Kadinlara Özel Bir Dünya

Çok Harika bir Blog

Kısırlık tedavi edilebilir Mart 10, 2008

-Merhabalar. 2 yıllık evli 20 yaşında bir bayanım. Henüz çocuk istemiyorum. Cinselliğimi yaşamayı çok önemsiyorum. Eşimin ön sevişmeden sonra prezervatif takması sırasında beklemek zorunda kalıyorum ve tüm isteğim sona eriyor. Hem bu açıdan hem de çocuk olmaması için prezervatiften başka ne kullanılabilir?

- Prezervatif dışında kullanılan doğum kontrol yöntemleri cinsel ilişki sırasında erkeğin cinsel organını önce vajenden çıkarıp meniyi vajen dışına boşaltmasıdır. Ancak bu yöntem de başarı oranı %75 dir. Diğer bir yöntem takvim yöntemidir. Adetin başlangıcından sonraki 14. ve 21. gün arası döllenme için en riskli dönemi oluşturmaktadır. Bu dönem belirlenerek bu dönemde cinsel ilişkiden kaçılır. Bu iki yöntem güvenli yöntemler değildir. Daha güvenilir yöntemlerden biri doğum kontrol haplarıdır. Diğer bir yöntemde de deri altına yerleştirilen yapay hormon içeren yumuşak slikondan yapılmış ince ve esnek bir kapsül kadının üst kolunun iç kısmında derinin hemen altında küçük cerrahi bir girişimle yerleştirilmesidir. Bu kapsül vücuda yavaş yavaş hormon salgılar. İçindeki hormon yumurtlamayı baskılayarak, sperm geçişini engelleyerek gebeliği önler. Uzun süreli etkili doğum kontrol yöntemlerinden biri de rahim içine yerleştirilen araçlardır. Spermin üst genital yollara ulaşmasına, yumurtanın hareket etmesine engel olarak döllenmeyi engeller.

-29 yaşındayım 4 yıldır evliyim. Eşimi seviyorum ve cinsel hayatımız normal gidiyor. Son günlerde vajinanın salgıladığı kokudan dolayı içim kalkıyor ve devam ettiremiyorum. Bu kokunun giderilmesi mümkün mü?

- Vajina nemli bir yapıya sahiptir. Vajina duvarlarındaki ve vajinanın içinde bulunan rahim ağzındaki bezelerden salgılanan sıvılar nemliliği ıslaklığı sağlar. Normal vajinal akıntı berraktır. Koku yapmaz. Adet dönemi yaklaştıkça bazı bayanlarda koku olabilir. Bu adet kanamasını oluşturan hormonların getirdiği etkidendir. Bir süre sonra azalır. Vajinanın salgıladığı koku ile yaşadığınız sıkıntı için bir uzaman başvurmanızı öneririz.

- Demet Dudulu- 17 yaşında öğrenciyim. Kendimi mastürbasyon yapmaktan alıkoyamıyorum. Bundan klitorisimin tahriş olup evlendiğimde orgazm olmam imkansız hale gelir mi diye korkuyorum. Böyle bir şey olabilir mi?

- Mastürbasyon cinsellik içgüdüsünden kaynaklanan kendi kendini tatmin davranışıdır. İkili ilişkinin olmadığı durumlarda kadın ve erkeğin uyguladığı bir eylemdir. Sıklığının ne olması gerektiği konusunda kesin bir sayı vermek mümkün değildir. Mastürbasyonda aşırıya kaçıldığının en önemli göstergesi mastürbasyon için harcanan zaman ve gücün bireyin sosyal yaşamdan uzaklaşmasına neden olmasıdır. Buna paralel zamanla bazı kişilerde sosyal ve psikolojik sorunlar oluşturabilir. Mastürbasyon çok aşırı uygulandığında erkeklerde ve bazen de kadınlarda genital bölgenin cildinde tahriş oluşmasına neden olabilir. Ancak özetlersek mastürbasyon sosyal yaşantınızı etkilemiyorsa arkadaşlıklar kurmanıza engel olmuyorsa sakıncası yoktur.

- Ercan Sefaköy – 2 ay sonra evleneceğim. 3 yıl önce başarısız bir cinsel deneyimim oldu. Çok heyecanlıydım ve sertleşme sorunu yaşadım. Bundan sonra tekrar evlilik olana kadar böyle bir şey yapmayacağıma kendi kendime söz verdim. Ancak evliliğin ilk gecesinde yine bu sorunu yaşamaktan korkuyor ve tarih yaklaştıkça huzursuz oluyorum. Tekrar aynı sorunu yaşar mıyım?

- Ülkemizde ilk cinsel ilişki sırasında kaygı yaşandığı görülmektedir. Başarılı olamama kaygısı, cinsel bilgi azlığı, cinsellikle ilgili yanlış inançlar kaygıyı arttıran etkenlerdir. Bunların her biri kişinin gerginliğinin artmasına ve ereksiyon kaybına neden olabilir. Daha sonra cinsel ilişki kaygı ile bağlantılandırılabilir ve benzer şekilde ereksiyon kaybına neden olabilir. Kaygının azalmış olması, uygun zaman, uygun yer ve partner ile yaşanan birlikte sorun yaşanmaz. Kaygı cinsel tedavi ile azaltılarak problemin çözümü sağlanabilir.

- 7 yıllık evliyim. Anne olma duygularım çok baskın. Çocuğu olan kadınları gördüğümde içimde bastıramadığım kıskançlık duyguları yaşıyorum. Eşimi doktora gitmeye ikna edemiyorum?

Ülkemizde ne yazık ki doktora başvuru konusunda beyler hanımlar kadar duyarlı değil. Kısırlık tedavisinde teşhisin doğru olması için çiftlerin birlikte hekime gitmesi çok önemlidir. Bu konuyu eşinize anlayabileceği şekilde anlatmalısınız. Bunun bir rahatsızlık olduğunu tedavi almak kadar doğal bir şeyin olmayacağı konusunda tüm becerilerinizi kullanmalısınız. Tedavide doğru ve uygun olan yöntemin bulunması için hekime karı kocanın beraber gitmesi ihmal edilmemelidir. Günümüzde kısırlık tedavilerinde yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır. Kısırlık tedavisinde erkekten kaynaklanan bazı zorlanmalar olsa da bunlarda aşılacaktır. Yumurtalıklarında hiç sperm bulunamayan erkeklerin tedavi edilmesi için yeni tekniklerin geliştirildiği bu sahanın uzmanları tarafından belirtilmektedir.

- 21 yaşında nişanlı bir okuyucunuzum. 1 ay sonra evleneceğim. Evlilikle ilgili korkularımın çoğunu aştım ancak cinsel yolla kendime hastalık bulaşabileceği kaygısından kurtulamıyorum. Bu yolla hastalık bulaşır mı?

- Nişanlınızda bildiğiniz bir rahatsızlık yoksa endişelenmeniz yersiz olabilir. Cinsellik yaşanırken hijyene gereken hassasiyet gösterilmeli cinsel bölgelerin temizliği ihmal edilmemelidir. Şu unutulmamalıdır ki, cinsel yolla kişiye bulaşan hastalıklar ancak cinsel hastalığı olan birisinden geçebilir. Nişanlınızda cinsel hastalık yoksa bu endişelere gerek yoktur. Bu konuda risk birden fazla seks partneri olan kişiler için söz konusudur. Tüm bu açıklamalarımıza rağmen içiniz yine de rahat değilse cinsel temastan sonra hastalık belirtilerinin ortaya çıkıp çıkmadığına bakabilirsiniz. Bunun olması için bir kuluçka süresi vardır. Her zaman belirti olmamakla birlikte süre bazen günler bazen de haftalar sürebilir. Kimi zamanda bu belirtiler rahatsız etmeyecek kadar hafif belirtiler de olabilir. Örneğin kadınlarda bazen hiç belirti görülmeyebilir. Bu konuda en önemli husus cinsel yolla bulaşan bir hastalık tedavi edilmezseniz ciddi sonuçlarla karşılaşılacağının unutulmamasıdır.

 

