







Buzdolabından ilk çıkarılan da, kahvaltı sofrasının vazgeçilmezi de, simit, zeytin, domates ve rakının ekürisi de odur. Diyetle başı dertte olan peynir tutkunlarına ne demeli peki? ‘Kibrit kutusu’ etrafında hayatı sürdürmek mayın tarlasında sınırı geçmeye benzer artık. Gerilim had safhadadır …
Sürekli diyette olan peynir tutkunları için, ‘bir kibrit kutusu kadar’ sözü bir kabusun da başlangıcıdır adeta� ‘Kibrit kutusu’ etrafında hayatı sürdürmek mayın tarlasında sınırı geçmeye benzer artık. Gerilim had safhadadır. Kimi zaman mayınlara basmadan aşılır sınırlar. Oysa dönüşü, mayın yüklüdür sınırın. Zira, aşılmış her kibrit kutusu daha da küçülmüş kibrit kutularını beraberinde getirir; yağlısı, tuzlusu, bol kalorilisiyle, ‘küçülmeyi’ biraz da hak etmiştir peynir�
Evet, diyet listelerinin baş köşesine oturan peynir hayatımızın önemli bir parçası� Öyle ki, sabah güne uyanırken başlar peynirle kucaklaşmamız� Buzdolabından ilk çıkarılan da kahvaltı sofrasının vazgeçilmezi de simit, zeytin, domates ya da rakının ekürisi de odur. Böreklerin harcı, makarnanın tadı, fakirin katığı, zenginin her gün bir yenisini keşfettiği aperitifidir. Burnunu sokmadığı hiçbir sofra yok desek yeridir. Pastaya da katılır, bebek mamasına da�
İnek sütünden yapılan peynirin müptelaları ayrıdır, koyun ya da keçi sütünden yapılanlarınki ayrı…
Otlusundan kızartılmışına, çökeleğinden küflüsüne kadar, kokusu, yumuşaklığı ve sertliği, hatta rengiyle bile her zevke, her keseye hitap edebilir peynir. Söz sanatlarına da katkısı olmuş, ‘peynir gemisi’nin lafla mı işle mi daha iyi yürüyeceği şeklindeki tartışmaların odağına oturmuştur.
Peynir, artık kahvaltılık bir malzeme olmaktan çıkıp, ana yemeklere girdi, şarabın tamamlayıcısı oldu. Evde yiyecek bir şey bulamadığımız zamanlarda yaptığımız makarnayı peynirle çeşnilendirdik ya da karnabaharla fırına verdik. Yani peynir, artık tüm öğünlerin ve özellikle diyetlerin ayrılmaz bir parçası oldu� Kısacası bazı tutkunları için aşkın, bazıları içinse bağımlılığın öteki adıdır peynir.
AMA HANGİSİ?
Peynirin içindeki kalori ve yağ oranları, öyle ‘aş’a ‘katık’ edilecek cinsten değil� ‘Bir kibrit kutusu’ ölçüsü hayati önemi taşıyor bu nedenle. Hangi peyniri ne miktarda tükettiğimiz çok önemli.
Peynirlerin besin değerlerine göz atıp, ‘kibrit kutusu’ sınırının ne olduğunu görelim istedik. 30 gram, yani yaklaşık ‘bir kibrit kutusu’ peynir neleri içeriyor.
Dr. Muzaffer Kuşhan sizin için peynirlere not verdi

İSVİÇRE PEYNİRİ
120 kalori, 9 gr. yağ, 290 mg. kalsiyum
Protein ve mineral açısından zengin. 30 gramında, günlük olarak alınması tavsiye edilen kalsiyumun üçte birinden fazlası var.
Sağlık değerlendirmesi: 6
BRİE
96 kalori, 8 gr. yağ, 162 mg. kalsiyum
Brie, yağlı peynirlerarasında gösterilse de içerdiği yağ kaşar peynirinden az. B1 vitamini açısından zengin. Çinko oranı da azımsanmayacak düzeyde.
Sağlık değerlendirmesi: 7
CAMEMBERT
89 kalori, 7 gr. yağ, 105 mg. kalsiyum
Sert peynirlere oranla, üçte bir oranında daha az yağ ve dörtte bir oranında daha az kalori mevcut. Folik asit açısından zengin.
Sağlık değerlendirmesi: 8
PARMESAN
136 kalori, 9.8 gr. yağ, 360 mg. kalsiyum
Kalsiyum deposudur. Makarna üzerine koyacağınız sadece bir çorba kaşığı parmesan, tavsiye edilen günlük kalsiyum miktarının yüzde 15′ini karşılar. Fazlaca tuzlu, ancak çinko oranı bir hayli yüksek.
Sağlık değerlendirmesi: 6
SÜZME PEYNİR
29 kalori, 1.2 gr. yağ, 22 mg. kalsiyum
Gerçekten çok az yağ içeriyor ve kilo vermeye çalışanlar için de ideal. Ancak kalsiyum açısından zengin değil.
Sağlık değerlendirmesi: 10
KAŞAR
124 kalori, 10.3 gr. yağ, 216 mg. kalsiyum
En yağlı peynirlerden, ancak iyi bir kalsiyum ve çinko kaynağı.
Sağlık değerlendirmesi: 6
MOZARELLA
90 kalori, 7.5 gr. yağ, 155 mg. kalsiyum
Orta yağlı olmasına rağmen doymuş yağ oranı yüksek.
Sağlık değerlendirmesi: 8
RİCOTTA
56 kalori, 4.4 gr. yağ, 63 mg. kalsiyum
Nispeten daha az yağ ve tuz içeriyor. Kalsiyum açısından çok zengin değil.
Sağlık değerlendirmesi: 9
KEÇİ PEYNİRİ
59 kalori, 4.7 gr. yağ, 57 mg. kalsiyum
İnek peynirine oranla az kalorili. D vitamini açısından zengin. Ancak kalsiyum, ya da çinko açısından zengin olduğu söylenemez.
Sağlık değerlendirmesi: 9
BEYAZ PEYNİR
75 kalori, 6 gr. yağ, 108 mg. kalsiyum
Yarım yağlı kaşardan daha az kalori içeriyor. Kalsiyum oranı ne çok az ne de fazla. Tuzlu ve D vitamini açısından zengin.
Sağlık değerlendirmesi: 7
Alırken, saklarken, yerken, bunları unutmayın!
Beyaz peynir çok fazla gözenekli ise alırken bir kez daha düşünün. Gözeneklerin fazlalığı, asitli süt kullanıldığını gösterir.
