından kullanılan adıyla Osho’ya ait, “Okşanırken tatlı prenses, sevişmeye ebedi yaşam gibi katıl”, “Öteki yalnızca bir kapıdır. Bir erkekle sevişirken aslında varoluşun kendisiyle sevişiyorsun”, “Seks yalnızca başlangıçtır, son değildir. Ama başlangıcı kaçırırsan, sonu da kaçırırsın”. Bu cümleler de seksi temel enerji olarak alıp, onu dönüştürme ve yaşamı daha doyumlu bir hale getirme yöntemlerini içeren seks yogasının özünü anlatıyor.

Zamanımızda cinselliğimizle yüz yüze gelmek konusunda önceki dönemlere kıyasla daha çok ilerleme kaydediyoruz. Sigmund Freud ve takipçilerinin çalışmaları, “cinsel tabu”cular ve toplumsal hayatın “gönüllü ahlak polisleri” gibi, insanların seks yaşamlarının karanlık köşelerde, utanç içinde yerine getirilmesi gereken müstehcen, onur kırıcı ve önemsiz bir şey olarak tanımlama eğiliminde olanları, yollarından döndürdü. Batı’da seks ancak Freud’dan sonra daha rahat bir şekilde açığa çıkabildi. Oysa binlerce yıl önce Uzakdoğu, seks konusundaki kompleksleri aşmış ve onu yaşamın bir parçası olarak kabullenmişti.

Seks yogasında, kadın ve erkeğin cinsel ilişkisi, insan yaşamının tamamlayıcı bir parçası ve daha gelişmiş bir insan ırkına doğru evrimsel gelişmenin bir parçası olarak algılanıyor. Sevgi, şefkat, saygı, onur ve kutsallık, insanın daha göze görünür olan diğer fiziksel nitelikleri kadar, onun bir parçası olarak görülüyor. Seks yogasmda dişi, erkekten daha aşağı değil, biri diğerine zıt değiller; fakat her ikisi de yaşamın daha yüksek, daha tam ve daha derin zevklerini yansıtan bir birliği arıyor ve buna ulaşıyorlar. Seks yogası, bu birliğe hazırlanmak için eğitim ve disiplin sağlıyor. Bu bilgi, kadim tantra bilgeliğine’ dayanıyor. “Tantra yoga”, insan cinselliğiyle ilgilenen tek yoga türü. Karmaşanın yerine zevk, çaresizliğin yerine umut sunuyor. Hem de izlediği yöntemler ve öğrettiği adımlarla sadece yatakta değil; hayatın her alanında.

Seks ayininden utanmayalım

20 yıldan uzun bir süre jinekoloji ve psikosomatik tıp konusunda çalışmalar yapan, cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık gibi pek çok konuda araştırmaları bulunan Omar Carrisun, “Tantrik düşünce ve yöntemler, doğru eşle, doğru zamanda ve doğru bir zihin durumunda yapılan cinsel birleşme, yaşamda yeni bir boyuta giden kapıyı açmanızı sağlar” diyor ve şöyle devam ediyor: “Günümüzde çok fazla erkek ve kadın kendilerini aslında hoşlanmadıkları kişilerle cinsel birleşme yaşamak zorunda hissediyorlar. Bu deneyimi, asgari bir zevk, azami bir yetersizlik ve hüsran duygusu hissederek aynı kişiyle ya da farklı eşlerle tekrarlıyorlar. Oysa seksin bir zorunluluk değil de seçim olduğunu, eşlerin de utanç verici, yavan bir süreçteki bir piyondan daha değerli ve arzulanabilir olduğunu düşünselerdi, ıstırapları sona ererdi.”

Seks yogası öğrencileri olan guruların söylediklerine göre, tantranın cinsel prensiplerini içten bir şekilde inceleyip uygularsanız, cinsel birleşmenin tacı olan kendinden geçme anını, şimdi bildiğiniz gibi kısacık birkaç saniyeden bir saat ya da daha fazla bir zamana yayabilirsiniz. Bu aslında uzatmadan da öte. “Tantrik seks”, yorgunluk ye tükenmeyle değil, tam gevşeme ve yeniden canlanmayla sona eriyor.

Osho, seks yogasının temelleri olan “sutra”ları şöyle sıralıyor: “Birinci sutraya göre, cinsel birleşme süresince, başlangıçtaki ateşi korumaya özen gösterin ve ateşi sonlandıran közleri önleyin, ikinci sutra’ya göre kucaklaşma anı duyularınızı yapraklar gibi sarsıyorsa, kiminle kucaklaştığınıza bakmadan kendinizi bu sarsıntıya bırakın. Üçüncü sutraya göre hiç bir dokunuş olmadan, sadece birleşmeyi hissetmenin bile bir dönüşüm olduğunun farkına varın.”

Osho, tantra felsefesini gündelik hayatın bir parçası yapmanız için başka birkaç öneride daha bulunuyor: “Uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşını görüp sevindiğinizde, bu sevinci her yanınıza sindirin. Bunu, hoş hissettiğiniz pek çok farklı anda yapabilirsiniz. Öfkelendiğiniz zaman sizde bu öfkeyi uyandıran insana odaklanmayın; öfkenize odaklanın. O kişiye içinizde yatan bu gizli gücü açığa çıkardığı için minnet duyun. O sizde bir yere çarptı ve o çarptığı yerde aslında gizli bir yara vardı. Sadece bunun farkına varın. Sonra olumlu ve olumsuz duygularınızla ilgili farkındalıklarınızı kendiniz için kullanın. Farkına varmanız, bir şeyi derinleştiriyorsa bu iyi bir şeydir. Bir şey, farkına varmanız sayesinde yavaş yavaş yok oluyorsa bu kötüdür.”

