Kadinlara Özel Bir Dünya

Çok Harika bir Blog

KADIN İÇİN "İLK GECE" Ağustos 21, 2007

Konunun anlaşılabilirliği açısından gerdek gecesini çağrıştıran “İlk Gece” deyimi yerine “İlk Cinsel İlişki” deyimini kullanmak daha doğru olacaktır. Zira, bu konuda elimizde gerçekçi istatistikler bulunmamasına karşın, kadınlarımızın belli bir yüzdesi, evlenmeden önceki bir dönemde ilk cinsel deneyimlerini yaşamaktadırlar.

İlk Deneyimin Önemi..
Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi oldukça önemlidir. Cinsel ilişkiyle ilgili problemler yaşayan çiftlerin tıbbi değerlendirilmelerinde, özellikle kadının uyarılamama, çok geç uyarılma, orgazm olamama, veya çok geç orgazm olma gibi sorunlar yaşadığı durumlarda özgeçmişte sıklıkla travmatik (sorunlu) bir ilk cinsel ilişki deneyimi bulunmaktadır. Bu beklenen bir sonuçtur, zira kadın tarafından bakıldığında ilk deneyim, anatomik bir bariyer olan kızlık zarının aşılma zorunluluğu nedeniyle kanama ve beraberinde çoğu durumda az da olsa ağrının yaşandığı bir durumdur. Netice itibarıyla hazırlıksız, uygun olmayan koşullarda ve özellikle de bu konudaki sorumluluğunu ihmal eden bir erkek ile beraber yaşanan ilk deneyimin kalıcı psikolojik etkiler yaratması imkan dahilindedir.

İlk İlişki Mutlaka Ağrılı Mıdır?
Kızlık zarı kadınların %90′ından fazlasında nispeten ince ve esnek bir mukoza parçası yapısındadır. Kadının kendini tümüyle hazır hissettiği durumlarda, “ön sevişmeyle” bölgede yeterli kayganlık sağlandığında, erkeğin de yumuşak davranması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması durumunda, kadın kızlık zarının yırtılması esnasında ağrı hissetmez, veya az bir ağrı hisseder. Cinsel ilişkiden alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu kadar düşük şiddette bir ağrı uyaranının beynin üst merkezlerinde bilinçli olarak algılanma ve sonradan “hoş olmayan bir anı” olarak hatırlanma olasılığı düşüktür.

İlk İlişkide Mutlaka Kanama Olur Mu?
İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanılgıdır. Her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır ve kızlık zarı bazı kadınlarda o kadar esnektir ki, penis içeriye girdiğinde, ve özellikle de vajina giriş bölgesi yeterince kayganlaşmışsa kızlık zarı yırtılmadan kalır. Bu duruma her 100 genç kızdan birinde ve belki daha fazlasında rastlanabilir. Bazı kadınlarda da kızlık zarının üzerinde yer alan damar yapıları çok az olduğundan, zar yırtılmasına rağmen gözle görülebilen bir kanama gerçekleşmeyebilir.

Kızlık Zarının Çok Kalın Olması Nedeniyle İlişkinin Gerçekleşememesi Mümkün Olabilir Mi?
Bazı durumlarda ilk cinsel birleşme birinci denemede ve sonraki birkaç denemede gerçekleştirilemeyebilir. Bunun en sık görülen nedeni sanıldığı gibi kızlık zarının kalın olması değildir. En sık görülen neden, genç kadının kendini cinsel ilişkiye hazır hissetmemesidir. Bu durumda kadın kendini gevşetemeyecek, vajinanın girişinde yer alan güçlü kaslar kasılı kalacak ve vajina giriş bölgesinde yeterince kayganlık sağlanamayacağından penisin vajinanın girişinde yer alan kas ve kızlık zarı engelini aşması zor olacaktır. Erkek böyle bir durumda genç kadının canının yandığını hissettiğinde belli bir süre sonra girişimden vazgeçecektir.

Ender görülen bir neden de kızlık zarının gerçekten kalın olmasıdır. Jinekoloji kliniğine “ilk ilişkiyi başaramama” nedeniyle başvuran kadınların bir kısmının özgeçmişinde arka arkaya yapılan ilişki girişimleri sonuçsuz kalmıştır ve muayenesinde de gerçekten kızlık zarı kalındır. Bu durumlarda bazen ufak bir cerrahi müdahale ile kızlık zarının doktor tarafından açılması gerekebilir.

Kızlık Zarı Yırtılmasına Bağlı Oluşan Kanama Ne Kadar Sürer?
Kızlık zarının yırtılması esnasında bazen yırtık kızlık zarından vajinaya doğru genişleyebilir. “Deflorasyon kanaması” (deflorasyon kızlık zarının yırtılması anlamına gelen bir kelimedir) olarak adlandırılan bu durum hemen her zaman ön sevişmenin yetersiz olduğu, kadının kendini yeterince hazır hissetmediği bir zamanda, erkeğin “sert hareketlerle” cinsel ilişki denemesinde bulunmasından kaynaklanır. Çoğu durumda erkek kadının ağrı duymasına duyarsız bir şekilde girişimi sürdürmüş ve “yırtık” olması gerekenden daha büyük olmuştur.

Normalde kızlık zarı bozulduğunda kanama en geç yarım saatte durur. Geniş bir yırtık oluştuğunda ise ya hemen başlayan şiddetli bir kanama, veya ilişki bitmesine rağmen uzun bir süre devam eden bir kanama söz konusudur. Yapılan jinekolojik muayenede yırtığın yeri tespit edildikten sonra lokal anestezi, veya geniş yırtıklarda genel anesteziyle yırtık onarılarak kanama durdurulur.

Görüldüğü gibi tamamen doğal bir olay olması gereken “İlk Gece” bazı durumlarda aynı gece veya takip eden günlerde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurulmasını gerektirebilmektedir.

Yapılması Gerekenler..
Kalın kızlık zarı gibi çiftlerin elinde olmayan nedenlere bağlı normaldışı durumlar için erkeğin ve kadının yapabileceği bir şey elbette yoktur.

Başarılı bir “İlk Gece” için kadının yapması gereken, eşine hazır olduğu veya henüz hazır olmadığı mesajını net olarak verebilmesi, ön sevişme aşamasının kontrolünü kendi eline almasıdır. Erkek ise kadının kendisinden farklı olan doğasını kabul etmeli, bir kadının cinsel ilişkiye hazır olmasının erkekten daha uzun sürdüğü gerçeğini göz önünde bulundurmalıdır. Daha sonraki ilişkilerin aynası olabilecek bu ilk ilişkide erkek, kadının gevşemesi ve rahatlaması için elinden geleni yapmalı, sabırlı olmalıdır. İlk ilişkide erkek aşırı zorlayıcı hareketlerden kaçınmalıdır.