Beyaz peynir ambalajına fazla su salmışsa bu peynirin yeterince olgunlaşmadığını gösterir.
Tadıldığında çok fazla ekşilik veren beyaz peynirden kaçının. Ancak ekşi oranı çok az olan peynirde yoğurt kültürünün kullanılmış olabileceği aklınızda olsun.
Taze kaşar peyniri açık sarı renkte, homojen yapıda, süt kokulu, kolay dilimlenebilir ve az tuzlu olur.
Dil peyniri az tuzlu olmalı ve lif lif ayrılabilmelidir.
Peynir, ışıksız ortamda (buzdolabında, sebzelik gözünde) saklanmalıdır.
Peynir hemen tüketilmeyecekse, kendi ambalajında saklanmalıdır. Ambalajı açıldıktan sonra ise mutlaka saklama kabında veya ambalaj malzemelerine sararak korunmalıdır. Aksi takdirde peynir nemini kaybeder, aroması ve lezzeti azalır.
Beyaz peynir; ambalajı açıldıktan sonra, içme suyuna, yumurta yüzecek kadar tuz eklenerek hazırlanan sıvıda saklanabilir. Böylece peynirin olgunlaşma süreci de devam eder.
Peynir dilimlere ayrılmadan saklanmalıdır, böylece dış ortamla teması en aza indirilebilir.
Kabuklu peynirler (eski kaşar gibi), kabuğu temizlenmeden saklanmalı, temizleme işlemi peyniri tüketmeden hemen önce yapılmalıdır. Krem peynirler mutlaka kendi ambalajının içinde ve kapağı kapalı olarak saklanmalıdır.
Kızartma peynirler tüketilmeden önce 4-5 saat suda bekletilerek tuzu alınmalıdır.
Beyaz peynir dışındaki peynirler yıkanmaz, su ile temas peynirin lezzet ve aromasının kaybolmasına yol açar.
Beyaz peynirleri keserken, bıçağı ıslatmak peynirin düzgün kesilmesine yardımcı olur.
YÖRESEL TATLAR
Kars gravyer peyniri
Peynir ve zeytin cenneti olan Türkiye’de, tam 23 çeşit yöresel-özgün peynir bulunuyor.
Türkiye Perakendeciler Federasyonu Dergisi’nde (PERDER) yer alan bilgilere göre, Türkiye’de en yaygın olan peynirlerin başında beyaz peynir ve kaşar peyniri geliyor.
İşte, bir dönem sadece üretildiği kentin sınırları içinde kalan, ancak şimdilerde farklı lezzetleriyle her tür tüketiciye ulaşabilen, özgün peynirlerimiz: Mihaliç (kelle) peyniri, keçi peyniri, Erzincan tulum (şakak) peyniri, İzmir tulum peyniri, Van otlu peyniri, lor, Urfa beyaz peyniri, dil peyniri, Çerkez peyniri, Abaza peynirleri, tel (civil) peyniri, çökelek, Yozgat çanak peyniri, külek peyniri, Hatay cara (testi) peyniri, örgü peyniri, golot peyniri, İstanbul çayır peyniri, Manisa çayır peyniri, Ordu torba peyniri, Giresun imansız peyniri, Kars gravyer peyniri ve Denizli yörük peyniri.
“Türkiye’deki insan mozaiği, peyniri de çeşitlendiriyor”
Özellikle peynir çeşitlerinin fazlalığıyla övünen Fransızlarla, bir rekabete girmemiş olsak da ülkemizde de hatırı sayılır bir peynir lezzeti var. Prof. Dr. Artun Ünsal, bu çeşitliliği bizzat yerinde tespit etmiş. Sadece şarküterilerde gördüğü peynir çeşitleriyle yetinmemiş, semt pazarlarına, oralardan da Anadolu’nun dört bir köşesine ‘peynir’ yolculuğuna çıkmış. ‘Süt Uyuyunca’ kitabıyla noktaladığı gezilerden izlenimleri de bir hayli ilginç. Zira peynir tüketim alışkanlıkları yöreden yöreye değişiyor. Kaşar peyniri, bizim bildiğimiz kaşar peynirinin ötesinde dil peyniri olabiliyor, örgü peyniri, hellim peyniri olabiliyor.
Ünsal. peynirdeki çeşitliliği ise insan mozaiğine bağlıyor. “Orta Asya’daki atalarından öğrendiği şekilde bir peyniri yapan köylüye karşılık, Balkanlar’dan, Trakya’dan ve daha birçok yerden gelenlerin peyniri tabii ki çok farklı olacak. Bu topraklarda var olan mozaiği düşünürseniz müthiş bir zenginlik gözünüze çarpar” diyor. Dünyada 8 peynir yapım çeşidi olduğunu Türkiye’de ise 7’sinin kullanıldığını söylüyor Artun Ünsal.
Kafkas Üniversitesi Kars Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Asya Çetinkaya da Türkiye’nin peynir haritasını çıkarmış, 260 peynir çeşidi elde etmiş. Ancak, peynirlerin birçoğu yapım benzerliği gösterdiği için bunları eleyerek 193 peynir çeşidini içeren bir kitap ve harita oluşturmuş.
‘Light’ diye aşırıya kaçmayın siz yine de!
Piyasadaki pek çok markanın diyet peynirleri ile ‘kibrit kutusu’ sınırını aşıp aşmamak sizin kararınız artık. Hemen bütün peynir ürünlerinin “light”ları var marketlerde. Düşük kalorili, şekersiz, tuz oranı azaltılmış, yağsız, diabetik peynir ürünlerini bulmak zor değil. İşte birkaç örnek. Sütaş’ın light kaşar peyniri, kalori oranını sınırlamış. Pınar’ın Labne light sürülebilir krem peyniri, Pınar Labne’nin yüzde 50 daha az yağlı ve yüzde 30 daha az kalorili halidir. Yörsan’ın light teneke beyaz peyniri yine az kalorili olarak piyasada. Ülker’in mavi yeşil light kaşar peyniri de az yağlı az kalorisiyle diyet listelerine uygun.
Yazar: Muzaffer Kuşhan’la Diyet Dergisi
Adzuki fasulyesi (Küçük kırmızı fasulye): Fasulyeler arasında en az yağ oranına sahip. Vücutta daha fazla suyu tutuyor.
ESMER PİRİNÇ B Vitamini deposu olması sayesinde proteinleri, yağları parçalıyor, hazmı kolaylaştırıyor.
