Kadinlara Özel Bir Dünya

Çok Harika bir Blog

Evlilikte Cinsel Yaşam ve İlk Cinsel İlişki Eylül 23, 2007

Evlilik, kadının ve erkeğin beraber yaşamak üzere karşılıklı anlaşma ile oluşturdukları sosyal bir kurumdur. Bu kurum sevgiyi, saygıyı, cinselliği, mutluluğu ve üzüntüyü dahi paylaşmayı içerir…

Evlilik kadının ve erkeğin sahip olduğu temel haklardan bir tanesidir. Evliliğin toplum tarafından kabul görmesi içinde yasalar çerçevesinde onaylanması gerekir. Gelenek ve göreneklerde evliliğin oluşmasını ve yapısını etkilemektedir.

Kadının ve erkeğin sosyal yaşamdaki rolleri daha doğar doğmaz yetiştirilme tarzları ile başlar. Bu roller toplumsal ve kültürel farklara göre bazı değişikliklere uğrasalar da temelde aynı esaslardadırlar. Kadının yapısı itibarı ile daha duygusal olması kolay incinip kolay sevinmesi hormonları ile ilgili olup bu onun annelik yapabilmesi için gereklidir. Kadın adet gördüğü zaman veya gebe kaldığı zaman veya doğum yaptıktan sonra fiziksel olarak eskisine nazaran daha güçsüz düşer. Bunun sonucunda da erkek koruyucu ve kollayıcı olmak zorundadır.

Kadın ve erkek ilişkisindeki en önemli şey kadını kadın ,erkeği erkek olarak kabul etmek ve karşı tarafın istek ve arzularına saygı duymaktır. Çünkü daha evvelde söylediğimiz gibi daha bebeklikten itibaren farklı yetiştirilir ve farklı hissetmeye başlarız. Bir kadının bir erkeğin nasıl düşündüğünü veya bir erkeğin bir kadının niçin farklı davrandığını anlamasına imkan yoktur.

Çünkü farklı hormonlar etkisi altında olunca karşı cinsin bilemediği ve anlayamadığı duygular gelişir. Mesela kadınlar erkeklerin niçin seks isteklerini kontrol edemediklerini ve devamlı seks istediklerini (daha doğrusu duygusuzca seks yapabilmelerini)pek anlayamazlar. Kısaca açıklayacak olursak erkeklerde devamlı sperm ( meni ) üretimi vardır ve bunun depolandığı kesenin kapasitesi eğer hiç boşalma olmazsa yaklaşık dördüncü günden sonra dolar ve sanki idrar torbanız dolduğunda nasıl işeme arzusu duyuyorsanız ve bu ilerledikçe rahatsızlık yaratıyorsa, erkekte eğer boşalmadığı süre dört gün veya daha fazla olursa devamlı kontrolsüzce seks arzusu duyacak sonuçta belki de saldırganlaşacak ve hatta istenmeyen olaylarla karşılaşılacaktır.

Bazen ise doğanın bir savunma sistemi olarak ilişki kuramayan veya masturbasyon yapamayan erkek uykusunda boşalacaktır. Bu gerçeği göz önüne alarak hanımlarımızın eşlerine olan yaklaşımlarına daha iyi değerlendirmelerini istiyoruz ve aralarında olabilecek bazı problemleri cinsellikten uzak durarak onları istedikleri şekilde yönlendirebileceklerini düşünürlerse en yanlış şeyi yapmış olacaklardır.

Erkeklerde kadınları oldukları gibi kabul etmeli ,onların yaşam tarzlarına ve duygusallıklarına saygı göstermelidirler, çünkü bu kadının doğasının bir gereğidir ve duygusal olmayan bir kadın ne erkeğini mutlu edebilir ne de iyi bir anne olabilir.

O zaman karşılıklı sevgi ve saygı ,birbirinin isteklerini anlama ve destekleme evliliğin temel şartlarındadır. Farklı iki cinsin arasındaki diğer insanlardan farklı olan iletişim cinselliktir ve özel olmalıdır.

Evlilikte iki farklı cins arasında geliştiği için en önemli iletişim aracı, paylaşım cinselliktir. Uyumlu bir cinsellik her iki tarafında olaylara bakış açısını yumuşatacak ve töleransın artmasına sebep olacaktır. Cinsellik eşler arasında bir iletişim biçimi olup birbirlerine karşı olan duygularının sözle ve bedenle ifadesidir. Birçok kişi için özellikle kadınlar için evlilik cinselliğin başlangıcıdır. Kişiler o güne kadar toplumdaki cinsiyet rollerini öğrenmişlerdir. Ama bu konuda konuşmak değer yargıları ve ön yargılar tarafından zorlaştırılmıştır. Birbirleri ile konuşmaktan kaygı ve isteklerini dile getirmekte güçlük çekerler. Bunu yok etmek içinde sevgi ,saygı ve anlayışla birbirlerini anlamaya çalışmalıdırlar. Evlilikte sağlıklı bir cinsel yaşantı için kadının ve erkeğin kendi vücudunu ve eşinin vücudunu tanımaya çalışması gerekir.

Karşı tarafın nelerden çekindiğini ve ya nelerden hoşlandığını dikkate almak,rahatsız olduğu şeyleri yapmamak veya bunun kötü bir şey olmadığını izah etmek çok önemlidir. Kadın için cinsellikte en önemli şey kendini güvende hissetmektir hele hele yıllarca bir tabu olarak büyütülmüş olan ilk gece,ilk cinsel ilişki korkusu ve o gece yaşayacakları kadının ilerdeki bütün cinsel hayatını etkiliyebilir. Kadın kendini güvende hissederse, sevildiğini ve sayıldığını hissederse ancak cinsel istek duymaya başlar .

İlk ilişki sırasında her iki tarafta birbirlerinin bedenlerini yeni tanıyacaklarından ve nasıl tepki vereceklerini bilmediklerinden yumuşak ve anlayış ile yaklaşılmalıdır. Özellikle bekaretini kaybedecek olan hanımlarımız için eşlerinin çok anlayışla yaklaşmaları önemlidir, çünkü kadın o güne kadar hiç bilmediği bir duyguyu yaşayacaktır ve belki de canının çok yanacağını düşünmektedir ama biz erkekler olarak eşimize gerekli güveni verebilirsek, yavaş hareket edeceğimize onun canını acıtmayacağımıza rahatsız olduğu yerde veya acı duyduğu yerde duracağımıza inandırırsak, kadında şüphe ve tereddütlerini atacak ,ilişkiye hazır hale gelecektir. Kadın sevgiyle ve güvenle cinselliği hissedeceği için cinsel ilişkiye girmeden önce ne kadar uzun süre bir yaklaşım yaşanırsa yani ön sevişme yaşanırsa bu kadını o kadar rahat hale getirecektir. İlk ilişkide yaşayabileceklerinizi anlatmadan önce isterseniz bekaret – kızlık zarı ( hymen ) nedir kısaca açıklayalım.

Kızlık zarı, vajina ( hazne ) girişinde kadınlarımızın adet görünceye kadar ve de cinsel hayatları başlayıncaya kadar vajeni dışardan gelebilecek mikroplardan ve hastalıklardan korumak üzere doğal olarak oluşmuş bir yapıdır. Çok çeşitli tipleri vardır. Bazı kadınlarımızda hiç olmayabilir, bazılarında yarım olabilir , bazılarında ise halk arasında elastik zar olarak isimlendirilen ve ancak doğumda yırtılabilen türdendir. Elastik zar esasında ortasındaki deliği cinsel ilişkiye mani olmayacak büyüklükte olan bu nedenlede kanamaya neden olmayan zardır.

Zarın kalınlığı da çok değişken olup, bazı hanımlarımızda çok ince yapıda ve erkeğin en ufak hareketi ile yırtılabilen yapıdadır. Bazıları ise daha kalındır ve zor yırtılır. Zor yırtılan zarlarda kanama miktarı fazlaca olabilir ,eğer panik yaratacak veya bedensel rahatsızlık yaratacak boyuttaysalar hemen bir kadın doğum uzmanına başvurularak , kanama durdurtulmalıdır. Bazıları ise ilişkide yırtılmayacak kadar kalın olup bunlar ancak bir hekim tarafından uyuşturularak,acıvermeden açılmaktadır.

İlk Gece Hissedilenler ve Yaşanan Sorunlar

Kadın hiç yaşamadığı bir duyguyu yaşayacağı için heyecan duymakta ve aynı zamanda korkmaktadır .Erkek ise belki ilk beraberliğini yaşayacak veya hayatını birleştireceği kadınla ilk deneyimi olacaktır. Bu yüzden onda da başarılı olma duygusu ve korkusu hakimdir. Kızlık zarının yırtılması abartıldığı gibi acı veren bir olay değildir. İlk ilişki sırasında kadın belki bir iğne batması ve ya sinek ısırığı tarzında bir acı duyabilir ve ya duymayabilir ve az miktarda pembemsi bir kanaması olabilir,daha sonra ise daha evvel bilmediği bir dolgunluk ve bası hissi duyacak zaman ilerledikçe ve güven arttıkça bu dolgunluk hissi zevke dönüşecektir.

İlişkinin ilk ayında her ilişkide belki başlangıçta çok hafif bir sızlama veya rahatsızlık duyulacak ama bu kısa sürede kaybolacaktır. Cinsel hayatınızı daha kolaylaştırmak ve vajendeki dolgunluk hissine alışabilmek için ilk hafta belirli aralıklarla beş – on dakika vajeninize bir tampon koyabilirsiniz. Bu hem kızlık zarındaki hem de vajen deki genişlemeye alışmanızı sağlayacak, rahatsızlık duymanızı engelleyecektir.