Seksin sekiz yönü

Tantrik Hindu metinlerinde cinsel birleşmenin sekiz yönü olduğu anlatılıyor: “Smarnanam” yani düşüncenin sekse odaklanmasına izin vermek, “kirtanam” yani bir başkasıyla seks konuşmak, “keli” yani karşı cinse eşlik etmek, “prekshenam” yani flört etmek, “guhyabhashanam” yani karşı cinsle samimi konuşma yapmak, “sarrtkalpa” yani cinsel ilişki arzusu, “adhyavasayam” yani kendini ona vermek için kesin karar ve “kriyanishpatti” yani fiziksel birleşme.

İşte seks yogası, tüm bu aşamaların farkına varmayı, orada gizlenen gücü açığa çıkarmayı ve bedeninizi kullanmayı öğretiyor. Omurganın seks yogasında büyük önemi var. Çünkü omurga, varlığın merkezi ekseni. Her biri farklı sinir sistemlerine bağlı olan omurlar da, omurilikten kuyruksokumuna kadar uzanan merkezi omurilik kanalı da seks yogası için yaşamsal. Çünkü tantra uygulamaları, bu geçit boyunca “kundalini” denilen, uyuyan gizemli gücü, omurganın tabanından başa doğru yükseltiyor. Kundalini, yükselirken beyne doğru giden yoldaki, adlarına “çakra” denilen, yedi güç merkezini harekete geçiriyor. Çakralar Uzakdoğu bilimlerine göre insanların yaşam enerjilerini aldığı ve beden içinde döndürürek dağıttığı yerler.

Eğer seks yogası yapmak istiyorsanız, nefes alma tekniklerini öğrenmelisiniz. Gün içinde çok kısa aralar dışında nefes her iki burun deliğinden eşit olarak akmıyor. Bunun yerine yaklaşık 24 dakika boyunca sol burun deliğinden çıkıyor, sonra bu kadar süre için sağ burun deliğine geçiyor. Omurgadaki sağ ve sol oluklarda yer alan enerji kanalları, burun deliklerine kozmik enerji taşıyorlar. Sağ burun deliğinden akan akım eril, elektrikli, sıcak ve astral görüşe göre ateş kırmızısı renginde. Gurular bunu “güneş nefesi” diye adlandırıyorlar. Sol burun deliğinden akan yaşamsal hava ise dişi, manyetik, serin ve astral görüşe göre soluk beyaz renkte. Buna “ay nefesi” deniyor. Seks yogası konusunda deneyimli olanlar, nefeslerinin sağ ya da sol burun deliğinden akışını kontrol ederek günlük hayatlarındaki pek çok konuya hükmedebiliyorlar. Örneğin genel olarak fiziksel çaba, tutku, kuvvet ya da mücadele içeren tüm eylemler, seks, aktif sporlar, kumar ve hile ya da yarışmalar, nefes sağ burun deliğinden akarken kişiye başarı vaad ediyor. Müzik yapmak, dans, ibadet, herhangi bir konuda kursa başlamak, bilimsel çalışmalar, tohum ekmek, düğün törenleri gibi aktivitelerse, nefes sol burun deliğinden akarken daha doyurucu oluyor. Tantrayı ileri düzeyde uygulayanlar nefes akışını sadece irade ile kontrol edebiliyorlar. Tantrik metinlerde, gün doğumundan gün batımına kadar sadece sol burun deliğinden, gün batımından gün doğumuna kadar da sağ burun deliğinden nefes alınmasının hastalıkları uzak tuttuğu. Ömrü uzattığı ve bilgelik bahşedeceği de iddia ediliyor.

Nefes akışına hakim olmak, tüm tantra uygulamalarında işlevsel bir devamlılık
sağlıyor. Hindistan ve Tibet’te neredeyse guru sayısı kadar farklı nefes alma tekniği var. Ama tüm seks yogası yöntemlerinin üç soluma aşamasıyla ilişkisi bulunuyor: Nefes alma, tutma ve nefesi verme. Temel nokta, bu soluma döngüsünün üç anı arasında doğru oran kurarak ahenk sağlamak. Çünkü nefes almak, insanın bioritminin formunu da belirliyor. Solunum oranını yavaşlatıp hızlandırırsanız hem fiziksel, hem de” zihinsel değişiklikler ortaya çıkıyor.

Tantracılar, düşüncelerini kontrol etmek istedikleri kişinin solunum oranına dikkat ederek, istedikleri herhangi biriyle telepatik iletişim kurabiliyorlar. Hatta bu şekilde diğer kişinin soluma hızını artırabiliyor ya da yavaşla tabiliyorlar.

Renklerin sekse etkisi

Hindistan ve İran’daki ilk gizemcilik okullarından bazılarında müritler yıllar boyunca tek bir rengin doğasını ve etkisini incelerlermiş. Örneğin mor ışık, dişi hormonların faaliyetini artırıyor, kırmızı ışık erkek üreme organlarını harekete geçiriyor. Seks yogasının asıl odak noktasını oluşturan gizli cinsel birleşme ayinine hazırlananlar, arınma safhasında renkleri kullanıyorlar. İnsan bedenindeki yedi enerji merkezi yani çakra, yedi renge karşılık geliyor. Kuyruk sokumunun olduğu kök çakra kırmızı, göbeğin iki parmak altındaki çakra sarı, göğüs kafesinin altındaki güneş çakrası sarı, kalbimizin olduğu yerdeki çakra yeşil, boğazımızın bulunduğu yerdeki çakra mavi, alnımızın ortasındaki çakra çivit ve kafamızın tepesindeki çakra mor renge sahip.

Nefes ve renkler kadar sesin de tantrada büyük önemi var. Yapılan araştırmalar bir araba kornasından çıkan 90 desibellik bir gürültünün bile kalbe pompalanan kan miktarını iki katına çıkardığını ortaya koymuş. Tantraya göre alfabenin her harfin çıkarmamızı sağladığı sesin, bir enerji titreşim gücü bulunuyor. Örneğin tantra metinlerine göre “Om” sesi tüm yaradılışı kapsıyor. Güç sözlerinin en büyüğü olarak kabul edilen bu söz, doğru bir şekilde söylendiği zaman bedende ve zihinde ahenk ve denge yaratıyor. Sesler üzerinde deneyimler yaşamak, tantrayı öğrenen kisiye kendi iç sesini duyma ve farklı iç seslerin ne anlama geldiğini ayırt edebilme yeteneği kazandırıyor.