 

Seks pozisyonları Temmuz 12, 2007

Bari herkesin az çok yaptığı, ama bir türlü adını bilmediği pozisyonları deneyin.

Seks hayatınız iyice monotonlaştı, değişiklik yapmak istiyorsunuz, ama ne yapacağınızı bilmiyorsunuz, hep aynı şekilde sevişmekten de sıkıldınız! Üstelik fanteziler de artık yatak odanızın kapısından içeri girmiyor… Bari herkesin az çok yaptığı, ama bir türlü adını bilmediği pozisyonları deneyin. Vereceğimiz teknik bilgiler ışığında tabii…

Misyoner pozisyonu
Bu pozisyon çiftler arasında en çok tercih edilendir. Kadın sırt üstü yatar, erkek karın üstü kadının üzerindedir.

Kadın için: Misyoner pozisyonu en çok tercih edilen pozisyon olmasına rağmen kadınların çoğu aslında bu pozisyonu sevmiyor. Çünkü misyoner pozisyonu kadının hareket alanını daraltıyor. Buna rağmen penis, bu pozisyonda vajinanın derinliklerine ulaşabildiği için tatmin edici bir pozisyon olarak biliniyor. Ancak, eğer partneriniz bir sumo güreşçisi ise uzak durun! Orgazm garantisi yüzde 80!

Erkek için: Bu pozisyonda bütün iş erkekte bittiği için biraz daha olgun ya da yaşlı erkekler bu pozisyonu pek sevmiyorlar. Erkek için çok fazla efor sarfedici olan bu pozisyon, ergenliğe yeni adım atmış olanların özel tercihi genelde! Ayrıca kontrolü elden bırakmayan, seksin temposunu elinde tutmak isteyen erkekler de bu pozisyonu tercih ediyorlar. Bu pozisyonun bir başka avantajı da erkeğin kadını rahatça öpebilmesi…

Jokey pozisyonu
Kadının üstte, erkeğin altta olduğu pozisyon.

Kadın için: Aslında bu pozisyon kendi içinde ikiye ayrılıyor. Kadın jokey pozisyonunda erkeğe yüzü dönük ya da sırtı dönük durabilir. Erkeğin yüzüne bakılmayacak gibiyse sırtnızı dönebilirsiniz yani! Tabii canınız nasırlı ayak görmek istiyorsa!..
Her iki durumda da bu pozisyonda kadının avantajı, fiziksel kondisyonuna göre ilişkinin hızını kendisinin ayarlayabilmesidir. Hükmetmeyi seven, otoriter kadınlar için bu pozisyon genel tercih nedeni!

Erkek için: Genelde bu pozisyona bayılırlar. Çünkü kendilerini bir seks kölesi gibi hissederler. Kadın onun üzerindedir ve ona hükmediyordur. Bunu düşünmek hoşuna gidebilir! Özellikle yaşlı ve tembel erkekler için ideal…

İkinci misyoner pozisyonu
İlkinden tek farkı, kadın bacaklarını erkeğin omzuna koyar.

Kadın için: Misyonerde yazılanlar aynen geçerli. Tek farkla. Penis bu pozisyonda vajinaya daha derin temas eder. G noktası uyarılır.

Erkek için: Bu pozisyonda erkek kalçasını daha rahat hareket ettirir. Ancak bu seksten uzun süre keyif almak isteyenler için uygun değil. Çünkü erkek çok çabuk orgazm olabilir.

X pozisyonu
Tarifi biraz zor… Kadın ve erkek yüzyüzeler. Bacakları makas gibi birbirine geçmiş. Yani misyoner pozisyonunun yanyana yatılan biçimi diyebiliriz.

Kadın için: Klasik ‘hangi bacak senin’ sendromu atlatıldıktan sonra başlanabilir. Eğer bacaklarınız esnekse tabii. Yoksa bu pozisyondan uzak durun. Çünkü bacaklarınız içiçe geçmişken hareket kabiliyetiniz sıfıra da inebiliyor. Penis, vajinayla temasta zorlanabilir.

Erkek için: Erkekler her türlü pozisyonu severler. Demek oluyor ki, bunu da seviyorlar. Ancak çoğu erkek, partnerinin bacağı diye kendi bacağını da okşayabiliyor :)

Köpek pozisyonu
Tarife gerek yok…

Kadın için: Porno yönetmenlerinin en sevdiği bu pozisyonu kadınlar pek tercih etmiyorlar. Çünkü bu şekilde penis doğrudan yumurtalıklara baskı yapıyor. Ve bu birçok kadın için rahatsız edici bir durum.

Erkek için: Erkeklerin daha az güzel kadınlarla bu pozisyonu tercih ettiğine dair bir iddia da var.

Kaşık pozisyonu
Kadın ve erkek yanyana yatıyorlar. Her ikisi de aynı yöne doğru bakıyor. Erkek, kadına arkadan yaklaşıyor.

Kadın için: Kaşık pozisyonunda seks, sarılmayla karışık olduğu için çiftler bu pozisyonu tercih ediyorlar: Duyguların daha derin gösterildiği bu pozisyon yazık ki kadınların orgazmı açısından tatmin edici değil. Ancak sabahları bu pozisyona başvurabilirsiniz. Ağız kokusu çekmektense :)

Erkek için: Biraz daha sert seksten hoşlanan erkekler için uygun bi pozisyon değil. Aama sabah yeni uyanmışsa ve kımıldayacak hali yoksa tercih edebilir.

Ayakta
Kadın ve erkek yüzyüze duruyorlar. Kadın bacakları ile erkeği sarıyor. Tabii bu durumda erkeğin bir duvara yaslanması gerekiyor.

Kadın için: Bu pozisyon kadın için çok keyifli olabilir. Çünkü penis hem vajinaya derin bir şekilde giriyor hem de partnerine sıkı bir şekilde sarılmış oluyor. Ama partner biraz daha ufak tefekse, güçsüzse ayakta sekse kalkışmayın. Zira düşeceğim tehlikesiyle zevk almanız güçleşir.

Erkek için: Erkekler için çok keyşif verici bir pozisyon değil. Ancak kaslı erkekler tercih edebilir. Çünkü bir süre sonra hem heyecandan hem de güç kaybından bacaklar titremeye başlayabilir.

