Kadinlara Özel Bir Dünya

Çok Harika bir Blog

AÇLIĞINIZI YATIŞTIRIN Kasım 19, 2007


Açlığınızı bastırmak için yeşil ışık besinleri tüketebilirsiniz.

Yeşil ışık besinler: Yağsız et, balık, kümes hayvanları, yumurta, az yağlı peynir, salata, nişastasız sebzeler ve taze meyveler.

Acıktıkça yiyebileceğiniz meyveler: Elma, kayısı, nektarin, portakal, kiraz, incir, şeftali, greyfurt, armut, üzüm, kivi, erik, limon, çilek, ıhlamur, karpuz, ahududu, mandalina.

Acıktıkça yiyebileceğiniz sebzeler: Enginar, havuç, sarımsak, karnabahar fasulye, salatalık, tere, kereviz, Brüksel lahanası, yeşil soğan, brokoli, marul, kırmızı lahana, ıspanak , mantar, bal kabağı, soğan, domates, pırasa, şalgam, turp, kabak, biber, beyaz lahana.

Sarı ışık besinler: Bu diyeti uygularken aşağıdaki karbonhidrat grubundan toplam günde 5 porsiyonun üzerine geçmemeniz gerekmektedir.

* Beyaz ekmek …1 ince dilim

* Buğday ekmeği…1 ince dilim

* Bulgur (pişmiş)…2 yemek kaşığı

* Kuru baklagiller…3 yemek kaşığı

* Çavdar ekmeği… ince dilim

* Ceviz…3 adet

* Fındık…10 adet

* Erişte (pişmiş)…2 yemek kaşığı

* Hamburger ekmeği…1/2 adet

* Haşlanmış mısır…1/2 orta boy

Karışık tahıllı ekmek, etimek inceliğinde; evde yapılmış kek 1 parmak kalınlığında.

* Kuskus (pişmiş) 2 yemek kaşığı

* Makarna (pişmiş) 2 yemek kaşığı

* Patlamış mısır 1 su bardağı

* Pirinç (pişmiş) 2 yemek kaşığı

* Pita ekmek 1/2 adet

* Sebzeli börek 1 avuç içi kadar

* Sandviç ekmeği 1/3 adet

* Simit 1/3 adet

* Tuzlu bisküvi 4 adet

* Üzümlü ekmek 1 ince dilim

* Yulaf ekmeği 1 ince dilim

Ek olarak, her gün aşağıdakileri tüketmenize de izin verilen besinler: 2-3 porsiyon yağsız veya az yağlı süt, yoğurt. Bu besinlerdeki karbonhidratlar hesaba katılmaz. (1 porsiyon= 1 su bardağı) Tekli veya çoklu doymamış yağlardan avakado, badem, zeytin, yer fıstığı, kanola yağı, zeytin yağı veya fındık yağı gibi margarin, salata sosları, mısır yağı, ayçiçek yağı, soya yağı 6 porsiyon. (1 porsiyon=1 tatlı kaşığı)

Kırmızı ışık besinler: Ekmek, hamur işleri, kurabiyeler, pastalar, tahıl gevrekleri, soslar, hazır çorbalar, şeker, çikolata gibi besinlerle karşılaşınca mutlaka durun.

Örnek diyet: Bu diyeti yaparken her gün en az 60 dakika yürüyüş yapmanızı öneririz.

Kahvaltı: 1 su bardağı az yağlı süt+ 1 karper kadar az yağlı peynir+ 1 ince dilim ekmek+ yeşil ışık sebzeler.

Öğle: Doyana kadar yağsız tavuk, balık veya kırmızı et +yeşil ışık sebzeler+ 2 yemek kaşığı bulgur pilavı veya makarna

İkindi: Yeşil ışık meyvelerden doyana kadar yenilebilir.

Akşam: 3 yemek kaşığı kuru baklagil yemeği veya 1 orta boy fırınlanmış patates+ 1 kase az yağlı yoğurt+ yeşil ışık az yağlı sebze yemeği.

Ara: Doyana kadar yeşil ışık meyve.

Sebze yemekleri hazırlanırken 1 tencereye 6 tatlı kaşığı yağ eklenmeli.