Güzellik Ve Cilt Bakım Reçeteleri Kasım 21, 2007

Evde Hazırlayabileceğiniz Kremler :
Kuru Ciltler İçin Kremler ;
• 10gr. İspermeçet, 5gr. beyaz balmumu, 40gr. tatlı badem yağını hafifçe ıslatarak karıştırın.
• 10gr. beyaz balmumu, 5gr. katı parafin’ i bir kaba koyarak hafifçe ısıtın. Karıştırmayı ara vermeksizin bu ürüne 35gr. tatlı badem yağı, 5gr. gliserin birkaç damlada parfüm ekleyin.
Yağlı Ciltler İçin Kremler ; 38gr stearin i emaye bir kapta eritin. Başka bir kaba;
• 1gr potasyum karbonat
• 70gr gliserin
• 200gr saf su koyun ve 90° kadar ısıtın. Bu karışıma azar azar stearin’ i eklerken, bir yandan da ısıtmaya devam edin. Daha sonra soğumaya bırakın. Hızlı hızlı karıştırarak ikinci ve üçüncü kez ısıtın.
Bütün Ciltler İçin Kremler ;
• 10gr balmumu
• 40gr tatlı badem yağı
• 0.5gr sodyum borat’ ı iyice karıştırıp kullanın. Bu karışıma “Gallien Merhemi” denir.
• 10gr lanolin
• 10gr tatlı badem yağı
• 10gr maynezi karbonatı
• 25gr gül suyu
• 25gr portakal çiçeği suyu’ nu karıştırıp kullanın Bu karışıma da “Köpüklü Gougerot” denir.
Kremler ve Cilt Kuruması :
Kremler cildin kurumasına karşı köklü bir çözüm getiremezler ama,bazı özel kremler cildi çok etkili olarak koruyabilirler. Cildin kuruması hepimizin bildiği bir terimdir. Rüzgara, kuruluğa, güneşe, pisliğe karşı korunmasız bir cilt, hızla sağlığını bozan bu doğal sonuca uğrar. Saydam tabaka hücreleri sularını kaybederek kurur.
Kremlerin Görevleri : Dikkat ! Hiçbir krem cildi derinlemesine nemlendiremez. Kremler saydam tabakanın sadece yüzeydeki kısımlarında etkin bir rol oynayabilirler. Cildin korunması iki aşamada gerçekleşir;
• Hafif terlemelerin yaratacağı su kayıplarının engellenmesi gerekir. Bu üst deriyi dış etkenlere karşı tecrit eden korumayı önleyen kremlerin görevidir. Söz konusu kremler hava saldırılarına karşı bir engel oluşturur ve terlemenin yarattığı su kaybını yavaşlatır. Günümüzde higroskopik element olarak sütten elde edilen amino asitler cildin nemliliğinde önemli rol oynayan tabakanın asitlik oranını dengeleme gücüne sahiptir.
• Aynı zamanda deriye nemlendirici elementler sağlamak gerekir. Bu da higroskopik element esaslı nemlendirici kremlerin görevidir.
Killi Maskeler :
Kil, birçok özelliği sayesinde deri için çok yararlı bir maddedir. Güzellik maskelerinin bir çoğunda kullanılır. Sebum fazlalığını emerek, yağlı ciltleri temizler. Çıbanları kurutur ve bunların yayılmalarını engeller.
Evde Yapabileceğiniz Maske : Toz kili alın, yarım ölçü su, yarım ölçü domates, salatalık veya üzüm suyu ile hamur yapın. (Bütün yüze ve boyuna ince bir tabaka halinde sürün, yalnız gözlerinizin çevresine sürmemeye dikkat edin). 15-30 dakika bekletin, yani hamur nemliliğini kaybedene kadar bekletin. Ilık su ile çıkarın. Bu maskeyi haftada bir kez tekrarlayın. Bu maske ergenlikler, sivilceler, derideki döküntü ve kırışıklıklar için çok etkilidir. Temizleyici ve canlandırıcıdır.
Maske Reçeteleri :
• Şeftali Maskesi : Çok olgun bir şeftali alın ve bunu iyice ezin. Gazlı bezi iki kat yapın ve arasına ezdiğiniz şeftaliyi yayın. Bütün yüze ve boyuna sürün, 20 dakika koyunca yatarak bekletin. Gül suyu ile yıkayarak temizleyin. Bu maske tenin tazeliği, canlılığı için çok yararlıdır.
• Havuç Maskesi : Havuç ve maydanozu püre haline gelene kadar mikserden geçirin. Yüze ve boyuna kalın bir tabaka halinde sürün. 20 dakika kadar bekletin ve daha sonra ılık suyla temizleyin. Bu maske deriyi zehirlerinden arındırarak temizler, cilde eski inceliğini ve elastikiyetini ve esnekliğini kazandırır.
• Salatalık Maskesi : Eşit miktarlarda salatalık, helvacı kabağı ve kavun çekirdeği alın. Bunları bir mikserden ayrı ayrı geçirerek iyice toz haline getirin. Bir miktar süte her tozdan birer kaşık olmak üzere krem koyuluğuna gelene kadar koyun. Bu karışımı yüzünüze sürün ve yaklaşık 30 dakika kadar bekletin. Ilık gül suyu ile çıkarın. Bu maske geniş gözenekli ciltlere çok faydalıdır.
• Tere Maskesi : Bir ölçü bala üç ölçü tere özü katın. İkisini birden iyice karıştırın. Böylece bir maskeden çok losyon elde etmiş olursunuz. Pamuktan yapacağınız bir tampona bu losyondan bolca koyarak sabah-akşam yüzünüze sürün. Kurumaya bırakın. Ilık suyla çıkarın. Bu losyon derideki kızarıklıklara da iyi gelir.
Doğal Ürünler :
Kayısı: Deriyi temizler, besler ve canlandırır. Normal ciltlere gerginlik, esneklik verir. Bir parça kayısıyı yüzünüzde ezin. Deriye işlemesi için kurumaya bırakın.
Akdiken : Dinlendirici ve kan hücumunu önleyici bir etkisi vardır; bir güzellik kremine katıldığı takdirde kızarıklıkları ve sivilceleri iyileştirir.
Patlıcan : Teni hafifletir, beyazlatır ve birçok deri hastalıklarını önler.
Avokado : Tropikal bölgelerde yetişen ve yurdumuzda bulunan bir meyvedir. Yağının canlandırıcı ve vitaminlendirici bir özelliği vardır.
Papatya : Dinlendiricidir, kan hücumunu önler ve kanı temizler.
Havuç : Deri ve dokular için gençleştirici bir gücü vardır. Deri hastalıklarında tavsiye edilir.
Limon : Yağ sızması ve gözeneklerin gevşemesiyle savaşır. Kırışıklıları giderir, teni beyazlaştırır, yüz ve eller için hazırlanan birçok karşımın muhteviyatında yer alır.
Salatalık : Ferahlatıcı, yumuşatıcı ve sıkılaştırıcı özellikleri vardır. Kozmetikte çokça kullanılır.
Tere : Tere özü, dişleri kuvvetlendirici harika bir maddedir.
Çilek : Sıkılaştırıcı, canlandırıcı ve cildi gerici özellikleri vardır. Yağlı ve donuk ciltlere iyi gelir.
Marul : Madensel tuzlar bakımından çok zengindir ve güneş yanıklarını iyileştirir. Deriyi beyazlaştırır ve parlaklık verir.
Portakal : Çok besleyici ve güç arttırıcı etkisi vardır. Birçok kremin karışımına katılır.
Mürver : Ferahlatıcı ve güç arttırıcı etkisi vardır; deriyi temizler. Mürver suyu tahriş olmuş ve pürtüklü ciltlere özellikle tavsiye edilir.
Çay : Kan hücumunu önleyici ve hafifletici etkisi vardır. Kompres şeklinde kızarmış ve yorgun gözlere losyon şeklinde ise, güneş yanıklarına oldukça iyi gelir.
Yağlı Ciltler :
Eğer cildiniz yağlıysa bu, ne kötü ne de yararlı bir durumdur. Yalnızca cildinizi tanımanız gerekir. Eğer aşırı bir yağ sızmasına uğramışsa, bunu bir dram yapmaya da hiç gerek yoktur. Yağlı bir cilt, genellikle, yağ bezlerinin kötü çalışmasının sonucudur. Genetik bir olaydır. Eğer derinizi, büyük bir özen ve dikkatli bir bakımla tedavi ederseniz, bu durumu düzeltebilirsiniz.
Yapılmaması Gerekenler :
• Çok kuvvetli temizleyici kimyasallar kullanmak
• Deriyi sabunla çokça ovalayarak bozmak. Çünkü bu yüzden deri tümüyle kuru bir hal alır
Yapılması Gerekenler :
• Kuru bir cilt kadar aşırı hassas olduğundan onun gibi özenle tedavi edilmelidir. Fazla yağların aşırı derecede alınması yağ bezelerini harekete geçirir ki, bu da enfeksiyonlara sebep olur. Onu güneşten ve soğuktan korumak gerekir. Yağlı bir cilt sanıldığı kadar dirençli ve dayanıklı değildir.
• En yüzeydeki tabakayı kuruttuğu için soğuktan çok rahatsız olur, aynı zamanda kötü ve yetersiz beslenmeye karşı da çok hassastır. Aynı şekilde güneşten de çok zarar görür, cildinizi güneşe karşı da korumanız gerekir. Doğal olarak, sebum yönünden aşırı zengindir. Oysa, güneşe karşı son derece korumasızdır. Hele güneş için bir madde kullanmıyorsunuz, güneşin zararlı etkilerine karşı iyice korumasız kalırsınız. Güneş diğer ciltler için olduğu gibi yağlı ciltler içinde iyidir. Çünkü bakteriler üzerinde etkilidir ve kan dolaşımını harekete geçirir. Ama güneş banyolarınızın dozunu iyi ayarlamanız şarttır. Ergenlikler söz konusu olduğunca güneşe hiç güvenilmez. Ayrıca beslenmenizin mutlaka iyi düzenlenmiş olması gerekir.
Kuru Ciltler :
Kuru bir cilt su ve sebum yönünden yoksuldur, yani nemsizdir, kurudur. Çok hassastır, bu nedenle de zamansız oluşan kırışıklıklara, tahrişlere ve sivilcelere çok elverişlidir. Azulenli bir süt ve “kuru ciltler için özel” yumuşak bir kremle tam ve derin bir temizlik yapılır. Süt veya Krem azulenli bir losyonla çıkarılır. İltihap önleyici bir losyon ılık olarak püskürtülür veya 10 dakika süresince ozon buharı altında durulur. Bu sonuncusu yüzü kan hücumuna uğratmamak için belli bir uzaktan yapılmalıdır. Bu işlemler kusurlarını ortaya çıkarmak için, üst deriyi bir sınava tabi tutar.
Azulen : Azulen’ den sık sık söz edildiğini, malzemelerinizin etiketlerinde bu ismin sıkça geçtiği görülür. Gerçekten de bir çok güzellik maddesine katılan bir elementtir. Bunların arasında kremler, makyaj temizleyicileri, tonikler vs en önemlileridir. Hatta bazen temel madde azulen olabilir. Azulenin dezenfekte edici ve kan hücumunu ve yanmayı engelleyen bir gücü vardır. Yüzdeki her çeşit kızarıklıklara derideki tahrişlerin giderilmesinde etkendir.
Güzelliğin Alfabesi :
Güzelliğiniz, tazelik ve doğallıktır. Son derece özgürsünüz fakat dişi ve tutkulusunuz. Arkadaşlarınız bakımlı havanıza, kibar konuşmalarınıza ve ölçülü davranışlarınıza hayran olmalıdırlar. Aşağıda bu yedi tavsiyeye dikkatle uyun; bunlar sizin başucu rehberiniz olmalıdır;
• Yalnızca hafif bir pudra veya renksiz bir tabaka dahi olsa makyajınızı temizlemeden hiçbir zaman yatmayın, çoğu zaman bronzlaştırıcı bir madde ile korunmuş bulunduğunuzdan bu önerimiz mutlaka açık havada ve denizde mutlaka uygulanmalıdır. Eğer makyaj yapmayı sevmeyenlerdenseniz bile bu önerimiz sizin içinde geçerlidir. Çünkü, yüzünüz tozların, rüzgarın, güneşin, yağmurun hücumuna uğrar ve bu pislik lerden “arınma” ihtiyacını duyar.
• Maddeleri her zaman aşağıdan yukarıya hareketlerle uygulayın (boyun hariç). Eğer çok gençseniz annenizin tavsiyelerini izleyin. 25-30 yaşından itibaren ve daha sonraları için güzelliğinizi hazırlayın. Bu size çok uzak gelebilir., ama zaman çabuk geçer ve sonraları çoğu kez “eğer bilseydim” denir. O zaman da çok geç kalınmış olur.
• Sizi ilgilendirmediğini düşünseniz bile, her zaman nemlendirici bir madde kullanın. Bu kaçınılmaz bir olay olan kurumayı yavaşlatacak, geciktirecektir.
• Eğer sivilceleriniz ve ergenlikleriniz varsa, bakımınızı yapın. Bu sivilceleri asla sıkmayın, çünkü iz bırakır. Öbür yandan bunların daha önemli bir nedeni olabilir. Daima bir deri uzmanına başvurun ve tavsiyeleri izleyin
• Güzellik maddelerinizin alımında hiçbir şekilde ekonomi yapmaya kalkmayın. Daha çok bir filmden, bir dondurmadan, kullandığınız sağlığınıza ve cildinize de oldukça zararlı olan sigaradan tasarruf edin, zira güzelliğiniz sizin istediğiniz gibi kalacaktır.
• Makyaja gelince, her zaman tercih ettiğiniz mankenlerin tarzlarını modadır diyerek aynen uygulamaya kalkmayın. Kömür gözlü olmayı ya da abartılmış ruj renklerini tercih etmeyin.
• Arayın ve kendinize yakışanı mutlaka bulun, bu daha önemlidir.
Güzelliğinizin temeli olan bu yedi öneriye şunları da tamamlayıcı bilgi olarak ekleyebiliriz;
• Saçlarınızın bakımını da en iyi şekilde yapmalısınız. saçlarınız her zaman temiz ve bakımlı olmalıdır.
• Tırnaklarınızı her zaman temiz, bakımlı ve güzel olmasını sağlamalısınız.
• İyi parlatılmış ayakkabılar ve kusursuz elbiseler giymelisiniz.
Bu saydıklarımız size modası geçmiş veya çok basit gelebilir. Ama, bu birkaç kural her zaman altın gibi değerli kalmıştır.
Günlük Cilt Bakımı :
Güzellik konusunda da, diğer birçok şeyde olduğu gibi, iyileştirmekten çok, önceden önlem almak daha iyidir. Normal ciltler için günlük, genel bakımı gereksiz görmüyoruz. Bunu başınızdan atmak için hiçbir özür göstermeyin, zaman yokluğu, yorgunluk, moral bozukluğu vs sebepleri bahane edip kendinizi bırakmayın.
Akşam : Boynunuzu ve yüzünüzü özenle ve şu maddelerle temizleyin; -Kuru Ciltler İçin: Yağlı bir makyaj çıkarıcı ve yumuşak bir süt. -Yağlı Ciltlere: Temizleyici bir krem veya yağlı ciltler için özel bir makyaj temizleyici ile daha sonra -Kuru Ciltleri: Yumuşatıcı bir tonik veya sütle -Yağlı Ciltleri: Hafif sıkılaştırıcı bir tonik losyonla tamponlayın. Yüzünüze ve boynunuza besleyici bir krem sürün, fazlalığı emici bir kağıtla alın.
Sabah : Yüzünüzü ve boynunuzu derinize uygun bir temizleyici ile temizleyin. Uygun bir losyonla ya da tonikle tamponlayın Dolaşımı hızlandırmak için deriyi hafifçe sıkın. İlk temel maddeyi sürün, ardından makyajınıza başlayın.
Öneriler : Sabah-akşam gözlerinizi kan hücumunu önleyici bir losyonla yıkayın. Bütün bu bakımlar için size önerilen hareketleri yapın. Aynı zamanda da kaslarınızı da esnetin. Cildi iyi halde, güzel, sağlıklı tutmak için her gün bir kaç dakika zaman kaybı değildir.
Güzel Bir Tene Sahip Olmak İçin 8 Altın Kural :
• Derinlemesine Temizlenin : İnsan yorgun olduğu zaman makyajı temizlemek istemez. “Yarın bakarım” der. Bu büyük bir hatadır! Büyük bir gün boyunca yüzünüzde duran bir makyaj, gözenekleri tıkar ve belli bir süre sonra deri inceliğini yitirir. Makyaj temizleme sağlıklı bir güzelliğin temelidir. Temizleyicileri ve losyonları, pamuk ve makyaj temizleyici kağıtlar tümüyle temiz çıkana kadar kullanın. Her zaman yüzünüze dokunmadan önce ellerinizin temiz olmasına özen gösterin.
• Hafif Bir Fondöten Kullanın : Kalın bir tabaka fondöten “tabaka” yapar, çirkin durur. Kırışıklıları özellikle belirtir. Onları burun çevresinde, alında, çenede, dudakların üzerinde daha belirgin yapar. Genişlemiş olan gözenekleri de ortaya çıkarır.
• Yüzünüzü Hırpalamayın : Fondöteninizi yalnızca hafif darbelerle, aşağıdan yukarıya doğru ve önceki tavsiyelerimizi hatırlayarak sürün.
• Yüzünüzü Koruyun : Düzenli olarak nemlendirici, bir cilt üstü kremi veya bir besleyici kullanın. Açık havada yaşayanlar bir güneş kremi kullanmayı unutmayın!
• Mümkün Olduğunca Fazla Oksijen Alın : Her defasında soluyabildiğiniz kadar soluyun. Güzel havalarda pencereniz açık uyuyun. Unutmayın ki, deri, vücudun genel oksijen alımında önemli rol oynar ve iyi oksijen almış deri sağlıklı bir deridir. Hafta sonu tatillerinizi açık havada, ormanlık sayfiyelerde geçirmeye çalışın.
• Uyku Saatleriniz Düzenli Olmalı : Uyku güzellik için çok önemli bir etkendir. Eğer düzensiz bir uyku saatiniz varsa, sigara ve içki de içiyorsanız bütün bunlar teniniz ve sağlığınız için oldukça kötüdür.
• Sağlıklı Bir Beslenme Diyeti Uygulayın : Beslenmenin cildiniz üzerinde oldukça büyük bir etkisinin olduğu hepimiz tarafından bilinen bir gerçektir. Düzensiz ve sağlıksız beslenmenin cildinizi ve sağlığınızı bozacağını aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın.
• Fazla İlaç Kullanmayın : Biliyorsunuz ki, deri, organizmanın özümlediklerini dışarı atar. Böylelikle de bu atıklar cildinizi bozar.
Evde Epilasyon Yapılışı :
Dudakların üzerindeki, hiçte hoş olmayan tüyler kadar estetik bozucu bir şey yoktur. Bunlar bazen de yanaklarda veya kulak memelerinde de oluşabilir. Bazı kadınlar bu tüyleri çok değişik yollarla yok ederler. Bu tüyler fonksiyonel bozukluklardan, daha çok iç saldı bezlerindeki bozukluklardan oluşur. Eğer esmerseniz ve sert tüyleriniz varsa muhakkak güzellik salonunda epilasyon yaptırmanız gerekir. Eğer tüyleriniz çok inceyse ve yalnızca hafif bir gölge oluşturuyorsa kendiniz bunların rengini açabilirsiniz.
Oksijenli Su İle Renk Açma : Bazıları oksijenli suyun tüyleri çoğalttığını, beslediğini söyler. Bu yanlıştır. Tüy sararır, incelir, kurur ve sonunda kırılır. Uygulaması oldukça basittir; İyi temizlenmiş, pisliklerden arınmış bir cilde her zamanki toniğinizden sürün. Daha sonra oksijenli suya batırılmış bir pamukla tamponlayın ve 20 dakika kadar beklettikten sonra sadece suyla temizleyin.
Kıl Dökücü İlaçlar : Eczanelerde, koltuk altlarınız veya bacaklarınız için ve hatta yüzünüz için de kullanabileceğiniz kıl dökücü krem ve pomatlar bulabilirsiniz.
Cımbız : İlk önce tüyleri alacağınız bölgeyi özenle temizlemeli ve alkollü bir losyonla dezenfekte etmelisiniz. Daha sonra deriyi yumuşatmak için su kompresleri uygulayın. Ardından koruyucu bir krem sürün. Şimdi sol elin parmaklarıyla deriyi gererek, tüyü bir defada ve çıktığı doğrultuda çekerek çıkarın. İşlem bittikten sonra, iyi bir sıcak su kompresi ve arkasından kolonya kompresi uygulayın ve nişastalı bir pudra ile pudralayın.
Bir Makyaj Temizleyici Nasıl Uygulanmalı :
• Bu iş için özellikle ayrılmış bir tasa, yada avucunuza temizleyici maddeden yeterli miktarda koyun
• Tüm yüzünüze ve boynunuza parmaklarınızın ucuyla kalınca bir tabaka halinde sürün.
• Yüzünüzün ortasından başlayıp, hafif , daireler şeklinde sürerek ürünün dokulara işlemesini sağlayın.
• Alından başlayın, burnun başladığı yerden şakaklar yönünde dairesel hareketlerle saçların başladığı yere kadar yükselin.
• Sonra, piramidal dan hareket edip, gözün alt çemberinden geçerek kulağın üst kısmına kadar yükselin
• Daha sonra dudağın üst çemberinden hareket edip kulak memesine kadar ilerleyin, elmacık kemiği boyunca işlemi sürdürün, çene altı için de aynı hareketi uygulayın
• Boyun için de aynı şekilde, ortadan başlayıp iki yana doğru, ilk önce boynun başladığı yerde, ardından köprücük kemiğinin hemen üstünde aynı hareketleri uygulayın. Makyaj temizleyicinin tüm izlerini makyaj temizleyici bir kağıtla ortadan kaldırın.
• İkinci bir uygulama yapı, bu kez iki elinizle simetrik bir şekilde bir perdahlama hareketi gerçekleştirin. Hareketin sırası ve yönleri aynı olacak. sadece boyunda yukarıdan aşağıya doğru uygulanacaktır.
• Alt ve üst göz kapaklarına gelince, iç köşeden dış köşeye, dış köşeden iç köşeye doğru dış köşeyi bir parmağınızla tutarak okşamayı andıran hafif dairesel hareketler uygulayın.
• Kullanılan makyaj temizleyicinin türüne göre; eğer bir süt kullanmışsanız bir süngerle yıkayarak temizleyin. Eğer söz konusu olan bir krem yada pelteyse ıslatılmış bir pamuk kullanın; bir sabun-krem ya da ikili bir süt uygulamışsanız bol su ile yıkayın.
Vitaminler ve Güzellik :
Vücudun, işlevini tam olarak yapabilmesi için günlük belli oranlarda elemana ihtiyacı vardır; kaloriler, vitaminler, madensel tuzlar. Şu halde, bu elemanların neye yaradıklarını eksiklerinin nelere yol açacağını bilmemiz gerekmektedir.
A vitamini :
Gözlerin sağlıklı olmalarında çok önemlidir.
Eksikliği görme bozuklukları oluşturabilir ki bu bozuklukların başlıcaları şunlardır ;
1-Saydam tabakanın donuklaşması ve sertleşmesi
2-Keskin görüşteki azalma
3-Yanma hissi
4-Kızarıklıklar
Tenin parlaklığı ve tazeliği için kaçınılmazdır. Yokluğunda derinin metabolizmasında bir değişim olabilir., deri kurur. Meyvelerin ve sebzelerin büyük bir bölümünde, karaciğer ve böbrek gibi sakatatlarda, balıklarda ve sütlü maddelerde yer alır.
C vitamini :
• Yokluğu diş eti hastalıkları, ağız yangıları ve diş dökülmelerine yol açar.
• Nefesin pis kokmasına sebep olabilir.
• Sedef hastalığı veya ergenlikler halinde tavsiye edilir.
• Eksikliği derinin kurumasına yol açar. Özellikle taze sebze ve meyvelerde bulunur.
E vitamini :
• Bu gençlik ve üreme vitaminidir. Üreme fonksiyonları üzerinde çok önemli bir rolü vardır ve iç salgı bezleri sisteminin güzellik üzerindeki önemi bilindiği zaman ihmal edilmemesi gerektiği kolaylıkla anlaşılır. Gözler için çok önemlidir ve miyop ( uzağı iyi görememe) hastalığında tavsiye edilir.
• Egzama hastalığının tedavisinde etkendir. Söz konusu vitamini her zaman elinizin altında, ekmek ve peynirde bulabilirsiniz
Karma Ciltler :
Karma cilt, kuru, nemsiz ciltlerin ve yağlı hassas ciltlerin tüm belirtilerini taşır. Yüzdeki yağ bezelerinin düzensiz çalışmaları etkendir. Genelde, alın, burun ve çene yağlı özellikler, yanaklar bölgesi ise nemsiz bir eğilim gösterir. Şu halde kolayca anlaşılacağı üzere bakımlar iki defada ve bölgelere göre iki şekilde yapılır.
Karma Ciltlerin Bakımı :
Akşam ;
• Yüzü ve boynu sıvı bir makyaj temizleyici veya derinlemesine işleyen hafif yağlı bir sütle temizleyin
• Temizleyici bir kağıtla silin
• Bütün pislikler temizleninceye kadar işlemi tekrarlayın
• Canlılık verici bir losyon tonik uygulayın.
• İki günde bir sıkılaştırıcı ve yağlanmayı önleyici bir losyon kullanın.
• Daha sonra yüzün kuru bölgelerine besleyici, yumuşatıcı ve nemlendirici bir krem sürün: bunu hafif sıyırmalarla ve daima yukarı doğru uygulayın.
• Haftada iki kez yağlı bölgeleri alın burun ve çeneyi temizleyici bir kremle temizleyin.
Sabah ;
• Yüzünüzü ve boynunuzu makyaj temizleyici sıvı veya sütle temizleyin.
• Aşırı yağ sızmasını azaltmak için canlandırıcı ve hafif sıkılaştırıcı bir losyonla yağlı bölgeleri gerginleştirin. Hafif darbelerle uygulanan bu losyon kasları sağlamlaştırır.
• Maden suyunu koruyucu olarak kullanın.
• Deriyi canlandırmak için hafifçe sıkın, bu, maddenin daha iyi işlemesini sağlayacaktır.
• Özellikle kuru bölgeler üzerinde durarak kapayıcı ve yeniden nemlendirici iyi bir krem uygulayın.