 

Seks pozisyonları Mart 2, 2007

Misyoner pozisyonu

Bu pozisyon çiftler arasında en çok tercih edilendir. Kadın sırt üstü yatar, erkek karın üstü kadının üzerindedir.

Kadın için: Misyoner pozisyonu en çok tercih edilen pozisyon olmasına rağmen kadınların çoğu aslında bu pozisyonu sevmiyor. Çünkü misyoner pozisyonu kadının hareket alanını daraltıyor. Buna rağmen penis, bu pozisyonda vajinanın derinliklerine ulaşabildiği için tatmin edici bir pozisyon olarak biliniyor. Ancak, eğer partneriniz bir sumo güreşçisi ise uzak durun! Orgazm garantisi yüzde 80!
Erkek için: Bu pozisyonda bütün iş erkekte bittiği için biraz daha olgun ya da yaşlı erkekler bu pozisyonu pek sevmiyorlar. Erkek için çok fazla efor sarfedici olan bu pozisyon, ergenliğe yeni adım atmış olanların özel tercihi genelde! Ayrıca kontrolü elden bırakmayan, seksin temposunu elinde tutmak isteyen erkekler de bu pozisyonu tercih ediyorlar. Bu pozisyonun bir başka avantajı da erkeğin kadını rahatça öpebilmesi…

Misyoner pozisyonu II
İlkinden tek farkı, kadın bacaklarını erkeğin omzuna koyar.
Kadın için: Misyonerde yazılanlar aynen geçerli. Tek farkla. Penis bu pozisyonda vajinaya daha derin temas eder. G noktası uyarılır.
Erkek için: Bu pozisyonda erkek kalçasını daha rahat hareket ettirir. Ancak bu seksten uzun süre keyif almak isteyenler için uygun değil. Çünkü erkek çok çabuk orgazm olabilir.

Jokey pozisyonu
Kadının üstte, erkeğin altta olduğu pozisyon. Seksin hızı kadının kontrolü altındadır. Kadın her iki diziyle erkeğin kalçasını sarar. Penisi içine aldıktan sonra ya dizlerinin üstünde sekse devam eder ya da bacaklarını uzatarak.
Kadın için: Aslında bu pozisyon kendi içinde ikiye ayrılıyor. Kadın jokey pozisyonunda erkeğe yüzü dönük ya da sırtı dönük durabilir. Erkeğin yüzüne bakılmayacak gibiyse sırtnızı dönebilirsiniz yani! Tabii canınız nasırlı ayak görmek istiyorsa!..
Her iki durumda da bu pozisyonda kadının avantajı, fiziksel kondisyonuna göre ilişkinin hızını kendisinin ayarlayabilmesidir. Hükmetmeyi seven, otoriter kadınlar için bu pozisyon genel tercih nedeni!
Erkek için: Genelde bu pozisyona bayılırlar. Çünkü kendilerini bir seks kölesi gibi hissederler. Kadın onun üzerindedir ve ona hükmediyordur. Bunu düşünmek hoşuna gidebilir! Özellikle yaşlı ve tembel erkekler için ideal…

X pozisyonu
Tarifi biraz zor… Kadın ve erkek yüzyüzeler. Bacakları makas gibi birbirine geçmiş. Yani misyoner pozisyonunun yanyana yatılan biçimi diyebiliriz.
Kadın için: Klasik ‘hangi bacak senin’ sendromu atlatıldıktan sonra başlanabilir. Eğer bacaklarınız esnekse tabii. Yoksa bu pozisyondan uzak durun. Çünkü bacaklarınız içiçe geçmişken hareket kabiliyetiniz sıfıra da inebiliyor. Penis, vajinayla temasta zorlanabilir.
Erkek için: Erkekler her türlü pozisyonu severler. Demek oluyor ki, bunu da seviyorlar. Ancak çoğu erkek, partnerinin bacağı diye kendi bacağını da okşayabiliyor

Köpek pozisyonu
Tarife gerek yok…
Kadın için: Porno yönetmenlerinin en sevdiği bu pozisyonu kadınlar pek tercih etmiyorlar. Çünkü bu şekilde penis doğrudan yumurtalıklara baskı yapıyor. Ve bu birçok kadın için rahatsız edici bir durum.
Erkek için: Erkeklerin daha az güzel kadınlarla bu pozisyonu tercih ettiğine dair bir iddia da var.

Kaşık pozisyonu
Kadın ve erkek yanyana yatıyorlar. Her ikisi de aynı yöne doğru bakıyor. Erkek, kadına arkadan yaklaşıyor.
Kadın için: Kaşık pozisyonunda seks, sarılmayla karışık olduğu için çiftler bu pozisyonu tercih ediyorlar: Duyguların daha derin gösterildiği bu pozisyon yazık ki kadınların orgazmı açısından tatmin edici değil. Ancak sabahları bu pozisyona başvurabilirsiniz. Ağız kokusu çekmektense.
Erkek için: Biraz daha sert seksten hoşlanan erkekler için uygun bi pozisyon değil. Aama sabah yeni uyanmışsa ve kımıldayacak hali yoksa tercih edebilir

Ayakta
Bu pozisyonda başarılı olabilmek zordur. Penisin vajinaya girebilmesi güç olabilir. Kadınlar genelde erkeklerden daha kısa boylu oldukları için, kadının duvardan destek alması ile bu pozisyonda başarı elde edilebilinir; kadın yüzünü ya duvara veya tutunabileceği herhangi bir şeye verir, erkek de vajinaya arkadan girer. Bu pozisyon, yüz yüze olan pozisyondan çok daha kolaydır.

Kadın için: Bu pozisyon kadın için çok keyifli olabilir. Çünkü penis hem vajinaya derin bir şekilde giriyor hem de partnerine sıkı bir şekilde sarılmış oluyor. Ama partner biraz daha ufak tefekse, güçsüzse ayakta sekse kalkışmayın. Zira düşeceğim tehlikesiyle zevk almanız güçleşir.
Erkek için: Erkekler için çok keyşif verici bir pozisyon değil. Ancak kaslı erkekler tercih edebilir. Çünkü bir süre sonra hem heyecandan hem de güç kaybından bacaklar titremeye başlayabilir.