 

BAŞARILI BİR DİYETİN SIRLARI Kasım 19, 2007

İnce düşünmek, günlük olarak hayatınızda ufak tefek değişiklikler yapmakla ilgili, yoksa şu kadar zamanda şu kadar kilo vermekle ilgili değil. Yemek her yerde. Yani siz eve yemekten kaçındığınız şeyleri almasanız bile, dışarıda bunlarla karşılaşacaksınız. Bu nedenle kilo vermeye yönelik uzun vadeli planlarınızı destekleyecek bir yaşam tarzını benimsemeniz gerekiyor.

Başarılı diyetçilerin düşünme şekli nasıl?

Kolorado Üniversitesi Ulusal Kilo Kontrolü Sicil Dairesi, kilo vermeyi başarmış kişilerin günlük hayatlarını 20 yıl önce incelemeye başlamış. Şu an kayıtlarda ortalama 30 kilo nun üzerinde verip bunu 5 yıldan uzun süre korumayı başarmış 3000 kişi bulunuyor.

Katılımcıların kayıtları incelendiğinde, kilo verme ve bunu koruma işini başarmış kişilerde 4 ortak davranış şekli belirlenmiş.

Az yağlı ve yüksek karbonhidrat içeren bir beslenme şekli.

Kahvaltının asla atlanmadan her gün edilmesi.

Gelişimin kaydedilmesi. Yani yediklerinizin ve her gün tartılarak öğrendiğiniz kilonuzun güncesinin tutulması.

Bolca fiziksel aktivite, günde bir saat kadar.

Çoğu beslenme ve diyet uzmanı aslında her gün tartılmanın olumlu sonuç almayı engelleyeceğini ve hayal kırıklığına sebep olacağını iddia etse de, Kolarado Üniversitesi ndeki kayıtlara bakınca işe yaradığı görülüyor.

İşte katılımcıların kilo vermedeki sırları:

Katılımların yüzde 92 si belli bazı besinlerin alımına sınır koymuş.

Günde ortalama 1400 kalori tüketmişler. Çoğunun beslenme programı, az yağlı ve bol karbonhidratlı beslenmeye dayalı.

Aldıkları kalorinin yüzde 24 ü yağdan, 19 u proteinden ve 56 sı karbonhidrattan geliyor.

Ortalama günde 5 öğün tüketmişler.

Egzersiz yoluyla yaktıkları haftalık kalori miktarı ortalama 2800 kadar (günlük olarak yaklaşık 400 kalori ediyor)

Yüzde 75 in haftada en az bir kez tartılıyormuş.

Üçte biri verdiği kiloyu korumayı zor olarak nitelerken, üçte birlik diğer bir grup kolayca, geriye kalan üçte bir de kolay olarak görmüş.

Yüzde 42 lik bir grup korumanın kilo vermekten daha kolay olduğunu söylemiş.

Kilo verme ve korumada en önemli şeylerden biri de olumlu yaklaşım. Çünkü yapamayacaklarımıza odaklanmaktansa, yapabileceklerimize odaklanmak, ulaşılabilir hedefler belirlemek, amaca ulaşmayı ve gelişme kaydetmeyi kolaylaştırır.

Genleriniz basen ölçünüzü nasıl etkiler?

Peki kilo probleminizde ailenizin rolü ne? Eğer ailenizde kilolu kişiler varsa, baştan kaybedilmiş bir savaşı devam mı ettirmeye çalışıyorsunuz?

Obez olma olasılığınız üzerindeki etkisi büyük olmasına rağmen genetik, vücudunuzun yağ biriktirmesi ya da biriktirmemesi konusunda tek başına belirleyici olamaz. Ancak yapılan bazı araştırmalar, bir kişinin kilosu ve vücudunun yağ biriktirme durumunun, biyolojik annesinin yapısıyla yakın ilişki içerisinde olduğunu gösteriyor. Ancak anneniz obez de olsa, obezite sizin kaderiniz olmak zorunda değil.