 

Yasemin Amatonun Güzellik Sırları Kasım 21, 2007

DOMATESLE SİHİRLİ MASKE
Domates bir sağlık ve güzellik hazinesidir. Vücut direncini arttıran, cildi güzelleştiren, yaşlanmayı önleyen en önemli gıdalar arasında yer alır. Domateste bulunan likopen maddesi, bilinen en etkili antioksidandır. Birçok besinin aksine, domates piştikçe değeri artar ve özellikle zeytinyağıyla birlikte tüketildiği zaman vücut tarafından daha kolay sindirilir. Domates cildimiz için de çok yararlıdır. Cilt hücreleri arasındaki bağları kuvvetlendirir ve güneş hasarlarını önler. Halk içinde arı sokmasında, vücuda batan diken ve camların çıkarılmasında, nasır ve siğilin temizlenmesinde, sarılık hastalığında, ateş ve güneş yanıklarında yaygın olarak kullanılır. Domates vücudumuzdaki nemin korunmasına yardımcı olur. Kışın veya yazın günde 1 domates veya 1 kaşık salça tüketmek 8 bardak su içmek kadar yararlıdır.

SİVİLCELERİ GEÇİRİR
Cildiniz yağlı ise domates maskesi tam sizin içindir! Özellikle komedonlar (siyah noktalar) ve akneleri etkin bir şekilde iyileştirir. Çünkü domates yağ salgısını dengeler ve hafif bir peeling sağlar. Yüzünüzde bir sivilce mi başlıyor? Hemen üzerine biraz domates salçası sürün. Ağrısı geçer ve hızla iyileşir. Domates maskelerini ne şekilde uyguladığınız çok da önemli değildir. Domatesi ortadan kesip yüzünüze sürebileceğiniz gibi, rendeleyebilir yahut 1 kaşık dolusu domates püresi veya salça kullanabilirsiniz. Ardından 10-15 dakika kadar bekleyin ki, domatesin özü cildinize iyice nüfuz etsin.

PEELING ETKİSİ YARATIR
Sonra bir dilim domatesle hafifçe yüzünüzü ovun. Çünkü domates hafif bir peeling’e de yardımcı olur. Süre dolunca, yüzünüzü ılık su ile hafifçe yıkayın. Yüzünüzdeki belli belirsiz domates kalıntıları cildinizin PH’ını dengelemeye devam eder. Cildiniz kuruysa, domatesin içine biraz zeytinyağı karıştırın. Yine aynı şekilde 10-15 dakika bekleyin ve sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayın.

MUCİZELER YARATIYOR!
Domates maskesi yaptığınızda cildinizde tatlı bir kıpırtı duyabilirsiniz. Ancak bu yanmaya dönüşürse hemen yıkayın. Çünkü bazı insanların domatese karşı alerjisi vardır. Domates maskesi antiaging bir mucize gibidir. Ben tüm hastalarıma 25 yaşından itibaren bu uygulamaya başlamalarını öneriyorum. Çok yakında her yerde domates kremleri veya peeling’leriyle karşılaşırsanız hiç şaşırmayın!
Dr. Yasemin Fatih Amato ‘nun diğer yazıları için Tıkla
xprodoksit gönderdi. | Yorum Ekleyin | 21.08.2007 | yaseminamato

YEŞİL ÇAY VE DİYET
Yeşil çay diyete yardımcıdır.

Yeşil çayın, hoş bir içecek olmasının ötesinde, sağlığımıza hatırı sayılır katkıları var…
Çin’de ve Japonya’da binlerce yıldır şifa olarak kullanılan yeşil çayın sırrı; içinde bulunan ‘EGCG’ adlı müthiş güçlü bir antioksidan. Öyle ki EGCG; C vitamininden ve E vitamininden bile daha etkili! Yeşil çayın önde gelen yararlarına örnek vermek gerekirse…

Kanseri önler, güneş hasarlarını azaltır, cildi güçlendirir, kolesterol ve tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur, alerjileri önler, grip ve soğuk algınlığına karşı direncimizi arttırır, yaşlanma sürecini yavaşlatır ve içinde bulunan florid diş etlerini korur…

İÇİNDE KAFEİN VAR
Normal kahvenin sekizde biri kadar kafein içeren yeşil çay, bu anlamda bir zarar içermiyor. Çünkü ölçülü kafein yarar bile getiriyor… Son yıllarda yeşil çayla ilgili olarak en çok gündeme gelen konu ise, kilo vermeye yardımcı olup olmadığı… Bu konuda birçok araştırma yapıldı, sayısız makale yayınlandı… Varılan sonuçlar, yeşil çayın metabolizmayı hızlandırdığını ve yağların yakılmasına yardımcı olduğunu gösteriyor. Özellikle içine biraz zencefil ve zeytin yaprakları koyup demlerseniz, mucizeler yaratabileceğini söyleyebiliriz… Doğrusunu isterseniz yüzlerce çeşit yeşil çay var… Üstelik bunların çoğu henüz Batı ülkelerine uğramadı bile! Bitkinin yetiştiği yöreye, hasat mevsimine ve işlenişine göre çayın adı değişiyor. Yılda bir gün toplanan bu egzotik çay yapraklarının her biri farklı faydalar sağlıyor. En güzel yeşil çaylar, genç fidanların en üst iki sırasında henüz açılmamış aromatik yaprak filizlerinden elde edilir. Bazen çay kurutulurken içine çiçekler karıştırılır. Kilo vermede en etkili olan çayın ise ‘Wulong Tea’ olduğu söyleniyor.

NASIL YAPILIR?
Daha önce yeşil çayı denemiş ama hoşlanmamış olabilirsiniz. Ancak ben derim ki, kendinize bir şans daha tanıyın! Gelin bu defa çayı birlikte hazırlayalım… Porselen bir demlik içine kuru haldeki yeşil çayınızı koyun. Ortalama ölçü, her fincan için bir tatlı kaşığıdır. Su kaynama noktasına yaklaşırken altını kapatın. Veya kaynadı ise, çayın üzerine dökmeden önce beş dakika kadar dinlendirin. Sıcak suyu ilave ettikten sonra demliğinizi örtüp servis tepsisine koyabilirsiniz. Yeşil çayın sıcak suda 1-2 dakika demlenmesi yeterlidir. Ancak unutmayın, 1-2 dakika sonra yaprakları çaydan çıkarmanız gerekir. Ayrıca yeşil çayı başka çiçekler ve otlarla birlikte de demleyebilirsiniz. Örneğin zencefil, nane, limon yaprakları ve yasemin yeşil çaya yakışacak otlardır… Üstelik bu katkılar, çayınıza zarar vermeyeceği gibi, yararlarını da artıracaktır.
Dr. Yasemin Fatih Amato
xprodoksit gönderdi. | Yorumlar (2) | 12.08.2007 | yaseminamato

AKNE İZLERİ
Dr. Yasemin Fatih Amato: Akne izlerinin tedavisi

Ergenlik sivilcelerini gelip geçici sorunlar olarak kabul edebiliriz ama izleri yaşam boyunca başımıza dert olur. Hafif izler zaman içinde iyileşme eğilimi gösterir. Orta şiddetli ya da derin olan izler ise ciddi sorunlara dönüşür. Akneler beyaz ciltlerde kırmızı, esmerlerde koyu renkli lekeler bırakır. Erkeklerin de kadınların da yüzlerini olduğundan çok daha yaşlı, yorgun, renksiz, lekeli ve çökmüş gösterir. Erkekler tıraş olurken sıkıntı çekerler.

Bütün bu sorunlara bir çare arıyorsanız, aşağıda sıraladığım yöntemlerden yararlanabilirsiniz:

* Kimyasal peelingler,
* Klasik dermabrazyon ve mikro dermabrazyon,
* Lazer resurfacing,
* Foto IPL ve radyo frekansı gibi ışık tedavileri.

Peeling çözümleri :

Sivilce izlerinin tedavisinde en fazla AHA ve TCA gibi orta derinlikte ve yüzeysel kimyasal peeling’ler kullanılır. Bu işlemler yan etkileri açısından gayet güvenlidir. Derin peeling’ler, örneğin klasik dermabrazyon, fenol gibi uygulamalar, bizim ülkemizin iklim koşullarına ve insanlarımızın cilt yapısına (çok beyaz tenli olanlar hariç) pek uygun sayılmaz. Derin peeling’ler içinde özellikle erbiyum lazer ve karboksi lazer sivilce izlerinde mükemmel sonuçlar yaratır. Bunlardan yararlanıyoruz ama öncelikle hastayı, cilt rengini ve mevsimi dikkatle seçiyoruz.

Kolajen çözümleri :

Sivilce koparılırsa veya sürekli aynı yerde yeni sivilceler çıkarsa cildimizde çukurlar oluşur. Çünkü o bölgedeki kolajen dokusu kayba uğrar. Bu durumda cilt altındaki kolajen tabakasını artıran tüm tedaviler görünümü düzeltmemizi sağlar.

* Photo IPL adı verilen ışık tedavisi, sivilcelerde olduğu kadar, iz, leke ve çukurların tedavisinde de kullanılır. Bu yöntem kolajeni arttırır, cildi dolgunlaştırır ve savunma sistemini aktif hale getirir.

* Son dönemde kullanımı artan Radyo frekansı (Thermage tedavisi) ciltteki kolajeni etkili şekilde arttırdığı için akne izlerinin hafiflemesine yardımcı olur.

* Mikro dermabrazyon yöntemi de kolajeni kalınlaştırır. Cilt her seansta biraz daha düzelir.

* Az sayıda, küçük ve yüzeysel izleri olan bazı hastalarda, deri altı dolgu enjeksiyonları gayet iyi sonuçlar verir. Akne izleri için kullanılan tedavi yöntemleri cildin tepkisine göre seçilir veya birbiri ile kombine edilir. Çok derin izlerin tedavisinde başarı şansı yüzde 20 ile yüzde 60 arasındadır. Azimli hastalar, bu tedavilerden oldukça iyi sonuçlar alırlar.

KAFEİNLE YAĞLARA VEDA

Kafein yağ yakıyor!
Son zamanlarda kahve ile ilgili çelişkili bilgiler alıyoruz. Kahve dost mu, düşman mı emin olamıyoruz. Kafeinle duygusal bir ilişkimiz olduğu ise muhakkak. Kafein hiç tartışmasız, bir ilaçtır. Sıcacık kahve fincanında, mis kokulu çayları yudumlarken hatta birçok meşrubatın içinde ve az da olsa çikolatadan aldığımız, reçetesiz satılan güçlü bir ilaçtır. Kafein aldıktan birkaç dakika sonra vücudumuzdaki etkileri kendini gösterir. 4-6 saat kadar bizimle yaşamaya, hayatımızı etkilemeye devam eder.

* Kafein bizi yatıştıran, sakinleştiren ‘adenosin’ adlı bir hormonu etkisiz bırakır. Kahve ile canlanmamız ve aynı zamanda uykumuzun kaçmasının nedeni budur.

* Öte yandan bize adeta adrenalin yani cesaret ve heyecan pompalar. Geçici bir canlanmaya yol açar ama ne yazık ki, ardından bitkin düşmemize neden olur.

STRES HORMONU

* Kafeinin bir başka etkisi de stres hormonu olarak tanıdığımız kortizol seviyelerini artırmasıdır.

* Kafein vücudumuzdaki dopamin adı verilen bir başka hormonunu da yükseltir. Kendimizi önce iyi hisseder, sonra inişe geçeriz. Kahve tiryakiliğininin altında biraz da dopamin tiryakiliği yatar.

* Kafein idrar söktürücüdür. Bu da genellikle vücudun su kaybetmesine neden olur. Kahvenin yanında bir bardak su getirilmesi oldukça anlamlıdır. Ama nescafe, meşrubat ya da çikolata yanında su içmek aklımıza gelmez.