 

Erkeğe Yapılan Oral Seks Teknikleri Şubat 2, 2007

Kategori: erkek, kadın için, oral seks, oral sex, penis, pozisyonlar — aliilaslan @ 8:18 pm

Bir erkeği cinsel açıdan memnun etmenin onun çok zevk alacağı yöntemlerinden biri ona oral seks yapmaktır. İster önsevişme, ister sevişme sonrası ister asıl sevişme olarak yapılsın onun nelerden hoşlandığını öğrenebilmeniz için iletişim çok önemlidir. Erkeğinize oral seks yaparken bunu onu memnun etmek için yaptığınızı aklınızdan çıkartmayın. İstemediğiniz veya mecburiyetten yaptığınız belli oluyorsa bu onu sizden soğutacaktır. Aksine eğer siz de istekli olursanız onu o kadar hızlı boşaltacağınızdan ve sıranın size geleceğinden emin olabilirsiniz. Eğer gerçekten oral seks yapmak istemiyorsanız ona bunu nedenleriyle anlatın ve zorla yaptırmasına izin vermeyin. Seks iki kişinin de zevk aldığı bir eylemdir.

Pozisyonlar
Oral seks için ikinizin de rahat edeceğiniz herhangi bir pozisyon uygundur (oturarak, ayakta, yatarak). Erkeğinizin penisini ağzınızın içine oldukça derin şekilde almak için ise (deep throating) penisle boğazınızın açısını düşünerek bir şekil almalısınız.

Temeller
Erkeğe yapılan oral seksde penisin baş kısmının, penis ve erbezlerinin öpülmesine “penilingus” denir. Dudaklar ve ağız yumuşak ve duyarlı bir biçimde erkek cinsel organlarını uyarmak üzere öpüp yalamak için kullanılır. Bu işleme dudak ve dişlerin hafif ısırmaları da katılabilir, baş kısmının etrafında ve penis boyunca gidip gelebilirler. Penisin, dölyolu birleşmesine benzer şekilde kadının ağzına girip çıktığı yönteme “irrumatio” denmektedir. Meninin ağıza akıtılması ve yutulması zararsızdır (elbette sağlıklı erkekler için). Meni yutulmasının tehlikeli olabileceği bir durum, gebeliğin yedinci ayından sonra söz konusu olabilir. Erken doğuma yol açma olasğlığı vardır.

Oral sekse genellikle erkeğinizin penisini okşayarak başlanır. Başlangıcı penisin kök kısımlarını, kasıklarını, sonra testislerini öperek yapabilirsiniz. Sonra yavaş yavaş penisin gövdesinden baş kısmına doğru çıkabilirsiniz. Oraya vardığınızda penisin baş kısmını dilinizle gıdıklar gibi yalayabilir oradan penisin en hassas yerlerinden biri olan ön-uç tarafına inebilirsiniz. Bu anda erkek iyice sertleşmiş ve dilinizin hareketlerine karşı çok duyarlı olacaktır. Okşama ve yukardan aşağıya veya aşağıdan yukarıya sıvzalamayla devam edebilirsiniz ancak bunu çok uzatmamalısınız. Okşama teknikleri için eşi elle tatmin bölümüne bakabilirsiniz. Penisi ağzınızda ileri geri hareket ettirerek, değişik açılarda emerek ve yalayarak erkeğinizi boşaltabilirsiniz.

Kadınların erkeğine oral seks yaparken en sık yaptıkları hata penisi uyarmak için sürekli ağızlarını kullanmayı düşünmeleridir. Erkek boşalana veya boyunları, çeneleri ağrıyana kadar ağızlarıyla aynı harekete devam ederler. Oysa iyi bir oral seksde hareketler çok tekralı olmamalıdır. Penisi elle okşama ve sıvazlama, testislerin ve kalçaların (istenirse anal bölgenin) avuçlanması ve okşanması, yalanması da işin içine katılırsa hem tekdüzelikten kurtulunur hem de siz pozisyon değiştirerek kaslarınızı rahatlatabilirsiniz. Hangi sırada nasıl yapacağınız eşinizin nelerden hoşlandığına bağlıdır. Erkekler birkaç dakikada boşaldıkları zaman da oral seksden çok zevk alırlar; ama en çok hatırladıkları uzun sürenleridir. Erkeğin boşalmaya yakın olduğunu testislerinden anlayabilirsiniz. Testis torbası boşalmadan hemen önce sıkılaşır ve testisleri daha sıcak olan gövdeye doğru çeker.

Boşalma
Birçok erkek partnerinin menisini yutmasını çok erotik bulur. Ama eğer hoşunuza gitmiyorsa yapmayın. Bir seçenek de meniyi ağzınıza boşaltmak ama yutmayıp tükürmektir. Birçok kadın erkek boşaldıktan hemen sonra oral seksi bırakır. Aslında bırakmayıp ağzınızla veya elinizle okşayarak birkaç dakika daha devam etmelisiniz. Boşalmadan sonra penis bir süre çok fazla hassastr. Onun için erkeğinize biraz daha zevk verebilirsiniz. Ancak dikkat edin bazı erkekler bu seks sonrası oyunda çok şiddetli uyarıldıklarından rahatsız olabilirler.

Erkeğin menisinin tuzlu, ekşi, acı olan tadı bazı kadınlar için çok itici olabilir. Aynen terimiz, idrarımız, tükürüğümüz gibi meninin tadı da yediklerimizle çok ilgilidir. İçtiğimiz ilaçlar veya yaptığımız diyetler de etkilidir. Meninin tadını değiştirmek için kesin bir reçete olmasa da temiz bir yaşam (alkol, sigara kullanmamak, doğal beslenmek) mutlaka katkıda bulunacaktır. Bol su içmeyi de ihmal etmeyin. Şekerli veya ekşi meyvalar (ananas, çilek, limonata, portakal, elma, muz, üzüm, kavun, şeftali) veya meyva suları menin tadını daha iyileştirebilirken brüksel lahanası, brokoli, kabak, kara lahana, kuşkonmaz, vb. sebzeler ve açırı baharatlı, soğanlı, sarmısaklı yiyecekler de daha kötüleştirebilir. Maydanoz ve kereviz sapı da iyileştiric etkiye sahiptir.

Uyarılar ve Öneriler Pek az erkek pensinde dişlerinizi hissetmekten hoşlanır. Dişler (ısırmak) deriyi yırtabilir, delebilir ve rahatsızlık verebilir. Bunu önlemek istiyorsanız penisi ağzınıza almadan dudaklarınızla dişlerinizi örtmeyi deneyin.