Koku eğitimi de tantranın önemli adımlarından biri. Her yaşamın kendine özgü bir kokusu bulunuyor. Kötü bir yaşam da tıpkı azizlerin yaşamı gibi belli bir koku yayıyor. Bir keresinde ünlü Fransız dedektifi Vidocq şöyle demiş: “Beni bin kişilik bir kalabalığın ortasına koyun. Sadece koku duyusuyla ahlak yasalarını ihlal edenleri ayırt edeyim.” Vidocq, suç içeren her mesleğin kendine özgü bir kokusu olduğunu ve kendisinin bunları ayırt edebildiğini söylüyordu. Mesleğindeki sürekli başarısı belki de bunun bir kanıtıydı.

En afrodizyak kokular

Tantraya göre koku, insanın en eski içgüdüleri olan seksi ve dini güdüleri etkilemenin en kadim yolu. Güzel kokuların gizli gücünü bilen eski uygarlıklardaki rahipler ve büyücüler bedene sürülen yağları ve değerli merhemleri öyle güçlü bir şekilde hazırlamışlar ki, bunların bir kısmının kokusu binlerce yıl dayanmış. Kokunun gücünün en büyük ispatı ünlü fahişelerin ve büyüleyici kadınların tarihlerinde yer alıyor. Hem kutsal, hem de din dışı edebiyat, erkekler üstündeki tuhaf güçlerini çoğunlukla sihirli parfüm sanatına borçlu olan İsrail kralı Ahab’ın karısı İzabel, Samson’un Delilah’sı, Kleopatra, Kraliçe Josephine gibi kadınların hikayeleriyle dolu. Shakespeare, “Antomus ve Cleopatra” adlı oyununda Nil kraliçesinden şöyle bahsediyor; “O kadar parfüm sürmüştü ki, rüzgarlar sevdalanmıştı”.

Örneğin seks açısından en ünlü kokulardan ve afrodizyak yönü çok güçlü olan tek bir misk tanesi bile, hacminde dikkate değer hiçbir eksiklik olmadan birkaç milyon küp havayı kokutabiliyor. Ama tek damlası bir odayı uzun süre kokutan miskin yarım kilosu 40 bin dolara satılıyor. Her zaman misk kokusuyla dolu dantel bir mendil taşıyan Kraliçe Josephine’in de en sevdiği kokuymuş bu. Söylentilere göre Napolyon’un tutkusunu alevlendirmek için bunu o kadar çok kullanırmış ki, dairesinin duvarlarından yıllar sonra bile bu koku yayılıyormuş.

Sesk yogası uzmanlarının da özellikle kullandığı kokular var. Onlar kokulardan, kundalini enerjisinin çöreklendiği kuyruk sokumunu uyarmak için yararlanıyorlar. Seks ayinlerinde daha çok misk, yasemin, paçuli, hint sümbülü, sandal ağacı ve safran kullanıyorlar. Bazı tantracılar cinsel ritüeller sırasında partnerlerinin bedenlerinin farklı bölümlerini farklı parfümlerle sıvıyorlar. Eller için yasemin yağı, yanak ve göğüsler için paçuli, kasıklar için misk, uyluklar için sandal ağacı ve ayaklar için de safran. Siz de bunu sevişirken deneyin; ancak sentetik kokulardan kaçının.

Bu yöntemleri iyi bilmenin ötesinde iyi bir seks yogası uygulayıcısı olmak istiyorsanız, tutkuları, tembelliği, asılsız bilgiyi ve öfkeyi de aşmış olmanız gerekiyor. Benzer şekilde zeki, duyularını kontrol edebilen, tüm varlıkları incitmekten kaçınan, her zaman ve herkese karşı iyi olan, saf ve inançlı olanlar tantra eğitimine kabul ediliyorlar. Obur, aşırı derecede sekse düşkün, arsız, açgözlü, cahil, ikiyüzlü, zevk düşkünü ve ayyaşlar özel olarak reddediliyorlar. Cinsel birleşme yani seks ayini, ancak uygun bir hazırlanma döneminden ve yeterliliğin ispatlanmasından sonra gerçekleşiyor. Bu süreç genellikle bir yıl alıyor.

Seks yogasının cinsel birleşme aşamasına ancak bundan sonra geliniyor. Bu noktada, eğer bu aşamayı birlikte kat ettiğiniz bir eşiniz yoksa kendinize sizin gibi tantrayı öğrenmiş bir partner seçmeniz gerekiyor. Değişik sevişme pozisyonları, orgazm olmamak için kendini tutma yöntemleri ve saatler sürebilen bir teslimiyet, yani asıl eğlence ve gelişim ise bundan sonra başlıyor. Çünkü bu noktadan sonraki birkaç yıl süren deneyim süresince kuyruk sokumundaki kundalininin yılankavi gücü, doğal bir şekilde yukarıya doğru hareket etmeye başlıyor. Bu durum astral bedendeki tüm çakralarınızı harekete geçirse de, en güçlü etki cinsel organlarda yoğunlaşıyor ve bir dereceden sonra tamamen sizi sarmalayan güç ve eylem alanınız olan auranıza boşalıyor.

Bu konuyla ilgileniyorsanız Osho’nun Okyanus Yayınları’ndan çıkan “Tantra Öğretisi” ve Omega Yayınları’ndan çıkan “Tantra, Spritüellik ve Cinsellik” isimli kitaplarıyla, Omar Garrison’un Okyanus Yayınları’ndan çıkan “Tantra/Seks Yogası” adlı kitabına göz atabilirsiniz.