SPORDAN ÖNCE YARARLI
Kafeinin olumlu tarafı metabolizmayı hızlandırması, egzersizden önce alınırsa yağ yakımını artırmasıdır. Az miktarda kahve, açlık hissini azaltarak kan şekerini dengede tutmaya da yardımcı olur. Yani kafein dostumuz da olabilir, düşmanımız da. Bütün mesele ne kadar ve ne zaman aldığımız.

* Günde 2 fincandan daha fazla kahve içmeyin. Kola içtiyseniz ya da çikolata yemek istiyorsanız bunların ilave kafein dozu olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

* Öğleden sonra saat 16′dan itibaren kafeinden uzak durun. Bu maddenin vücutta 6 saat kadar etkili olduğunu aklınızda tutun, uykunuzu riske atmayın.

* Spor yapmadan önce bir fincan kahvenin tadını çıkarabilirsiniz.

Dr. Yasemin Fatih Amato
xprodoksit gönderdi. | Yorumlar (4) | 09.06.2007 | yaseminamato

YASEMİN AMATO TONİK TAVSİYELERİ
TONİKLER

Tonik temizliği tamamlar ve gözenekleri sıkılaştırır. Cildin günlük bakımında, temizlikten sonraki ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler kullanılır.

Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin.

Sade gül suyu ve maden sodası en iyi toniktir.

YAĞLI CİLDE SİRKE TONİĞİ

1 kaşık elma sirkesi ile 8 kaşık maden suyunu karıştırıp, yağlı cilt için güzel bir tonik elde edebilirsiniz. Cildinizi temizledikten sonra, tonikle ıslatılmış bir pamuk yardımıyla silerek, sabah ve akşam cildinizi canlandırıp sıkılaştırın.

DOĞAL MADEN SODASI

İçindeki zengin mineraller sayesinde tüm ciltler için yararlı ve besleyici bir toniktir. Cildinizi temizledikten sonra, Doğal maden sodası ile ıslatılmış bir pamuk yardımıyla sabah ve akşam cildinizi canlandırıp sıkılaştırın.
SALATALIK – BAL TONİĞİ

Soyulmuş ve doğranmış 1 orta boy salatalığı mikserde püre haline getirin. Püreyi bir kevgire boşaltın ve kevgirin altına cam bir kap yerleştirin 20 dakika kadar süzülmeye bırakın. Salatalığın suyu iyice süzüldüğünde minik bir kavanoz içine 2 kaşık bal ilave edin. Tahta bir kaşıkla salatalık suyu ve balın iyice karışmasını sağlayın.

Kullanacağınız zaman şişeyi iyice çalkalayın. Makyaj pamuğunuzu bu tonikle ıslatın, sabah – akşam yüz ve göğüs bölgesini silin. 3-4 dakika kurumasını bekleyin. Toniğinizi kapaklı bir kapta en fazla 1 hafta kadar saklayıp kullanabilirsiniz.

DOĞAL CİLT TEMİZLEME
HASSAS CİLT İÇİN PAPATYADAN TEMİZLEYİCİ

Malzemeler :

1 yemek kaşığı salatalık suyu
2 yemek kaşığı taze papatya çiçeği
(ya da 1 yemek kaşığı kuru papatya)
1 bardak saf su
1 yemek kaşığı gliserin
1 yemek kaşığı aloe vera jeli

Yapım ve Uygulama:

Bu mevsimde taze papatya bulabilirsiniz ama toplamaya zamanınız yoksa papatya çayı poşetlerini de kullanabilirsiniz. Özellikle hassas ciltlerde çok etkilidir. Tüm maddeleri karıştırarak temiz bir kaba koyun. Cildinize masaj yaparak sürün ve ılık suyla yıkayın. Bu sabun içermeyen hafif bir temizleyicidir… Salatalık suyu, papatya ve aloe vera jeli cildi yatıştırıcı özelliklere sahiptir. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.

HER TÜRLÜ CİLT İÇİN TEMİZLEYİCİ

Malzemeler :

2 tatlı kaşığı kuru lavanta
2 tatlı kaşığı kuru gül yaprağı
4 tatlı kaşığı yulaf
4 tatlı kaşığı kaolin (kil)

Yapım ve Uygulama:

Sabun içermeyen bu temizleyici her türlü ciltte mükemmel sonuç verir.

Kahve çekme makinesinde yulafı lavanta ve gül yapraklarını un haline gelene kadar çekin. Hazırladığınız bu karışıma kili karıştırın ve hava almayan bir kavanoza koyun.

Kullanacağınız zaman 1 çay kaşığı kadar tozu biraz su ile avucunuzda ıslatın, yumuşak hamur kıvamına getirin. Cildinize masaj yaparak yayın ve daha sonra soğuk su ile yıkayın. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.

Kozmetik Dermatolog Dr. Yasemin Fatih Amato

KURU CİLT İÇİN BALLI TEMİZLEYİCİ
xprodoksit gönderdi. | Yorumlar (3) | 16.05.2007 | yaseminamato

KURU CİLT İÇİN TEMİZLEYİCİ
SAĞLIKLI VE GÜZEL BİR CİLT İÇİN İLLEDE PARA HARCAMANIZ GEREKMİYOR!

Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve akşam olmak üzere, günde iki defa cildinizi özenle temizlemeli ve tonikle silmelisiniz.

Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ama cildin temizliğine önem vermez.

Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüz cildinin düzenli olarak günlük kir birikimlerinden arındırılması gerekir. Yüzünüzü temizlemezseniz, ne de herhangi bir anti aging tedavisine cevap verebilir.

Yüz temizliğine önce alından başlanmalı sonra sırasıyla; yanak, çene burun ve boyunla devam etmelidir. Alın, burun çevresi ve çene altı daha fazla toz kir tutar. Bu nedenle daha dikkatli temizlenmesi önemlidir.

Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.

KURU CİLT İÇİN BALLI TEMİZLEYİCİ

MALZEMELER :

1 yemek kaşığı kadar bal
2 yenek kaşığı gliserin
1 çay kaşığı sıvı sabun

YAPIM VE UYĞULAMA :

Tüm maddeleri karıştırarak temiz bir şişeye koyun. Cildinize masaj yaparak sürün ve ılık suyla yıkayın. Bal cildi hem temizler hem de yumuşatır.

Bu temizleyici özellikle kuru ciltlerde çok etkilidir. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.

YASEMİN AMATO KİMDİR
Kozmetik Dermatolog Dr. Yasemin Fatih Amato kimdir:

Geçtiğimiz yıl yayınlanan “Güzel Ol, Bugün Yarın ve Daima (Cildin Doğası ve Kozmetik Olanaklar) isimli kitabın yazarı Dr. Yasemin Fatih Amato Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra 1995 yılında İngiltere’de, ülkemizde henüz çok yeni sayılan lazer tedavilerini ve saç ekimi tekniklerini öğrendi. Aynı yıl ABD’de Kollajen enjeksiyonları eğitimi aldı. 1996′da Paris’te dünyanın en ünlü uzmanlarından değişik dolgu maddeleri enjeksiyonları, botox ve mezoterapi eğitimi aldı. Paris’te IMCAS (Yaşlanma üzerine uzmanlık eğitimi veren uluslararası kurs)’in daimi üyesi olan Dr. Amato, Türkiye Mezoterapi Derneği’nin de kurucuları arasında yer alıyor.

 

Cinsellik kadınları güzelleştiriyor Haziran 10, 2007


Seks hayatı düzenli kadınların güzel ve sağlıklı kaldıkları belirlendi.

Güzel olmak için yalnızca kremler ya da bitki özleriyle bakım uygulamak gerektiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz! Artık güzelleşmenin seks yaparak da mümkün olduğu kanıtlandı. 3 bin 500 Amerikalı kadın üzerinde araştırma yapan bilimadamları, cinsel yaşamından memnun olan ve uzun yıllar seks yapan kadınların genç ve güzel kaldığını ortaya çıkarttı.

Mutluluk hormonu salgılanıyor
Seks sırasında kan basıncının artması, kasların çalışması ve mutluluk hormonunun aşırı derecede salgılanması kalıcı güzellikte önemli etkenler arasında. Haftada 3 defa seks yapan kadınlar, en az 10 yaş daha genç ve güzel görünüyorlar!

Stresi de önlüyor
İyi bir cinsel hayatın, beyin için de yararı büyük. Bunun sebebi ise beynin cinsel ilişki sırasında normalden çok daha fazla çalışıyor olması. Üstelik seksle birlikte başağrısı, stres gibi sorunlar da son buluyor. Kısacası, hem genç ve güzel kalmak hem de sağlığınızı korumak için uzmanlar seksi öneriyor.

 

Bu güzellik hasta eder! Nisan 1, 2007

ABD’li sivil toplum örgütü EWG’nin yayınladığı rapora göre, ülkemizde de satılan şampuanlardan yüz kremlerine kadar pek çok ürünün içinde sağlığa zararlı maddeler var. Rapora göre kozmetikler, kısırlıktan kansere kadar ciddi sorunlara yol açabilir.

ABD’nin güçlü sivil toplum örgütlerinden EWG’nin 2004’te yayınladığı rapora bakılırsa, kozmetik ürünlerle ilgili haberler pek de göründüğü kadar güzel değil. Rapora göre ülkemizde de satılan şampuanlardan, yüz kremlerine kadar incelenen tam 7497 bakım ürününün yüzde 99.7’sinde şimdiye kadar hiç araştırılmamış en az bir kimyasal bulunuyor. Her 120 üründen biri kanserojen madde içeriyor. Ayrıca raporda uzun süre kullanılan kozmetiklerin, kısırlıktan, doğum sonrası sakatlıklara kadar pek çok probleme neden olabileceği iddia ediliyor.

Reklamlara inanıyor, kozmetiklerin içinde ne olduğunu umursamıyoruz

“Aldığım ürünlerin içerikleri beni pek ilgilendirmiyor. Zaten okusam da bir şey anlamıyorum. Saçımı ya da cildimi güzelleştiriyorsa, o ürün benim için iyidir. Bir de aldığım kozmetiğin muteber bir marka olmasına özen gösteririm.” Kadınların kozmetik satın alırken hangi kriterlere dikkat ettiğini Tuğba Oktay’ın bu sözleriyle özetlemek mümkün. Üniversite sınavlarına hazırlanan 17 yaşındaki Oktay, cildi ve saçlarının bakımı için günde ortalama 12 ürün kullanıyor. Bir alışveriş merkezinin kozmetik reyonunda alışveriş yaparken konuştuğumuz diğer kadınlar gibi, o da güvenilir olduğuna inandığı markaların ürünlerini tercih ediyor. Bir kozmetik markası, tüm dünyada kullanılıyor, bol bol tanıtım yapıyor ve eczanelerde de satılıyorsa, Oktay’a göre o marka “güvenilir.” Aslında haksız da sayılmaz. Büyük harflerle cildimizde, saçımızda oluşacak mucizevi değişimlerden söz eden ilanlarıyla, göz alıcı ambalajlarda sunulan birçok yüz bakım kreminin, şampuan ve makyaj malzemesinin vücudumuz için zararlı olabileceğini, hele hele kanser riski taşıdığını kim düşünür ki! Ne de olsa bu ürünler, marketlerin, alışveriş merkezlerinin hatta eczanelerin şık raflarında beğenimize sunulmadan önce mutlaka zorlu dermatolojik testlerden, klinik deneylerden geçiyordur.

Kozmetiklerde kullanılan 10500 kimyasalın yüzde 89’u güvenilir değil

Siz de alışveriş yaparken, böyle düşünüyorsanız, yalnız sayılmazsınız. ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nce (FDA) yayınlanan bir araştırmaya göre, anket yapılan 1687 tüketicinin neredeyse hepsi ilanların doğru bilgi verdiğine ve aldıkları ürünlerin zararlı olmadığına inandıklarını söylüyor. Ne var ki, ABD’nin güçlü sivil toplum örgütlerinden Çevre Çalışma Grubu’nun (EWG) geçen yıl kozmetik ürünlerle ilgili yayınladığı rapora bakılırsa, gerçekler bu inanışın neredeyse tam aksi yönünde. ABD’nin önde gelen sağlık örgütlerinin de destek verdiği “Güvenli Kozmetikler” Kampanyası dahilinde hazırlanan Skindeep adlı rapora göre, kozmetik ürünlerde kullanılan 10500 kimyasalın yüzde 89’u güvenilir değil. Üstelik, bu kimyasalların sağlık için güvenli olmadığı yine FDA ya da ABD’nin köklü üniversite ve kurumları tarafından belirtiliyor. Şampuandan, tırnak cilasına, tıraş losyonundan maskaraya hemen hepsi ülkemizde de satılan 7497 ürün üzerinde yapılan araştırmanın çarpıcı sonuçları bununla bitmiyor. Ürünlerin yüzde 99.6’sının içeriğinde, şimdiye kadar hiçbir araştırmadan geçirilmemiş en az bir kimyasal bulunuyor. Bu ürünlerden sadece 28 tanesinin, içerdiği kimyasalların tümü kapsamlı araştırmalara konu olmuş. Her 120 üründen bir tanesinin içindeyse kanser riski taşıyan bir kimyasal bulunmakta. Hatta incelenen 71 saç boyasının kansorejen olduğu defalarca saptanmış olan “coal tar”ın türevlerini içerdiği tespit ediliyor. Tüm ürünlerin yüzde yetmişinde ise kanser veya başka bir sağlık sorununa neden olabilecek kimyasallar bulunuyor.

Kozmetikler satış rekoru kırıyor ama içlerinde ne olduğunu bilen de yok, denetleyen de

“Raporda belirtilenler ne kadar net ve çarpıcı olsa da sağlıkla ilgili önemli bir konuda, başta ABD olmak üzere dünyadaki ilgili kurumların bu kadar vurdumduymaz olmalarına inanmak zor” diyor Klinik Farmakoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Cankat Tolunay, “Dolayısıyla raporu defalarca inceledim, eksik aradım, ama maalesef tüm veriler doğru. Kozmetik ürünler, ne kadar çok kimyasal madde içerseler de, dünyanın hiçbir yerinde ilaç gibi algılanmıyor. Dolayısıyla, hiçbir resmi kuruluş, kozmetik ürünler için klinik çalışma ya da kapsamlı araştırma sonuçları talep etmiyor. Kaldı ki, ilaçların bile çok ciddi yan etkileri görmezden gelinirken, kim kozmetik pazarıyla ilgilenecek.” Başta EWG yöneticileri olmak üzere, konuyla ilgili tüm uzmanlar da kozmetik ürünlerin piyasaya sunulmadan önce hiçbir klinik teste tabi tutulmamasından yakınıyorlar. Raporu hazırlayan analistlerden Renee Sharp durumu şu sözlerle özetliyor: “Çoğu tüm dünyada satış rekorları kıran bu ürünlerin içinde bulduğumuz zararlı kimyasalların az dozajda ne kadar etkili olduğunu henüz bilmiyoruz. Ancak asıl sorun şu ki; bunu halk sağlığıyla ilgili devlet yetkilileri de bilmiyor.” Çünkü, tedavi edici özelliği olmayan kozmetik ürünler, yani her gün kullandığımız bakım sabunları, yüz kremleri, saç boyası ve tüy dökücülerin yan etkilerini ya da uzun süreli kullanımlarda vücuda verdiği zararları konu alan hiçbir araştırma yok. “Mutlaka üretici firmalar, ürünü geliştirirken birçok araştırma yapıyor. Ama devletin ilgili kurumları, ruhsat vermek için tarafsız laboratuarlarca ürünlerin zararsız olduğunu kanıtlayacak araştırmalar istemiyor” diyor Prof. Dr. Cankat Tolunay.