Bir yüzde vermek gerekirse, genetiğin obezite olasılığına etkisi yüzde 25. Geri kalan 75 ise toplumsal alışkanlıkardan kişinin kendi yaşam tarzına, satın alma gücünün hangi besinleri kapsadığına kadar çeşitli farklı olasılıkları içeriyor.

Davranış ve yaşam tarzı, özellikle de yaşlandıça değiştirilmesi zor bir hal alır. Ancak uzun bir zamana yayılan basit ve küçük adımlarla istediğiniz amaca ulaşabilirsiniz.

 

Besinler ve Kalori Değerleri Kasım 19, 2007

Miktar Kalori

1 dilim Ekmek 26 gr 85
1 Dilim Kepek Ekmeği 26 gr 55
1 Dilim Kızarmış ekmek 13 gr 30
Ahududu 100 gr 30
Alabalık 100 gr 168
Ananas 100 gr 52
Armut 100 gr 70
Avocado 100 gr 167
Ayva 100 gr 63
Bakla Taze 100 gr 45
Beyaz Peynir Light 100 gr 190
Beyaz Peynir yağlı 100 gr 260
Bezelye 100 gr 89
Bisküvi 100 gr 460
Brokoli 100 gr 32
Brüksel Lahanası 100 gr 45
Bugday 100 gr 365
Bulgur Pişmemiş 100 gr 370
Çilek 100 gr 26
Dana Bonfile ızgara 100 gr 137
Dana kıyma 100 gr 214
Domates 100 gr 14
Elma 100 gr 60
Enginar 100 gr 10
Erik 1 adet 8
Fasulye Taze 100 gr 32
Greyfrut 100 gr 41
Havuç 100 gr 42
Hindi 100 gr 160
Ispanak 100 gr 16
İncir Kuru 100 gr 60
İncir Taze 100 gr 40
İstakoz 100 gr 91
Kabak 100 gr 25
Karnabahar 100 gr 30
Karpuz 250 gr 55
Kaşar Peyniri Light 100 gr 170
Kaşar Peyniri yağlı 100 gr 400
Kavun 250 gr 65
Kayısı taze 1 Adet 8
Kereviz 100 gr 18
Kiraz 100 gr 40
Kivi 1 Adet 35
Kuzu Pirzola Yağlı 100 gr 280
Lahana 100 gr 24
Limon 100 gr 27
Makarna Haşlanmış 100 gr 85
Mandalina 100 gr 50
Mantar 100 gr 35
Margarin 100 gr 740
Marul 100 gr 18
Maydanoz 100 gr 50
Mercimek Kuru 100 gr 320
Mısır Kuru 100 gr 340
Muz 100 gr 85
Palamut 100 gr 168
Parmesan Peyniri 100 gr 420
Patates Haşlanmış 100 gr 100
Patates Kızartma 100 gr 340
Patlıcan 100 gr 27
Pavurya 100 gr 93
Pırasa 100 gr 52
Pirinç Pişmiş 100 gr 125
Pisi Balığı 100 gr 95
Portakal 100 gr 50
Ringa Balığı 100 gr 253
Salam 100 gr 420
Salatalık 100 gr 15
Sardalya 100 gr 294
Sarmısak 100 gr 137
Soğan Kuru 100 gr 38
Somon 100 gr 220
Sosis 100 gr 290
Susam 100 gr 590
Süt Light 100 gr 30
Süt Yağlı 100 gr 70
Şeftali 100 gr 38
Tavuk Budu Izgara 100 gr 160
Tavuk Gogüs Haşlama (Derisiz) 100 gr 100
Tavuk Gögüs İzgara (Derili) 100 gr 155
Tavuk Göğüs İzgara (Derisiz) 100 gr 110
Tereyağı 100 gr 750
Ton Balığı Konserve 100 gr 75
Turp 100 gr 17
Uskumru 100 gr 262
Üzüm 100 gr 67
Yeşil Biber 100 gr 15
Yeşil Salata 100 gr 14
Yılan Balığı 100 gr 233
Yoğurt – Yağlı 100 gr 100
Yoğurt light 100 gr 60
Yoğurt meyveli 100 gr 130
Yumurta 1 adet 80
Zeytin Yağı 100 gr 900

 

GELİNLİK MODELLERİ Kasım 19, 2007

 