 

Okşama El ile uyarma Şubat 10, 2007

Kategori: el ile uyarma, koku, mastürbasyon, okşama, oral sex, vajina, öpüşmek — aliilaslan @ 5:26 pm

Cinsellikte asıl olan sevgi ve saygıya dayanan, sınırları her zaman değişip genişleyebilen bir ilişkiyi düşünmek gereklidir. Cinselliği, cinsel ilişki olarak görmek çok yanlış olur. Vücudumuzun yüzeyinde mm2 de bile binlerce dokunmaya ve basınca hassas algılayıcı yapılar (reseptorler) vardır. Sahip olduğumuz sinir sistemi vücudumuza yapılan dokunmanın bütün özelliklerini beynin ilgili bölümlerine taşıyacak şekilde oluşturulmuştur. Sevgi ile yapılan bir dokunuş, kişiyi cinsellik açısından uyarır, hoşlanmasına neden olur. Bu dokunuşların özelleşmesi, vücudun cinsellik açısından daha duyarlı bölgelerine kaydırılması ve sevgiyle sürdürülmesi orgazm yaşanmasını sağlayacak kadar güçlü beyinde duygular yaratır.

Cinsel organların belirli bölgeleri aşırı duyarlı alanlardır. Eşlerin bu bölgelere dokunmaları, eşlerine büyük zevk verecektir. Ülkemizde cinsel eğitim olgusu çok yeni bir kavram olması nedeniyle ve kültürel yapımız gereğince bu tür dokunmalardan kaçınılmaktadır. Kadınlarda, erkeklerde cinsellik olarak sadece cinsel birleşmeyi düşündüklerinden cinsel yaşamları renksiz ve tatminden yoksun olarak geçmektedir.

Eşlerin cinsel ilişkilerinden orgazm yaşamaları için ön sevişme adı altında eşlerin birbirlerini uyardıkları dönemin zenginleştirilmesi önerilmektedir. Cinsel etki sağlayan uyarılar, sadece kadında klitoristen, erkekte de penis başından üretilmemektedir. Kadında özellikle kulak arkası, kulak kepçesi, boyun, göğüsler, göğüs uçları, anüs bölgesi, bacakların üst iç bölgeleri çok uyarıcıdır. Erkeklerde de özellikle meme uçları, bacakların üst iç kısımları, yumurtalıkların bulunduğu torba (skrotum) çok uyarı çıkaran merkezlerdir.

Cinsellik sırasında bütün bu uyarı merkezlerinin uyarılması cinselliğe büyük bir renk ve zevk katacaktır. Orgazm oluşmasında en büyük uyarıları oluşturan merkezler olan kadında klitoris, erkekte penis başı çevresi alanlar, cinsel ilişki sırasındada elle veya dille de uyarılarak uyarının büyümesi sağlanabilir. Yada yarım kalmış bir uyarı tamamlanarak eşinde orgazm yaşaması başlanabilir.

Cinsel ilişki sırasında eşlerin aynı anda orgazm olmaları ideal bir durum olsa da sık yaşanmaz. Erkeğin erken boşaldığı bir durumda eşi aşırı derecede uyarılmış ancak orgazm yaşıyamamış olarak, istenmeyen bir durumda kalabilir. Böyle bir anda eşinin elle klitorisi uyarması ve bunu diğer hassas noktaları da eli ve dili ile uyarması eşinin yarım kalan orgazmı yaşamasını sağlar. Böyle bir yaklaşım hiç şüphesiz eşler arasında paylaşım ve sevginin büyümesine de neden olur. Bu örneği kadın içinde verebiliriz. eğer kadın, eşinden erken orgazma ulaşırsa ya sessiz kalıp eşinin boşalmasını bekleyecektir, yada eşini el ile uyararak orgazma ulaştıracaktır. Toplumumuzda kadın genelde sessiz kalmakta ve acıda çekse eşinin boşalmasını beklemektedir. Bunun alternatifi kadının eşinin cinsel organını ve cinsel uyarı çıkartan bölgelerini elleri ve dili ile uyarması ile zenginlik katmasıdır.

Bir toplumda yada bir ailede bu tür davranışların gelişmesi zaman ve bilgi gerektirmektedir. Eşlerin bir birlerini sevmelerini ve eşimi nasıl daha mutlu edebilirim? sorularının daha sık sorulmasını gerektirmektedir. Kültürel olarak bu cinsellik konusunda oluşmuş bir çok tabular yavaş yavaş kaybolmaktadır.

Oral seks yapmak, yaptırmak…

İşte asıl utangaçlık yaratan durumlardan biri… Eğer partnerinizin size oral seks yapmasından hoşlanmıyorsanız, aslında çok şey kaçırdığınız ortada! Bu konudaki utangaçlığınızı ortadan kaldırmak için seksten önce ılık bir duş alın. İlişki sırasında partneriniz kendiliğinden “aşağı” doğru iniyorsa, itiraz etmeden kendinizi rahat bırakın…
Ona oral seks yapmaya gelince… Yazık ki tüm erkekler kendilerine oral seks yapılmasını severler. Eğer onun ısrarlarına utangaç “hayır”larla yanıt veriyorsanız, bir de zifiri karanlıkta bunu yapmayı deneyin… Biraz da alkollü olursanız, daha keyifli olabilir.

SIK SORULAN SORULAR !!

Prezervatif ağızla takılabilir mi?
Bunu yapabilmek için biraz deneyimden başka bir şeye ihtiyacınız yok!
Acemiler için işte öneriler: Sprem öldürücü içermeyen bir prezervatif seçmelisiniz. Çünkü sprem öldürücü maddelerin tadı kötü gelebilir. Kayganlaştırıcı kremler içeren veya çeşitli tadları olanları seçebilirsiniz. Prezervatifi baş tarafı içerde kalacak şekilde dişlerinizin arasına alın. Çok sıkı tutmamaya özen gösterin. Yoksa dişleriniz onu patlatabilir. Partnerizin cinsel organına yerleştirdikten sonra prezervatifi dudaklarınıza yuvarlayın ve takın. Dudaklarınız yerine dilinizi de kullanabilirsiniz.