Brokoli: Lif ve C vitamini deposu. Ayrıca kilo vermeye yarayan kalsiyum içeriyor. Karaciğere iyi geliyor. Hazma yardımcı oluyor.
Greyfurt: Metabolizmayı hızlandırıyor, vücut direncini artırıyor.
Kırmızı üzüm: Dolaşım sistemini temizliyor. İçerdiği lif, vitamin ve mineraller sayesine kolesterolün düşmesine yardımcı oluyor.
Salatalık: Lif zengini olması sayesinde tokluk hissi veriyor. Ayrıca sağlıklı bir su deposu.
Nar: Hormonları dengeliyor. Bu sayede kilonuzu kontrol etmeniz daha kolaylaşıyor. Ayrıca güçlü bir antioksidan.
Elma: Hafif tatlı, bağırsakları harekete geçiriyor.
Kiraz: Yumuşak bir müshil etkisi yapıyor ve kilo kaybına neden oluyor.
Duyuların zenginliği! Sevgilinizin yüzünü avuçlarınızın içine alın. Emin olun sevgiliniz gözlerini kapatmış, ona bir öpücük vermenizi bekliyor olacaktır.
Ancak henüz dudaklarınızın dudaklarına değmesi için çok erken. İlk önce dudaklarınızı sevgilinizin göz kapaklarına dokundurun. Daha sonra yüzünün diğer bölgelerini öpün. Ağız bölgesine geldiğinizde dilinizle dudaklarının çevresini yalayın! Sevgiliniz ne kadar çok heyecanlandığını göreceksiniz! Son olarak da beklenen buluşmayı gerçekleştirin: Dudaklarınız dudaklarına değsin!
Cilt vücudun en büyük organıdır. 2 mm kalınlığındaki cilt ortalama 3 kag ağırlığındadır.
Kendisine özgü güçlü çalışmalarla dolu bir yaşayışı vardır. Cilt koruyucu bir örtü sayılabilir. Vücudu bakterilerden, kimyasal maddelerden, yabancı cisimlerden korur. Soluk alır; kan damarları, yağ bezi kanalları, sinirleri, kıl kesecikleri vardır. Vücuda inen darbeleri engelleyen bir tampondur. Dış etkenlerden yıpranan cildin her zaman bakıma ihtiyacı vardır.
Cildin bakımı için gerekli malzemeler cildin türüne bağlıdır. Cildin türü de, dokusundan, renginden, durumundan meydana gelir. Beş tip cilt vardır: Yağlı cilt, Kuru cilt, Normal cilt, Karma Cilt ve Hassas cilt.
Cildin bakımı için iyi beslenme, bol su, temiz hava, egzersiz, uyku, stresten uzak durmak gerekir.
Cildinizi güneşten koruyun
Cildin yaşlanmasının en büyük sebebi güneştir. Aslında güneşten korunmak için her gün bir koruycu kullanılmalıdır.
Cildinizi aşırı sıcak ve aşırı soğuktan koruyun
Aşırı sıcak ve soğuk havalarda cildiniz çok gerekli olan nemini kaybedip kuruyacaktır. Özellikle kış ve yaz aylarında, cilt tipiniz için uygun nemlendiricileri mutlaka uygulayın.
Sigara içmeyin
Sigara cildin ihtiyacı olan oksijeni azalttığı gibi, cildin kendini yenilemesini de engeller. Cildin solgun ve istenmeyen bir gönünüm almasına neden olur.
Cildinizi derin temizleyin
Bazı yaşı ilerlemiş bayanlar, cildi kuruyacağı ve kırışıkları artıracağı düşüncesi ile cilt temizliği yapmaktan kaçınırlar. Bu yanlıştır. Cildinize pamukla uygulayacağınız bir temizleyici krem, eğer cildiniz kuru ise yağlı bir kremle cilde masaj yapılması ve birkaç dakika cildin üstünde kaldıktan sonra bol suyla yıkanması yeterli olacaktır.
Cildinizi derin nemlendirin
Günlük bakımının yanı sıra hiç değilse, haftada bir maske veya nemlendiricinizi bol miktarda kullanarak cildinizi beş-on dakika nemlendirmeye bırakın. Kremin fazlasını bir kağıt yardımıyla alın.
Cildinizde kan dolaşımını hızlandırın
Uygun kremlerle cildinize masaj yaparak, ciltteki ölü derinin atılmasını sağlayabilir ve kan dolaşımını hızlandırabilirsiniz. Bu, cildinizin yenilenmesine ve pürüzsüz bir görünüm kazanmasına yardımcı olacaktır.
Sağlıklı beslenin
Vücudunuz için uygulayacağınız sağlıklı beslenme programı, cildiniz için de uygundur. Bol sebze ve meyve, bol lifli tahıllar, az yağlı az şekerli ve az tuzlu besinler tercih edilmelidir.
Bol su için
Cildiniz sürekli nemli kalmalıdır. Bunu da ancak su içerek sağlayabilirsiniz.
Evliliğin kutsallığına ve sürekliliğine en çok inanan ülkeler yüzde 97′yle Endonezya ve yüzde 92′yle Türkiye.
Hızla artan boşanma oranları sizi yanıltmasın, bu gezegende hâlâ ‘evliliğin bir ömür boyu sürmesi gerektiğine’ inananlar çoğunlukta. AC Nielsen’in 46 ülkeden 25 bin kişiyle yaptığı ankete göre, dünyada 10 kişiden yedisi evliliğin ömür boyu sürmesi gerektiğini düşünüyor. Evliliğin kutsallığına ve sürekliliğine en çok inanan ülkeler arasında başı çekenlerse yüzde 97′yle Endonezya ve yüzde 92′yle Türkiye.
Asya’nın diğer Müslüman ülkelerinde de durum farklı değil. Batı’daysa ‘bir yastıkta kocamanın’ en büyük destekçisi ABD’liler. ABD’li erkeklerin evliliğe inancı, kadınlardan daha fazla. Katolik ve muhafazakâr Avrupa ülkelerindeki insanlarsa evliliğin ölene dek sürmesi fikrine sıcak bakmıyor.
Uzun süreli ilişkiyle aynı şey mi?
AC Nielsen araştırma şirketinin Avrupa Başkanı Patrick Dodd, boşanma oranlarının yükseldiği, birlikte yaşamanın tercih edildiği Batı Avrupa’da uzun yıllar evli kalmanın ‘antika bir gelenek’ gibi görülmeye başlandığını söylüyor.