Kızlık zarının bozulmasından sonra kadınlarımızın ilk gece yaşadığı sıkıntıların ikinciside vajinismus dediğimiz vajen çevresini saran kasların spazmı sonucu cinsel ilişkinin imkansız yada çok ağrılı hale gelmesidir. Bu sıklıkla baskılayıcı cinsel yetiştirme sonucu yani aile ve sosyal çevre olarak cinselliğin kötü, yanlış bir şey olduğuna inanılarak yetiştirilen veya çok acı duyacaklarına inanan kadınların cinsel ilişki yaşayacakları sırada bilinçaltının koruma dürtüsü ile vajen girişindeki kasları kasması sonucu oluşur. Yapılması gereken sakinleşmek, belki belli bir süre ilişki denemesine ara vermek veya birkaç gün ertelemektir. Bu arada kadını rahatlatmak ona yaşanacakların evli çiftler arasında hak olduğunu, ayıp olmadığını ve ona zarar vermeyeceğini anlatmaktır. Eğer tekrar denememizde gene aynı sorunla karşılaşıyorsak yapmamız gereken şey profesyonel yardım almak yani bir hekime başvurmaktır. Hekiminiz sizin hem bedensel hem psikolojik olarak rahatlamanızı sağlayacaktır.

Cinsel ilişki sırasında kadını tedirgin eden olaylardan bir tanesi de gebe kalma korkusudur. Çocuk sahibi olmak istenmediği bir sırada gebe kalmak, bunun sorumluluğu veya kürtaj olmanın korku ve baskısı kadını cinsellikten uzaklaştıracak ve soğutacaktır. Evlenmek üzere olan çiftler hemen çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korunmalıdırlar. Korunmak için bazı yöntemlere evlenmeden önce başlanılmalıdır. Gebeliği önleyici haplar doktor kontrolünde alınmalıdır. Uygun zamanda başlandığında ilk cinsel ilişkiden itibaren gebelikten korurlar . İlk cinsel ilişkide gebelikten korunmak için kondom –prezervatif kullanılması da önerilebilirse de uygulamada pek rahat olmadığı görülmektedir.

Sağlıklı Cinsel Yaşam Için Neler Yapmalıyız ?

İdeal olanı cinsel hayatınız başlamadan önce bir hekime muayene olmak ,cinsel ilişkiye engel bir halinizin bulunup bulunmadığı veya cinsel ilişkide size rahatsızlık yaratabilecek bir sorununuz olup olmadığını öğrenmektir . Ayrıca ilk cinsel deneyiminiz için hekiminizden uyarı ve öneriler almak hem sağlık bir cinsel başlangıç yapmanızı hem de bundan sonraki cinsel hayatınızı mutlu sürdürmenizi sağlayacaktır. Hekiminizden size uygun gebelikten korunma yöntemini istemeniz ve uygulamanızda gebe kalma korkunuzu ortadan kaldıracaktır.

Düzenli hekim kontrolünde olmak yaşam kalitenizi arttıracak ve sağlıklı bir cinsel hayat sürmenizi sağlayacaktır. Bundan dolayı şikayetiniz olsun olmasın her altı ayda bir doktor kontrolünden geçmeyi ihmal etmeyiniz.

Sağlıklı kadın = mutlu kadın

 

Birlikte orgazm Ağustos 20, 2007

Birlikte orgazm

Kadınların ve erkeklerin cinsel yanıtlarının fizyolojisinde bazı farklılıklar vardır. Genellikle erkekler daha çabuk, kadınlar daha yavaş uyarılırlar. Yaşları ilerledikçe erkeklerin uyarılması biraz uzar, kadınlar ise yaşları ve cinsel deneyimleri arttıkça daha hızlı uyarılmaya başlarlar. Çoğu erkek için en uyarıcı durum, cinsel birleşmedir. Kadın orgazmının tetiğini çeken klitoris ise, cinsel birleşme sırasında uyarılmaya uygun bir yerde ve konumda değildir.

Bu nedenle de cinsel birleşme sırasındaki dolaylı cinsel uyarılar, çoğu kadının orgazm olması için yeterli olmaz. Birçok kadının orgazmı için, cinsel birleşmeden önce klitorisin doğrudan uyarılması, bazı kadınlar için de cinsel birleşme sırasında da klitorisin doğrudan uyarılmasının sürdürülmesi gerekir. Genellikle erkekler hızlı, sert ve dikey hareketleri daha uyarıcı bulurken, kadınlar yavaş, yumuşak, yatay ve kesintisiz uyarıları tercih eder.

Elbette, iki insan arasındaki cinsellik, fizyolojik özelliklerin çok ötesinde birçok faktörden etkilenir. Ancak cinsel davranışlarımız sonucunda oluşan cinsel yanıtlar, fizyolojik temele dayalıdır. Cinsel ilişkiyi, sevişmeyi, bedensel fizyolojimiz, kişisel durumumuz kadar cinsel eşimizle genel ilişkimiz de etkiler. Aynı zamanda iyi bir cinsel ilişkinin nasıl olması gerektiği hakkındaki düşüncelerimizin de hem sevişmemize etkisi vardır, hem de cinsel yaşantımızı değerlendirmemize.

Birçok kişi, birçok çift, iyi bir cinsel ilişkide eşlerin mutlaka birlikte orgazm olmaları gerektiğine inanır. Oysa, kadın ve erkek cinsel yanıtlarının fizyolojik farklılığı, kişilerin orgazm olacakları anı tam olarak belirleyememeleri, birbirlerinin yanıtlarını tam olarak ve anında bilememeleri gibi birçok nedenle, çiftler nadiren aynı anda orgazm olurlar.

Ancak birbirlerini çok iyi tanıyan çiftler, arada bir birlikte, aynı anda orgazm olur. Ayrıca birlikte orgazm olmak, iyi bir cinsel ilişki için zorunlu ya da daha çok zevk almak için gerekli de değildir. Ama birlikte orgazm olmanın mutlaka gerekli olduğu düşüncesi, birçok insanın kendi cinsel ilişkilerinden hoşnutsuz olmasına neden olur. Birçok çift cinsel yaşamlarını bu yanlış inanış yüzünden doyumsuz olarak değerlendirebilir.

Saatlerce sevişebiliriz, cinsel birleşme dakikalarca sürebilir. Ancak orgazm saniyeler süren bir cinsel yanıttır. Orgazm sırasında, çevremize olan farkındalığımız geçici olarak bozulur, azalır. Kendi bedenimizden aldığımız cinsel hazza odaklanırız. Orgazm olma anında bir kişinin, kendisinin veya cinsel eşinin davranışlarını, cinsel yanıtlarını izlemesi pek de kolay değildir. Dolayısıyla bir yandan orgazm olurken, bir yandan cinsel eşimizin orgazmından ayrı bir keyif almamız da pek söz konusu olamaz.

Üstelik sevişme sırasında, aynı anda orgazm olma beklentimiz nedeniyle, kendimizin ve cinsel eşimizin cinsel yanıtlarıyla gereğinden fazla ilgilenmemiz, sevişmenin keyfini kaçırabilir. Hem bizi sevişen kişi olmaktan çıkarıp, sevişmenin gözlemcisi haline getirebilir, hem de birlikte olması hedeflenen orgazmı kişisel olarak da yok edebilir.

Orgazm yanıtı, kendimizi sevişmeye bıraktığımızda, başka bir şeye değil yalnızca sevişmeye ve aldığımız cinsel hazza odaklandığımızda, kendiliğinden ve kolayca gelebilecekken, cinsel eşim orgazm olacak mı kaygısıyla bozulup kaybolabilir.

İki insan arasındaki cinsellik, fizyolojik yanıtlar temelinde gelişen, çok boyutlu ve keyifli bir süreçtir. Gerçek dışı beklentiler ve yanlış inanışlar, cinsel doyumumuzu olumsuz etkilemekten başka bir işe yaramazlar.

 

Kimseden duymadığınız seks gerçekleri Ağustos 20, 2007

Cosmopolitan dergisi tarafından yayınlanan Kimseden Duymadığınız 96 Seks Gerçeği başlıklı yazı belkide çoğumuzun bilmediği şaşırtıcı gerçeklerden oluşuyor. Örneğin;

Amerika’da Kuzey Western Üniversite’sinde yapılan bir araştırmaya göre, özellikle internet üzerinden pornoya ulaşmanın kolaylaşması, son 25 yılda rastlanan tecavüz olaylarının yüzde 85′inin sorumlusudur.