Daha geleneksel takılanlar için elle takma yöntemini hatırlatmakta fayda var. Paketi yavaşça açınki prezervatif zarar görmesin. Prezervatifin başındaki havayı sıkarak dışarı atın ve prezervatifi takarak yuvarlamaya başlayın. İçindeki spermleri akıtmaması için ilişki biter bitmez prezervatifi çıkartın.

Vajina kokusu sevilmediği zaman ne yapılabilir?
Her kadının vajinası hafif asitli bir koku salgılar, bu son derece normaldir. Bu kokunun erkekler için baş döndürücü ve uyarıcı olduğunu ekleyelim. Tabii bu bölgenin hijyeni çok
önemli. Vajinanızı her gün, isterseniz seksten önce de yıkayın. Kokusuz bir sabun kullanmanız yeterli, böylece doğal kokunuz kaybolmaz. Çünkü uzmanlar çeşitli kokulu sabunlardan ve kozmetik ürünlerden uzak durmanızı tavsiye ediyor. Çünkü bu ürünler bu bölgede yaşayan bakterilerin doğal dengesini bozup rahatsızlıklara yol açabilir.

Öpüşmekle AIDS kapılır mı?
Ara sıra bununla ilgili bazı söylentiler çıkmasına rağmen, HIV virüsünün öpüşmekle hiçbir şekilde insandan insana geçmeyeceği tesbit edildi. Tükürükte virüs bulunabilir, ancak konstrasyonu o kadar düşüktür ki, risk taşımaktan uzak kalır.

Virüsün en çok bulunduğu sıvılar kan, sperm ve vajinal akıntıdır. HIV’den korunmanın en iyi yolu prezervatif kullanmaktır. Bazı uzmanlar oral seks sırasında bile prezervatif önerir. Bunun nedeni de şudur: Ağızda ufak yara ve çizikler varsa, virüs taşıyan spermin oraya girmesiyle birlikte enfeksiyon kapılabilir.

 

CİNSEL BİRLEŞMEDE ORTAM Şubat 2, 2007

Kategori: Cinsel birleşme, banyo, cinsel uyum, cinsellik, koku, kışkırtıcı, ortam, sevişme — aliilaslan @ 8:31 pm