ABİYE MODELLERİ Kasım 19, 2007


 

DAMATLIK MODELLERİ Kasım 19, 2007


 

GELİN BUKETİ Kasım 19, 2007


gelin buketi
Gelin buketi 01

gelin buketi
Gelin buketi 02
gelin buketi
Gelin buketi 03
gelin buketi
Gelin buketi 04
gelinbuketi
Gelin buketi 05
gelinbuketi
Gelin buketi 06
gelin el çiçeği
Gelin buketi 07
gelin el çiçeği
Gelin buketi 08
gelin el çiçeği
Gelin buketi 09

Gelin buketi 10

Gelin buketi 11

Gelin buketi 12

Gelin buketi 13
gelin el çiçeği
Gelin buketi 14
gelin el çiçeği
Gelin buketi 15
gelin el çiçeği
Gelin buketi 16
gelin el çiçeği
Gelin buketi 17
gelin el çiçeği
Gelin buketi 18
gelin el çiçeği
Gelin buketi 19
gelin el çiçeği
Gelin buketi 20
 

Genital hijyeni korumada 10 altın kural Ağustos 21, 2007

Kadın genital sistemi cinsel ilişkiyle içeri giren bakterilerle sürekli “savaş” halindedir. Bunun yanında genital organların kalın bağırsakla yakın komşulukta olması buradaki bakterilere de vajinadan direkt bir giriş kapısı oluşturur.

Genital sistemin idrar yolu ile yakın komşuluğu bölgede uretra (idrar borusu) yoluyla mesaneye direkt bir geçiş sağlar.