  1. Kadınların aşağı yukarı 20 dakikada tahrik olduğunu duymuşsunuzdur. Yeni yapılan araştırmalara göre, kadınların vücut ısılarına paralel olarak 11-12 dakikada tahrik olduğu kanıtlandı.
  2. Yatay durumdayken koku alma ve işitme duyularınızın daha iyi çalışacağını göz önünde bulundurarak, ayakta olacağınız pozisyonları tercih etmemenizi tavsiye ederiz.
  3. İngiliz Aile Planlaması Birliği’nin araştırmasına göre, prezervatif kazalarının en büyük sebebi uygun boyda prezervatif kullanılmaması. Sevgilinizin egosunu bir kenara bırakın ve uygun boydaki prezervatifi kullanmaya özen gösterin.
  4. Uganda’daki kadınlar, erkeklerinin çekici bulacağını düşünerek, vajina dudaklarını uzatma yoluna gidiyorlar. Bunu yapabilmek için çeşitli bitki karışımlarını kullanıyorlar.
  5. Hamilelikten korunmak için, sevgilinize polyester iç çamaşırı giydirmek gibi bir yöntemi kullanabilirsiniz. Yapılan araştırmalara göre; polyester iç çamaşırı giyen erkeklerin sperm üretim merkezleri zarar görüyor ve sperm kalitesi düşüyor.
  6. Sperm kimi zaman neden garip kokar? Yenilen yiyeceklerden, vajinal asitlere kadar pek çok şey bu kokuya sebep olabilir.
  7. Kadınlar ve erkekler, üst üste birkaç defa orgazm olma yetisine sahiptirler. Erkeklerin ilk orgazmlarında ereksiyonlarını kaybetmemeleri ve sevişmeye devam edebilmeleri iki taraf için de sevindirici olacaktır.
  8. Tahrik olmakta zorluk mu çekiyorsunuz? Kullandığınız doğum kontrol hapının, hormonlarınızda yaptığı değişiklik cinsel isteksizliğe neden olabilir. Korunmanın sadece sizin sorumluluğunuzda olmadığını unutmayın.
  9. Yapılan araştırmalar, üçüncü aylarından sonra erkek ceninlerin erekte olabildiklerini gösteriyor.
  10. Florida Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre, narsist insanlar sıradan seksi tercih ediyorlar. Seks onlar için aşk ya da şefkatle ilgili değil tamamen kişisel güçlerini kanıtlama yolu.
  11. Yapılan bir araştırmada, yüzde 1 kadının, sadece göğüslerinin uyarılmasıyla orgazm olabildiği kanıtlanmış.
  12. AntikYunan’da, erkeğini aldatan kadınlar kimi zaman cezalandırılırdı. Genital bölgedeki tüyleri tamamen kazınan ve rektumuna turp sokulan kadınlar, bu sayede aşağılanırdı.
  13. PSAS, (Persistence Sexual Arousal Syndrome) 2001 yılında, klinik olarak kanıtlanmış bir rahatsızlık. Cinsel isteksizliğe ve orgazm olamamaya neden oluyor. Psikolojik nedenlerden ya da pelvik damarlarda meydana gelen hasardan kaynaklandığı düşünülüyor. Hastaya konacak tanı doğrultusunda tedavisi mümkün.
  14. Sevgiliniz seks sonrasında uykuya mı dalıyor? Bu durumu kişisel almamalısınız. Orgazm, vücudun uyku ve dinlenme mekanizmasıyla ilgilenen, parasempatik sinir sistemini etkiler.
  15. Hayvanlar aleminde, homoseksüel ilişki şekillerine sıkça rastlanır. Üstelik bu durum, insanlar aleminde olduğu gibi garip karşılanmaz.
  16. Sevgilinizi tahrik etmek mi istiyorsunuz? Yumuşak, dairesel hareketlerle, topuğundan, ayak bileğine kadar masaj yapabilirsiniz.
  17. Bazı kadınlar, aylık döngülerinin ortalarındayken, (11-15. gün) cinsel anlamda bir hayli istekli olurlar. Bunun sebebi, salgılanan testosteron ve östrojen hormonları yüzünden daha duyarlı olmalarıdır.
  18. Hayvanlar aleminde, türler arasında seks fenomendir.
  19. Koku ve tat alma üzerine yapılan araştırmalar, erkeklerin balkabağı ve lavantaya karşı duyarlı olduğunu gösteriyor.
  20. Sizinle beraber yaşayan hayvanların yanınızda uyuması, seks hayatınızı olumsuz etkiler.
  21. Tayland’da erkekler, kralın doğum gününde, onu onurlandırmak için vazektomi yaptırırlar.
  22. Seks sırasında, 100-150 kalori yakabilirsiniz.
  23. Erkekler uyku sırasında, 4-5 kez ereksiyon olabilirler.
  24. Tamamen zevk mi almak istiyorsunuz? Arkanıza geçmesine izin verin.
  25. Birbirinizin yüzünü görmeyeceğiniz bu pozisyonda, hayal gücünüzü zorlayabilir ve kendinizi tamamen ona bırakabilirsiniz.
  26. Düğün gecelerinde bazı Romalı kadınlar, fallik tanrı heykelinin karşısına otururlar ve erkeklerinin uzun süreli ereksiyonu için adakta bulunurlardı.
  27. 2005 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Yunanlılar’ın, dünyanın geri kalanından daha çok seks yaptığı ortaya çıktı.
  28. Normal durumdayken bir hayli küçük gözüken bir erkek cinsel organı, ereksiyon halindeyken sizi şaşkına çevirebilir.
  29. Alfred C. Kinsey, ünlü 1948 raporunda, Amerikan erkeklerinin yüzde 37’sinin eşcinsel deneyim yaşadığını açıklamıştır.
  30. Bisiklet sürmeyi seviyorsanız, en kısa zamanda kendinize başka bir spor bulmanızı öneririz. Yapılan araştırmalara göre, haftada 150 km bisiklet kullanan kadınların genital duyarlılıkları azalıyor.
  31. Yapılan bir araştırma, kafeinin, farelerin seks motivasyonunu arttırdığını kanıtlamış. Güne iyi bir başlangıç yapmanıza yardımcı olan kahve, seks hayatınızı da canlandırmayı bekliyor.
  32. Bir prezervatif firmasının yaptığı araştırmaya göre, Yale Üniversitesi sekse en ön yargısız bakan üniversitelerden biri. Okulun sağlıklı seks merkezi ve danışmanlık bölümleri bulunuyor.
  33. Bir çay kaşığı menide yaklaşık 5 kalori var.
  34. Erkek cinsel organının uzunluğu, kadınların orgazm olması için önemli bir faktör değildir. Önemli olan, erkeğin duyarlı vajinal duvarları keşfetmesi ve kadınını mutlu etmek için çaba sarf etmesidir.
  35. Kendilerini biseksüel olarak nitelendiren erkekler üzerinde yapılan bir araştırmanın sonucuna göre; bu erkeklerin biseksüel olmadığı, ya gay ya da heteroseksüel olduğu sonucu ortaya çıkmış.
  36. Amerika’da Uluslararası Sağlık Kurumu’nun yaptığı araştırmaya göre, 15-19 yaş grubundaki kızların yüzde 47’si, erkeklerin ise yüzde 46’sı ilk seks deneyimini yaşamış durumda.
  37. Alman bilim adamlarının araştırmaları, güvenli ve uzun süreli bir ilişki yaşayan kadınların libidolarının düştüğünü kanıtladı. Dört seneyi geçen ilişkilerde, kadınların nadiren seks yapmak istedikleri ve seks yaparken de eskisi gibi ateşli olmadıkları ortaya çıktı.
  38. 18. yüzyıl İtalya’sında çoğu evli kadının, bir aşığı vardı. Bu durum hiç de garip karşılanmazdı.
  39. Anket sonuçları, insanların yatak odaları dışında en çok otomobillerinde seks yapmayı tercih ettiğini gösteriyor.
  40. Spermin saatteki hızı 56 km’dir.
  41. Çoğu Amerikalı genç, bekaretini temmuz ayında kaybediyor.
  42. Yine Amerika’da çoğu genç, ilişkilerinin ciddiyetine, aralık ayında karar veriyor ve bekaretlerini yeni yıl hediyesi olarak sevgililerine sunuyor.
  43. 1950′lerde Amerikan kolejlerinde, erkek öğrencilerin kızların yatakhanesine baskın yapması bir hayli popülerdi.
  44. Vajinal sıcaklık arttıkça daha çok tahrik olur ve havaya girersiniz.
  45. Tromso Üniversitesi’nin yaptığı araştırmalara göre, mavi gözlü erkekler, kendileri gibi mavi gözlü kadınlarla beraber olmayı tercih ederler. Mavi gözlü bir çiftin çocuğunun ise ebeveynlerin ailelerinden gelen genetik özellikler yüzünden kahverengi gözlü olma ihtimali her zaman mevcut.
  46. Bazı Kuzey Amerikalı aborijin kabilelerinde, hermafrodit olan insanların çift ruhlu olduğuna inanılır ve kendilerine özel bir statü verilirdi.
  47. 2004 yılında, Atina Havayolu’nda güvenlik kontrolünden geçen bir kadının bekaret kemeri taktığı ortaya çıkmış ve kadının kocası durumu normalmiş gibi idare etmişti.
  48. Amerikalı kadın ve erkekler, hayatları boyunca 11-12 partner değiştirirler.
  49. Düzenli bir seks ilişkisi olan erkek öğrenciler arasında depresyon belirtilerine rastlanmış.
  50. Düzenli bir seks ilişkisi olan kadın öğrencilerde de depresyon belirtilerine rastlanmış.
  51. Köpekleme (dogging) terimi; özellikle parklarda ve halka açık yerlerde seks yapanlar ve onları izleyenler için kullanılan bir İngilizce terimdir.
  52. Çoğu kadın, adet periyodları öncesinde ya da periyodları sırasında orgazm olmayı sever. Kan akışı, cinsel bölgeyi hassaslaştırır ve kayganlaştırır.
  53. Normal bir erkek cinsel organının boyu, yaklaşık olarak 7,5-10 cm’dir.
  54. Erekte olmuş bir erkek cinsel organının boyu ise; 12,5-15 cm’dir.
  55. Kadınlar, seks sırasında erkeklerden daha çok fantezi kurarlar.
  56. Hindistan’daki bazı Hindu gençler, kendilerini cinsel organlarından havaya asarak erkekliğe ilk adımı atarlar.
  57. Fantezileri olan kadınlar, seks sırasında daha çok zevk alırlar.
  58. Düzenli bir ilişkileri olan erkekler ise; fantezilerini bir kenara bırakırlar ve ilişkilerinin romantizmini bozmak istemezler.
  59. Priapizm: Boşalma sonrasında erkek cinsel organının ereksiyon halinde olmaya devam etmesine verilen addır. Zamanında tedavi edilmezse, kalıcı zararları olabilir, hatta iktidarsızlığa yol açabilir.
  60. Fazla kilolu erkeklerin cinsel organları da zamanla yağlanır ve cinsel organın kalitesi düşer. İşte size, her daim zayıf kalmanız için bir neden daha.
  61. Otuz yaşının altındaki 290 çift arasında yapılan bir araştırmada, sigara içmeyen erkeklerin, içenlere oranla daha çok seks yaptığı ve daha fazla zevk aldığı ortaya çıktı.
  62. Elektrikle çalışan vibratörler, 1880′lerde icat edildi. O dönemlerde, vibratörler, nevrotik vakaları düzeltmek için kullanıldı. Kadınların hayattan zevk almayışları, zayıflıkları ve depresyonları orgazm sayesinde düzeltilmeye çalışıldı.
  63. Erkekler, hayatları boyunca 15-16 litre meni salgılarlar.
  64. Kadınlar, tahrik olduklarının farkına varmadan, etraflarına cinsel sinyaller gönderebilirler. 64- 19. yüzyıl Londra’sında ve New York’unda, genelev kılavuzları satılırdı.
  65. Erkek boşaldığı zaman 100 milyon sperm yumurtaya ulaşmak için yarışır ve yalnızca 200 sperm boşa gider.
  66. Avustralya’da yapılan araştırmalara göre, heteroseksüel ilişkide bulunan kadınların yüzde 31′i ve lezbiyen ilişkide bulunan kadınların yalnızca yüzde 24′ü orgazm olamamaktadır.
  67. Amerika’da Kuzey Western Üniversite’sinde yapılan bir araştırmaya göre, özellikle internet üzerinden pornoya ulaşmanın kolaylaşması, son 25 yılda rastlanan tecavüz olaylarının yüzde 85′inin sorumlusudur.
  68. Doğum kontrol hapı kullanımının bırakılmasının üzerinden bir sene geçtiğinde, kadınların cinsel isteklerinin arttığı gözlemlenmekte. Doğum kontrol hapının içerisinde bulunan ve SHBG adı verilen proteinin, testosteron hormonu salgılanmasını bloklaması, cinsel istek kaybının en önemli nedeni.
  69. Amerika’da her yıl yaklaşık olarak128 bin seks toplantısı yapılıyor. Kadınlar bu toplantılarda, sekse dair her şeyden konuşup rahatlıyorlar.
  70. Tayland seks turizminin en yaygın olduğu ülke ve ne yazık ki pek çok kadın, genç kız ve çocuk bu turizme hizmet ediyor.
  71. Wilkes Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın sonucuna göre, haftada bir ya da iki kez seks yapan kolej öğrencilerinin bağışıklık sistemini güçlendiren hemoglobin A salgıladıkları ortaya çıktı.
  72. Sayıları az da olsa, bazı kadınların meniye alerjisi vardır. Meninin içerdiği protein, vajinada ve vücutta yanma, kaşıntı vb. semptomlara sebebiyet verir.
  73. Yapılan araştırmalara göre, çiflerin ön sevişmeleri aşağı yukarı 11-13 dakika sürüyor.
  74. Yine aynı araştırmaya göre, cinsel birleşme 7 -8 dakika sürüyor.
  75. Hamileliğin libidoyu azalttığı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Pek çok kadın, hamileliğin yarı dönemine kadar seks hayatlarının gayet hareketli olduğunu söylüyor.
  76. 2005 yılında Missouri’de, reşit olmayan kızların bikini bölgelerine ağda yaptırmaları için ailelerinden izin almaları gerektiğine dair bir yasa kabul edilmiştir.
  77. Toronto Üniversitesi, kurduğu cinsel farklılık programıyla, insanların birbirlerine daha anlayışlı davranmalarını amaçlamaktadır.
  78. Erkeklerin yüzde 45′i daha büyük bir cinsel organa sahip olma hayali kuruyor.
  79. Çin İmparatorluk Sarayı’ndaki harem ağaları, yüksek mevkilerini sembolize etmek için, cinsel organlarını yüksek bir rafta, kavanoz içerisinde saklarlardı.
  80. Cinsel organları büyük olan erkekler, küçük olanların aksine, yatakta iyi olduklarına inanırlar.
  81. G noktası orgazmıyla klitoris orgazmı, birbirinden tamamen farklı hisler uyandırır.
  82. Kadınlar tahrik olduklarında, bu fırsatı kaçırmak istemezler. Yapılan araştırmalar, kadınların erotik filmlere ve pornoya düşkün olduğunu gösterir.
  83. Klitorisin uç noktasında tam tamına 8000 sinir ucu bulunur. Vücudun en duyarlı bölgesidir.
  84. Buna karşın, erkek cinsel organında yalnızca 4000 sinir ucu bulunur.
  85. Düzenli bir ilişkileri olan erkeklerin yüzde 75′i partnerleriyle orgazm olabilmekteler.
  86. Kadınların sadece yüzde 29′u sürekli orgazm olabilmekteler.
  87. Kadınların en erotik fantezileri, geçmişteki ya da gelecekteki sevgilileriyle ya da bir yabancıyla seks yapmaları üzerine kuruludur.
  88. İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Japon kadınları göğüslerine silikon taktırmaya başlamıştır.
  89. Atlar, bir boşalmada, erkeklerden 20 kez daha fazla meni salgılarlar.
  90. Stres ve pelvik kaslardaki gerilim, erkek cinsel organının boyunun küçülmesine neden olabilir.
  91. Ağız yardımıyla cinsel organa prezervatif geçirmek, İtalyanlar’a özgü bir yöntemdir ve bir hayli maharet gerektirir.
  92. Kadınlar ve erkekler, uyku sırasında orgazm olabilirler. Erkekler bu duruma ıslak rüya derler.
  93. Pek çok erkek, haftada 3-4 defa seks yapmak istediğini söyler.
  94. Kadınlar da en az erkekler kadar seks yapmak istediklerini söylerler.
  95. Üniversite öğrencileri arasında yapılan araştırmalara göre, aktif seks hayatı olan erkeklerin kendilerine güvenleri tam ve güzel kadınları kolayca etkileyebiliyorlar. Prezervatif kullanma alışkanlığına ise sahip değiller.
  96. Seks hayatı düzgün olan kadınlar ise, kendileriyle barışık ve mutlular. Kadınlar da pek çok cinsel riski göze alarak, korunmamayı tercih ediyorlar.
 