Güvenli seks için oral seks yaparken de prezervatif kullanmanız önerilmektedir. Prezervatifin kokusu itici geliyorsa kokulu olanları deneyebilirsiniz. Piyasadaki prezervatiflerin çoğu kayganlaştırıcı kremlidir. Kremlerin tadı ise genellikle çok kötüdür. En iyisi tatı/kokulu (yenebilir) bir kayganlaştırıcı alıp kayganlaştırıcı içermeyen bir lateks prezervatif üzerine bunu sürnmektir. Prezervatifin lastik kokusundan tamamen kurtulmak için önerilebilecek bir yöntem ise kullanmadan önce prezervatifi yuvarlayıp açmak ve hafif sabunlu suyla yıkayıp duruladıktan sonra kurutmaktır. Yıkanmış prezervatifi tekrar yukarı doğru yuvarlayarak daha sonra oral seks için kullanabilirsiniz.

İleri Teknikler
Temel teknikleri uyguladıktan ve deneyim kazandıktan sonra da yapılabilecek daha pek çok şey vardır. Bunlardan biri de kayganlaştırıcı krem kullanmaktır. Penisin gövdesine krem sürerek penisi tahriş etmeden daha hızlı hareketlerle okşayabilir, sıvazlayabilirsiniz. Piyasada üflendiğinde veya sürtünmeyle sıcaklık veren, su bazlı, kokulu pek çok kayganlaştırıcı vardır. Oral seksi çok farklı bir erotizm boyutuna sokmak için penise ve çevresine krema, çikolata, meyva (suları) gibi yenebilen bazı şeyler de sürebilirsiniz. Daha zor bir teknik kadının penisi boğazının derinlerine kadar ağzının içine alması olan “deep throating” tekniğidir. Bu erkek için genellikle çok tahrik edici bir görüntüdür ve çok çabuk boşalabilir. Bunu yapabilmek için kadının öğürme hissini kontrol etmesi gerekir. Ayrıca bu sırada erkek de ileri geri hereket etmeden sabit kalmalıdır.

 

Selülit : Selulit nedir ? Nedenleri ? Önleme yolları nelerdir ? tedavisi selülit kremleri Ocak 26, 2007

Selülit nedir?

Tıptaki adı hidrolipodistrofi olan selülit, derinin alt tabakasındaki yağ dokusunun bağ dokular arasında sıkışması sonucunda derinin üst kısmının portakal kabuğu görüntüsü almasıdır. Ciddi bir problem olan selülit, sanılanın aksine sadece kilolu bayanlarda görülmez. Zayıf ya da şişman her kadının korkulu rüyasıdır. Selülit, daha çok bayanların kalça, basen, dizin ve bileğin iç kısımları, baldırların arkası ve üst bacak bölgelerinde yoğunlaşır.

Beslenme, genetik faktörler, hormonal özellikler ve spor yapmama gibi etkenlerin neden olduğu selülitten % 100 kurtulmak imkansız olsa da çeşitli yollarla azaltmanız ve büyük değişiklikler görmeniz mümkün. Ancak yine de hemen sonuç almayı ve her şeyin bir anda değişmesini beklemeyin.

Üstelik selülit, yaşlandıkça cildin gerginliğini yitirmesi, incelmesi yüzünden daha da belirginleşir ve hatta kalıcı bir hal alabilir. Bu arada en merak edilen konulardan biri de erkeklerde neden selülitin olmayışı… Bunun nedeni kadın ve erkeğin farklı hormonlara sahip olmasıdır. Selülitin kadınlarda daha fazla görülmesinin en önemli sebebi östrojen hormonudur. Östrojen hormonunun aşırı salgılanması vücutta normalden fazla su ve yağ tutulmasına neden olur. Bu nedenle ergenlik öncesi, menopoz öncesi ve sonrası selülit oluşumunun en yoğun ortaya çıktığı dönemlerdir. Bunun yanısıra erkeklerin cildi daha kalın ve sıkıdır.

Selülit nedenleri.

Selülit oluşumunun birçok farklı nedeni vardır. Bunlar arasında genetik faktörü, hormonal nedenleri, beslenme şeklini, spor yapmamayı ve cildin kendi fiziksel yapısını sayabaliriz.

Hormonal nedenler : Son zamanlarda yapılan araştırmalar, kadınların östrojen hormonu miktarındaki artışın selüliti çoğalttığını ortaya koymuştur. Cilt ve vücut sağlığı için gerekli olan bir takım hormonlar ve kimyasal maddelerin miktarındaki değişiklikten dolayı hücre aralığında normalin üstünde su birikmeye başlar. Bu birikme aşırı boyutlara vardığında cildin görünümünde de bir takım değişiklikler meydana gelir. Dolayısıyla selülit hormonlarla doğrudan etkilidir.

Beslenme : Tek yönlü ve sağlıksız beslenme selülitin ana nedenlerinden biridir. Genellikle çalışan toplumlardaki kadınlarda görülen selülit, bayanların fast food ve hazır gıdalara olan eğilimiyle doğrudan ilişkilidir. Hayvansal yağlar, tuz, şeker, kola ve kahve gibi yiyecek ve içecekler de yağ hücrelerini şişirerek, buralarda ödem yapmakta ve selülit oluşmasına neden olmaktadır.

Sigara ve alkol: Sigara ve alkol kullanan bayanlarda selülit görülme oranı kullanmayanlara oranla bir hayli yüksektir.

Duruş : Yüksek topuklu ayakkabılar giymek, yanlış yürümek ve yanlış oturmak da selülitin nedenleri arasında sayılabilir. Yüksek topuklu ayakkabılardan dolayı kan dolaşımındaki bozukluk zamanla cildin iyi beslenememesine dolayısıyla da selülit oluşmasına sebep olur.

Spor yapmamak: Spor yapmamaktan dolayı vücut yeterince yağ yakamaz. Zamanla derinin altındaki yağ dokusu şişerek yağın depolanmasına neden olur. Bu sebeple de cilt yüzeyinde çirkin bir görüntü oluşur.

Selüliti önlemenin yolları.

Doğru beslenme : Selülitle başa çıkmak için doğru beslenmek ve kilonuzu korumanız gerekir. Öncelikle fast food tarzı bol kalorili ve yağ oranı yüksek hazır gıdaları mümkün olduğunca hayatınızdan çıkarmalısınız. Beslenme tarzınızı yeniden gözden geçirdikten sonra, tuz, şeker, yağ tüketimini minimum düzeye indirmelisiniz. Taze, yağsız, besleyici besinleri, sebze ve meyveleri, baklagilleri, bol lif içeren tahılları ve potasyum miktarı yüksek olan portakal, muz, karpuz, patates, havuç, avokado, bezelye ve fasülyeyi bol miktarda tüketmelisiniz. Şekerleme, hamur işi ve alkolden uzak durmalısınız çünkü alkol kanda yağa dönüşür ve vücutta birikir.