Normal şartlarda vajinanın mükemmel savunma mekanizması ve uretradan mesaneye geçişi zorlaştıran kapak mekanizması sayesinde bakterilerin genital bölgede ve idrar yollarında enfeksiyon yapması engellenir.
Her ay gerçekleşen adet kanaması içerdiği proteinler nedeniyle bakterilerin çoğalması için çok uygun bir ortam oluşturur ve bu nedenle kadınlarda enfeksiyonlar en sık adet döneminde ortaya çıkar.
Genital hijyen kuralları hakkında bilgi sahibi olmanız hem genital sistem hem de idrar yolu enfeksiyonlarından korunmanız açısından son derece önemlidir.
Vajinanın dostu: Laktobasiller
Vajinanın diğer organlara göre en önemli farklılıklarından biri bölgenin zararlı bakterilere karşı savunmasında bizzat bakterilerin görev almasıdır. Laktobasil adı verilen ve asit ortamda üreme özelliği olan bakteriler vajinanın içinde enfeksiyon yapabilecek diğer bakterilerin çoğalmasına engel olurlar. Bu amaca yönelik olarak vajina duvarında yer alan hücreler içerisinde östrojen hormonu sayesinde depolanan glikojen (glikojen glikoz adlı şekerin depo şeklidir) önce şekere sonra laktik asit adı verilen bir asit maddeye dönüşür. Bu asit madde vajinanın asit ortamının devamını ve laktobasillerin çoğalmasını sağlar.
Herhangi bir nedenle laktobasiller azaldığında (enfeksiyon yapıcı bakterilerin vajinayı işgal etmesi ve laktobasillere üstün gelmesi) vajinanın asit ortamı bozulur ve vajinada enfeksiyon kolaylaşır.
Herhangi bir nedenle vajinanın asit ortamı azaldığında (vajinaya uygun olmayan kimyasal maddelerin girmesi, östrojen üretiminin azalması nedeniyle glikojen depolarının azalması) laktobasiller azalır ve vajinada enfeksiyon kolaylaşır.
Genital hijyeni korumaya yönelik önerilerin bir çoğu vajinada laktobasil-asit ortam ikilisinin korunmasına yöneliktir. Genital hijyen kurallarını ezberlemek yerine bu ikiliyi aklınıza getirirseniz genital hijyen olgusunu çözmeniz kolaylaşacaktır.
1. Doktorunuz aksini önermedikçe vajinanın içini yıkamaya yönelik üretilen hijyen ürünlerini kullanmamalısınız.
Vajina kendini sürekli yenileyen bir organdır. Bu nedenle vajinanın içine bu maddelerin sokularak “temizlik” yapılmaya çalışılması anlamsızdır ve vajinanın laktobasil/asit ortamının zarar görmesine neden olabilir. Bu ürünlerle dış genital bölgenizi temizlemenizde bir sakınca yoktur.
Genital bölgenin gereğinden fazla yıkanarak hijyen sağlanmaya çalışılması vajinanın laktobasil/asit ortamının zarar görmesine katkıda bulunabilir.
2. Tuvalet sonrası temizlikte temizliğin önden arkaya (vajinadan anüse doğru yapılması) çok önemlidir. Temizliği anüsten vajinaya doğru yaptığınızda dışkıdaki kalınbağırsak bakterileri vajinaya ve buradan da idrar borusu yoluyla mesaneye bulaşabilir.
3. Genital bölgenin kuru kalması önemlidir. Mantar ve diğer bakterilerin nemli ve sıcak ortamlarda daha kolay üremesi nedeniyle genital bölgenin kuru kalması önemlidir. İç çamaşırınızı günlük değiştirmek, naylon yerine pamuklu iç çamaşırları tercih etmek, dar pantolon, çorap ve iç çamaşırı kullanmamakla bunu sağlayabilirsiniz.
4. İlişki sonrasında ve diğer tüm zamanlarda idrar yapma ihtiyacı ortaya çıktığında ertelenmemelidir. İdrar ihtiyacı ertelendiğinde mesanedeki bakteriler enfeksiyon yapmak için “zaman” bulurlar. Halbuki idrar yapılması bakterilerin idrarla birlikte vücuttan atılmasını sağlar.
5. Tam hazır olunmadan (yeterli kayganlık oluşmadan) ilişkiye başlanmamalıdır. Bu önlem mekanik tahrişe meydan vermemek açısından çok önemlidir. Gerekirse doktor önerisine göre kayganlaştırıcı ilaçlar kullanabilirsiniz.
6. Adet kanaması döneminde dikkat edilmesi gerekenler:
Adet kanaması döneminde olan kadına iş yaşamında, sosyal aktivitelerinde hareket serbestliği sağlaması, denize girebilme imkanı vermesi için üretilen Vajinal tamponların kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta tamponun sık aralıklarla yenisiyle değiştirilmesinin ihmal edilmemesidir. Vajinal tamponu yerleştirdiğiniz andan itibaren kanla temas sonrasında bakteriler hızla çoğalmaya başlar.
Vajinal tamponlar uygun kullanıldıklarında vajinanın doğal ortamını bozmazlar. Ancak uzun süre vajina içinde kaldığında bu tamponlar vajinit sorununun gelişimi bir yana, hayatı tehdit eden enfeksiyonlara bile neden olabilirler.
Adet kanaması döneminde cinsel ilişkiyi yasaklamak için yeterli tıbbi neden olmamakla beraber, kendinizi bu dönemde yeterince rahat hissetmiyorsanız eşinize bu durumu iletmeli ve kanamalı dönemlerde ilişkiyi ertelemelisiniz.
Üst genital sistemi enfeksiyonlarının en sık adet kanaması döneminde gerçekleştiği düşünüldüğünden bu açıdan risk altında olan kadınlar (daha önceden geçirilmiş enfeksiyon, çok eşli yaşam veya eşin çok eşli yaşam sürmesi gibi) bu dönemde ilişkide bulunmaktan kaçınmalıdırlar.
7. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH) açısından risk altında olan biriyle cinsel ilişkiye girdiğinizde eşinizin prezervatif kullanmasını istemek sizin en doğal hakkınızdır. Bunu sağlayamayacağınızı düşündüğünüzde kadın prezervatifinden faydalanabilirsiniz .
Unutmayın: Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) erkekten kadına daha kolay bulaşırlar.
8. Genital temizlikte dikkat edilmesi gerekenler:
Ağda ve jilet genital kılların giderilmesinde oldukça etkilidir. Lakin bu iki yöntem kıl köklerinin enfeksiyonunu kolaylaştırır ve genital bölgenin daha kolay tahriş olmasına neden olur. Genital bölge için geliştirilmiş aletlerden faydalanmak veya makas kullanmak özellikle genital bölgeleri enfeksiyona ve tahrişe duyarlı kadınlarda daha iyi bir seçenek olabilir.
9. Tuvalette alınması gereken önlemler:
Klozet kapağının üzerine serilen tek kullanımlık kağıtlar ülkemizde de giderek yaygınlaşmakta ve hatta büyük marketlerde bu kağıtlar herkesin cebinde taşıması için uygun bir şekilde paketlenmiş olarak satılmaktadır. Bu kağıtları mutlaka kullanmalısınız.
Tuvaletlerde diğer bir sorun da tuvaletin içindeki kirli suyun sıçrayarak genital bölgeye değmesidir. Bunu önlemek için kirli suyun üzerini tuvalet kağıdıyla kaplayabilirsiniz. Bunu yapmak mümkün olmadığında dezenfektan madde içeren “mavi su verici tabletlerden” faydalanabilirsiniz.
10. Her kadın düzenli olarak jinekolojik muayeneden geçmeli ve belirti ve bulgulara duyarlı olmalıdır. Kadınlar hiçbir sorunları olmasa dahi yıllık jinekolojik muayene için başvurmalıdırlar. Bu, belirti vermeyen veya geç belirti veren hastalıkların tanı ve tedavisi açısından çok önemlidir.
Dr.Kağan Kocatepe