Kadınlar nasıl tahrik olur? Temmuz 28, 2007

Amerika’da 1000 kadına sordular: “Sizi en çok ne heyecanlandırır ve tahrik eder?”
Kadınların tahrik olmasını neler sağlar ve bunu bilmek önemli mi diye düşünenlere, Brown Üniversitesi Psikiyatri Kliniği doçentlerinden Dr. Scott Haltzmann şöyle yanıt veriyor: “Sizi neyin heyecanlandırdığını ve bunun neden olduğunu bilmek muhteşem bir cinsel yaşamın anahtarıdır. Çünkü bu aynı zamanda size kendi zevklerinizi de kontrol etme imkanını sunar.” İşte bu açıklama sonrası Amerika’da yapılan bir araştırma, kadınlarda tetikleyici 8 davranışı belirledi. Cinsel yaşamının yeterince renkli olmadığını düşünenler için, bu 8 davranışı “öneri” olarak kabul etmek de mümkün…

1- Saçlarınıza dokunması

Neden işe yarar?: Kafatası derisi milyonlarca sinir ucu içerir. Bir erkeğin parmaklarının saçlarınızda dolaşması, sizden hoşlandığını da gösteriyor aynı zamanda. Boşuna burun kıvırmayın, evrimsel psikoloji görev başında.

Bunu deneyin: Bu hissi saçınızı taramasını isteyerek artırabilirsiniz.

2- Omzunuzu öpmesi

Neden işe yarar?: Çünkü size beklenmedik bir şekilde yaklaşır. Ayrıca sürpriz öpücükler sizin çekiciliğinizi ve onun size bağlılığını gösterir.

Bunu deneyin: Partnerinize vücudunuzun ihmal edilmiş bölgelerini fark etmesi için yol gösterici olabilirsiniz. Bu konuda açıkça konuşmaktan çekiniyorsanız, kalemi kağıdı elinize alın ve romantik bir not yazın. Köprücük kemiğinizin okşanması, kulak memenize dille küçük dokunuşların ne kadar tahrik edici olduğunu öğrenince bakalım ne yapacak!

3- Elini bacağınıza koyması

Neden işe yarar?: “İç baldırınız gibi, vücudunuzun bazı bölümlerine kazayla dokunmaya imkan yoktur” diyor Dr. Haltzman. Haksız da değil! Birisine duygusal olarak yeterince yakın olunca, o kadar yakına gelmesine izin vermek, duyguları harekete geçiriyor.

Bunu deneyin: Onu, vücudunuzun başka bölgelerine de yönlendirebilirsiniz. Mesela elini jean’inizin arka cebine sokmasını sağlayın!

4- Uzun bir koşu sonrası nefes nefese kalmak

Neden işe yarar?: Egzersiz dopamin ve norepineprin salgılanmasını tetikler, vücudunuz egzersiz sonrasında endorfin salgılar ve kan akışınız artar. Egzersiz sonrası tüm bu vücutta yaşananlar, cinsellik yaşanırken olanlara paralel.

Bunu deneyin: İşten eve gelince, TV seyretmek için koltuğa yayılmadan önce bir iki zindelik verici yoga hareketi, birkaç mekik veya şınav deneyin.

5- Hiç tanımadığınız bir adamla göz göze gelmek

Neden işe yarar?: İlk kez göz göze gelindiğinde, bu son derece etkileyici olabiliyor. Heyecanlanıyorsunuz çünkü göz göze gelmek kafalarda bir anda cinsel bir soru işaretini de çağrıştırıyor.

Bunu deneyin: İster şaka yollu ister bilerek olsun; bir kol teması ile işe başlayabilirsiniz. Bu, bir yabancıda ufak da olsa etkileşim yaratacaktır.

6- Jean pantolon giymesi

Neden işe yarar?: Erotik anlamda sutyen kadın bedeni için neyse, jean pantolon da erkek bedeni için o! Uzmanlar “Burada biyolojinin de etkisini unutmayın” diyor. Sıkı bir jean pantolon, sağlıklı bacak kasları, karın kasları anlamına geliyor! Bunlar da sağlıklı ve güçlü bir partner demek tabii ki!

Bunu deneyin: Unutmayın, erkekler de en az kadınlar kadar iltifat edilmeyi sever. Ona, jean giydiği zaman yakışıklı göründüğü yönünde ne kadar çok iltifat ederseniz, o kadar çok jean giyecek.

7- Sabun gibi kokması

Neden işe yarar?: Sabun kokan bir erkekten hoşlanmak, fırından geçerken kokusundan ötürü canınızın ekmek çekmesi gibidir. Koku karşılaşana dek tanımadığınız bir iştahı tetikler. Kolonyanın tersine, sabun onun doğal kokusunu bloke ediyor. Sabun kokusu ve erkeğin kokusu birbirine karışıyor. Burada vücudun salgıladığı doğal kimyasallar devreye giriyor.

Bunu deneyin: Yürüyüşe çıkın veya beraber koşun. Böylelikle onun vücut ısı derecesini artırarak doğal kokusunu duyabileceksiniz.