Masaj : Selülitle tedavide etkili bir başka yöntem de günde en az 5 dakika fırça ya da eldiven yardımıyla yapabileceğiniz masajdır. Kan dolaşımını hızlandırarak harekete geçirip, birikmiş yağ hücrelerinin atılmasını sağlayan masaja önce hafif hareketlerle başlayın. Parmak uçlarıyla yapılması gereken masajla birlikte antiselülit kremleri kullanırsanız gözle görülür bir düzelme elde edebilirsiniz. Bu arada saunaya gitmek de iyi gelecektir.

Egzersiz : Sürekli hareketsiz durmaktan dolayı oluşan deformasyon ve kan dolaşımındaki bozukluğu ortadan kaldırmak için spor yapmak gerekir. Özellikle selülit tedavisinde yürüyüş, jogging, yüzme, tenis, jimnastik gibi sporların yapılması son derece etkilidir. Nefesi hızlandıran ve minimum 20 dakika süren aktiviteler yağları yakıcı fayda sağlar.

Antiselülit kremleri : Doğrudan doğruya yağ hücrelerini harekete geçiren ve hücrelerin içini boşaltmayı sağlayan antiselülit kremleri de, selülitle karşı girişilen kişisel savaşta önemli rol oynar. Bu kremleri kendinize yapacağınız masajla birlikte uygularsanız, kremin daha çabuk emilerek daha etkili olmasını sağlarsınız.

Su : Yağ dokularını, zehirli ve atık maddeleri vücuttan atmak için bol su içmeniz gerekir. Uzmanlar selülit oluşumunu engellemek, cildin sağlıklı ve güzel görünmesini sağlamak için günde en az 1.5 litre su içmek gerektiğini belirtiyorlar. Ancak bu, herkes aynı miktarda su içecek demek değildir. Çünkü her insanın gereksinim duyduğu miktar değişir.

Çeşitli madenler : Potasyum, demir ve magnezyum gibi maddeler dokuları sıkılaştırarak, selülit oluşmasını engellemektedir. Kahve içmeyi bırakıp onun yerine bitki çayları içmeye başlamalısınız. Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir.

Enzimler : Yağ yakıcı etkileri olan enzimler, yiyeceklerin yağ hücrelerinde depolanmadan naklini sağlarlar. Elmada bulunan bu enzimlerin etkili olması için elma yerken ağızda çok fazla çiğnemek gerekir.

Selülit tedavisi.

Selülit tedavisinde gelişen teknoloji sayesinde her geçen gün daha önemli adımlar atılıyor. Bu yöntemlerin en başında mezoterapi ve liposuction geliyor. Öyle ki bu yöntemler sayesinde çok ileri derecedeki selülitler bile kolaylıkla tedavi edilebiliyor. Ancak çok fazla şikayetiniz yoksa kozmetiklerin yardımıyla da bu işi halledebilirsiniz. Birçok kozmetik firmasının piyasa çıkardığı selülit giderici ve inceltici ürünleri kolaylıkla bulabilirsiniz. Bu ürünleri düzenli kullanarak ve tabii ki bunun yanısıra spor yapıp ve düzenli beslenerek olumlu sonuçlar almanız mümkün.

Mezoterapi : 2 veya 4 mm’lik özel iğneler ve bir enjektör yardımıyla cildin orta tabakasına yağ eritici bir karışımının enjekte edilmesidir. Bu maddeler selülitli bölgeye doğrudan etki yapar ve vücut tarafından kullanılmayan yağ hücrelerini parçalayarak organizma tarafından tekrar kullanılabilir yağ durumuna getirir. Tedavinin amacı birikimi ortadan kaldırmak, lenf ve kan dolaşımını rahatlatmak, lipoliz mekanizmasını tekrar harekete geçirmektir.

Akupunktur : Vücudun çeşitli kilit noktalarına iğneler yardımıyla ulaşıp su ve yağ hücrelerini harekete geçirerek yok etme yöntemidir.

Ozon terapi : Yağ hücrelerini oksijen ile temizleyerek, yağların yakılmasını amaçlayan bir yöntemdir. Selülitli bölgeye uygulanan buhar banyosu sayesinde oksijen alt tabakaya kadar ulaşır ve kan dolaşımını hızlandırır.

Lazer terapi : Selülitli bölgeler üzerine uygulanan lazer ile, kan dolaşımı hızlandırılır ve hareketsiz bölgeler harekete geçirilir.

Ultrason : Derinin altına doğru inilerek yağ hücrelerini parçalamayı sağlayan bir yöntemdir. Sadece selülitli bölgelerde değil küçük yağların tedavisinde de etkilidir. Bu yöntemle ses dalgalarının kavitasyon etkisiyle selüliti parçalaması veya depolarını azaltması sağlanır.

Basınç tedavisi : Hava basıncı ile kan ve lenf dolaşımını harekte geçiren bu yöntem, selülit tedavisinde çok etkilidir. Bir güzellik uzmanı ya da estetisyen tarafından uygulanan basınç tedavisi, kişiye özel programla birlikte uygulanır.

Lipoelektro : Çok ince ve uzun iğneler yardımıyla yapılan bu tedavide, elektro ile selülitli bölgelerdeki yağlar parçalanarak boşaltılmaya çalışılır.

Liposuction : 1-2 saatlik lokal anestezi ile uygulanan liposuction’da, belirlenen bölgelerdeki yağlar vakumla ya da şırıngalar yardımıyla çekilir. Liposuction özellikle bölgesel zayıflılama ve selülit tedavisinde kullanılmaktadır. Uygulamaların mutlaka plastik cerrahlar tarafından yapılması gerekiyor.

Kozmetik çözümler : Doğrudan doğruya yağ hücrelerini harekete geçiren ve hücrelerin içini boşaltmayı sağlayan antiselülit kremleri de, selülitle karşı girişilen kişisel savaşta önemli rol oynar. Düzenli kullanıldıkları takdirde ciddi düzelmeler sağlarlar. Ancak dengeli beslenme ve spor takviyesi de daha iyi sonuç alınması açısından oldukça önemlidir. Kozmetik mağazalarında ya da parfümerilerde rahatlıkla bulabileceğiniz kremlerden bazıları :

a.. Bikini Anti-Cellulite / Christian Dior
b.. D·Stock / Vichy
c.. Perfect Slim/ Loreal
d.. Aroma Fit Anti-Cellulite / Lancôme
e.. Chrono-Actif / Elancyl
f.. Celluli-Choc / Biotherm
g.. Lift Minceur Anti-Capiton / Clarins

Kaynak : Netbul Kadın

 

Estetik : Cilt Bakımı : Ev yapımı cilt kremleri evde cilt bakım kremi yapmak için tarifler Ocak 26, 2007

Kategori: El kremi, cilt bakımı, doğal güzellik, doğal kremler, el, kadın için, krem — aliilaslan @ 8:14 pm

Lavanta kremi

Yerfıstığı yağının koruyucu ve dinlendirici etkisine sahip olan bu karışım özellikle kuru ciltler için idealdir. Bu krem cildi dinlendirip, bakımını sağladığı için özellikle geceleri uyumadan önce kullanırsanız daha etkili sonuç elde edersiniz.