 

KADIN İÇİN "İLK GECE" Ağustos 21, 2007

Konunun anlaşılabilirliği açısından gerdek gecesini çağrıştıran “İlk Gece” deyimi yerine “İlk Cinsel İlişki” deyimini kullanmak daha doğru olacaktır. Zira, bu konuda elimizde gerçekçi istatistikler bulunmamasına karşın, kadınlarımızın belli bir yüzdesi, evlenmeden önceki bir dönemde ilk cinsel deneyimlerini yaşamaktadırlar.

İlk Deneyimin Önemi..
Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi oldukça önemlidir. Cinsel ilişkiyle ilgili problemler yaşayan çiftlerin tıbbi değerlendirilmelerinde, özellikle kadının uyarılamama, çok geç uyarılma, orgazm olamama, veya çok geç orgazm olma gibi sorunlar yaşadığı durumlarda özgeçmişte sıklıkla travmatik (sorunlu) bir ilk cinsel ilişki deneyimi bulunmaktadır. Bu beklenen bir sonuçtur, zira kadın tarafından bakıldığında ilk deneyim, anatomik bir bariyer olan kızlık zarının aşılma zorunluluğu nedeniyle kanama ve beraberinde çoğu durumda az da olsa ağrının yaşandığı bir durumdur. Netice itibarıyla hazırlıksız, uygun olmayan koşullarda ve özellikle de bu konudaki sorumluluğunu ihmal eden bir erkek ile beraber yaşanan ilk deneyimin kalıcı psikolojik etkiler yaratması imkan dahilindedir.

İlk İlişki Mutlaka Ağrılı Mıdır?
Kızlık zarı kadınların %90′ından fazlasında nispeten ince ve esnek bir mukoza parçası yapısındadır. Kadının kendini tümüyle hazır hissettiği durumlarda, “ön sevişmeyle” bölgede yeterli kayganlık sağlandığında, erkeğin de yumuşak davranması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması durumunda, kadın kızlık zarının yırtılması esnasında ağrı hissetmez, veya az bir ağrı hisseder. Cinsel ilişkiden alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu kadar düşük şiddette bir ağrı uyaranının beynin üst merkezlerinde bilinçli olarak algılanma ve sonradan “hoş olmayan bir anı” olarak hatırlanma olasılığı düşüktür.

İlk İlişkide Mutlaka Kanama Olur Mu?
İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanılgıdır. Her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır ve kızlık zarı bazı kadınlarda o kadar esnektir ki, penis içeriye girdiğinde, ve özellikle de vajina giriş bölgesi yeterince kayganlaşmışsa kızlık zarı yırtılmadan kalır. Bu duruma her 100 genç kızdan birinde ve belki daha fazlasında rastlanabilir. Bazı kadınlarda da kızlık zarının üzerinde yer alan damar yapıları çok az olduğundan, zar yırtılmasına rağmen gözle görülebilen bir kanama gerçekleşmeyebilir.