8- Bir köpük banyosunda uzanmak

Neden işe yarar?: Köpük banyosu, rahatlamanın en kolay yolu. Genelde zihnimizdeki yapılacaklar listesi ile uğraştığımız için kendi fiziki uyanışımızın işaretlerini kaçırıyoruz ama ılık su, kanın cilt yüzeyinin altındaki sinir uçlarına gidişini hızlandırıyor ve bu da uyarılmayı kolaylaştırıyor.

Bunu deneyin: Düzenli olarak banyoyu akşam rutininiz içine alın. Vücudunuzun hisleriyle ilgili olarak ne kadar rahat ve uyanıksanız, onları ilerletmekle ilgili o kadar istekli olacaksınız. Ayrıca duş başlığının gücünü asla hafife almayın.

 

Şişmanlığın 8 gizli nedeni Nisan 8, 2007

Fazla kilolarımıza sebep olan şeyin sadece beslenme alışkanlıklarımızdan kaynaklanmadığını artık hepimiz biliyoruz. Hareketsiz yaşam da bunun en büyük sorumlusu. Ancak uzmanlar geçtiğimiz günlerde şişmanlığa yol açan yeni faktörlerden söz ettiler. İşte şişmanlığın 8 gizli nedeni…

Bugüne kadar hesap basitti: Çok fazla yemek ve az hareket etmek kocaman bir göbek demekti! Ancak bu bilgiyi küçücük çocukların bile bilmesine rağmen değişen bir şey olmadı. Dünyada genel olarak baktığımızda obezite azalmıyor tersine artıyor.
Ancak endokrinoloji uzmanları geçtiğimiz günlerde şişmanlığa sebep olan yeni faktörler de keşfettiler. Bilimadamları ‘elbette ki insanların yakabileceğinden daha fazla kalori edinmesi her zamanki gibi en büyük problemimiz’diyor ancak işin içinde başka faktörleri de olduğunu belirtiyorlar. İşte şişmanlığa sebep olan gizli düşmanlar!

1. UYKU PROBLEMLERİ
Yapılan araştırmalar, günde 12 saatten az uyuyan okul çağı çocuklarının, 12 saat ve daha çok uyuyanlara göre 3.5 kat daha fazla obezite riskine sahip olduklarını ortaya koyuyor. İşin en ilginci anne-babanın obez olması, hareketsizlik, uzun saatler TV seyretmek gibi faktörlerin hiçbir bu çocuklarda uyku kadar etkili olmuyor! Bilimadamları bunu uyku sırasında leptin hormonunun seviyesinin düşmesine bağlıyor. Çünkü leptin vücutta metabolizmanı n hızlanmasına yardımcı oluyor ve açlık hissini önlüyor. Bu süreç yetişkinlerde de aynı şekilde işlediği için gece uykusuna özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Uyku öncesinde yapacağınız ılık bir duş ve içeceğiniz bir bardak sıcak süt sizi daha da rahatlatacak. Eğer kronik bir uyku probleminiz varsa mutlaka bir doktora danışmalısınız.

2. GENETİK MİRAS
Gen araştırmaları şimdilerde şişmanlıkla ilgili araştırmaların en önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü açlığın sorumlusunun bazı genler olduğu düşünülüyor. Tek yumurta ikizleriyle yapılan araştırmalar gösteriyor ki vücut ağırlığının yüzde 70′ine kadar olan kısmını genlerimize sadece yüzde 30′luk bir bölümünü ise çevre faktörlerine borçluyuz. Bilimadamları şişmanlığa yol açan gen sayısının 30-100 arasında olduğunu söylüyor. Hepsinin tek başına çok küçük bir etkileri var. Ancak bir araya geldiklerinde tartının ibresini fırlatıveriyorlar! Buna göre iştahı artıran genler, vücuda elma veya armut formunu veren genler, metabolizmayı yöneten genler belirlenmiş durumda. Yuvarlak genlere sahip olanların maalesef yediklerine çok dikkat etmesi gerekiyor. Her şeyden önce özellikle yaşamın belli dönemlerinde özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Örneğin hamilelik döneminde veya menopoza girerken… Doktorlar gelecekte bu gen durumunu dengeleyecek ilaçların çıkacağını söylüyor. Ama o zamana dek yapılacak şey beslenme alışkanlıklarına dikkat etmek.

3. İLAÇLAR
Pek çok kadın bazı doğum kontrol ilaçlarının yarattığı kilo problemlerinden haberdar. Aslında sadece doğum kontrol ilaçları değil genel olarak pek çok ilaç fazla kiloya sebep olabiliyor. O yüzden hastasına ilaç yazan bir doktorun bu konuda hassas davranması gerekiyor. Örneğin bazı depresyon ilaçları 3-4 kiloya kadar artışa sebep olabiliyor. Tansiyon için kullanılan kimi ilaçlarsa ekstra 2 kilo anlamına gelebiliyor. Diyabet ilaçlarının 3-4, insülin şırıngalarının ise uzun vadede 10-15 kiloya kadar artışa sebep olduğu biliniyor.
Bu yüzden özellikle diyabet problemi olanların erkenden spor yapmaya başlamaları tedavi sırasında gelebilecek kilolara karşı koymaları açısından önemli. Eğer ilaç kullanımında kilo alma gibi bir endişeniz varsa bunu mutlaka doktorunuzla paylaşmalısınız. Belki de daha ince bir alternatifiniz olabilir!

4. KLİMALAR
Üşüdüğümüzde veya terlediğimizde vücudumuz ısıyı ayarlamak zorunda kalır ve bunun içinde enerjiye ihtiyacı olur. Klimalar ise işte bu görevi üstlenirler! Hayvanlar üzerinde yapılan bir deneyde sıcakta veya soğukta kilo verdikleri gözlemlenmiş. Gün boyunca sabit olarak ısıtılan veya klimayla soğutan mekanlarda yaşıyoruz. Bu ısı ortalama 26 derece civarında. Ve tam da bu ısıda ekstra hiçbir şey yakmak mümkün değil! Bu yüzden vücudunuza rahat vermeyin ve onu zaman zaman ısı değişimlerine maruz bırakın. Mesela saunaya girin ardından buz gibi havuzda yüzün. Hatta bazı geceler pencereler açık olarak uyumaktan korkmayın. Bu sizin bağışıklık sisteminizi de harekete geçirecek emin olun.

5. EVLENMEK
Sadece kişisel tecrübeler değil bilimsel araştırmalar da evliliğin yemek alışkanlıklarını hem kadın hem de erkek açısından bilinçsizce değiştirdiğini ortaya koyuyor. İngiltere Newcastle Üniversitesi bilimadamları , yaptıkları çalışmalarda evlendikten sonra erkeklerin daha sağlıklı beslendiklerini, kadınlarınsa yemelerine çok fazla dikkat etmeyip kilo aldıklarını ortaya çıkarmış. Uzmanlar bunun sebebini kadınların daha fazla et ve büyük porsiyonlarda yemek yemesine, evlilikle ilgili strese daha yatkın olmalarına ve genel olarak sağlıksız beslenmelerine bağlıyor.
Peki bu konuda ne yapılabilir? Bilimadamları esprili bir cevap veriyor ya bekar kalacaksınız ya da eski sabit beslenme alışkanlığınızı devam ettireceksiniz!

6. NİKOTİN
Her geçen gün daha çok insanın sigaradan vazgeçmesi sağlık açısından çok güzel bir şey. Ancak bunun etkilerini sadece ciğerlerde ve deride değil maalesef tartıda da görüyorsunuz! Amerika’daki Michigan Üniversitesi bilimadamları sigarayı bıraktıktan sonra sanıldığından da çok kilo alındığına dikkat çekiyor. Diyelim sigara içerken 2-6 kilo fazlanız varsa sigarayı bıraktıktan sonra bu fazlalık rahatlıkla 7-8 kiloyu bulabiliyor. Çünkü nikotin iştahı kesiyor ve metabolizma çalışmasını hızlandırıyor. Ancak kilo bile alsanız yine de değer çünkü sağlığa nikotinden daha fazla zarar veren bir şey yok.
Uzmanlar sigarayı bırakanların özellikle ilk 6 ay çok dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Kilo alımını önlemek, kilo almaktan daha kolay! Önemli olan bunun bilincine içtiğiniz son sigarada varmak ve buna göre bir bilanço yapmak. Yani daha az yemek ve daha çok spor yapmak.
YAŞ
Araştırmalar, insanoğlunun 20 yaşının ortasına kadar her ay 300 gram aldığını gösteriyor. Yaşlandıkça da kas grubundan kaybediyoruz. Ancak bu kas grubu önemli çünkü tek başlarına bile kalori yakmak için onlara ihtiyacımız var. 25-30 yaşlarında kilo daha da çok artıyor. Bu 40 yaşına kadar böyle gidiyor. Menopoz döneminde östrojen azaldığı için ekstra kilolar alınıyor. Bu yüzden yaşlandıkça kas egzersizlerine önem vermelisiniz. Ayrıca protein tüketimini de artırmalısınız. Çünkü kas gücünü artırmak için proteine ihtiyacınız var.

STRES
Bütün bir gün etrafta koşuşturursak aslında kilo vermemiz gerek değil mi? Ancak Amerika’daki Chicago üniversitesi’nde yapılan bir araştırma bunun aksini gösteriyor! Özellikle kadınlar stres zamanlarında lüzumsuz bir şekilde kilo alıyorlar. Üstelik stres faktörleri ne kadar artarsa o kadar çok kilo alıyorlar! Çünkü stres sırasında kortizol denilen bir madde salgılıyoruz. Bu da yağ hücrelerini harekete geçiriyor ve enerjinin görevini yapmasını engelliyor! Bu stres yükü haftalar boyu sürerse o zaman vücut, yağ deposu rezervini artırıyor! Bu yüzden kendinize zaman zaman mutlaka özel vakit ayırın. Stresinizin üstesinden gelebilmek için birileriyle konuşmak ya da düşüncelerinizi yazıya dökmek de iyi gelebilir! Boston Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre gerilimden en kolay kurtulmanın yolu onun üzerine gitmek!