Müslüman Asya ülkeleri Endonezya ve Malezya’dan insanlar evliliği bir yaşam amacı olarak görürken, Yunan katılımcıların yüzde 74′ü evliliğin hayatlarının amacı olamayacağını düşünüyor. Avrupa’dan ankete katılanlarınsa sadece yarısından az bir bölümü evliliğin yaşamdaki amaçlarından biri olduğu görüşünde.
Avrupalıların yüzde 77’si uzun süreli, istikrarlı bir ilişkinin en az evlilik kadar iyi olduğunu düşünüyor. Dodd, tarihte ilk defa Batı Avrupa’da kadınların ‘eş’ yerine kariyer peşinde koştukları ve bağımsızlıklarına evlilikten çok daha fazla önem verdikleri yorumunu yapıyor.
Aynı şekilde Avrupalı erkeklerin de büyük çoğunluğu geleneksel evlilik anlayışını reddediyor. Asyalı ve Müslüman ülkelerdeki insanlar ve ABD, Rusya, Güney Afrika ve Macaristan’dan katılımcılarsa uzun süreli ilişkinin, evliliğin yerini alabileceğini düşünmüyor.
1- Hangi zemin için hangi boyayı seçmeniz gerektiğini bilmelisiniz. Yapının dış kesimindeki kaba ahşabı boyamak için yağ bazlı boyaları tercih din. Geri kalan her yerde plastik kullanabilirsiniz. Yağ bazlı boyaları sürmek için kıl fırça kullanın ve işiniz bittikten sonra fırçaları tinerle temizleyin. Plastik boyayla naylon fırça kullanabilir, fırçaları sabun ve suyla temizleyebilirsiniz.
2- Ayakabı alacaksanız, alışverişe akşam saatlaerinde çıkmalısınız. Akşamüstü ayaklarınız iyice şişmiş olacağı için, ayakkabınızın ayağınızı vurma olasılığını azaltmış olursunuz.
3- Demir-çelik eşyalarınızın paslanmasını engellemek için her türlü demir alet edevatı tahta kutularda saklayın. Tahta, havadaki nemi emerek paslanmayı önler.
4- Pablo Picasso’nun dediği gibi “Güzel bir kadının fısıltısı göreve çağrılmanın gökgürültüsüdür”. Güzel bir kadın, kulağınıza fısıldadığında bunu sakın unutmamalısınız.
5- Jimi Hendrix’ in adının tek “m” ile yazıldığını bilmelisiniz.
6- İkebena, feng shui ve tai chi’nin ne olduğunu bilmelisiniz. İkebena Japonlar’ ın çiçek düzenleme sanatıdır. Fenf shui de bir çeşit ev düzenleme sanatıdır. Evin kapısının yönü, yatağın prize göre konumu, çeşitli aksesuvarların kullanımı hep feng shui’nin alanına girer. Hemen örnek verelim: Feng shui’ye göre sifonu çekerken klozetin kapağını kapatmalısınız, yoksa suyla birlikte sizin enerjiniz ve paranız da gider. Kapının hemen arkasına bir zil yada rüzgar çanı takarak kötü düşünceli insanların size zarar vermesini engellemiş olursunuz. Kafasında kötülük olan biri, evinizden içeri girdiğinde zilin ya da çanın sesini duyar ve dikkati dağılır, böylece size zarar vermez. Tai chi ise Çinlilerin sabahları güneşim doğuşunu karşılamak için parklarda, açık alanlarda yaptıkları hareketlerden oluşan bir Uzakdoğu sporudur. Vücuttatki enerji noktalarını doğru kullanmayı, gücü doğru yöne akıtmayı ve günlük hayatta çalışmayan kas gruplarını ve kemikleri çalıştımayı amaçlayan tai chi, dövüş sanatının da en yumuşak ve en ustalıklı örneklerinden biridir.
7- Yazı tura atarken yazıyı tercih etmelisiniz. Tura yüzü, yazı yüzünden azıcık daha ağırdır;bu nedenle yazı yüzünün gelme olasılığı daha yüksektir.
8- Modern dünyanın yedi harikasını bilmelisiniz. Empire State Building (ABD), Giza Piramitleri (Mısır), Pisa Kulesi (İtalya), Washington Anıtı (ABD), Eyfel Kulesi (Fransa), Tac Mahal (Hinistan), Ayasofya (Türkiye).
9- Şarabı kaç derece sıcaklıkta içmeniz gerektiğini bilmelisiniz. Kaliteli kırmızı:12 – 14 derece. Kırmızı, roze ve kaliteli beyaz: 8 – 10 derece. Tipik beyaz: 6 – 8 derece Tatlı beyaz ve şampanya: 4 – 6 derece.
10- Kırmızı şaraba “nefes aldırmak” için kadehe koyun, çünkü şişede kaldığı sürece nefes alamaz. Yaşlı kırmızı şarapların bir, taze şarapların iki-üç saat süreyle nefes alması gerekir.
11- Daha büyük balık yakalamak için oltanızı derin sulara değil, kıyıya yakın yerlere atın. Nehrin ortasında akıntı, kıyıya oranla dört kat daha güçlü ve hızlıdır. Su ne kadar hızlı akarsa yüzen balık da o kadar küçük olur. Büyük balıklar genellikle kıyıya yakın sularda yüzmeyi severler.
12- Diyelim ki yolunuz Las Vegas’a düştü. Kumarın hangi dalına eğilmeniz, hangisinden uzak durmanız gerektiğini bilmelisiniz. Uzun vadede, oynanacak en iyi oyun 21′dir. Bu oyunda casinonun kazancı, her 100 dolar için 50 cent’i geçmez. En kötü kumar mı? Tabii ki slot machine (tek kollu canavar).
13- Kocakarı reçetelerine prim vermeyin. Soğuktan donmuş yerinizi karla ovmayın, yanıklarınızın üzerine tereyağı sürmeyin ve yılanın ısırdığı yeri kesmeye çalışmayın. Vücudun uç noktaları, yani el ve ayaklar, soğuktan en çok etkilenen ve donma olayının ilk görüldüğü yerlerdir. Kan akışını tekrar normale döndürmek için elinizi soğuk su dolu bir kaba sokun ve kaba yavaş yavaş sıcak su ekleyin. Yanık tedavisinde tereyağı gibi kocakarı ilaçlarına güvenmek yerine yarayı iyice temizleyin ve sarın. Yılan ısırığına gelince, ısırılan yeri bıçakla kesmek yada ısırıp tükürmek gibi yöntemlere boşverin, profosyenel yardım isteyin ve yardım gelene dek mümkün olduğu kadar hareketsiz kalmaya çalışın.