Bazı kimyasallar kemik iliğine kadar etki ediyor

Durum ülkemizde de farklı değil. Bu yılın başında çıkarılan Kozmetik Yasası’na göre, firmaların ürünlerini piyasaya sürerken, ürün formüllerini Sağlık Bakanlığı’na göndermeleri yeterli. İçerikle ilgili başka herhangi bir çalışma istenmiyor. Ancak satılmakta olan bir ürünle ilgili şikayet geldiğinde, dosya incelenip, içerik gözden geçiriliyor. Ülkemizde konuya ilişkin hiçbir araştırma bulunmadığı için yine FDA tarafından ABD’de yapılan çalışmalara baktığımızda, tüketicilerin dörtte birinin kullandıkları ürün yüzünden, alerji, cilt kızarıklığı gibi sorunlar yaşadığını öğreniyoruz. Ne var ki, tüketiciler bu sorundan şikayetçi olmak yerine kullandıkları markayı değiştirmeyi tercih ediyor. Memorial Hastanesi dermatologlarından Dr. Ayfer Bankaoğlu, ülkemizdeki tüketicilerin de aynı şekilde davrandığını belirtiyor. “Hastalarımızın çoğu yanlış kozmetik kullandığı için ya da kozmetiğin içerdiği kimyasallardan kaynaklanan şikayetler nedeniyle bize başvuruyor. Piyasada bulunan birçok krem ve antiaging ürünü ciltte akne, siyah nokta, alerji hatta uçuk oluşumuna sebep oluyor.” Belki de bu belirtiler nedeniyle bir uzmana başvuranlar şanslı. “Çünkü asıl tehlike kan dolaşımına karışan, vücudun çalışma sistemini etkileyen ürünlerde” diyor Dr. Bankaoğlu. “Örneğin leke açıcı olarak kullanılan hidrosinonlar, kemik iliğine kadar inebiliyor ve ciddi kanserojen etkileri var. Yine alfa hidroksit asitlerin kansere neden olabileceği biliniyor. Oysa bu maddeler birçok bakım kreminin içinde bulunuyor.” Dr. Bankaoğlu’na göre de kozmetik ürünlerle ilgili en önemli problem denetimsizlik ve bilinçsiz tüketim. “Günümüzde marketten satın aldığınız her bakım ürününün içinde en az ilaçlarda olduğu kadar kimyasal bulunmakta. Ama ilaçlarla ilgili denetim ne kadar sıkı ve detaylıysa, kozmetiklerde de o kadar serbest. Ürünün piyasaya sunulmasına izin veren kurumların bünyesinde birçok uzmanın çalışması ve her dosyanın denetlenmesi gerekli.” Ürün üzerinde bulunan etiketlerin de yeterli olmadığını söyleyen Dr. Ayfer Bankaoğlu, “ambalajda ‘dermatolojik testten geçirilmiştir’ yazıyor, ama ne testi, ne kadar süreyle, kaç kişi üzerinde uygulandı, ne araştırıldı, hiçbir bilgi yok. Oysa her kozmetiğin de ilaç gibi bir prospektüsü olmalı. Ürünün etkileri ve yan etkileri tüketiciye anlaşılır bir dille anlatılmalı” diyor.

Kemoterapi ilacından tüy dökücü krem

EWG’nin Skindeep Raporu’nda, 2300 kişi arasında yapılan başka bir araştırmaya göre insanların günde ortalama 9 bakım ürünü kullandıkları belirtiliyor. Dolayısıyla vücudumuz, her gün, içinde şampuan ve saç kreminin de bulunduğu bu ürünlerin içindeki 126 kimyasalla etkileşime giriyor. Yine aynı araştırma, kadınların yüzde 25’inin, erkeklerin ise yüzde birinin en az 15 günlük bakım ürünü kullandığını gösteriyor. Ama bu ürünlerin içerdiği kimyasalların, vücutla uzun süreli etkileşiminde nasıl sonuçlar doğurabileceği meçhul.

Skindeep Raporu’na göre, kanser ve alerjiler dışında, bu kimyasalların çoğu, kısırlığa ve hatta tüketicilerin çocuklarında ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Raporda bu riskin ne kadar tehlikeli olabileceğini göz önüne seren bir de örneğe yer verilmiş. 16 yıl profesyonel mankenlik yapan Olivia James’in oğlunda görülen hypospadias hastalığına (idrar deliğinin normalden daha aşağıda olması) mankenin uzun yıllardır kullandığı tırnak cilası ve bakım kremindeki kimyasalların neden olduğu iddia ediliyor. İstanbul İl Kanser Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Uhri, bu sonuca ulaşmak için çok kapsamlı araştırmalar yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. “Doğuma bağlı hastalıklara veya kansere sadece kullanılan kozmetiklerin neden olduğunu söylemek çok doğru olmaz. Çünkü, bu rahatsızlıklara yol açan başka birçok etken var. Literatürde bir kozmetik ürünün doğrudan kanserojen olduğunu gösteren herhangi bir araştırma mevcut değil. Ama şu da bir gerçek ki, kozmetiklerin içerdiği maddeler arasında vücuda zararlı birçok kimyasal var.” Doç. Dr. Uhri de kozmetik ürünlerin ilaçlarda olduğu gibi ciddi prosedüre tabi tutulması gerektiğini belirtiyor. Çünkü, günlük hayatımızda korkmadan kullandığımız bir çok ürünün yan etkileri, uzun vadede vücuda zarar verebilir. “Örneğin, kadınların hatta kız çocuklarının kullandığı tüy dökücü kremler. Bitki özlü olmayan bu ürünlerin tümünde kullanılan formül, bizim kanser tedavisinde kullandığımız ilaçların seyreltilmiş halidir. Yani hücre öldürücü kemoterapi ilaçlarıdır. Bu ürünleri bir kez kullandığınızda belki bir sorun yaşamazsınız. Ancak küçük yaşlardan itibaren düzenli olarak kullanıldığında, cilt hücrelerinde ne tür zararlara yol açabileceğini söylemek de imkansız. Bu nedenle, yakınlarıma bu ürünleri kullanmamalarını tavsiye ediyorum” diyor.

EWG’de görev alan bilim adamları da raporun sonunda tüketicileri kozmetik alışverişi yaparken daha dikkatli olmaya çağırıyor. Ayrıca, internetten ulaşabileceğiniz raporda, ilgili 7497 ürün ve 10500 kimyasalla ilgili çok detaylı bilgiler de mevcut. Siz de kullandığınız vücut şampuanı, yüz kremi ya da makyaj malzemesiyle ilgili dosya aralarına saklanmış bilgileri merak ediyorsanız, www.ewg.org adresini tıklayabilirsiniz.

Kozmetiklerdeki tehlikeli maddeler!

Coal tar: Uluslararası Kanser Araştırmaları Birliği’nin 2004 listesinde yer alan bu kimyasal, önemli kanserojenlerden biri olarak kabul ediliyor.
Benzyl violet 4B: Kimi ürün içeriklerinde sadece ‘violet 2’ olarak da yazılan madde de Uluslararası Kanser Araştırmaları Birliği’nden onaylı bir kanserojen. Raporda, bu kimyasalın tırnak kırılmalarını önleyen ojelerden, vücut kremine kadar 25 üründe kullanıldığı belirtiliyor.
Lead acetate: Bebek ve çocukların beyin gelişimine zarar verdiğine ilişkin çeşitli araştırma sonuçları olan bu kimyasal, ayrıca ABD Sağlık Bakanlığı Zehir Toksikoloji Programı’nda da yer verilen zehirli bir madde. Rapora göre 16 saç boyasının içeriğinde bulunuyor.
Progesterone: Çeşitli hayvan deneylerinin ardından kansere neden olabileceği tespit edilen bu kimyasalın, ayrıca üreme sistemine zarar verebileceği belirtiliyor. Menopoz kremleri ve saç koruyucu kremler olmak üzere toplam 23 ürünün içeriğinde mevcut.
Selenium sulfide: ABD Ulusal Toksikoloji Programı’na göre bu maddenin de kanserojen olduğu belirtiliyor.
Silica: Farklı formları ve türevleri kullanılsa da Silica ve Silica bazlı kimyasalların hepsi Uluslararası Kanser Araştırmaları Birliği’ne göre kanser riski taşıyor. EWG Raporu, her dokuz üründen birinde bu kimyasala rastlandığı belirtiliyor. Toplam 862 üründen 14’ünde kimyasal toz formunda yer almış. Oysa FDA araştırmalarına göre, bu kimyasalın toz halinde kullanılması akciğerler için çok zararlı.

Güzel görüneceğim derken saçlarımdan oldum!”

Kullandığı saç maskarası yüzünden saçları dökülen ve üretici firmaya dava açan Beril Karagülle anlatıyor: “Saçlarım her zaman çok uzun ve gürdü. Geçen yıl Osmanbey’de oldukça tanınmış bir parfümerideki görevlilerin de tavsiyesiyle, saç maskarası aldım. İlk kullanımdan sonra, kuaföre gittim. Saçlarımın boyanmasının ardından, maskarayı kullandığım bölgelerde şiddetli bir kaşıntı ve acı başladı. Elimi attığım saç köklerim, birden elimde kaldı. Üreticiye haber verdiğimizde, ‘saç boyasıyla birlikte kullanılınca böyle sonuçlar oluşabilir’ cevabını aldım. Oysa ne ürünün üstünde, ne de ambalajında hiçbir kullanım talimatı bulunmuyordu. Zaten ürünle ilgili gerekli ruhsat işlemlerine bile başlamadan, maskara piyasaya sunulmuş. Ben ürünün içeriğini, yan etkilerini, firma yazmadıktan sonra nereden bilebilirim ki? Firma hakkında kamu davası açıldı, ama hâlâ bir gelişme yok. Ürünün tahlil sonuçlarını bekliyoruz. Olan benim saçlarıma oldu, bir yıl ne zorluklarla ancak birkaç santim uzatabildim.”

17 yaşındaki Elif Toköz çok kozmetik ürün kullanmadığını söylüyor. Ama Elif’in annesi göz kreminden kaynaklanan alerji yüzünden büyük sıkıntı yaşamış.

İçeriğinde en az miktarda kimyasal olan ürünleri tercih ettiğini söyleyen Sevilay Kürelioğlu, Türkiye’de satılan ürünlerin çoğunda hiçbir açıklama olmadığından yakınıyor: “Hostes olduğum içim sık sık yurtdışına çıkıyorum. Avrupa’daki marketlerde artık deterjanların yanında bile açıklayıcı broşürler var. Buradaysa cilt bakım ürünlerinin hiçbirinde açıklayıcı bir bilgi bulunmuyor.”

 

Güzellik Diyeti Mart 31, 2007

Beslenme düzeninize özen göstererek pürüzsüz, parlak ve sağlıklı bir cilde sahip olabilirsiniz. Size verdiğimiz güzellik diyetinden ihtiyacınıza göre besinler seçebilir ve cildinizdeki kusurları giderebilirsiniz. Şimdi doğru mutfağa gidin, buzdolabını açın ve doğadan gelen güzelliği kucaklayın.

İnce Kırışıklarınız Varsa…

Neler yemeli: Somon, sardalya, uskumru, ringa balığı
Nasıl Etkiliyor: Bu balıklar doymamış yağ asitlerinden omega 3 ile yüklü. “The Beautiful Skin Diet” (Güzel Cilt İçin Diyet) adlı kitabın yazarı Richard Asarch’a göre; bu besinler damar içindeki iltihaplanmayı azaltıyor ve kan dolaşımını hızlandırıyor. Bu da cilde sağlıklı bir akış kazandırıyor ve uzun vadede kırışıklık oluşumunu engelliyor. Amerikan Gıda Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre; erken yaşta diğerlerine göre daha fazla balık ve sebze yiyen kişilerde ileri yaşlarda daha az kırışık oluştuğu gözlenmiş. Bunun sebebi kırmızı ette ve işlenmiş gıdalarda bulunan omega 6′nın olumsuz etkilerini omega 3′ün azaltması. Son araştırmalar özellikle günümüz beslenme alışkanlıklarında omega3′ün yetersiz alındığını buna karşın omega 6′yı gerektiğinden fazla tükettiğimizi gösteriyor. Önemli olan ikisini dengeli bir şekilde almak. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre minimum 5, maksimum 10 gr omega 6 yağ asidine karşılık, 1 gr omega 3 yağ asidi alınmasıyla bu dengenin sağlanacağı öngörülüyor.

Cildiniz Pürüzlüyse

Neler yemeli: Turuncu, kırmızı veya yeşil sebze ve meyveler. Havuç, domates, ıspanak, patates, bezelye, böğürtlen, şeftali.
Nasıl Etkiliyor: Meyve ve sebzelere renk veren betakarotendir. Betakaroten vücutta A vitaminine dönüşen en güçlü antioksidandır. A vitamininin bütün fonksiyonlarının yanı sıra serbest radikalleri etkisiz hale getirir. Kırışık oluşumunu ve yaşlanmayı geciktirir. Ayrıca hücreleri yeniler ve cildinizin daha pürüzsüz görünmesini sağlar. Cildinize taze bir görünüm kazandırır ve herhangi bir hasara ya da sivilce oluşumuna karşı cildi daha da kuvvetlendirir. Cildi güneşin zararlı etkilerinden ve cilt kanserinden korur. Bu yüzdendir ki cilt için iyi gelen ürünlerin ana maddesi olan retinoik asit de A vitamininden elde edilir.

Dişleriniz Sağlıksızsa…

Neler yemeli: Süt (kaymağı alınmış), yağsız yoğurt, yağsız peynir
Nasıl Etkiliyor: Bu gıdaların ortak içerikleri kalsiyum. Kalsiyum erken yaşlarda diş minelerini güçlendirir, çürümeleri önler. Araştırmalar yeterince kalsiyum alan insanların dişeti hastalıklarına daha az rastlandığını gösteriyor. Unutmayın, mutlu bir gülümsemenin sırrı kalsiyumda!

Saçlarınız Güçsüzse, Tırnaklarınız Kırılıyorsa…

Neler yemeli: Öğütülmemiş tahıl, dana eti, istiridye.
Nasıl Etkiliyor: Bunlar çinko ve demir bakımından zengin gıdalardır. Çinko cilt güzelliğinde anahtar bir rol oynar. A vitaminin fonksiyonlarına etki eder. Deri hücrelerinin çoğalmasını, yağ bezlerinin çalışmasını arttırır. Kolajen dokuya etki eder. Böylece hem cildimizin sağlığının korunmasına hem de yanık vs. nedenlerle oluşan kayıpların tamir edilmesine yardımcı olur. Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dermatolog David Lefell çinko ve demirin kıl foliküllerinin oluşmasında etkili olduğunu söylüyor. Özellikle demir eksikliği saç dökülmesini tetikliyor. Çinko ve demir tırnakların da daha güçlü olmasını sağlıyor. Bazı durumlarda demir eksikliği tırnakların kırılmasına ve kaşık şekline dönüşmesine sebep oluyor.