 

KADINLAR VE ERKEKLER İÇİN ÇOK EŞLİLİK Mart 28, 2007

Kategori: KADINLAR VE ERKEKLER, erkekler, eğilimler, kadınlar, toplum, çok eşlilik — aliilaslan @ 8:25 pm
ERKEKLER İÇİN ÇOK EŞLİLİK
Filolog ve antropolog Claude Levi Straus, erkeğin doğal olarak cinsel çeşitliliğe gereksinimi olduğundan yanadır.

“Katı bir tekeşli toplumda bile, erkeğin içindeki çokeşlilik eğilimi yüzünden, mevcut kadınlar onlara yeterli olmaz”.

Biyolog Donald Symons’a göre, erkeklerin çok eşlilik ihtirası, ilk çağlardaki atalarından miras kalmıştır.

“Erkeğin mümkün olduğu kadar daha çok kadınla sevişmesi, ona bir şey kaybettirmez, aksine kazandırır”.

Öte yandan, kadın, seksüel değişiklikten çok az kazanç sağlar. Çünkü bir tek erkek tarafından hamile bırakılır ve değişik cinsel tercihleri olan kadın, eşinin sadakat ve desteğini kaybeder.

Bu şartlar altında tekeşlilik, erkeklerin kadınlar için zorla katlandıkları bir teslimiyettir.

KADINLAR İÇİN ÇOK EŞLİLİK
Konuya kadınlar yönünden bakınca, bütün deliller tersine çalışır. Ama, biyolog Sarah Blaffer Hrdy’nin, kadın çokeşliliği için iddiaları vardır.

Poligamik kadınların, seks dürtüsü hakkında bulduğum kanıtlar gösteriyor ki; pek çok kadın bir kerede, birden fazla orgazm yaşayabilir. Kadın, cinsel açıdan tatmin olmak için, birden çok erkekle beraber olabilir.

Çok sayıda erkekle zevk bağları kuran kadının doğuracağı çocuğun babası belli olamayacağı için, kadın cinsel ilişkiye girdiği bütün erkeklerden çocuğun bakım ve korunmasına yardım etmelerini isteyebilir.

Cinsel yönden fazla aktif, iddialı ve hemcisleri ile rekabet içinde olan kadınlar, cinselliklerini toplumda daha iyi bir yer elde edebilmek için kullanabilirler. Böylece, çocukları daha iyi bakılır ve güvenlikleri sağlanmış olur.

Psikatrist Mary Jane Sharfey iddiayı daha ileri götürür:

“Modern kadının yüksek orgazm yeteneği ile memelilerin dişisinin, cinsel ilişkiye doymazlığı arasında ilişki vardır. Kuvvetle seks isteği uyandıran hormonlar ile çok doğurganlığa ve az sayıda düşüğe neden olan hormonlar aynıdır”.

Yine de tarihsel evrim içinde, insanoğlu maymundan modern insana dönüşürken yeni bir sosyal kurum oluştu: Tekeşlilik. Sharfey açıklıyor:

“Kadının aşırı cinsel ihtiyacını kuvvetle bastırmak, her modern ve uygar toplumun doğuşu için gerekliydi”.

Bütün bunlar dikkate alındığında, tekeşliliğin her iki cinsi çarmıha gerdiği görülür.

 

Kadınların ve erkeklerin erojen bölgeleri Mart 24, 2007

Sevgilinizin boynunuza yumuşak bir öpücük kondurduğunu düşünün… Ya da kulağınıza aşk sözleri fısıldadığını… Hatta gece yatakta ayaklarınıza masaj yapmaya başladığını hayal edin…

Her insanın fantazilerinin, cinsellikten aldığı zevkin farklı olması gibi uyarılma noktaları da birbirinden farklıdır. Kimileri yumuşak okşayışlardan, kimileri daha sert ve tutkulu davranışlardan, kimileri ise öpülmekten hoşlanır. Üstelik her insanın öpülmesini, okşanmasını istediği noktalar da farklı olabilir. Fakat sinir sisteminin herkeste aşağı yukarı aynı olduğu düşünülecek olursa, aslında küçük farklılıklar dışında vücudumuzun bazı bölgelerinin bu tür uyarılmalara son derece müsait olduğu görülür. İşte yukarıdan aşağıya doğru kadın ve erkeklerin erojen noktaları…

Kulak: Kadınların büyük çoğunluğu kulağın ve kulak çevresinin erojen olduğunu söylüyor. Erekler de kadınlar da özellikle seks sırasında kulaklarına fısıldanmasından, kulaklarının öpülmesinden hatta ısırılmasından hoşlanıyor. Ayrıca yine her iki cins de partnerlerinin nefesini kulaklarında hissetmenin kendilerine çok büyük haz verdiğini belirtiyorlar. Fakat işin sırrı yumuşak davranmakta. Aksi halde karşı taraf tahrik değil rahatsız oluyor.

Boyun: Sinir sistemi gelişmiş olan boyun bölgesi hem erkeklerin hem de kadınların erojen noktalarından. Bu sebeple gerek kadınlar gerekse erkekler boyunlarının öpülmesi, okşanması, yalanması ya da hafifçe ısırılmasından hoşlanıyorlar. Kadınlar boyun temasını ön sevişmenin olmazsa olmaz etaplarından biri olarak görüyor, boyunlarına yapılan temasın, hatta masajın ön sevişmenin başlangıç noktası olduğunu söylüyor. Erkekler de kadınlar gibi boyunlarına masaj yapılmasının cinsel arzuyu arttırdığı görüşünde.

Ağız: Ağız için söylenebilecek pek bir şey yok aslında. Siz öpüşmekten zevk almayan kadın ya da erkek gördünüz mü? Hayır değil mi? Fakat unutulmaması gereken bir şey daha var. Erkekler dudaklar ve öpüşme konusunda kadınlara oranla biraz daha şiddetten hoşlanıyor. Kadınlar french kiss’i ya da masumane öpücükleri tercih ederken, erkekler kadının öpüşürken dudaklarını sıkıştırmasından ya da ısırmasından zevk duyuyor.

Sırt: Kadınlar ense kökünden itibaren omurgaları boyunca partnerlerinin yavaşça aşağı kaymasından çok hoşlanıyor. Partnerlerinin ellerini, parmaklarını, dillerini ya da dudaklarını kullanarak küçük dokunuşlarla yukarıdan aşağıya inmesini tahrik edici buluyor. Aynı şey erkekler için de geçerli. Onlar da birlikte oldukları kadının göğüslerini, yüzünü, nefesini sırtında hissetmekten hoşlanıyor.

Göğüsler: Kadınların en erojen noktalarından olan göğüsler, hem kadının tahrik olup cinsel doyuma ulaşmasına yardımcı oluyor hem de onun cinsellikten ne kadar zevk aldığını gösteriyor. Hemen her erkek göğüslerin, kadının erojen noktalarından biri olduğunu bilse de bazı yanlışlar yapabiliyor. Örneğin kadınlar göğüslerinin okşanmasından çok fazla tahrik olmuyorlar. Kadınlar, erkeğin eliyle göğüslerini okşaması yerine parmakla, dudakla, dil ya da cinsel organlarıyla göğüslerine dokunmasından zevk duyduğunu söylüyor. Erkekler bu konuda kadınlar kadar görüş birliğine varabilmiş değil. Kimi erkekler kadının göğüslerini sıkması, ısırması ya da yalamasından zevk aldığını söylerken kimileri bundan nefret ediyor. İyisi mi, siz siz olun erkeğinize bu konuda ne düşündüğünü sorun!

Karın: Son derece hassas ve yumuşak bir bölge. Sevişme anında kadınlar göbek deliklerinin ellenmesinden, yalanmasından, okşanmasından tahrik olabiliyor. Erkeklere gelince… Erkekler de en az kadınlar kadar bu bölgenin kendilerini tahrik ettiğini söylüyor. Fakat erkekler bu konuda biraz daha yaratıcı. Partnerlerinin dilleri ya da dudaklarının yanı sıra saçlarının, göğüslerinin bu bölgeye temas etmesinden çok büyük haz alıyorlar. Fakat bu bölgeye dokunurken ya da okşarken, nazik davranmak gerekiyor. Aksi halde sevgilinizin canı yanabilir.

Popo: Kadınların erojen bölgelerinden biri de kalçalarıdır. Hemen hemen her kadın, popolarının okşanmasından, öpülmesinden, yoğurulmasından, hafifçe vurulmasından ve partnerlerinin parmaklarının popo çizgisi boyunca gezinmesinden hoşlanır. Fakat daha fazlasını istiyorsanız dikkatli olmalısınız. Çünkü bazı kadınlar anüslerinin ellenmesinden zevk alırken, bazıları bunu tiksindirici buluyor. Bunu deneyerek veya konuşarak çözümleyebilirsiniz.

Erkekler de popolarının okşanmasından, öpülmesinden, ısırılmasından zevk alıyor. Fakat nazik olmanız kaydıyla. Penisle anüsleri arasındaki bölge son derece duyarlı olduğundan en ufak bir darbe bile çok büyük ağrıya neden olabilir. Bazı uzmanlar kadınlarınki gibi ereklerin de G noktası olduğunu ve bunun anüsün 3-5 cm. içinde olduğunu belirtiyor. Bu varsayıma göre erkekler henüz bunu keşfetmemiş olsalar dahi, sadece bu bölgelerinin okşanmasıyla orgazm olmaları mümkün görünüyor. Fakat bazı erkekler bu konuda çok hassaslar ve böylesi dokunuşlardan nefret ediyorlar. O yüzden bu bölgelere dokunmadan önce kesinlikle onun fikrini almalısınız.

Bacaklar: Ayak bileğinden başlayın ve yavaşça yukarıya çıkın. Avuç içiniz ya da parmaklarınızla dairesel hareketler yaparak baldırlarını özellikle de en erojen nokta olan baldırların iç taraflarını okşayın. Kadınların bu dokunma işlemine bayıldığını göreceksiniz. Erkekler de en az kadınlar kadar baldırlarının içinin okşanmasından tahrik oluyor.