Bir kadınla erkeğin erotik ilişkilerinde dış koşullar oldukça büyük önem taşır. Uygun bir ortamın, özellikle süreklilik içinde yaşanan cinsel ilişkide vazgeçilmez bir rolü vardır. Cinsel birleşmeyi dramatik bir olay olarak ele almak, bu bağlam içinde dekor öğesine ve bunun yaratacağı dramatik atmosfere gereken değeri vermek, eşler arasındaki cinsel uyuma büyük katkıda bulunacaktır. Ne var ki evlilikte bu konu kolaylıkla gözardı edilebilir. Çağımızda bu gibi ayrıntılar üzerinde durmak, boş yere vakit harcamak gibi gelebilir. Bazıları hatta bu konular üzerinde hiç mi hiç kafa yormamayı seçerler. Dekor ve benzeri ayrıntıları cinsellik konusunda çağımızın önderlik ettiği pek çok olumlu yeniliğin yanısıra eskiye göre yitirdiğimiz değerler arasında düşünebiliriz. Her şeyin çok hızlı bir tempoda gerçekleştiği, insanların günlük yaşamlarını “stress” olarak adlandırılan zorlayıcı bir baskı altında geçirdikleri sanayi toplumlarında cinsellik de kolayca bu hızlı temponun bir parçası haline dönüşebilmektedir. Oysa bir iki kuşak öncesine kadar, her ne kadar üzerinde fazla söz edilmese bile cinsel birleşme, kadın ve erkeğin yaşamında bugüne göre daha özel bir yer tutmaktaydı. Romantik duygularla belli bir törensellik anlayışı eşler arasındaki cinsel ilişkiye renk ve çeşni katmaktaydı. Büyükannelerimizin yatak odalarını süsleyiş düzeninde, bu ortamı; satenler, ipek fırfırlar, dantel örtülerle bezemelerinde, bu konuya verilen özen gözlenebilirdi. Yatak odası giysileri de çağımıza göre çok daha göz okşayıcı, atmosfer yaratıcı giysilerdi. İpek ve dantel karışımı yumuşak gecelikler, dokunması bile insana erotik heyecan yaşatan ipekten erkek robdöşambrları, erotik alışverişe uyumlu bir ortam yaratmakta son derece başarılı öğelerdi. Cinsel birleşme öncesi yaklaşımlarda gerçekten sevecenlik ve duyumsallık karışımı bir hazırlık evresi gerekir. Oysa evlilik içinde bu hazırlıklar çiftlere fazla dolambaçlı geldiğinden, yatağa daha kestirme bir yoldan girilir. Hatta sevişme, belli günlerde yatmak üzere yatağa girildikten sonrasının bir alışkanlığı haline dönüştürülür. Öte yandan eski zamanlara kıyasla çağdaş insan, çok daha fazla miktarda erotik değinmelerin çok daha yoğun olduğu bir dünyada yaşamaktadır. Reklamlarda, eğlence programlarında, günlük basında, sohbet ve konuşmalarda her iki cinsten kişiler pek çok sayıda cinsel uyarımla bombardıman edilmektedir. Bunun cinsel yaşam açısından fazla olumlu bir durum olduğu düşünülemez. Cinsellik, ayrıcalığı olan bir konu olduğu zaman daha çok değer kazanır. Gündelik yaşamın ötesine çıkan bir büyüye sahip olmalıdır. Bunu reklam, basın, ticari yönelimlerden ötürü yitirmemelidir. Böylesine bir erotik bombardıman kişilerin bu konudaki doğallıklarına, içtenliklerine zarar verebilir. Çiftler, bilinçli bir tutumla çevreden gelen bu gibi olumsuz etkilere karşı koymasını bilmelidir. Amerikalı bir uzman bu konuda şöyle demektedir: “Amerika’daki cinsel devrimin zehirli meyveleri arasında iştahlı fakat duygusuz cinsellik ile içten olmayan erotizm görülmektedir”. Günümüzün sevdalı çiftleri eskiden olduğu gibi toplumsal baskının dışında, sevişme için pek çok zamana sahip olmasalar bile yine aynı bedensel veriler ve benzer estetik kaygılarla donatılmışlardır. Bugünün insanı birçok bakımdan cinsel yaşamında daha bir avantajlı konumdadır. Kadının eski zamanlara göre çok daha eğitimli, bilgili ve eşiyle eşit varlık sürdürmesi, eşinin yatakta olduğu kadar yaşam kavgasında da yanında yer alması, çiftlerin cinsel uyumu açısından mutlaka olumlu bir gelişmedir. Eski uygarlıklarda, örneğin Eski Yunan’da cinsel yaklaşımın başarısı için önemli etmenler sayılan lezzetli yemek, şarap, dans, müzik, şiir, güzel kokular, temizlik ve uygun zihinsel durum, günümüzün evli çiftleri için de kolaylıkla yerine getirilebilecek ortam koşullarıdır. Cinsel isteğe sahip eşlerin cinsel uyumun doruğuna ulaşmaları için bu donanımları bir ölçüde gerçekleştirmeleri harika sonuçlar verecektir.
Cinsel isteğin kendini göstermesi için kişilerin günlük sıkıntı ve gerilimlerden sıyrılmaları ve özellikle de çocukların ortadan çekilmiş olmaları gerekir. Eşler arasındaki konular ciddi işlerden daha çok kişiselliğe kaymalıdır. Romantik çağ sevdalıları birbirlerinin güzelliğini, örneğin erkek kadının göğüslerini, kalçalarını, kadın ise erkeğin gücünü, yürekliliğini överek birbirlerine yaklaşmaya başlarmış. Günümüzde de kadınla erkeğin yalnız kaldıklarında konuşacakları bundan çok farklı olmayabilir. Gözler, aşk anlatımında çok önemli bir yer tutar. Eski Yunanlılar, gözleri, aşk mikrobunun bedene girdiği yer olarak düşünürlerdi. Herhangi bir bedensel temas olmaksızın sadece göz göze bakışmayla orgazma varan kadınlardan söz edilir. Yemek ve içkinin cinsel ilişkiye klasik bir öncü oldukları ise her yerde bilinir. Bunlar, oyunun değişmez kuralı olmuştur.
Kadın ve erkeğin kışkırtıcı beden kokuları, parfüm, müzik, dans ya da dansı seyretmek, erotik uyarımlara yol açan etmenlerdir. Eşlerin birbirlerini cinsel birleşmeye çağırmaları da incelik isteyen bir konudur. Kadın isterse yatmak için hazırlanırken aynı zamanda bu cinsel daveti gerçekleştirebilir. Aslında kadının çağrısı bilinçli olmaktan çok bilinçaltında davranışlarına yansır. Yatağa girerken süratle giysi değiştiren bir kadının aklında uyumaktan başka bir şey yok demektir. Oysa soyunmaktan adeta zevk alıyormuşçasına ağır ağır hareketlerle gecelik kılığına girerken kadın, farkında olmadan bir çağrıda bulunmaktadır. Bir erkeğin karşısında kışkırtıcı biçimde yarı giyinik duruma geçmek, erkeğin erotik yaklaşımını kırbaçlamanın en etkili yoludur. İçi görünen ince kumaşlar, danteller, omuzları açık bırakan gevşek askılar, Eros’un okları kadar etkilidir.
Eşlerin birbirlerini erotik açıdan uyarmak için gereksinim duyacakları her türlü malzeme modern evlerde bulundurulmaktadır. Banyolar, hoş kokular, güzel dokulu çarşaf ve giysiler, büyük boy aynalar, baştan çıkartıcı ışıklar bunlardan bazılarıdır. Çağdaş evlerde erotik atmosfer yaratmak için yepyeni tasarımlar geliştiren birçok geniş hayal gücüne sahip mimar vardır. Aslında evler, sadece içinde yaşanan değil, aynı zamanda aşk yapılan bir mekan olarak da düşünülmelidir. Bu bağlamda ışık, büyük önem kazanır. En önemlisi de yatak odasının bir köşesinden gelen tatlı ışığın yaratabildiği romantik ve erotik ortamdır. Çiftler, cinsel yetilerinin tam anlamıyla tadına varabilmek için elden geldiğince ve tüm olanakları seferber etmeli ve cinsel birleşmeye uygun ortam yaratma konusu üzerinde özenle durmalıdırlar

 

Yatak odanız fantezi koksun Ocak 30, 2007

Cinsel istek istediğimiz zaman açıp kapatabileceğimiz elektrik düğmesi gibi kontrol edilecek bir şey değildir. Çoğu insan, özellikle yaşları ilerledikçe veya ilişkileri olgunlaştıkça, cinsel isteklerinin o kadar çabuk uyarılamadığını görürler. Bu dönemlerde fantezilerin yardımı olabilmektedir.

Önce hazır olmalı

Fanteziler cinsel isteğin uyarılmasında oldukça yardımcı olmaktadırlar. İlişkiye girmeden evvel çoğu insan kendisini beynen hazırlama ihtiyacını duyar.

Bunu da gireceğimiz cinsel ilişkiye beynimizde canlandırarak yaparız. Partnerinizin yakınlığını, sıcaklığını, size dokunuşlarını hayal etmekle başlayabilirsiniz. Partnerinizin yüzünü, gözlerini, dudaklarını kafanızda imajlar halinde görmeye çalışabilirsiniz. Sadece sizin hoşunuza gidecek fiziksel imajları yaratmanız çok önemlidir.