Cildiniz Sürekli Kuruyorsa…

Neler yemeli: Biotin (yumurta sarısı, karaciğer, süt, çinko), folik asit (mercimek, ıspanak, fasulye, yer fıstığı), omega 3 yağ asitleri (somon, sardalya, uskumru, ringa balığı)
Nasıl Etkiliyor: Özellikle kış aylarında cildin kuruluğu çok artar. Çevresel nem oranlarının azalması ve soğuk hava ciltte nem kaybına yol açarak kuruluk problemi oluşturur veya artmasını sağlar. Kuruluk en sık kol ve bacaklarda görülür. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Dermatolog Dr. Esra Özgüroğlu her banyo sonrası özellikle cildi çok kurumadan etkin vücut nemlendiricileri uygulamayı tavsiye ediyor. Bol su içmek ve biotin, çinko, folik asit, omega 3 yağ asitleri yönünden zengin besinler tüketmek cilt kuruluğunu engelliyor.

Gözaltınızda Koyu Halkalar Oluşuyorsa…

Neler yemeli: Kızılcık suyu, tahıllar, somon, ceviz, maydanoz, kereviz.
Nasıl Etkiliyor?: “Bana Ne Yediğini Söyle” kitabının yazarı Doktor Gillian McKeith’e göre; göz altında oluşan koyu halkalar besin alerjisi ya da böbrek enerjisi düşüklüğünün göstergesi olabilir. Bunu engellemek için Doktor McKeith, yiyecekleri dönüşümlü olarak yemeyi tavsiye ediyor. Yani her gün farklı ve çeşitli yiyecekler tüketmek gerekiyor. Bir hafta boyunca günde iki bardak kızılcık suyu için. Ayrıca tahıllar, bakliyatlar, somon, ceviz, maydanoz ve kereviz gibi gıdalar tüketerek böbreklerinizi canlandırabilirsiniz.

 

Tüm Kadınlar Güzeldir ama yine de aklınızda bulunsun: GÜZELLİK REÇETELERİ Mart 10, 2007

Güzellik Sütleri :

Eğer biraz vaktiniz varsa, güzellik sütlerini kendiniz hazırlayabilirsiniz. Fakat, birkaç gün önceden eczacınızdan karışımlarınız için gerekli olan bazı maddeleri hazırlamasını isteyiniz, çünkü bazıları hemen temin edilemez, ısmarlanmaları gereklidir.

Kuru Ciltler İçin Güzellik Sütü : 60gr. tatlı badem, 15gr. acı badem. Bunları kaynatın, kabuklarını soyun. Daha sonra kurutun ve bir havanda ezerek toz haline getirin. Ardından 2gr. sodyum borat, 25gr. saf gliserin, 300gr. gülsuyu ilave edin ve 8 gün boyunca dinlenmeye bırakın. Daha sonra bir tülbentten süzün.

Yağlı Ciltler İçin Güzellik Sütü: 10gr. astearin, 6gr. gliserin, 1gr. potasyum karbonat, 500gr. saf su, 0.7gr. boraks. Bunların hepsini birden karıştırıp, tülbentten süzün.

Her Cins İçin Güzellik Sütü : 10gr sodyum borat, 40gr. gülsuyu, 100gr. saf su, 5gr. aselbent tentürü. Hepsini karıştırın.

Evde Hazırlayabileceğiniz Kremler :

Kuru Ciltler İçin Kremler ;

10gr. İspermeçet, 5gr. beyaz balmumu, 40gr. tatlı badem yağını hafifçe ıslatarak karıştırın.

10gr. beyaz balmumu, 5gr. katı parafin’ i bir kaba koyarak hafifçe ısıtın. Karıştırmayı ara vermeksizin bu ürüne 35gr. tatlı badem yağı, 5gr. gliserin birkaç damlada parfüm ekleyin.

Yağlı Ciltler İçin Kremler ;

38gr stearin i emaye bir kapta eritin. Başka bir kaba;

1gr potasyum karbonat

70gr gliserin

200gr saf su koyun ve 90° kadar ısıtın. Bu karışıma azar azar stearin’ i eklerken, bir yandan da ısıtmaya devam edin. Daha sonra soğumaya bırakın. Hızlı hızlı karıştırarak ikinci ve üçüncü kez ısıtın.

Bütün Ciltler İçin Kremler ;

10gr balmumu

40gr tatlı badem yağı

0.5gr sodyum borat’ ı iyice karıştırıp kullanın. Bu karışıma “Gallien Merhemi” denir.

10gr lanolin

10gr tatlı badem yağı

10gr maynezi karbonatı

25gr gül suyu

25gr portakal çiçeği suyu’ nu karıştırıp kullanın Bu karışıma da “Köpüklü Gougerot” denir.

Kremler ve Cilt Kuruması :

Kremler cildin kurumasına karşı köklü bir çözüm getiremezler ama,bazı özel kremler cildi çok etkili olarak koruyabilirler. Cildin kuruması hepimizin bildiği bir terimdir. Rüzgara, kuruluğa, güneşe, pisliğe karşı korunmasız bir cilt, hızla sağlığını bozan bu doğal sonuca uğrar. Saydam tabaka hücreleri sularını kaybederek kurur.

Kremlerin Görevleri : Dikkat ! Hiçbir krem cildi derinlemesine nemlendiremez. Kremler saydam tabakanın sadece yüzeydeki kısımlarında etkin bir rol oynayabilirler. Cildin korunması iki aşamada gerçekleşir;

Hafif terlemelerin yaratacağı su kayıplarının engellenmesi gerekir. Bu üst deriyi dış etkenlere karşı tecrit eden korumayı önleyen kremlerin görevidir. Söz konusu kremler hava saldırılarına karşı bir engel oluşturur ve terlemenin yarattığı su kaybını yavaşlatır. Günümüzde higroskopik element olarak sütten elde edilen amino asitler cildin nemliliğinde önemli rol oynayan tabakanın asitlik oranını dengeleme gücüne sahiptir.

Aynı zamanda deriye nemlendirici elementler sağlamak gerekir. Bu da higroskopik element esaslı nemlendirici kremlerin görevidir.

Killi Maskeler :

Kil, birçok özelliği sayesinde deri için çok yararlı bir maddedir. Güzellik maskelerinin bir çoğunda kullanılır. Sebum fazlalığını emerek, yağlı ciltleri temizler. Çıbanları kurutur ve bunların yayılmalarını engeller.

Evde Yapabileceğiniz Maske :

Toz kili alın, yarım ölçü su, yarım ölçü domates, salatalık veya üzüm suyu ile hamur yapın. (Bütün yüze ve boyuna ince bir tabaka halinde sürün, yalnız gözlerinizin çevresine sürmemeye dikkat edin). 15-30 dakika bekletin, yani hamur nemliliğini kaybedene kadar bekletin. Ilık su ile çıkarın. Bu maskeyi haftada bir kez tekrarlayın. Bu maske ergenlikler, sivilceler, derideki döküntü ve kırışıklıklar için çok etkilidir. Temizleyici ve canlandırıcıdır.

Maske Reçeteleri :

Şeftali Maskesi :
Çok olgun bir şeftali alın ve bunu iyice ezin. Gazlı bezi iki kat yapın ve arasına ezdiğiniz şeftaliyi yayın. Bütün yüze ve boyuna sürün, 20 dakika koyunca yatarak bekletin. Gül suyu ile yıkayarak temizleyin. Bu maske tenin tazeliği, canlılığı için çok yararlıdır.

Havuç Maskesi :
Havuç ve maydanozu püre haline gelene kadar mikserden geçirin. Yüze ve boyuna kalın bir tabaka halinde sürün. 20 dakika kadar bekletin ve daha sonra ılık suyla temizleyin. Bu maske deriyi zehirlerinden arındırarak temizler, cilde eski inceliğini ve elastikiyetini ve esnekliğini kazandırır.

Salatalık Maskesi :
Eşit miktarlarda salatalık, helvacı kabağı ve kavun çekirdeği alın. Bunları bir mikserden ayrı ayrı geçirerek iyice toz haline getirin. Bir miktar süte her tozdan birer kaşık olmak üzere krem koyuluğuna gelene kadar koyun. Bu karışımı yüzünüze sürün ve yaklaşık 30 dakika kadar bekletin. Ilık gül suyu ile çıkarın. Bu maske geniş gözenekli ciltlere çok faydalıdır.

Tere Maskesi :
Bir ölçü bala üç ölçü tere özü katın. İkisini birden iyice karıştırın. Böylece bir maskeden çok losyon elde etmiş olursunuz. Pamuktan yapacağınız bir tampona bu losyondan bolca koyarak sabah-akşam yüzünüze sürün. Kurumaya bırakın. Ilık suyla çıkarın. Bu losyon derideki kızarıklıklara da iyi gelir.

Doğal Ürünler :

Kayısı: Deriyi temizler, besler ve canlandırır. Normal ciltlere gerginlik, esneklik verir. Bir parça kayısıyı yüzünüzde ezin. Deriye işlemesi için kurumaya bırakın.

Akdiken : Dinlendirici ve kan hücumunu önleyici bir etkisi vardır; bir güzellik kremine katıldığı takdirde kızarıklıkları ve sivilceleri iyileştirir.

Patlıcan : Teni hafifletir, beyazlatır ve birçok deri hastalıklarını önler.

Avokado : Tropikal bölgelerde yetişen ve yurdumuzda bulunan bir meyvedir. Yağının canlandırıcı ve vitaminlendirici bir özelliği vardır.

Papatya : Dinlendiricidir, kan hücumunu önler ve kanı temizler.

Havuç : Deri ve dokular için gençleştirici bir gücü vardır. Deri hastalıklarında tavsiye edilir.

Limon : Yağ sızması ve gözeneklerin gevşemesiyle savaşır. Kırışıklıları giderir, teni beyazlaştırır, yüz ve eller için hazırlanan birçok karşımın muhteviyatında yer alır.

Salatalık : Ferahlatıcı, yumuşatıcı ve sıkılaştırıcı özellikleri vardır. Kozmetikte çokça kullanılır.

Tere : Tere özü, dişleri kuvvetlendirici harika bir maddedir.

Çilek : Sıkılaştırıcı, canlandırıcı ve cildi gerici özellikleri vardır. Yağlı ve donuk ciltlere iyi gelir.

Marul : Madensel tuzlar bakımından çok zengindir ve güneş yanıklarını iyileştirir. Deriyi beyazlaştırır ve parlaklık verir.

Portakal : Çok besleyici ve güç arttırıcı etkisi vardır. Birçok kremin karışımına katılır.

Mürver : Ferahlatıcı ve güç arttırıcı etkisi vardır; deriyi temizler. Mürver suyu tahriş olmuş ve pürtüklü ciltlere özellikle tavsiye edilir.

Çay : Kan hücumunu önleyici ve hafifletici etkisi vardır. Kompres şeklinde kızarmış ve yorgun gözlere losyon şeklinde ise, güneş yanıklarına oldukça iyi gelir.

Yağlı Ciltler :

Eğer cildiniz yağlıysa bu, ne kötü ne de yararlı bir durumdur. Yalnızca cildinizi tanımanız gerekir. Eğer aşırı bir yağ sızmasına uğramışsa, bunu bir dram yapmaya da hiç gerek yoktur. Yağlı bir cilt, genellikle, yağ bezlerinin kötü çalışmasının sonucudur. Genetik bir olaydır. Eğer derinizi, büyük bir özen ve dikkatli bir bakımla tedavi ederseniz, bu durumu düzeltebilirsiniz.

Yapılmaması Gerekenler :

Çok kuvvetli temizleyici kimyasallar kullanmak

Deriyi sabunla çokça ovalayarak bozmak. Çünkü bu yüzden deri tümüyle kuru bir hal alır

Yapılması Gerekenler :

Kuru bir cilt kadar aşırı hassas olduğundan onun gibi özenle tedavi edilmelidir. Fazla yağların aşırı derecede alınması yağ bezelerini harekete geçirir ki, bu da enfeksiyonlara sebep olur. Onu güneşten ve soğuktan korumak gerekir. Yağlı bir cilt sanıldığı kadar dirençli ve dayanıklı değildir.

En yüzeydeki tabakayı kuruttuğu için soğuktan çok rahatsız olur, aynı zamanda kötü ve yetersiz beslenmeye karşı da çok hassastır. Aynı şekilde güneşten de çok zarar görür, cildinizi güneşe karşı da korumanız gerekir. Doğal olarak, sebum yönünden aşırı zengindir. Oysa, güneşe karşı son derece korumasızdır. Hele güneş için bir madde kullanmıyorsunuz, güneşin zararlı etkilerine karşı iyice korumasız kalırsınız. Güneş diğer ciltler için olduğu gibi yağlı ciltler içinde iyidir. Çünkü bakteriler üzerinde etkilidir ve kan dolaşımını harekete geçirir. Ama güneş banyolarınızın dozunu iyi ayarlamanız şarttır. Ergenlikler söz konusu olduğunca güneşe hiç güvenilmez. Ayrıca beslenmenizin mutlaka iyi düzenlenmiş olması gerekir.

Kuru Ciltler :

Kuru bir cilt su ve sebum yönünden yoksuldur, yani nemsizdir, kurudur. Çok hassastır, bu nedenle de zamansız oluşan kırışıklıklara, tahrişlere ve sivilcelere çok elverişlidir. Azulenli bir süt ve “kuru ciltler için özel” yumuşak bir kremle tam ve derin bir temizlik yapılır. Süt veya Krem azulenli bir losyonla çıkarılır. İltihap önleyici bir losyon ılık olarak püskürtülür veya 10 dakika süresince ozon buharı altında durulur. Bu sonuncusu yüzü kan hücumuna uğratmamak için belli bir uzaktan yapılmalıdır. Bu işlemler kusurlarını ortaya çıkarmak için, üst deriyi bir sınava tabi tutar.

Azulen : Azulen’ den sık sık söz edildiğini, malzemelerinizin etiketlerinde bu ismin sıkça geçtiği görülür. Gerçekten de bir çok güzellik maddesine katılan bir elementtir. Bunların arasında kremler, makyaj temizleyicileri, tonikler vs en önemlileridir. Hatta bazen temel madde azulen olabilir. Azulenin dezenfekte edici ve kan hücumunu ve yanmayı engelleyen bir gücü vardır. Yüzdeki her çeşit kızarıklıklara derideki tahrişlerin giderilmesinde etkendir.

Güzelliğin Alfabesi :

Güzelliğiniz, tazelik ve doğallıktır. Son derece özgürsünüz fakat dişi ve tutkulusunuz. Arkadaşlarınız bakımlı havanıza, kibar konuşmalarınıza ve ölçülü davranışlarınıza hayran olmalıdırlar. Aşağıda bu yedi tavsiyeye dikkatle uyun; bunlar sizin başucu rehberiniz olmalıdır;

Yalnızca hafif bir pudra veya renksiz bir tabaka dahi olsa makyajınızı temizlemeden hiçbir zaman yatmayın, çoğu zaman bronzlaştırıcı bir madde ile korunmuş bulunduğunuzdan bu önerimiz mutlaka açık havada ve denizde mutlaka uygulanmalıdır. Eğer makyaj yapmayı sevmeyenlerdenseniz bile bu önerimiz sizin içinde geçerlidir. Çünkü, yüzünüz tozların, rüzgarın, güneşin, yağmurun hücumuna uğrar ve bu pislik lerden “arınma” ihtiyacını duyar.

Maddeleri her zaman aşağıdan yukarıya hareketlerle uygulayın (boyun hariç). Eğer çok gençseniz annenizin tavsiyelerini izleyin. 25-30 yaşından itibaren ve daha sonraları için güzelliğinizi hazırlayın. Bu size çok uzak gelebilir., ama zaman çabuk geçer ve sonraları çoğu kez “eğer bilseydim” denir. O zaman da çok geç kalınmış olur.

Sizi ilgilendirmediğini düşünseniz bile, her zaman nemlendirici bir madde kullanın. Bu kaçınılmaz bir olay olan kurumayı yavaşlatacak, geciktirecektir.