Ayak: Yine tam olarak fikir birliğine varılamayan bir nokta. Kimi kadınlar erkeklerin ayaklarını öpmesini, parmaklarını yalayıp emmesini tahrik edici bulurken kimileri bunu çok pornografik ve iğrenç buluyor. Aynı şey erkekler için de geçerli. Üstelik erkeklerin büyük çoğunluğu parmaklarının okşanmasından, öpülmesinden nefret ediyor. Partnerinizin bu konudaki tutumunu değiştirmek veya değiştirmemek size kalmış. Bu konularda fazla ısrarcı olmamakta fayda var.

 

Burçlara Göre kadınların Erkeklerden Bekledikleri Mart 10, 2007

KOÇ KADINI
Koç kadını bir erkekten korunmayı, gözetilmeyi beklemez. O, yaşamında kendi yolunda giden güçlü bir kadındır. Bu yolda ona eşlik edecek, kendisi gibi güçlü bir arkadaş ister. Ona sunacağınız romantik bir akşam yemeği, doğal güzellikler içinde dinlenme tesisinde tatil tekliflerine sıcak bakmaz. Birlikte izleyeceğiniz bir basket maçı veya Bungy-jumping gösterisine ise koşarak gelir. Şefkat ve sevgi yerine ihtiras ve cinselliği tercih eder. Kendisi gibi aktif, güçlü ve özgür erkekleri sever.Bir spor karşılaşmasında takımın as oyuncusuysanız ve, o da izleyiciler arasında ise mutlaka size aşık olacaktır.
Karşı koyamayacağı teklif: “Paraşütle atlama kurslarına gidiyorum, sen de gelir misin?”
BOĞA KADINI

Boğa kadını önce aşk ve sevgi ister. Sonra ise hiç kuşkunuz olmasın “para” diyecektir. O, yaşamın güzelliklerinden olabildiğince yararlanmak isteyen hayat dolu bir kadındır. Bunun için de er veya geç paranın gerekli olacağını bilir. Çalışkandır, beraber olduğu erkeğin de çalışkan olmasını ister. Onun için birlikte kazanılan servet, birlikte tadılacak güzelliklerdir. Doğayı, hayvanları, çocukları ve bu zevkleri de onunla paylaşacak erkekleri çok sever.

Karşı koyamayacağı teklif: “Akşamki davetten önce bir kuyumcuya uğramaya ne dersin?”

İKİZLER KADINI

Bu havai kadını sürekli aynı kişiyle aynı çatı altında yaşarken görmek zordur. Bu yüzden kıskanç bir erkekle asla beraber olamaz. Onun ufak tefek flörtlerine göz yumacak biri ile rahat eder. Bu, onun için bir oyundur. Bu oyunu onunla paylaşacak erkeklere hemen ilgi duyar. Bunun yanı sıra kendisi ile uzun uzun konuşup tartışacak zeki ve kültürlü erkeklere de hayır demez. Çünkü bu zeki kadının sürekli beyin jimnastiği yapması gerekir. Ruhu her yaşta genç kaldığı için orta yaşlarında genç erkeklerle beraber olmayı sever. Ömür boyu seyahat ve flört edebilecek bir erkeğe hayır demez.

Karşı koyamayacağı teklif: “Bu hafta sonu bensiz bir tatile ne dersin?”

YENGEÇ KADINI

Yengeç kadını, bir erkekten; önce kendine, sonra da çocuklarına baba olmasını bekler. Ailesine ve evine düşkündür. Bu konularda saygı ve anlayış bekler. Sevdiği erkeği evinde ağırlamaktan hoşlanır. İlle de bir restauranta gitmek için onu zorlamayın. İyi bir ahçıdır. Problemlerini kendi başına çözebilecek kadar güçlü olmasına karşın ona yol göstermenizden hoşlanır. İhmal edilmeye tahammülü yoktur. Aksi halde başka limanlara sığınabilir. Ufak tefek kaprislerine göz yumarsanız sizi daha çok sever.

Karşı koyamayacağı teklif: “Bu akşam evde kalıp nefis bir yemek yapalım mı?”

ASLAN KADINI

Aslan kadını bir erkekten önce saygı bekler. O bir kraliçedir. Eleştirilmekten nefret eder. İltifatlara ise bayılır, özellikle başkalarının yanında olursa! Onu çadırla seyahat etmeye veya mütevazi bir restauranta götürmeye çalışmayın. O, herşeyin muhteşem olmasını ister. Başarıyı sever, başarılı erkekleri de… Çekingen ve romantik erkeklerden hoşlanmaz. Onun sevgisinden önce saygısını kazanırsanız size aşık olması uzun sürmez.

Karşı koyamayacağı teklif: “Şehrin en saygın ve güzel lokantasında bu akşam yer ayırttım. Bana eşlik eder misin?”
BAŞAK KADINI

Başak kadını için her erkek çözülmesi gereken bir vakadır. Bu yüzden kendinizi hemen ele vermemeniz gerekir. Sizi çözmesi ne kadar uzun zaman alırsa o kadar uzun süre beraber olursunuz. Ona boşuna kendinizi anlatmaya çalışmayın. O, sizin hiç bilmediğiniz yönlerinizle uğraşır ve kısa sürede kendinizi psikolog sandalyesinde hissetmenize yol açar. Başak kadını ile beraber olacak erkeklerin her şeyden önce zeki olmaları gerekir. 24 saat beraber olsanız da size mektup yazabilir. Bu oyuna katılıp mektuplarına cevap yazarsanız ömür boyu yazışacağınızdan kuşkunuz olmasın.

Karşı koyamayacağı teklif: (Yazıp gönderirseniz daha etkili olur.) “Bir satranç partisine ne dersin?”

TERAZİ KADINI

Terazi kadını uyumlu bir beraberlik ister. Beraber olacağı erkeğin karakteri, aile yapısı, eğitim düzeyi, boyu, kilosu kendine uygun olsun ister. Şayet uzun boyluysa siz de orta boylu, bu, onun için problem teşkil eder. Futbol maçı seyrederken bağırıp çağıran, konuşurken sesini yükselten erkeklere tahammül edemez. Kendine uygun olduğunu düşündüğü erkekle hemen evlenmek isteyebilir. Çünkü onun için uyumlu beraberlik evlilik demektir. Sanatçı veya sanata ilgi duyan erkekleri sever. Sanatçı olmasanız bile ara sıra resim yapıp bir enstrüman çalıyorsanız, size hayranlık duyar.

Karşı koyamayacağı teklif: “Benimle evlenir misin?”

AKREP KADINI

Akrep kadını tutkuludur. Bir erkekten çok fazla şey beklemez. Hatalarıyla, kusurlarıyla sevmeyi bilir. Katlanır, görmezlikten gelir. Ama ihaneti hiçbir zaman affetmez. Akrep kadını ile beraber olan erkek şanslıdır. Çünkü başka hiçbir kadın onu bu kadar sevemez. Şanssızdır. Çünkü onu aldatırsa ömür boyu sevilmeden yaşar.

Karşı koyamayacağı teklif: “Senden başka hiçbir kadının olmadığı bir adada yaşamaya ne dersin?”
YAY KADINI

Ana diliniz, doğduğunuz ülke farklıysa bir Yay kadınıyla berabersiniz demektir. Yay kadınları yabancı erkekleri sever. Sporcuları da… Çünkü sağlam kafanın sağlam vücutta olduğunu bilir. Bunalımların, derin sorunların adamıysanız yanına yanaşmayın. Kıskanç erkeklere tahammül edemez. Çünkü sizinle beraberken başka bir erkek arkadaşı ile seyahate gider, art niyet gözetmeksizin. Özgürlüğünü kısıtlayacak olursanız en son görüşmeniz telefonla uluslararası elveda görüşmesi olur. Sizden kaçabilmek için mümkün olan en uzak ülkeye gitmiştir.

Karşı koyamayacağı teklif: “You can go your own way.”

OĞLAK KADINI

Oğlak kadını ile beraber olmak için beklemeniz gerekir. Muhtemelen o da sizi uzun zamandır bekliyordur ama bunu hemen belli etmez. Acele ederseniz kaçar. Sizi tanıması ve güven duyması için zamana ihtiyacı vardır. Gerçekçidir, boş hayallere bel bağlamaz. Kısa süreli heyecanlar peşinde koşmak yerine uzun süreli sağlam ilişkileri tercih eder. Sorumluluk sahibi, sevecen, sıcak kanlı, mizah anlayışı olan erkeklerden hoşlanır. Aniden alınan kararlardan, son anda yapılan planlardan hoşlanmaz. Onu bir yere davet etmek istiyorsanız bunu en az bir hafta önceden yapmanız gerekir.

Karşı koyamayacağı teklif: “Bir yıl sonra evlenmeye ne dersin?”

KOVA KADINI

Tutucu ve kıskanç mısınız? O zaman bu kadına yaklaşmayın zaten siz de onu uzaktan bile görseniz imkansız olduğunu anlarsınız. Çünkü Kova kadını dış görünüşü ile bile tutucu insanları çileden çıkartabilir. Romantizm en son başvurmanız gereken silah olmalıdır. Romantik bir aşıktan çok, macera sever bir arkadaşla beraber olmayı tercih eder. Onu elde etmenin tek yolu arkadaşlığını kazanmaktır.

Sürprizlere hazırlıklı olmanız gerekir. Çünkü nerede, ne zaman, ne yapacağını kestiremezsiniz. Çok çabuk aşık olur ve çok çabuk bıkabilir. Bu kısa sürede dostluğunu kazanabilirseniz uzun süre sizinle beraber olur.

Karşı koyamayacağı teklif: “Ne zaman istersen beni ara.”

BALIK KADINI

Bu romantik, hassas kadını hafife alırsanız büyük bir yanılgıya düşmüş olursunuz. Çünkü; o hülyalı bakışları, yaşlı gözlerinin arkasında her tür zorluğun üstesinden gelebilecek güçlü bir kadını saklar. Onu elde etmek için en kötü gününüzde yanına gidin. Hemen kendinizi iyi hissetmeniz için elinden geleni yapmaya başlar. Balık kadını için yardım etmek, aşık olmak demektir. Yaptığınız hataları bağışlar, kaprislerinize, huysuzluklarına ses çıkartmaz ama ona kabalık ederseniz; yüzünüze gülmeye devam ederken yavaş yavaş uzaklaşır ve siz nasıl olduğunu anlamadan hayatınızdan çekilip gider. Bu ayrılık sonrası ağlayıp üzüleceğini umarsanız yanılırsınız, çünkü hafızası çok güçlü değildir.