14- Alüminyum folyo çiğnediğinizde, ağzınızda oluşan tuhaf metalik tadın nedeni elektrik akımıdır. Alüminyum, ağzınızdaki tükürükle biraraya gelince reaksiyona girer ve bir çeşit küçük pil işlemi görür.
15- Doğada eti taze korumak için kurutmalısınız. Eti uzun ve ince dilimlere ayının, üzerine tonlarca tuz dökün, sonra sineklerden korumak için üzerini örtün ve dört saat bekleyin. Kurutmak için bir kaç gün güneş altında bırakın. Et kuruduktan sonra, bir yıl süreyle tazeliğini korur.
16- Gökyüzüne baktığınızda, gözlerinizin önünde oluşan ipçik gibi şekiller, biz annemizin karnındayken gözlerimize kan taşıyan ve doğumdan hemen sonra parçalanarak yok olan hyaloid damarların artıklarıdır. Bu şekillerden kurtulmak istiyorsanız gözlerinizin tam ortasına bir iğne batırın (Uyarı: Bu işlem büyük acı verir ve körlüğe yol açabilir!).
17- Doğadasınız, su kaynağına hala çok uzaktasınız ve malesef susadınız. Susuzluğunuzu gidermek için ağzınıza küçük bir taş atın. Böylece tükürük salgısını harekete geçirerek ağzınızın kuruluğundan kurtulabilirsiniz.
18- Kamp yaparken en büyük sorun, çadırınıza sokmadığınız için dışarıda kalan ve çiyden ıslanan ayakkabılardır. Çok basit ayakkabılarınızı yan çevirin.
19- Diğer dillerde de bir kadına “Çok Güzelsin” demeyi öğrenmelisiniz. İspanyolca: Usted es hermosa. Portekizce: Voce e bonita. Fransızca: Vous etes belle. İtalyanca: Siesta bella. Almanca: Sie sind schön.
20- Clint Eastwood’un üç spagetti filmlerinin adlarını öğrenmelisiniz. Fistful of Dollars (Bir Avuç Dolar), For A Few Dollars More (Birkaç Dolar İçin) ve The Good, The Bad and The Ugly (İyi , Kötü ve Çirkin). Bu fimlere “spagetti western” denilmesinin sebebi yönetmenin Sergio Leone olmasıdır.
21- Yeryüzündeki en hızlı araba, 1 milyon dolar fiyat biçilen McLaren F1′dir. Saatte 320 km’lik hıza ulaşabilen araç aynı zamada dünyanın en büyük ivmeye sahip arabası. V-12 motoru sayesinde 3.6 saniyede 100km/saat’lik hıza ulaşabiliyor.
22- Çikolata, köpeklerin kalplerine zararlıdır. İki lokmalık gofret bile küçük bi köpeğin ölümüne sebep olabilir.
23- Köpekbalıkları ve timsahlar, dinozor değildir. Ama familyaları Paleozonik çağdan bu yana değişmeden kaldığı için bu iki hayvan yeryüzününen yaşlı yaratıkları arasında yer alıyor.
24- Köpekler arasında en keskin göze sahip tür, tazıdır.
25- Vibratör ilk kez 1880′li yılların başlarındai kadınlardaki isteriyle başa çıkmak isteyen doktorlar tarafından kullanılmış. Doktorlar, vibratörün kadınlar üzerinde sakinleştirici bir etkisi olduğunu saptamışlar.
26- “Tatlı dil ve bir tabanca yalnızca tatlı dilden daha etkilidir.”Al Capone
27- Giydiğiniz çorabın pantolununuza mutlaka uymasına dikkat edin ve mokasen ayakkabının içine asla beyaz veya havlu çorap giymeyin.
28- Eğer kiloluysanız, koyu renk giysiler giyin ya da sizden daha büyük bir şeyin arkasına saklanın.
29- Kazağınızı asla pantalonuzun içine sokmayın.
30- İçinize atlet giymeyin eğer giyerseniz sakın kilodunuzun içerisine sokmayınız.
31- Kot pantalonunuzun altına bot giymeye çalışın, mokasen giymeyin.
32- Ceket giyip kravat taktıysanız, altınıza da kumaş pantalon giyin, sakın kot pantalon giymeye kalkışmayın.
33- Asla künye ve kolye takmayın.
34- Asla ayakkabınızın arkasına basmayın.
35- Çizgili gömlek ve kareli ceket giyebilir, desenli kravat takabilirsiniz; ama üçünü asla aynı anda yapmayın.
36- Saçınızı uzatabilirsiniz, bıyık bırakabilirsiniz ve pembe tişört giyebilirsiniz ama asla hepsini aynı anda yapmayın.
37- Vahşi doğada yaralanırsanız, yaranızı idrarla temizleyin. İdrar, vücuttan çıktığı anda sterildir, bulabileceğiniz diğer sulardan kat kat temizdir.
38- Toprak kayması gerçekleşirken, yamaçtan aşağı doğru kayan milyonlarca ton toprak ve kaya o kadar hızlı hareket eder ki, hava bu toprak kütlesinin arasında sıkışıp kalır. Kayan toprak, bir çeşit hava yastığının üzerinde hareket eder ve saatte 160 km’lik bir hıza ulaşabilir.
39- Periyodik tablodaki en yeni, en tehlikeli ve en kısa ömürlü radyoaktif element, 1996 yılında Hofmann, Ninov ve Hessberger’in çinko ve kurşunu birleştirerek bulduğu 112 numaralı ununbium. Elementin Latince isminin anlamı Bir-bir-iki-um”. Ununbium’dan önce bulunan iki elemente unununium (No.111) ve ununnillium (No.110) isimleri verilmiştir. Yedi enerji seviyesinde 112 elektronu, 112 protonu ve 165 nötronu bulunan elementin atomik kütlesi 227.
40- Karpuz seçerken, karpuzun üstünü ve altını parmaklamayı bırakın, rengine bakın. Olgun ve lezzetli karpuzların üzerindeki koyu çizgiler, açıkçizgilerden daha kalındır. Karpuzun dışı ne kadar koyu renkliyse, içi de o kadar kırmızı ve lezzetlidir. Karpuz seçmenin bir yolu daha var. Bıçağı alıp karpuzu ikiye bölün, bir parça kesip tadına bakın. Güzel mi?