Malzemeler:

a.. 50 ml yerfıstığı yağı

b.. 3 gr balmumu

c.. 3 gr kakao yağı

d.. 20 gr lanolin

e.. 30 ml gül suyu

f.. 8 damla lavanta yağı

Hazırlanışı:

Önce balmumu, kakao yağı ve lanolini 60 derecede ısıtın. Aynı anda gül suyunu da kendi kabında aynı ısıda ısıtın. Bu karışımda ısının aynı olması son derece önemlidir, aksi halde bileşenler birbirine karışıp bir bütün oluşturamazlar. Karışımların ısıları ayarlandıktan sonra yerfıstığı yağını da karışıma ekleyip tekrar 60 derece ısıya ayarlayın. Son olarak da gül suyunu karışıma katın. Ardından karışımı ocaktan indirin ve karıştırmaya başlayın. Bunun için tahta bir çubuk kullanabilirsiniz. Karışım soğuyana kadar yavaş yavaş karıştırın. Ardından lavanta yağını ekleyin ve karıştırmaya devam edin. Soğuduktan sonra kutuya koyup, kapağı açık bir şekilde bir saat kadar bekletikten sonra kullanabilirsiniz. Bu arada kremi buzdolabında tutarsanız kullanım süresini uzatabilirsiniz.

Canlandırıcı tonik

Gülün içinde barındırdığı mükemmel yağlar temizleyici, ferahlatıcı ve canlandırıcı bir etkiye sahiptir. Özellikle de yorgun ciltlerde… Aynı zamanda makyaj veya cilt temizlemek amacıyla da kullanılabilir.

Malzemeler:

a.. 100 ml beyaz şarap

b.. 50 ml gül suyu

c.. 5 gr kuru gül yaprakları

d.. 1 kahve filtresi

Hazırlanışı:

Gül yapraklarını koyu renkli ama oldukça da geniş bir cam kavanoza koyup, üzerine beyaz şarabı dökün. Ardından kavanozu sıkıca kapatın ve 14 gün sıcak bir yerde bekletin. Işık gelme riskine karşı üzerini koyu renkli bir örtüyle kapatabilirsiniz. 14. günün sonunda karışımı bir süzgeçten geçirin bu arada suyunun çıkması için yaprakları iyice bastırın. Ardından karışımın suyunu bir kahve filtresiyle süzün. Son olarak da bu karışıma gül suyu ekleyip kullanmaya başlayın. Karışımı koyu renkli, hava almayan ve sıkıca kapanan bir şişede 6 ay kadar saklamanız mümkün.

Bal ve yumurta maskesi

Zenginleştici maddelerle cildi besler ve özellikle kuru ciltleri nemlendirir. Cildi yumuşak ve pürüzsüz yapar. Cilt için soğuk kış günlerinde gerekli olan nemi sağlar. Hazırlaması kolay olan bu karışım aynı zamanda oldukça ucuza mal olur.

Malzemeler:

a.. 1 çay kaşığı nemlendirici krem

b.. 1 yumurta

c.. 1 yemek kaşığı badem yağı

d.. 1 yemek kaşığı bal

Hazırlanışı:

Yumurtanın beyazı ve sarısını ayırın. Yumurtanın sarısına damlalar halinde badem yağını ekleyerek karıştırın. Ardından yavaşça nemlendirici kremi ve balı katın. Yumurta beyazını da ayrı bir kapta hafifçe çırpın ve yumurta sarısını karşıma katıp tümünü sürülübilecek kıvama gelene kadar karıştırın.

Kullanımı:

Karışımı, genişçe bir fırça veya pamukla yüz ve boyun bölgesine yayın ve en az yarım saat etkisini göstermesini bekleyin. Ardından ılık suyla yıkayın.

Badem maskesi

Her cilt tipine uygun olan badem sütü kan dolaşımını düzenlediği gibi aynı zamanda da cildi gererek canlandırır. Bu krem sayesinde pürüzsüz bir cilde sahip olabilirsiniz.

Malzemeler:

a.. 50 gr soyulmuş badem

b.. 10 gr yulaf unu

c.. 10 gr portakal aroması

d.. Bir miktar süt

Hazırlanışı:

Önce bademleri iyice dövün. Ardından ılık su katarak bir karışım haline getirip yoğurun. Karışımın kaşıktan ayrılması zor olana kadar yoğurmaya devam edin. Yoğurma işleminden sonra karışıma yulaf unu ve portakal aromasını da katarak tümünü 1 saat 15 dakika bekletin. Karışım dinlendikten sonra biraz süt katın ve bir macun kıvamına gelmesini sağlayın.

Kullanımı:

Bu karışımla yüzünüze sürüp, yumuşak hareketlerle masaj yapın ve en az yarım saat etkisini göstermesini bekleyin. Ardından yüzünüzü bol suyla yıkayın.

Kuruyan ciltler, nedenleri ve öneriler…

Cildimiz özellikle kış aylarında daha çabuk gerilir ve hemen çatlar. Bu nedenle de daha özel bir bakım ister. Üstelik kış mevsiminde cildi korumak da çok kolay değildir. Çünkü evdeki sıcak ve kuru hava ile dışarıdaki soğuk hava arasında yaşanan gel gitler sonucu cildimiz, özellikle de yüzümüz epey zarar görür. Bu değişim yüzünden cildimizde istemediğimiz kızarıklıklar ve yanaklarımızda damarcıklar oluşur. Hava soğuyup kurudukça cildimiz için çok değerli olan nem de azalır. Ortaya çıkan çatlak dudaklar ve pürüzlü eller de kış aylarında adeta cilt bakımının önemini vurgularcasına gözümüze batar. Eğer siz de bu dertlerden yakınıyorsanız işte size yardımcı olacak öneriler;

Cildimiz neden kurur?