Karşı koyamayacağı teklif: “Lütfen bana yardım et.”

Alıntıdır.

 

Nasıl Sevişmeli? Mart 2, 2007

Sevişmek ilişkinin en doruk noktasıdır. İyi sevişebilmek, teknikten çok kendiniz ve partneriniz hakkında neler hissettiğinize bağlıdır. Aranızda güven ve dürüstlük var ise, cinselliği birlikte keşfedebilir ve seks hayatınızda uzun süre mutluluk elde edebilirsiniz.

Birbirinizle açıkça konuşun! Her ikiniz de neler istediğinizi ve arzuladıklarınızı birbirinize açıklarsanız seks hayatınızın heyecanlı olmasındaki ilk adımı atmış bulunursunuz. Tabi ki bu hususta aşmanız gereken ilk engel toplumsal tabulardan kurtulmanızdır. Bunu aşmış insanlar varsayımını yaparak devam ediyoruz.

Ön Sevişme

Ön sevişme veya başka bir deyişle ön oynaşma ne kadar uzun olursa, sevişme esnasında alacağınız zevk de o derece yoğun olur. Ön sevişme, cinsel ilişkiye girmeden önceki safhadır. Ön sevişme neleri kapsar? Öpüşmek, birbirinizi soymak, dokunmalar ve oral seks. Herbirinin yeri ayrıdır ve herbiri sizde değişik duygular uyandırıp, cinsel ilişkinizde en doruk noktaya ulaşmanızda yardımcı olacaktır.

Ön Sevişme ve Kadınlar

Ön sevişme hem kadınların kolayca orgazma ulaşmasını sağlar hem de kuvvetli orgazm olmalarını. Kadının orgazma ulaşabilmesi için uyarılması gereklidir. Ön sevişme de kadında bunu sağlar.

Partnerinizin nelerden hoşlandığını bilmeniz ve uygulamanız ön sevişmede çok önemlidir. Öpmek şarttır; kadında uyandırıcı rolü yüksek olup, duygusallığını arttırır. Öpmek sadece dudaklarla sınırlı değildir; kadının vücudunun her yerini öpebilirsiniz. Çoğu kadının en büyük şikayeti yeterince öpülmedikleri ve çok çabuk cinsel organlarla oynaşmaya geçme hususunu da burada hatırlatmak isteriz. Partnerizin uyarmak için dudaklarını, kulaklarını, saçını, göz kapaklarını, boynunu, omuzlarını, göğüslerini, karnını, bacaklarını ve ayaklarını öpebilirsiniz. Dudaklarını öperken de dilinizi kullanmayı ihmal etmeyiniz.

Partnerinizin hassas bölgelerini keşfetmeniz çabukça veya mekanik bir şekilde gerçekleştirilecek bir aktivite değildir. Bunu yavaş yavaş yaptığınızda sevişmenizden hem siz hem de partneriniz daha fazla zevk alacaktır. Amacınız partnerinizi emin adımlarla uyarmaktır. Partnerinizin vücudunda deneyler yapın. Onun nelerden hoşlandığını keşfedin. Vücüdunun heryerine yumuşak bir şekilde dokunun. Ona sarılın.

Memeler ve meme başları kadınlarda çok erotik bölgelerdir. Bu bölgeleri öpmek, okşamak, yalamak veya emmek partnerinizi çok heyecanlandıracaktır. Vajina ve anus arasındaki bölgeye dokunmak da bazı kadınların çok hoşuna gider.

Hem ön sevişmede hem de sevişme esnasında klitoris seksüel açıdan en duyarlı bölgedir. Klitorisi yumuşak bir şekilde uyarma becerisini öğrenmelisiniz. Sert penisle de klitorisin uyarılması mümkündür ve büyük haz verir.

Dudaklarınızı, dilinizi ve parmak uçlarınızı partnerinizin vajina ve poposunda kullanarak onu uyarabilirsiniz.

Ön Sevişme ve Erkekler

Erkeklerin de ön sevişmeye hem ihtiyaçları vardır hem de hoşlarına gider. İmpotans sorunu olan erkeklerde ön sevişmenin bu sorunu ortadan kaldırmasa bile yardımcı olduğu kanıtlanmıştır.

Bazı erkekler partnerleri tarafından soyulmayı ve bu konuda pasif rol oynamayı tercih ederler, bazıları ise partnerlerinin önünde çekinmeden soyunabilirler. Her iki durumda partnerler için uyarıcı niteliği taşır.

Erkeklerin ve kadınların çekici iç çamaşırı giymeleri erotik duygular uyandırıp, hatta ön sevişme esnasında bazı çiftler bu iç çamaşırlarını çıkartmamayı tercih ederler.

Bazı erkekler hareretli bir şekilde öpülmekten hoşlanırlar. Ayrıca, partnerinizin ensesini, kulaklarını ve göz kapaklarını öperek onu uyarabilirsiniz.

Çoğu erkek, meme başlarının yalanması ve emmilmesinden zevk alırlar. Şüphesiz hepsi penisinin öpülmesinden çok hoşlanırlar. Ayrıca vüdununun her bölgesini öpücüklere boğmanız da oldukça uyarıcı olacaktır.

Erkeğin cinsel organları dokunuşlara çok duyarlıdır. Cinsel organları eliniz veya dilinizle uyarın. Penis ile anus arasındaki bölge çok hassatır ve bu bölgeye dokunulduğunda partneriniz müthiş zevk alacaktır. Testisler çok hassas olduğundan bunlara hafif bir şekilde dokunmaya özen gösterin. En çabuk uyarabileceğiniz organ penistir. Ayrıca erkekler popolarının okşanmasından ve öpülmesinden de zevk alırlar.

Partnerinizi Uyarmak

Unutmayın ki partnerinizi uyarmak mekanik bir işlem değildir. Partnerizin isteklerini ve hoşuna giden aktiviteleri uygulamanız gerekecektir. Bunları yapabilmeniz içinde iletişim şarttır. Birbirinizle açıkça konuşup nelerin hoşunuza gittiğini, nasıl yapılması gerektiğini, ne zaman ve hangi yoğunlukta vb. uygulanması gerektiğini açıklayın. İltişim kurmanımn başka bir yararı ise seks konusunda güven kazanmanızı sağlamasıdır. Yaptıklarınızın ve uyguladıklarınızın partnerinize zevk verdiğini hissettikçe daha cesur ve araştırmacı ruhunuz gelişecektir, bu da seks hayatınızın monotonluktan kurtulmasına yardımcı olacaktır.

 

Erkek gerçekleri… Şubat 18, 2007

Kategori: araba, dudak, erkekler, izlemek, kadınlar, orgazm, uzay — aliilaslan @ 3:22 pm


Erkekler dış görünüşlerine kadınlardan daha az dikkat eder gibi görünürler; ama gerçek hiç de öyle değil.

Pek konuda erkekler sanıldığının aksi şekilde hareket ediyorlar. Amerika’da yapılan istatistiklere göre derlediğimiz sayısal değerlere şaşıracaksınız…

1. İzlemeyi seviyorlar.
Erkeklerin yüzde 70′i öpüşürken gözlerini açıyor.

2. Hâlâ bekar olanlar var.
25 ve 34 yaşları arasında 5 erkekten 3′ü bekar. Her erkeğin evlenmeden önce ortalama olarak 10 seks partneri oluyor.

3. Kim üstte?
Yaşları 25 ile 45 arasındaki erkeklerin yüzde 45′i kadınların üstte olduğu pozisyondan hoşlanıyor. Yüzde 37’si anal seksi tercih ediyor. Yüzde 17’si ise; misyoner pozisyonunu uyguluyor.

4. Etkilemek için giyiniyorlar.
Yaşları 18 ile 49 arasında değişen erkeklerin yüzde 59′u kız arkadaşlarını etkilemek için giyimine özen gösteriyor. Erkeklerin yüzde 57’si dış görünüşlerini beğeniyor, yüzde 17’si ise; dış görünüşleri hakkında kendi kendilerine “Acaba şişmanlıyor muyum?” diye soruyor.

5. İç çamaşır giyiyorlar mı?
Erkeklerin yüzde 67,5′u külot giyiyor. Yüzde 26,1′i ise; boxer giymeyi tercih ediyor. İçlerine hiçbir şey giymeyenler ise yüzde 6,4.

6. Dudak meraklıları.
Erkeklerin yüzde 83′ü kadınlarda en seksi buldukları yerin dudaklar olduğunu söylüyor.

7. Kadınları seçiyorlar.
Erkeklerin yüzde 83′ü bir kadın başbakana oy vereceğini söylüyor.

8. Erkekler de ağlıyor.
Yaşları 18 ile 35 arasında değişen erkeklerin yüzde 73′ü ağladıktan sonra rahatlıyor.

9. Orgazm taklidi yapıyorlar.
Yaşları 25 ile 45 arasında değişen evli erkeklerin yüzde 17’si orgazm taklidi yapıyor.

10. Ameliyat, neden olmasın?
Erkeklerin yüzde 33′ü eğer bedava olsaydı cinsel organlarını büyütme operasyonu yaptırabileceklerini söylüyor.

11. Araba kullanırken…
Erkeklerin yüzde 69′u kadınlardan daha iyi ve güvenli araba kullandıklarını düşünüyor. Erkeklerin yüzde 23′ü araba kullanırken burunlarını karıştırıyor ve yüzde 71′i kaybolunca kimseye yön sormuyor.

12. Koltuklarını indiriyorlar.
Erkeklerin yarısına yakını arabada sevişirken koltuklarını indiriyor.

13. Kadınlar önce…
Yaşları 25 ile 45 arasında değişen erkeklerin yüzde 63′ü partnerleri orgazm olmazsa, kendilerinin de olmadığını itiraf ediyor.

14. İsterseniz sayabilirsiniz.
Erkekler orgazm olmadan önce 60 ya da 120 kere hareket ediyor.

15. Uzaya yolculuk.
Erkeklerin yüzde 42’si uzaya gitmeyi düşünüyor.