41- Süvari heykellerinin anlamını öğrenin. Atın duruşu süvarinin nasıl öldüğü hakkında bilgi verir. At geri çekilmişse, süvari savaşta ölmüştür. Atın tek ayağı havada ise süvari savaşta yaralanmıştı. Eğer dört ayağıda yerdeyse süvari başka bir sebepten ölmüştür (frengi gb.).
42- Pokerde hangi elin kazandığını bilmelisiniz. Floş (renk), fulden (üçlü +pair), ful üçlüden, üçlü kentten (aynı renklerden sıralı) üstündür. Kare floşu alır ancak floş royal (astan başlayarak sıralı, aynı renk) hepsinden üstündür. Bir elde birden fazla floş royal çıktıysa (ki çok çok düşük ihtimal), kupalı floş royal kazanır.
43- Bifteğinizin pişip pişmediğini, bifteği kesmeden anlayabilmelisiniz. Bunun en kolay yolu, bifteği parmaklamaktır. Başparmağınızı, sanki parmak izinizi çıkarmak için mürekkep ıstampasına bastırır gibi, etin üzerine hafifçe bastırın. Diğer elinizle de başınıza dokunun ve sertliklerini karşılaştırın. İyi pişmiş bir biftek alnınız kadar, orta sertlikteki bir biftek çeneniz kadar, az pişmiş bir biftek de burnunuzun ucu kadar sert olmalı.
44- Dünyanın zirvesinin 8848 metre yüksekliğindeki Everest olduğunu bilmelisiniz. Eğer daha yüksek olsaydı, zirveye astronotlar gibi giyinip tırmanmak gerekirdi. 11 bin metre yükseklikte, yüzde 100 saf oksijen solumak bile, canlı kalmanızı sağlayamaz. Çünkü o yükseklikteki son derece alçak hava basıncı, bitrojn baloncuklarının kana karışmasına yol açar ve bu da, dalgıçlarının vurgun adını verdikleri olaya sebep olur. Sonuç, emboli ve ölümdür.
45- Normalde 100 bin tel saçımız vardır. Her gün 25 – 125 arası saç teli kaybolur (Eğer bir sayfa hazırlıyorsanız, bu sayı artar)..
46- Kıtalar yılda 2 cm hareket eder.
47- İnsan beyni, içerdiği 100 milyar nöronla evrende bilinen en karmaşık şeydir. Beyinde ayrıca 500 milyar destek hücresi bulunur.
48- Bulutsuz bir gecede, ideal şartlarda, çıplak gözle 4 bin yıldız görebilirsiniz.
49- Vücudumuzda 7.5 metre uzunluğunda ince bağırsak 1.5 metre uzunluğunda da kalın bağırsak bulunur.
50- Bir fincan kahveye bakarak, hava tahmini yapabilirsiniz. İyi havanın habercisi olan yüksek hava basıncının, kahvenin yüzeyinde yarattığı etki nedeniyle köpükler, fincanın ortasında birikir. Bulutlu havanın ve yağmurun habercisi olan alçak basınç ise, kahvenin yüzeyini yukarı doğru vakumlar, köpükler de fincanın kenarlarında birikir.
51- Oltaya iğne takmanın kolay yolu: Misinanın ucunu kıvırıp düğüm yapın. Misinanın çift katlı ucunu, kancanın deliğine sokun. Kancayı misinanın içine geçirin. Misinayı yukarı çekerek düğümü sıkılaştırın.
52- Sfenks’in burnu, Napolyon’un orduları tarafından kırıldı mı? İşin doğrusu Sfenks’e, 1300′lü yıllarda Müslüman bir asker saldırdı. Adamcağız, Sfenks’in bir put olduğunu, o yüzden de yok edilmesi gerektiğini düşünüyordu.
53- Kaptanlar, nikah kıyamaz. Kıyılması geminin uluslararası sularda olduğu düşünüldüğünde mantıklı görünebilir; ama doğru değil. Birçok ülkenin donanma kurallarına göre, gemi kaptanlarının insanları evlendirmesi yasaktır.
54- İnsan öldükten sonra derisi çekildiğinden saç, sakal ve tırnaklarının uzadığı sanılır fakat derisi çekildiğinden uzamış gibi görünür. İnsan beyni son derece gelişmiş olduğu için belirli işler için belirli bölgeler çalışır fakat gün boyunca beynimizin tamamı kullanılır.
55- İnsanın ne kadar çabuk kel kalacağı yada ne kadar kıllı olacağı tamamen genlerine bağlıdır. Yani traş etmenin yada kesmenin herhangi bir etkisi yoktur.
56- Einstein iyi bir öğrenciydi söylenenlerin aksine 11 yaşındayken üniversite düzeyinde fizik öğrenmişti. Küçük bir çocukken bile Yunanca ve Latince biliyordu.
57- Genelevlerin ve gece kulüplerinin bulunduğu bölgeler neden “kırmızı fener bölgesi” olarak anılır? Demiryollarının ilk günlerinde tren ikaz ışıkları, kırmızı boyalı yağ lambalarıydı. Demirolu işçileri vardiya değiştirirken bu lambalrı yanlarına alır, gittikleri genelevlerin kapısına asarlardı. Bu nedenle seks ticaretinin yapıldığı bölgeler günümüzde de “kırmızı fener bölgesi” olarak bilinir.
58- Bir erkek olarak mutlaka otomobillerden anlamalısınız. Araba lastiği değiştirmeyi öğrenmekle işe başlayabilirsiniz. El frenini çekiniz, Krikoyu yerine yerleştirin ve otomobili lastik boşta kalacak şekilde havaya kaldırın. Bijon anahtarlarıyla bijonları çarpraz şekilde gevşetin. Hepsini gevşettikten sonra bijonları deliklerinden çıkartın. Bijonları güvenli bir yere koyun ki kaybolmasınlar. Yedek lastiğimizi alın ve otomobilin ve lastiğin bijon delikleri üst üste gelecek şekilde yerleştirin. Bir bijonu hafifçe gevşek bırakın. Sonra yine çarpaz şekilde diğer bijonları da yerleştirin. Bütün bijonları sıkılaştırın. Krikoyla otomobilinizi indirin. İşlem tamam.
59- Ütü izi olmayan pantalonlarınızı tersten ütülemeniz gerekir. Böylece kumaşın parlamasını engellersiniz.