Cinsel isteği uyarmakta partnerinizle günlük temaslarınız da önem taşımaktadır. Telefonla partnerinizi arayarak “Bütün gün senin o muhteşem vücudunu düşünüp duruyorum” veya “Bil bakalım bu akşam seninle ne yapmak istiyorum?” gibi sözlerin söylenmesi, partnerinizin de erotik fanteziler kurmasına yardımcı olacaktır.

Sadece fantezi kurmakla kalmayıp akşam buluştuğunuzda bu fantezilerin ilişkinizi yansıma olanağının yüksek olacağı söz konusudur.

Partner de uyarılmalı

Fanteziler genelde birlikte olduğumuz kişilerle ilgili kurulsalar da bu başka kişiler hakkında fantezi kurmamıza engel olmaz.

Başka kişiler için kurduğunuz fantezileri şu andaki bulunduğunuz ilişkinin içine katmanız normaldir.

Böylece duygularınızı canlı tutabilirsiniz. Ama bazıları başka kişileri ilişkilerine katmakta suçluluk duygusu duyarlar. Bu durumlarda fantezilerinizi partnerinizle sınırlı tutmanız tavsiye edilir

Duygularınızı canlı tutmak istiyorsanız, fantezilerden yardım almalısınız

 

Parfüm kullanmanın incelikleri Ocak 7, 2007

Kategori: cinsellik, fantazi, kalıcı koku, koku, parfum — aliilaslan @ 4:09 pm

Koku, pek çok zaman saçımızın, makyajımızın, kıyafetlerimizin önüne geçecek kadar kuvvetli bir etkiye sahip. Hoş bir parfüm kokusunun tüm algınızı bir anda nasıl da değiştirdiğine çok defalar şahit olmuşsunuzdur.Parfüm kullanırken dikkat etmeniz gereken ilk şey, kullanacağınız miktar. Güzel kokayım derken girdiğiniz ortamı buram buram parfüme boğmayın. Bu her zaman itici bir imaj yaratır. Parfüm`ünüzü yeterli miktarda, yalnızca çok yakınınızda bulunanların duyacağı kadar kullanmanız yeterli.
DAHA KALICI OLMASI İÇİN…Parfüm`ü vücudunuzun sıcak, kuytu bölgelerine sürmeniz hem kokunun kalıcılığını arttırır hem de kokunun hafif hafif, hoş bir şekilde yayılmasını sağlar. En ideal noktalar, kulakların arkası, boyun, bilekler ve göğüsler in arasıdır. Bu noktalardan geçen damarlar, her kalp atışınızda kokunun yavaşça yayılmasına yardımcı olur.Parfüm`ü, 15 cm. uzaklıktan püskürtmeli ve elle yaymadan, kendi kendine kurumasına izin vermelisiniz.
PARFÜM ALIŞVERİŞİNDE ACELE ETMEYİNÇeşitli markaların piyasaya sürdüğü, birbirinden çekici kokular arasından seçim yapmaya çalışmak, parfüm kullanmanın en zor yanı. Çiçek kokuları, meyve kokuları ve onlarca farklı bileşimdeki parfüm`den birini tercih etmek, sabırlı olmayı ve karar verirken acele etmemeyi gerektiriyor. Parfüm`ün tene sürüldükten sonra, vücut ısısıyla beraber gerçek kokusuna ulaşması ve tende nasıl duracağının daha iyi anlaşılması için, bileğinize bir miktar sıktıktan sonra en az 3-4 dakika kendi kendine kurumasını ve tene iyice yerleşmesini bekleyin. Aynı anda birkaç parfüm denemek yerine, acele etmeden, kokuyu iyice hissetmeye çalışarak karar verin.
SERİN VE KAPALI BİR YERDE SAKLAYINBir sürü para verdiğiniz parfüm`lerinizi bozulmadan kullanmak için saklama şartlarına dikkat etmelisiniz. Yüksek sıcaklık, nem ve doğrudan güneş ışığı parfüm`ün bileşenlerinin kimyasal özelliklerinin dolayısıyla da parfüm`ün kokusunun değişmesine neden olabilir. Bu yüzden parfüm`lerinizi serin ve kapalı bir yerde örneğin çekmecede saklayın.
Kaynak: ntvmsnbc.com
Kaynak : http://www.buldun.com/bayanlara

 