a.. Soğuk havalarda cildimiz çok daha fazla nem kaybına uğrar. Bu nedenle de cilt susuz kaldığı için kurur.

b.. Aşırı cilt temizliği bu durumu daha da artırır. Çünkü bildiğimiz o duş jelleri ve sabunlar “emulgator” denilen bir katkı maddesi içerirler. Bunlar, temizlenen bölgedeki kirin ciltten uzaklaştırılmasını sağlar. Ancak bu maddeler aynı zamanda cildin kendine has yağlarını da yok etmektedirler. Cildin kendine öz yağları, nem kaybı ve zararlı etmenler açısından önemli bir koruma görevi üstlenmektedir. Bu nedenle de bu yağlar cilt açısından çok önemlidir. Bu durumda cildinizi gerektiğinden fazla kozmetik ürünüyle temizlemekten kaçınmalısınız. Özellikle de cildinizin kurumasına sebep olabilecek sabunlara dikkat etmelisiniz. Kullandığınız sabunun cildinize uygun olmasına özen göstermelisiniz.

c.. Yağ tabakası ince veya fazla gözenekli olduğunda, cilt daha fazla su kaybeder ve dolasıyla kurur.

d.. Ayrıca parfüm veya kozmetik madde içeren bazı özel malzemeler, cilt gözeneklerine daha kolay ulaşıp, cildi tahriş ederler.

e.. Rüzgar ve güneş gibi dış etkenlere maruz kalan cilt de daha fazla kurur.

f.. Cildiniz C, E ve F vitaminlerinin eksikliğinden dolayı da kuruyabilir.

g.. Cildin kurumasının başka bir nedeni de yaşlılıktır.

Önemli: Ciltte bu nedenlerden dolayı; çatlaklar oluşur, kaşıntı meydana gelir, kepekli bir doku gelişir, cilt pul pul olur, alerjiye yakalanma riski artar ve deri soyulması oluşur. Eğer ciltte bu tür belirtiler olmuşsa hemen çareyi nemlendirci kremlerde aramayın. Çünkü bazı nemlendirciler cildi daha da kurutabilir! Birçok bakım kremi yağ tabakasına zarar verecek maddeler içermektedir. Bu nedenle nemlendirici seçiminde dikkatli olmalısınız.

Kurumayı önlemek için 7 öneri

Cilt hücrelerinin içten su ile beslenebilmeleri için gün boyu en az 2,5 litre su veya bitki çayı için.

a.. Sıcak odalarda veya ortamlarda içi su dolu kaseler veya ıslak bezleri ısıtma sisteminin üzerine koymalısınız ki havadaki nem oranı artsın. Ayrıca odalarda bulunan bitkiler de havadaki nem oranını artırır.

b.. Günde en az bir kez duşun alın. Genelde iki günde bir banyo yapmak cilt için yeterli olabilir. Ancak cildin çok fazla su ile temas halinde olmaması gerekir. Aralarda, sabun kullanmadan sadece su ve bir lifle yıkanmaya özen göstermelisiniz.

c.. Duş yaparken kullanmak üzere en iyisi bebek sabunu alın. Bebek sabunları en fazla yağ içeren sabunlardır. Bu sayede temizlik sonrası cildin korunma tabakası normal şekilde oluşur.

d.. Cildinizi duş veya banyodan sonra mutlaka kremleyin. Banyo sonrasında aradan bir saat geçse bile kremlemeyi ihmal etmeyin.

e.. Özellikle parfüm, kimyasal ve boyar maddeler içermeyen kremler kullanmaya özen gösterin.

f.. Solaryuma gitmeyin! Çünkü UV ışınları cildin kurumasına neden olmaktadır.

Kaynak : Netbul Kadın

 

Kadın için Sözler Ocak 16, 2007

Kategori: aşk, bilge, erdem, kadın için, mesajları, sevgi, sözler, zeki — aliilaslan @ 7:59 pm

♥ Seven bir kadin icin sevdigi erkegin yuzu, ona tipki denizin denizciye gorundugu gibi gorunur. » HONORE DE BALZAC

♥ Bir kadin, eger bir erkek onun eline dusmeden once kucagina dusebilseydi daha cazibeli olurdu. » AMBROSE BIERCE

♥ Modasi hic gecmeyen birkac seyden biri de disi bir kadindir. » RALSTON

♥ Tanri, kadinlari agzi laf yapan yakisikli erkeklerden korusun. » HONORE DE BALZAC

♥ Kadinlarin erdemi, erkegin en buyuk kesfidir. » CORNELIA OTIS SKINNER

♥ Bir kadina guzel oldugunu soylemeyin; ona baska bir kadinin onun gibi olamadigini soyleyin ve goreceksiniz ki buun kapilar size acilacak. » JULES RENARD

♥ Guzel bir kadin, gorenleri kibarca cildirtan bir resim gibidir. » RALPH WALDO EMERSON

♥ Zeki bir kadin hazinedir. Guzel ve zeki bir kadin guctur. » GEORGE MEREDITH

♥ Bir kaninin yuzundeki ifade, uzerindeki giysiden cok daha onemlidir. » DALE CARNEGIE

♥ Bir kadin icin, soyle bir bakilmak bile gozden kacirilmaktan daha iyidir. » MAE WEST

♥ Eger bir kadin yeterince hirsli, kararli ve yetenekliyse, yapamayacagi hic bir sey yoktur. » HELEN LAWRENSON

♥ Dunya kadinsiz varolamaz. Gelecek bizim elimizde. » JOAN COLLINS

♥ Kadinlar butun dunyada ikinci sinif yaratik olarak gorulurler, ama dunyayi bir arada tutanlarda onlardir. » PAM BROWN

♥ Kadinlar insalara daha yumusak davranir. Biz insanlara cocuk eldivenleriyle dokunuruz. » SHIRLEY CAESAR

♥ Kadinlar basarilarini elde ettikleri zenginliklerle degil, cevrelerinde biriktirdikleri sevgiyle olcerler. » LINDA MCFARLANE

♥ Her zaman suna inandim: Bir kaninin basarisi baska bir kadinin basarisini hazirlar. » GLORIA VANDERBILT

♥ Kadinlar omuz omuza siralandiklarinda aradan kimse gecemez. » LINDA MCFARLANE

♥ Kahraman erkekler nasil da yakip yiktilar. Kahraman kadinlar nasil da hayata dondurduler. » PAMELA DUGDALE

♥ Kadin tam bir dairedir. Icinde yaratma, besleme ve donusturme gucleri vardir. » DIANE MARIECHILD