60- Dörtçekerle difransiyelin farklı şeyler olduğunu bilmelisiniz. Lada Niva, Land Rover gibi araçlar zaten hep dörtçekerdir. Bozuk arazide difransiyel kilidini devreye sokmanız, aracı ikiçekerden dörtçekere geçirmeniz anlamına gelmez, çünkü araç üretildiği andan itibaren dörtçekerdir.
61- Nasıl ilkyardım yapılacağını mutlaka öğrenmelisiniz. Maalesef ilkyardım kurallarını, işin uzmanından öğremeniz gerekiyor. Bu konuda size yardımcı olamayacağız.
62- Damlatan musluk, bozuk telefon, ayarsız televizyonla uğraşmak gibi ufak tefek tamir, işlerini kendi kendinize yapmayı öğrenmelisiniz.
63- Microsoft ve Bill Gates hakkında üç beş geyik yapabilmelisiniz. Sözgelimi hisse senetleri değerinin %60 oranında yükselmeye devam etmesi durumunda Microsoft’un mal varlığının 2001 yılında 1 trilyon dolar olacağını, önümüzdeki 10 yıl içinde dünyanın ikinci büyük ekonomik gücü haline geleceğini bilmelisiniz.
64- Osmanlı Sultanlarından Fatih Sultan Mehmet’in iyi bir şair olduğunu (Avni), III.Selim’in de iyi bir bestekar olduğunu bilmelisiniz.
65- Zekanızla böbürlenip karşı cinsi aşağılamadan önce, dünyada şimdiye kadar kaydedilmiş en yüksek IQ derecesinin de kadınlara ait olduğunu bilmelisiniz.
66- Çocuklara ve hayvanlara karşı sevecen ve müşfik davranmanız gerektiğini bilmelisiniz. Hiçbir kadın bebeklerin altını temizleyen ya da hiç şikayet etmeden çocuklarla oynayan bir erkeğe karşı koyamaz. Ama yine de bu sevgiyi abartmayın sevgiliniz çocuk istiyorsunuz olarak yorumlayabilir.
67- Mutlaka seyretmiş olmanız gereken onbeş film. When Harry Met Sally (Rob Reiner), Gorillas in the Mist (Michael Apted), Potemkin Zırhlısı (Einstein), Emmanuelle (Mutlaka Sylvia Kristel olmalı, Just Jaeckim), Temel İçgüdü (Paul Verhoeven), Baba Serisi (Coppola), Starwars Üçlemesi (George Lucas), Matrix (Wachowski biraderler), Civciv Çıkacak Kuş Çıkacak (anonim), Muhsin Bey (Yavuz Turgut), The Wall (Alan Parker), Seven (David Fincher), herhangi bir Hitchcock filmi, Seks Hakkında Bilmek İsteyip de Soramadıklarınız (Woody Allen), Top Secret (Jerry ve David Zucker biraderler ve Jim Abrahams).
68- İçkinin insan vücudu üzerindeki etkilerini öğrenmelisiniz. Alkol herkesi farklı etkiler. 120 kiloluk bir adamla 50 kiloluk bir pilici aynı şekilde etkilemez. Ama yine de içkinin ruh ve beden sağlığınızda yol açtığı değişikliklere şöyle bir göz geçirdik.
Kan-alkol konsantrasyonu: 0.03
İçki olarak karşılığı (saatte): 2 şişe bira
Davranış değişikliği: Beyinde hafif bir uyuşukluk hissi vuku bulur, arkadaşlarınıza kaşı daha sevecen ve duygusal davranmaya başlarsınız. Arada sırada diliniz sürçer.
Kan-alkol konsantrasyonu: 0.08
İçki olarak karşılığı (saatte): 4 şişe bira
Davranış değişikliği: Ayakta durmak ve konuşmak gitgide güçleşir. İçkileri kimin ödeyeceğini fark etmezsiniz bile.
Kan-alkol konsantrasyonu: 0.18
İçki olarak karşılığı (saatte): 8 şişe bira
Davranış değişikliği: Dünyanın en korkunç yaratığı bile gözünüze hoş bir kadın gibi görünür.
Kan-alkol konsantrasyonu: 0.28
İçki olarak karşılığı (saatte): 12 şişe bira
Davranış değişikliği: Altınıza işersiniz ve bayılırsınız
Kan-alkol konsantrasyonu: 0.38
İçki olarak karşılığı (saatte): 16 şişe bira
Davranış değişikliği: Eğer hala ölmediyseniz, ertesi sabah kesinlikle ölmüş olmayı isteyeceksiniz.
69- Mutlaka okumanız gereken 20 kitap: Kemalettin Tuğcu’nun bir eseri, İnce Memed (Yaşar Kemal), Cevdet Bey ve Oğulları (Orhan Pamuk), O (Stephen King), Değişim (Franz Kafka,) Taasuk-u Talat ve Fitnat (Şemsettin Sami), Suç ve Ceza (Dostoyevski), Martı (Richard Bach), Hamlet (Shakespeare), Paranın Cinleri (Murathan Mungan), Nutuk (M.K. Atatürk), Şeker Portakalı (Vasconcelos), Gülün Adı (Umberto Eco), Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği (Milan Kundura), Kasabanın En Güzel Kızı (Charles Bukowski), Gönülçelen (J.D.Salinger), Fırıncının Kızı (Anonim), Ayaklar (Melih Cevdet Anday), Yaşlı Adam ve Deniz (Ernest Hemingway), Kırmızı Pazartesi (Gabriel Garcia Marquez).
70- Evinizde bulunması gereken 10 adet çok nadir ancak sote CD: Wish You Were Here (Pink Floyd), The Commiments (Film Müziği), Hababam Sınıfı (Soundtrack Albümü), Carmina Burana (Carl Orff), Stationary Traveller (Camel), Dancing With The Lion (Andreas Volenweider), Nothing Like The Sun (Sting), Joshua Tree (U2), Ele Güne Karşı (Mazhar Fuat Özkan).
71- En azından bir tane kokteyl hazırlamayı bilmelisiniz. Size bir yazlık bir de kışlık 2 basit örnek:
Margarita: 1 ölçü tekilla, 2 ölçü limon suyu ve 1/3 ölçü Contreau likörü shaker’a (eğer yoksa olacağını sanmam sıkı kapanmış bir kavonozda olabilir) atın ve kırık buz ekleyip iyice sallayın. İçkiyi koyacağınız kadehin kenarını ıslatıp tuza batırın, sonra hazırladığınız karışımı buzlarını süzüp kadehlere koyun.