Eğer sivilceleriniz ve ergenlikleriniz varsa, bakımınızı yapın. Bu sivilceleri asla sıkmayın, çünkü iz bırakır. Öbür yandan bunların daha önemli bir nedeni olabilir. Daima bir deri uzmanına başvurun ve tavsiyeleri izleyin

Güzellik maddelerinizin alımında hiçbir şekilde ekonomi yapmaya kalkmayın. Daha çok bir filmden, bir dondurmadan, kullandığınız sağlığınıza ve cildinize de oldukça zararlı olan sigaradan tasarruf edin, zira güzelliğiniz sizin istediğiniz gibi kalacaktır.

Makyaja gelince, her zaman tercih ettiğiniz mankenlerin tarzlarını modadır diyerek aynen uygulamaya kalkmayın. Kömür gözlü olmayı ya da abartılmış ruj renklerini tercih etmeyin.

Arayın ve kendinize yakışanı mutlaka bulun, bu daha önemlidir.

Güzelliğinizin temeli olan bu yedi öneriye şunları da tamamlayıcı bilgi olarak ekleyebiliriz;

Saçlarınızın bakımını da en iyi şekilde yapmalısınız. saçlarınız her zaman temiz ve bakımlı olmalıdır.

Tırnaklarınızı her zaman temiz, bakımlı ve güzel olmasını sağlamalısınız.

İyi parlatılmış ayakkabılar ve kusursuz elbiseler giymelisiniz.

Bu saydıklarımız size modası geçmiş veya çok basit gelebilir. Ama, bu birkaç kural her zaman altın gibi değerli kalmıştır.

Günlük Cilt Bakımı :

Güzellik konusunda da, diğer birçok şeyde olduğu gibi, iyileştirmekten çok, önceden önlem almak daha iyidir. Normal ciltler için günlük, genel bakımı gereksiz görmüyoruz. Bunu başınızdan atmak için hiçbir özür göstermeyin, zaman yokluğu, yorgunluk, moral bozukluğu vs sebepleri bahane edip kendinizi bırakmayın.

Akşam : Boynunuzu ve yüzünüzü özenle ve şu maddelerle temizleyin; -Kuru Ciltler İçin: Yağlı bir makyaj çıkarıcı ve yumuşak bir süt. -Yağlı Ciltlere: Temizleyici bir krem veya yağlı ciltler için özel bir makyaj temizleyici ile daha sonra -Kuru Ciltleri: Yumuşatıcı bir tonik veya sütle -Yağlı Ciltleri: Hafif sıkılaştırıcı bir tonik losyonla tamponlayın. Yüzünüze ve boynunuza besleyici bir krem sürün, fazlalığı emici bir kağıtla alın.

Sabah : Yüzünüzü ve boynunuzu derinize uygun bir temizleyici ile temizleyin. Uygun bir losyonla ya da tonikle tamponlayın Dolaşımı hızlandırmak için deriyi hafifçe sıkın. İlk temel maddeyi sürün, ardından makyajınıza başlayın.

Öneriler : Sabah-akşam gözlerinizi kan hücumunu önleyici bir losyonla yıkayın. Bütün bu bakımlar için size önerilen hareketleri yapın. Aynı zamanda da kaslarınızı da esnetin. Cildi iyi halde, güzel, sağlıklı tutmak için her gün bir kaç dakika zaman kaybı değildir.

Güzel Bir Tene Sahip Olmak İçin 8 Altın Kural :

Derinlemesine Temizlenin : İnsan yorgun olduğu zaman makyajı temizlemek istemez. “Yarın bakarım” der. Bu büyük bir hatadır! Büyük bir gün boyunca yüzünüzde duran bir makyaj, gözenekleri tıkar ve belli bir süre sonra deri inceliğini yitirir. Makyaj temizleme sağlıklı bir güzelliğin temelidir. Temizleyicileri ve losyonları, pamuk ve makyaj temizleyici kağıtlar tümüyle temiz çıkana kadar kullanın. Her zaman yüzünüze dokunmadan önce ellerinizin temiz olmasına özen gösterin.

Hafif Bir Fondöten Kullanın : Kalın bir tabaka fondöten “tabaka” yapar, çirkin durur. Kırışıklıları özellikle belirtir. Onları burun çevresinde, alında, çenede, dudakların üzerinde daha belirgin yapar. Genişlemiş olan gözenekleri de ortaya çıkarır.

Yüzünüzü Hırpalamayın : Fondöteninizi yalnızca hafif darbelerle, aşağıdan yukarıya doğru ve önceki tavsiyelerimizi hatırlayarak sürün.

Yüzünüzü Koruyun : Düzenli olarak nemlendirici, bir cilt üstü kremi veya bir besleyici kullanın. Açık havada yaşayanlar bir güneş kremi kullanmayı unutmayın!

Mümkün Olduğunca Fazla Oksijen Alın : Her defasında soluyabildiğiniz kadar soluyun. Güzel havalarda pencereniz açık uyuyun. Unutmayın ki, deri, vücudun genel oksijen alımında önemli rol oynar ve iyi oksijen almış deri sağlıklı bir deridir. Hafta sonu tatillerinizi açık havada, ormanlık sayfiyelerde geçirmeye çalışın.

Uyku Saatleriniz Düzenli Olmalı : Uyku güzellik için çok önemli bir etkendir. Eğer düzensiz bir uyku saatiniz varsa, sigara ve içki de içiyorsanız bütün bunlar teniniz ve sağlığınız için oldukça kötüdür.

Sağlıklı Bir Beslenme Diyeti Uygulayın : Beslenmenin cildiniz üzerinde oldukça büyük bir etkisinin olduğu hepimiz tarafından bilinen bir gerçektir. Düzensiz ve sağlıksız beslenmenin cildinizi ve sağlığınızı bozacağını aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın.

Fazla İlaç Kullanmayın : Biliyorsunuz ki, deri, organizmanın özümlediklerini dışarı atar. Böylelikle de bu atıklar cildinizi bozar.

Evde Epilasyon Yapılışı :

Dudakların üzerindeki, hiçte hoş olmayan tüyler kadar estetik bozucu bir şey yoktur. Bunlar bazen de yanaklarda veya kulak memelerinde de oluşabilir. Bazı kadınlar bu tüyleri çok değişik yollarla yok ederler. Bu tüyler fonksiyonel bozukluklardan, daha çok iç saldı bezlerindeki bozukluklardan oluşur. Eğer esmerseniz ve sert tüyleriniz varsa muhakkak güzellik salonunda epilasyon yaptırmanız gerekir. Eğer tüyleriniz çok inceyse ve yalnızca hafif bir gölge oluşturuyorsa kendiniz bunların rengini açabilirsiniz.

Oksijenli Su İle Renk Açma : Bazıları oksijenli suyun tüyleri çoğalttığını, beslediğini söyler. Bu yanlıştır. Tüy sararır, incelir, kurur ve sonunda kırılır. Uygulaması oldukça basittir; İyi temizlenmiş, pisliklerden arınmış bir cilde her zamanki toniğinizden sürün. Daha sonra oksijenli suya batırılmış bir pamukla tamponlayın ve 20 dakika kadar beklettikten sonra sadece suyla temizleyin.

Kıl Dökücü İlaçlar : Eczanelerde, koltuk altlarınız veya bacaklarınız için ve hatta yüzünüz için de kullanabileceğiniz kıl dökücü krem ve pomatlar bulabilirsiniz.

Cımbız : İlk önce tüyleri alacağınız bölgeyi özenle temizlemeli ve alkollü bir losyonla dezenfekte etmelisiniz. Daha sonra deriyi yumuşatmak için su kompresleri uygulayın. Ardından koruyucu bir krem sürün. Şimdi sol elin parmaklarıyla deriyi gererek, tüyü bir defada ve çıktığı doğrultuda çekerek çıkarın. İşlem bittikten sonra, iyi bir sıcak su kompresi ve arkasından kolonya kompresi uygulayın ve nişastalı bir pudra ile pudralayın.

Bir Makyaj Temizleyici Nasıl Uygulanmalı :

Bu iş için özellikle ayrılmış bir tasa, yada avucunuza temizleyici maddeden yeterli miktarda koyun

Tüm yüzünüze ve boynunuza parmaklarınızın ucuyla kalınca bir tabaka halinde sürün.

Yüzünüzün ortasından başlayıp, hafif , daireler şeklinde sürerek ürünün dokulara işlemesini sağlayın.

Alından başlayın, burnun başladığı yerden şakaklar yönünde dairesel hareketlerle saçların başladığı yere kadar yükselin.

Sonra, piramidal dan hareket edip, gözün alt çemberinden geçerek kulağın üst kısmına kadar yükselin

Daha sonra dudağın üst çemberinden hareket edip kulak memesine kadar ilerleyin, elmacık kemiği boyunca işlemi sürdürün, çene altı için de aynı hareketi uygulayın

Boyun için de aynı şekilde, ortadan başlayıp iki yana doğru, ilk önce boynun başladığı yerde, ardından köprücük kemiğinin hemen üstünde aynı hareketleri uygulayın. Makyaj temizleyicinin tüm izlerini makyaj temizleyici bir kağıtla ortadan kaldırın.

İkinci bir uygulama yapı, bu kez iki elinizle simetrik bir şekilde bir perdahlama hareketi gerçekleştirin. Hareketin sırası ve yönleri aynı olacak. sadece boyunda yukarıdan aşağıya doğru uygulanacaktır.

Alt ve üst göz kapaklarına gelince, iç köşeden dış köşeye, dış köşeden iç köşeye doğru dış köşeyi bir parmağınızla tutarak okşamayı andıran hafif dairesel hareketler uygulayın.

Kullanılan makyaj temizleyicinin türüne göre; eğer bir süt kullanmışsanız bir süngerle yıkayarak temizleyin. Eğer söz konusu olan bir krem yada pelteyse ıslatılmış bir pamuk kullanın; bir sabun-krem ya da ikili bir süt uygulamışsanız bol su ile yıkayın.

Vitaminler ve Güzellik :

Vücudun, işlevini tam olarak yapabilmesi için günlük belli oranlarda elemana ihtiyacı vardır; kaloriler, vitaminler, madensel tuzlar. Şu halde, bu elemanların neye yaradıklarını eksiklerinin nelere yol açacağını bilmemiz gerekmektedir.

A vitamini :

Gözlerin sağlıklı olmalarında çok önemlidir.

Eksikliği görme bozuklukları oluşturabilir ki bu bozuklukların başlıcaları şunlardır ;

1-Saydam tabakanın donuklaşması ve sertleşmesi

2-Keskin görüşteki azalma

3-Yanma hissi

4-Kızarıklıklar

Tenin parlaklığı ve tazeliği için kaçınılmazdır. Yokluğunda derinin metabolizmasında bir değişim olabilir., deri kurur. Meyvelerin ve sebzelerin büyük bir bölümünde, karaciğer ve böbrek gibi sakatatlarda, balıklarda ve sütlü maddelerde yer alır.

C vitamini :

Yokluğu diş eti hastalıkları, ağız yangıları ve diş dökülmelerine yol açar.

Nefesin pis kokmasına sebep olabilir.

Sedef hastalığı veya ergenlikler halinde tavsiye edilir.

Eksikliği derinin kurumasına yol açar. Özellikle taze sebze ve meyvelerde bulunur.

E vitamini :

Bu gençlik ve üreme vitaminidir. Üreme fonksiyonları üzerinde çok önemli bir rolü vardır ve iç salgı bezleri sisteminin güzellik üzerindeki önemi bilindiği zaman ihmal edilmemesi gerektiği kolaylıkla anlaşılır. Gözler için çok önemlidir ve miyop ( uzağı iyi görememe) hastalığında tavsiye edilir.

Egzama hastalığının tedavisinde etkendir. Söz konusu vitamini her zaman elinizin altında, ekmek ve peynirde bulabilirsiniz

Karma Ciltler :

Karma cilt, kuru, nemsiz ciltlerin ve yağlı hassas ciltlerin tüm belirtilerini taşır. Yüzdeki yağ bezelerinin düzensiz çalışmaları etkendir. Genelde, alın, burun ve çene yağlı özellikler, yanaklar bölgesi ise nemsiz bir eğilim gösterir. Şu halde kolayca anlaşılacağı üzere bakımlar iki defada ve bölgelere göre iki şekilde yapılır.

Karma Ciltlerin Bakımı :

Akşam ;

Yüzü ve boynu sıvı bir makyaj temizleyici veya derinlemesine işleyen hafif yağlı bir sütle temizleyin

Temizleyici bir kağıtla silin

Bütün pislikler temizleninceye kadar işlemi tekrarlayın

Canlılık verici bir losyon tonik uygulayın.

İki günde bir sıkılaştırıcı ve yağlanmayı önleyici bir losyon kullanın.

Daha sonra yüzün kuru bölgelerine besleyici, yumuşatıcı ve nemlendirici bir krem sürün: bunu hafif sıyırmalarla ve daima yukarı doğru uygulayın.

Haftada iki kez yağlı bölgeleri alın burun ve çeneyi temizleyici bir kremle temizleyin.

Sabah ;

Yüzünüzü ve boynunuzu makyaj temizleyici sıvı veya sütle temizleyin.

Aşırı yağ sızmasını azaltmak için canlandırıcı ve hafif sıkılaştırıcı bir losyonla yağlı bölgeleri gerginleştirin. Hafif darbelerle uygulanan bu losyon kasları sağlamlaştırır.

Maden suyunu koruyucu olarak kullanın.

Deriyi canlandırmak için hafifçe sıkın, bu, maddenin daha iyi işlemesini sağlayacaktır.

Özellikle kuru bölgeler üzerinde durarak kapayıcı ve yeniden nemlendirici iyi bir krem uygulayın.

 

Güzelliğin 7 Koşulu Mart 10, 2007

Kategori: ekonomik güç, genetik, gençlik, güzellik, sağlık, zeka, çekicilik, çevre — aliilaslan @ 6:37 pm

Elbette güzelliği belli bir kalıba oturtmak mümkün değil. Biliyoruz ki kadın güzelliği zamana, toplumlara ve kişiye göre değişiyor… Yine de güzel olmanın temel koşulları hiçbir zaman değişmedi.

Örneğin tarih boyunca güzelliği ile anılan ve aslında birbirine hiç benzemeyen kadınları hatırlayın: Venüs, günümüzün estetik cerrahlarını hayli uğraştıracak kusurlara sahipti; Kleopatranın da iri burnu vardı… Greta Garbo buz gibi soğuktu. Liste hayli kabarık! Ama bu kadınların ortak noktalarına ve bulundukları çevreye bakarak güzelliğin belli koşullarını görmek mümkün!

Aslında her kadın güzeldir, her kadın güzel olabilir. Üstelik günümüz kadınına doğal güzelliğini ve onu diğerlerinden farklı kılan özelliklerini ortaya koyma olanağını sağlayan birçok seçenek sunuluyor. Ayrıca artık güzelliği eski çağlarda olduğu gibi katı bir prototipi de yok.

Aşığa göre güzel, onun sevdiği kadındır. Mağara devrindeki adam, kocaman memeleri ve geniş kalçası olan kadına deli olurdu… Bugün ise kadınlar hoşa gitmek için zayıflamaya çalışıyorlar. Güneyli erkek sarışınları düşlüyor, kuzeyli ise esmer kadına bayılıyor. Bu kadar da değişken, güzellik! Ama biraz düşününce güzel bir kadın olmanın ortak noktalarını bulabiliyor insan.