KADINLARIN CİNSEL ( Seks Sex ) FANTEZİLERİ ! Ocak 7, 2007

KADINLAR`IN ( KADINLARIN ) CİNSEL ( Seks Sex ) FANTEZİLERİ ! Sanıldığının aksine kadınların da cinsel fantezileri vardır. Erkekler bunu ne kadar görmezlikten gelse, bazı kadınlar da bu fantezileri ne kadar “sapıklık” olarak algılasa da, aslında “fanteziler” seksin tuzu biberidir… O yüzden fantezilerinize kulak verip zaman zaman aklınızdan geçenleri partnerinizle paylaşmaktan çekinmeyin…
“Türk kadınlarının cinsel fantezi” örnekleri pek dillendirilmediği için bu hafta yabancı bir yazarın kitabındaki fantezilerden bazılarını yayınlıyoruz. Ama dileyen, yani cesareti olan kadın okurlarımız “cinsel fantezileri”ni paylaşmak isterse, “yatak odası” sayfamızın kapısı her zaman onlara açık!
Herkes hayal kurar, herkesin düşgücü vardır. Cinsel fantezilerde buna dahil. Ama en çok cinsel fanteziler gizlenir, açıklanmaz. Özellikle de kadınlar fantezilerini çok fazla paylaşma yanlısı değildir. Sadece yakın kız arkadaşlarıyla paylaşırlar cinsel fantezilerini… Kocalarına ya da sevgililerine “fantezilerini” anlatmaya korkarlar. Nancy Friday’in “fantezi” kitabı”Fanteziler, cinsiyetin gelişimi olarak düşünülmelidir. Bence kadınlar`daki cinsel bilgi potansiyeli, bu gizli tehdit ve güçlü rakip en çok erkekleri rahatsız ediyor”.
Ünlü yazar Nancy Friday büyük ilgi gören “Benim Gizli Bahçem” adlı kitabının önsözünde böyle diyor. Farklı sosyal gruplardan, değişik kültürde ve her yaştan kadınla yaptığı sohbetlerde sayısız fanteziyi biraraya getiren Nancy Friday “Benim Gizli Bahçem” adını taşıyan kitabını bu şekilde oluşturmuş. “Kimse kurduğu fantezi nedeniyle suçlanmamalı” diyen Friday’in kitabında birbirinden ilginç “kadın fantezileri” mevcut. İşte bu fantezileri anlatan kadınlar`dan biri ve onun hikayesi….
Sevgilimi yatakta bir doktor olarak hayal ediyordum!Vicki, 30 yaşında. Bekar. İkinci eşinden yeni ayrılmış. Egzotik görünüşüyle birçok erkeği etkilemesine rağmen, o hep hain yaradılışlı erkekleri tercih ediyor. Şimdi gözlerini çoktan bir sonraki eşin keşfine dikmiş durumda! Fantezisine gelince…”
Son günlerde sevgilimin doktor olduğunu hayal etmeden onunla yatağa giremiyorum. Bu odaklandığım fantezinin seksi gözümde yüceltip yüceltmediği konusunda herhangi bir fikrim yok. Tek bildiğim hayal ettiğim doktorun, başlığı ve maskesiyle biraz kendi doktoruma benzediği…
Oysa şimdiye kadar hiçbir doktorla romantik bir ilişki yaşamadım. Tanrı biliyor ki, muayeneler sırasında da tahrik olmadım. Zaten çocukken de komşu çocuklarıyla hiç doktorculuk oynamamıştım! Ama şu sıralar bir erkekle yatağa girdiğimde onu hep doktorum gibi görüyorum. Ne kadar çok heyecanlanırsam, bacaklarım o kadar havaya kalkıyor ve o doktor da o kadar bacaklarımın arasına giriyor…
Ne demek istediğimi anlıyorsunuz. Muayene ne kadar karmaşıksa heyecanım da o kadar şiddetli oluyor. Doktor teşhise yaklaştıkça ben de orgazma ulaşıyorum. Orgazmdan sonra doktorun maskeli suratı bana doğru yaklaşıyor ve o sevgi dolu gözler bana harika durumda olduğumu söylemeden önce her şey olması gerektiği yere dönüyor.”Hayli ilginç olan bu fantezi, Friday’in kitabında yer alanlardan sadece biri. İşin ilginç yanı, bugün birçok erkek, eşlerinin ya da sevgililerinin fantezileri olabileceğini düşünmek istemiyor. “Masum bir hayal” deyip geçiştirmeyi de başaramıyor. Ya kafası takılıyor ya da “olamaz” deyip inkar ediyor.Bir fantezi daha!Friday’ın kitabında yer alan diğer bir fantezi ise evli bir kadına ait: “
Size 3.5 yıldır evli olduğumu söylemeliyim. Kocama cinsel fantezilerimi hiç anlatmadığımı söylemeliyim. İşte zaman zaman düşündüğüm fantezilerden biri… Kocamla sevişirken arkadaşlarımızdan birinin benimle seviştiğini düşünmek bana müthiş bir heyacan veriyor. Başka biriyle ilişkiye girmek gibi bir isteğim yok. Ama bu ekstra heyecanı düşünmek istiyorum. Bu çok mu yanlış? Bunu kocama anlattığımı düşünemiyorum. Kesinlikle onun erkeklik egosunu incitmek istemem, bunu ona anlatmam yanlış olabilir”
.En sık rastlanan fantezi örnekleri
* Kocamla sevişirken onun metresi olduğunu hayal ediyorum. Onu, gururlu karısından uzaklaştırıp baştan çıkarmaya çalışıyorum. Veya kendimi bir fahişe gibi düşlüyorum.
* Çeşitli erkeklerin yatakta nasıl olduklarını düşlüyorum. Çok mutlu bir evliliğim var, ama eğer kocamın arkadaşı bana çekici gelirse, ikimizin seviştiğine dair fanteziler kurarım. Mesela içki alırken karşılıklı durduğumuzda onu çıplak hayal ediyorum. Bundan gerçekten fiziksel olarak uyarıldığım kadar zevk alıyorum.
* Masturbasyon yaparken, beni kaçırır kaçırmaz muhteşem güzelliğime dayanamayıp bana hemen tecavüz eden bir adamı hayal ediyorum. Ya da bakireliğime önem verdiğimden yatmadığım, ama çok seksi eski sevgilimle seviştiğimi hayal ediyorum.
* Hayatımdaki erkekler hep biraz zayıftılar. Fantezilerimdeki erkekler ise daima ayaklarını yere basmasını bilen He- man tarzı adamlar. Hayalimdeki erkek beni dizine oturtup çıplak popomu bir güzel dövüyor, sonra da sevişiyoruz.
* Hayalllerimde ben bir striptizciyim, sahnede gösteri yapıyorum. Sonra da seyircilerin arasına girip bir sürü erkekle sevişiyorum.
* Ben bir erkeğin kocaman kaslarıyla ilgili hayal kuruyorum. Tam evimizin önünden her gün caddeden geçtiğini gördüm birinin. Onun siyah sakalı ve çok güzel gözleri var.
* Ayaklarımın altından sular akan bir sahilde olduğumu hayal ediyorum. Başımın dönmesi ve uçma hissi kahredici. Denizle emiliyorum. Bu olağanüstü. KADINLAR`IN ( KADINLARIN ) CİNSEL ( Seks Sex ) FANTEZİLERİ !

Kaynak : http://www.buldun.com/Buyuklericin