İrish coffe: Kahve yapın ve şarap kadehine koyun. İçine 3 tane kesme şeker 1-1.5 kapak viski karıştırın. Kahve durulduktan sonra, soğumuş ve hafif katılaşmış kıvamdaki kremşantiden bir çay kaşığı alıp kahvenin üzerine koyun. Kremşantinin üzerine de çikolata kırıntıları serpiştirin.
72- Profosyonel bir masör kadar olmasa da basit masaj tekniklerini bilmelisiniz. Omuzları ya da deriyi mıncıklamak, masaj değildir. Doğru dürüst masaj yapabilmek için başparmaklarınızla omuzlarda ve omurganın iki yanında basınç uygulamalısınız. Masaj yaparken ellerinizi mümkün olduğu kadar çok açmalı, böylece masaj yapacağınız bölgeyi genişletmelisiniz. Sırt derisini baş ve işaret parmaklarınızın arasında kaydırarak belden omuzlara doğru düz çizgi halinde ilerleyin. Omuzlarda “piyano” adı verilen hareketi yapın, yani parmaklarınızın uçlarını sanki tuşları çok sert olan bir piyanoyu çalıyormuş gibi kasların üzerinde gezdirin. İki elinizin başparmaklarını ense üzerinde yan yana getirin ve yavaşça açarak aşağıya doğru inin. Genellikle kaburga kemiğiyle omurga arasında kalan bölgede kulunç oluşur, kulunçları gevşetmek için dirseklerinizi kullanabilirsiniz. Bunun için dirseğinizi kaburga kemiğinin sone erdiği noktanın biraz üstüne yerleştirin ve dairesel hareketlerle hafifçe bastırın. Sakın abartmayın, masaj yaptığınız insanın canını yakabilirsiniz.
73- Araba kullanmayı bilmeli, iyi bir şöför olmaya dikkat etmelisiniz. Sürekli aşırı hız-ani fren ikilisini tekrarlamaktan kaçınılmalı, otoyolda slalom yapmamalı, şerit değiştirirken mutlaka sinyal vermeli, emniyet şeridini gerekmedikçe kullanılmamalı, önünüze aniden çocuk, kedi, köpek fırlayabileceğini hesaba katarak otomobili buna göre sürmeli, yağmurlu günlerde yayalara su sıçratmamaya özen göstermeli, zırt pırt kornaya basmamalı, trafik ışık ve levhalarına uymalı ve en son olarak da aracınızı sürerken asla ama asla küfretmemelisiniz.
74- Bilgisayar ve İnternet özürlü olmamalı, bir an önce sanal aleme adım atmalı, bir ICQ numarası edinmeli ve chat olayına girmelisiniz.
75- Elektrikli herhangi bir alet bozulduğunda, öncelikle sigortayı kontrol etmek gerektiğini unutmamalısınız.
76- Küp gibi içtiğiniz zaman, o berbat akşamdan kalma hissinin üstesinden gelebilmek için Alka-Seltzer veya foşurdayan Aspirin içmelisiniz.
77- Hoş sürprizler yapabilmek için özel tasarımları olan en az bir mücevherci bilmelisiniz. Gilan ve Urart, bunlardan ikisi.
78- Gece atıştırmaları ya da muhteşem kahvaltılar için buzdolabınızda mutlaka havyar veya somon, dil peyniri,mayonez ve turşu zeytin bulundurmalısınız. Buna kimyonlu peynir veya limon da ekleyebilirsiniz.
79- Ayın son gününde bile en az 50 milyon TL limiti olan bir kredi kartınız olmalı.
80- Yalnızca kadınları daha kolay tavlama için değil kendi sağlığınız içinde vücut temizliğine özen göstermeniz gerekli. Haftada en az 4 kez yıkanmalı, tırnaklarınızı düzenli olarak kesmeli, dişlerinizi hergün fırçalamalısınız.
81- Nemlendirici, temizleyici losyon gibi cilt bakım ürünlerinin sadece kadınlar için üretilmediğini öğrenmelisiniz. Traştan sonra limon kolonyası devri kapanalı çok oldu. Artık hava kirliliği, güneşin zararlı ışınları, çalıştığımız ofislerin bozuk havalandırma sistemleri, barlardaki ve restoranlardaki bol sigara dumanı cildimize gitgide daha çok zarar vermeye başladı. Kokoş olun demiyoruz, ama cildinizin yıpranmasını istemiyorsanız, kendinize bakım yaptırmalısınız.
82- ABD’deki insanların yarısının obez (aşırı şişman) olduğunu ve dünyada herkes Amerikalılar kadar çok yeseydi, tüm doğal kaynakların en çok 2 – 3 yıl içinde tükeneceğini bilmelisiniz.
83- Dünyanın en çekici erkekleri sayılan Antonio Banderas’ın çok kısa boylu, Ricky Martin’in de homoseksüel olduğunu, dolayısıyla kız arkadaşınızın da diğer kadınlar gibi cüce homoseksüellerden hoşlandığını öğrenmelisiniz.
84- En az üç çeşit yemek pişirmeyi öğrenmelisiniz. Hem aç kalmaz, hem de istediğiniz hatunu rahatlıkla kucağınıza düşürebilirsiniz. Çünkü kadının da kalbine giden yol, midesinden geçer. İşte basit bir omlet tarifi: Mısırlı omlet (tek kişilik) 1 kutu mısır konservesi, 2 yumurta, 1 – 2 dilim kaşar peyniri, biraz süt bir tatlı kaşığı tereyağı, bolca baharat tabi ki tuz. Bir kaseye yumurtuları kırın ve içine azıcık kaşar peyniri ufalayarak iyice karıştırın. İsterseniz birkaç damlada süt koyabilirsiniz. Teflon tavaya yağı ve mısırı koyun. Tavanın tabanını mısırla kaplayın ve yağ eriyene kadar pişirin. Kasedeki karışımı teflon tavaya dökün. Yumurtanın ve kaşar peynirinin, mısırın üzerinde eşit olarak dağılmasına dikkat edin. Kapağını kapatın ve kısık ateşte pişirmeye bırakın. Bir süre sonra yumurta iyice kabaracak ve üstü de katılaşacaktır. O zaman baharat serpin ve yeniden kapağını kapatıp azıcık daha pişirin. Yumurtanın iyice pişip pişmediğini anlamak için tahta spatulayla omletin kenarını kaldırıp mısırların rengine nakın. Pişmişse yiyebilirsiniz.