Kızlık Zarının Çok Kalın Olması Nedeniyle İlişkinin Gerçekleşememesi Mümkün Olabilir Mi?
Bazı durumlarda ilk cinsel birleşme birinci denemede ve sonraki birkaç denemede gerçekleştirilemeyebilir. Bunun en sık görülen nedeni sanıldığı gibi kızlık zarının kalın olması değildir. En sık görülen neden, genç kadının kendini cinsel ilişkiye hazır hissetmemesidir. Bu durumda kadın kendini gevşetemeyecek, vajinanın girişinde yer alan güçlü kaslar kasılı kalacak ve vajina giriş bölgesinde yeterince kayganlık sağlanamayacağından penisin vajinanın girişinde yer alan kas ve kızlık zarı engelini aşması zor olacaktır. Erkek böyle bir durumda genç kadının canının yandığını hissettiğinde belli bir süre sonra girişimden vazgeçecektir.

Ender görülen bir neden de kızlık zarının gerçekten kalın olmasıdır. Jinekoloji kliniğine “ilk ilişkiyi başaramama” nedeniyle başvuran kadınların bir kısmının özgeçmişinde arka arkaya yapılan ilişki girişimleri sonuçsuz kalmıştır ve muayenesinde de gerçekten kızlık zarı kalındır. Bu durumlarda bazen ufak bir cerrahi müdahale ile kızlık zarının doktor tarafından açılması gerekebilir.

Kızlık Zarı Yırtılmasına Bağlı Oluşan Kanama Ne Kadar Sürer?
Kızlık zarının yırtılması esnasında bazen yırtık kızlık zarından vajinaya doğru genişleyebilir. “Deflorasyon kanaması” (deflorasyon kızlık zarının yırtılması anlamına gelen bir kelimedir) olarak adlandırılan bu durum hemen her zaman ön sevişmenin yetersiz olduğu, kadının kendini yeterince hazır hissetmediği bir zamanda, erkeğin “sert hareketlerle” cinsel ilişki denemesinde bulunmasından kaynaklanır. Çoğu durumda erkek kadının ağrı duymasına duyarsız bir şekilde girişimi sürdürmüş ve “yırtık” olması gerekenden daha büyük olmuştur.

Normalde kızlık zarı bozulduğunda kanama en geç yarım saatte durur. Geniş bir yırtık oluştuğunda ise ya hemen başlayan şiddetli bir kanama, veya ilişki bitmesine rağmen uzun bir süre devam eden bir kanama söz konusudur. Yapılan jinekolojik muayenede yırtığın yeri tespit edildikten sonra lokal anestezi, veya geniş yırtıklarda genel anesteziyle yırtık onarılarak kanama durdurulur.

Görüldüğü gibi tamamen doğal bir olay olması gereken “İlk Gece” bazı durumlarda aynı gece veya takip eden günlerde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurulmasını gerektirebilmektedir.

Yapılması Gerekenler..
Kalın kızlık zarı gibi çiftlerin elinde olmayan nedenlere bağlı normaldışı durumlar için erkeğin ve kadının yapabileceği bir şey elbette yoktur.

Başarılı bir “İlk Gece” için kadının yapması gereken, eşine hazır olduğu veya henüz hazır olmadığı mesajını net olarak verebilmesi, ön sevişme aşamasının kontrolünü kendi eline almasıdır. Erkek ise kadının kendisinden farklı olan doğasını kabul etmeli, bir kadının cinsel ilişkiye hazır olmasının erkekten daha uzun sürdüğü gerçeğini göz önünde bulundurmalıdır. Daha sonraki ilişkilerin aynası olabilecek bu ilk ilişkide erkek, kadının gevşemesi ve rahatlaması için elinden geleni yapmalı, sabırlı olmalıdır. İlk ilişkide erkek aşırı zorlayıcı hareketlerden kaçınmalıdır.

 

örgü model çeşitleri Ağustos 19, 2007