1. koşul: Genetik özellikler:

Atalarımızın tesadüfi beraberlikleriyle başlıyor genetik özelliklerimiz. Onlardan bize miras kalan hücrelerin kalbindeki kromozomlarda bedensel ve ruhsal özelliklerimizle birlikte bütün yaşantımızın programı da adeta bir bilgisayar kaydı gibi işlenmiş. Bu programda uzun boy kayıtlıysa uzun boylu, iri kemikli bir burun kayıtlıysa iri burunlu oluyoruz. Eğer şansınız varsa kromozomlarınızda kusursuz bir kemik yapısı, düzgün işleyen bir metabolizma, doğru oranlarda bir vücut yapısı, güzel gözler, dolgun dudaklarla dünyaya gelirsiniz. Ama kaderimizin bir oyunu olarak yaşamınız boyunca “kusur” sayılacak özellikleri taşımanız da mümkün! Bu arada hücrelerimizde gizli, “güzel olma arzusu” da kayıtlara geçmiş durumda. İşte insanoğlunu ideal güzellik arayışına iterek, tarihten günümüze uzanan bir kozmetik serüvenine yön veren de bu arzudur.

2. koşul: Gençlik:

Önce bir tomurcuktur, sonra yavaş yavaş goncaya dönüşür., Bu goncanın gelişerek çiçeğe dönüşmesini izlerken insan nasıl da duygulanır? Bedensel ve zihinsel gelişme süreci, gençliğin ta kendisidir. Onun taze güzelliği, dünyaya yeni açılan bir gonca kadar dokunaklıdır. Gençlik, güzelliktir ve güzelliğin en güçlü silahı gençliktir. Gençliğin sağladığı o masum güzelliğin yerini hiçbir şey tutamaz! Ancak, doğduğumuz andan itibaren hücrenin yaşlanma sürecine girdiğini de unutmamalıyız. Dolayısıyla gençlik geçicidir. Peki, bir kadın kaç yaşına kadar gençtir? Yüzyılımızın ilk yarısına kadar kırk yaş, yaşlılığın başlangıcı sayılıyordu. Oysa günümüzde kırk yaş, kadın güzelliğinin doruklara ulaştığı yaş kabul ediliyor. Bugünün kadınları kırk yaştan sonra da ruhları genç kaldığı sürece yaşlı görünmüyorlar.

3. koşul Çekicilik:

Kimi kadınlar insanı nasıl da şaşırtırlar çünkü dünyanın en güzel kadını olmasalar bile, onlarda öyle bir şeyler vardır ki, erkeklerin başını döndürmeye yeter. Büyük aşkların kahramanları hep onlardır; siz bile gözünüzü onlardan alamazsınız. Marılyn gibi: O güzel olmasına güzeldi ama, mahmur bakışları, ıslak dudakları ile, güzelliğini perçinleyen müthiş bir cazibeye sahipti. Onun anlamlı bakışlarını kaldırıp hantal adımlarla yürüdüğünü farzedin, geriye sadece güzel ama sıradan bir kadın kalır… İşte güzelliğin önüne geçebilen tek şey cazibe dediğimiz o doğal sihirdir. Güzelliği makyajla, estetik cerrahi ile, giyimle yaratmak mümkündür. Ama cazibe asla sonradan kazanılmaz . o, ya vardır ya yoktur, sonradan kazanılmaz.

4. koşul: Çevre:

Ancak bereketli topraklarda güzel çiçekler açar. Toprak, bitki köklerini beslemediği zaman çiçekleri de vasat olmaktan kurtulamaz. Güzelliğin de iyi beslenmeye, yani zengin toprağa ihtiyacı var. Sorunlu veya fakir bir ailede yetişen bir genç kızın güzelliğinin çiçek gibi açması çok zordur. Oysa aynı kız zengin veya kültürlü bir aile içinde, bereketli topraklardaki bir çiçek gibi tüm güzelliğiyle gelişip açacaktır. Aynı şekilde açlığın, hastalığın, susuzluğun yaşandığı bir toplumda da güzel olmanın bir anlamı yoktur, dolayısıyla güzellik orada beslenemez. Savaşlar ve ekonomik krizlerin yıprattığı bir toplumda da güzellikten söz etmek zordur. Kültür ve akıl gibi, ekonomik olanaklar da güzelliğin yaratılması için gereklidir; çünkü güzelliği satın almak mümkündür: Estetik cerrahi, kuaför, makyaj ve kozmetik, giysiler, mücevherler, parfümler vs ile…

5. koşul: Zeka:

Güzelliğin ortaya çıkabilmesi için güçlü desteklere ihtiyacı var: Çekicilik ve zeka gibi…Her kadın doğal olarak az çok bu güçlere sahip. Yeter ki, kullanmasını bilsin! Akıllı bir kadın güzel yanlarını ortaya çıkararak güzel olmayı başarır. Güzelliğini işleyerek çevresini büyüler. Bir kadın eğer akıllı değilse, dünya güzeli de olsa, bunu gösteremediği için asla güzeller safına geçemez. Kadın, zengin duygularla beslenen zekasını kullanarak kendinde olan en küçük güzelliği bile sürekli ortaya çıkarmayı, en iyi şekilde değerlendirmeyi başarır. Onun güzelliğini kadınsı duyguları, içgüdüleri ayrı bir renk verir. Bu, asla taklit edilemeyen bir güzelliktir. Kadın, içgüdüsel olarak güzelliğe eğilimli bir varlık. Güzelliğin peşinde olan kadının en güçlü silahı da beğenilme arzusu.

6. koşul: Ekonomik güç:

Laboratuarlardan en basit kuaför salonlarına kadar dünyanın her yerinde milyonlarca insan kadın güzelliği için çalışıyor. Bir kadının güzelliğini ortaya koyacak her şey ve her türlü teknik olanak günümüzde var; çünkü güzellik satın alınabiliyor. Biraz ekonomik gücü olan her akıllı kadın bu gücünü güzelliğini yeniden yapılandırmak için kullanmasını çok bilir. Güzellik enstitülerinde uzmanlar, kadınlara cilt ve vücut bakımıyla sağlıklı bir ten kazandırıyor. estetik uygulamalar kemik yapısını kusursuzlaştırıyor, gevşemeleri gideriyor, zayıflatıyor. Giysiler kişiliğini ve sosyal statüsünü ortaya koyuyor. Bakım malzemeleri gençliğin ömrünü uzatıyor, makyaj malzemeleri güzelliği vurguluyor. Kuaförler güzelliğe en güzel çerçeveyi saçlara verdikleri biçimlerle yaratıyorlar; ancak, tepeden tırnağa görünümüne önem veren her kadın, sadece bunlarla da yetinmeyecek; sağlığına da önem vererek görüntüsünü bir dantel gibi titizlikle işleyecektir.

7. koşul: Sağlık

Tabi ki sağlık!.. Çünkü sağlıksız bir güzellik asla uzun ömürlü olamaz. Günümüz kadını, sağlığına her zamankinden daha çok önem veriyor, dengeli beslenerek, spor yaparak, temizliğine önem vererek, cildine ve vücuduna özen göstererek bedensel sağlığını koruyor. Unutmayalım ki, gülen kadın, güzel kadındır. Bu nedenle ruh sağlığı yerinde olan, dünyaya gülerek bakan, etrafına umut ve mutluluk veren her insan güzeldir ve sevilen insandır. Sevgi ise, güzelliğin en büyük gıdasıdır. Mutlu insan tüm dünyayı kucaklamak ister, gözleri ışıl ışıl parlayarak, hiçbir şeyin sağlayamadığı bir ışıltıyla çevrilir. Bu da başka bir güzelliktir.

 

Güzelliğin tarifi Mart 2, 2007

Hayat daha uzun, “güzel” olsun isteniyor. Nasıl modern tıbbın yaşama daha fazla seneler verdiği biliniyorsa, estetik cerrahinin de bu senelere yaşam verdiği aşikar

Hayatımızdaki öncelikleri sıralarken pek çoğumuz için güzellik; sağlık ve mutluluk gibi kavramlardan sonra gelir. Aslında bugüne kadar güzelliğin yeterince açık ve net bir tarifi de yapılamamıştır.
Pek çok kişiye güzelliği nasıl tarif edersiniz diye sorabiliriz. Göreceksiniz ki herkes güzelliği farklı şekilde tanımlayacak ve bunların hiçbiri bizi tam olarak tatmin etmeyecektir.
Eskiden beri bize güzelliğin oranla, dengeyle ve simetriyle alakadar olduğu anlatılmaya çalışılır hep. Güzellik bize keyif veren, hayran kaldığımız formların ve oranların bir kombinasyonudur. Güzellik kalıp ve hacim arasında bir dengedir. Bu tanımların hepsinde de doğruluk payı var.
Güzellik herkese göre değişen tamamen psikolojik bir bakış açısıdır.
Güzellik sonuçta gözlerimize keyif veren, içimizde estetik bir his ve hayranlık oluşturan bir duygudur. Hatta güzelliğin bir görsel fenomen olduğunu da iddia edebilirim.
Bir kişinin karakteri ve ruh güzelliği yüzüne yansır
Fakat anlaşılması gereken en önemli şey güzelliğin tek başına değil, aslında ona bakan kişinin gözünde ve zihninde var olduğudur. Bir şey bir insanın hoşuna giderse, o şey o insan için güzeldir.
Bana kalırsa, “Güzellik insanı sevindiren bir şeydir ama bir insanı sevindiren başka bir insanı da sevindirecek” diye bir kural yoktur. Güzellik tamamen bireysel bir histir. İşte bu anlayış estetik ameliyat yaptırmayı düşünen kişiler tarafından çok net bir şekilde kabul edilmelidir.
Güzellik kavramı sadece yüz, ses, vücut veya zarif görünüm için geçerli değildir. İnsanlar karakterleriyle, sevinç hissi duyabilme, sağlayabilme ve sevebilme kabiliyetleriyle de güzeldir.
Bir insanın yüzü hoşumuza giderse bu insanın bize ifade ettiği duygu hoşumuza gidiyordur. Kişinin karakteri ve ruh güzelliği yüz güzelliğine yansır. Güzelliği tarif etmenin birçok yolu vardır ve bunlar birçok kez cazibe ile benzer tanımlardır. Cazibe ile güzellik arasındaki fark ise cazibenin sonsuzluğudur. Oysa güzellik geçicidir. İngilizcede bunu anlatan bir deyim de vardır: “Charm last! Beauty blast”. Sonuç olarak tüm bu irdelemelerden sonra, bir insanın güzel olup olmadığına karar verirken görsel faktörlerin aslında hiçbir önemi olmadığı, ilk başta o kişiyle kafa olarak özdeşleşmek ama asıl kalbini ve iç güzelliğini sevmek gerektiği kanaatine varıyoruz. Yani, güzelliğe sadece göz karar vermiyor, kafa ve kalp de karar veriyor.
Güzelliği korumak yaşam kalitesini yükseltmek demek
Güzellik kadınların erkeklere hazırladığı bir tuzak değildir. Aslında toplumda ve ailede daha iyi kabul edilmek için beğenilme isteğidir. Son 10 yılda büyük gelişmeler olmasına rağmen hayat şartlarının erkeklerden ziyade kadınlar için daha sert olduğunu kabul etmek gerekir. Kızılderililerin savaş esnasında boyanmaları gibi makyaj da kadında güven duygusu yaratır. “Acaba neden güzel olmamız gerekiyor?” sorusunun cevabının gurur, hak, hayran kalınma isteği ve başkalarından üstün olma isteği olduğu söylenir. Aslında güzel olma isteği kişinin güzelliğinden dolayı hayran kalınma isteğinden değil, daha ziyade güzelliğinden dolayı sevilme isteğinden kaynaklanmaktadır. Kaderine razı olmayıp onu değiştirmeye çabalayan tek varlık insandır. Güzelliği korumak demek hayatı güzelleştirmek için yaşam kalitesini yükseltmek demektir. Medeniyetin her alanda gelişmesi yaşam süresini uzatmıştır. Ama sadece uzun yaşamanın da yetmediğini görüyoruz. Yaşam kalitesinin de aynı şekilde korunması gerekiyor. Hayat daha uzun, “güzel” olsun isteniyor. Nasıl modern tıbbın yaşama daha fazla seneler verdiği biliniyorsa, estetik cerrahinin de bu senelere yaşam verdiği aşikar.
Herkesin bildiği gibi güzellik sonsuz değil. Ama aynı zamanda da güzelliğin yaşı da yok. Bir kişi sadece 20 yaşındayken mükemmel bir görünüme sahip olabilir ama bütün hayatı boyunca dayanılmaz cazibeli olması da mümkündür. Kadına karşı olan ilk beklenti beğenilmesidir. İlerleyen yaşlarda bu beklentiyi yerine getirmek gittikçe zorlaşır. Bu, bana gelip face-lifting üzerine bilgi almak isteyen yaşlı bir hanımı hatırlattı. İlerleyen yaşından dolayı bu ameliyatı yapmaktaki isteksizliğimi gördüğünde, sakin bir sesle bana, “Bir kişi artık beğenilme durumunda değilse, başkalarının hoşuna gitmeme durumuna gelmesi gerekmez” demişti.

Güzellik üzerine özlü sözler
“Güzellik mutlaka özel ve şahsi bir tecrübedir. Güzellik seyredenin gözünde ve kafasındadır.” (David Hume)
“Madem Tanrı kadınların kırışıp buruşmasına karar verdi, neden bunun yerini ayak tabanı olarak seçmedi.” (Elizabeth Taylor)
“30 yaşında yaşlı görüneceğime 70 yaşında olup genç ve yakışıklı görünmeyi tercih ederim.” (Salvador Dali)
“Çirkinlerin kıskanılacak bir tarafı varsa, bu onlara yaşlandıkları zaman kimsenin ‘Bir zamanlar ne kadar güzeldi’ dememesi…” (Dusan Radoviç)
“Ruhi güzelliği olmayan bir gencin yine de cazibesi vardır ama ruhu genç olmayan bir güzelliğin…”

(Arthur Schopenhauer)

Anti aging için yaşam tarzınızı değiştirin
Dusan Radoviç “Genç olmak çok güzel ama güzel yaşlanmak da az bir başarı değil” demiş… İlaç endüstrisinde yaşam süresinin uzatılması için milyarlarca dolarlık yatırımlar yapılıyor. Uzun yaşam süresini acaba sadece eczaneden mi satın almamız gerekiyor? Yaşam stilimizi değiştirmemiz de ömrümüzü uzatmaya yetebilir eğer aşağıdakiler düzenli uygulanırsa…
Beslenme tarzının değiştirilmesi. Kalori azaltılması, bol su, yeterli sebze ve meyve, süt, bio-yoğurt ve saat 19.00′da son yemek.
Düzenli spor ile haftada 1500 kalori yakılması.
Entelektüel gelişmeye önem vermek ve araştırıcı olmak.
Gülmek.
Pozitif düşünmek de önemli. Optimist kişiler uzun yaşar ve genç görünürler.
Sevgi, yakınlık, duygusal sıcaklık.
Seks, spor ve gülme mutluluk hormonu endorfini artırır.
Sağlıklı uyku yani gce 7-8 saat ve gün ortasında 6 dakikalık kısa uyku.

 

Cinsellik kadınları güzelleştiriyor Şubat 18, 2007

Kategori: cinsellik, güzellik, hormon, mutluluk, stres — aliilaslan @ 3:28 pm

Seks hayatı düzenli kadınların güzel ve sağlıklı kaldıkları belirlendi.

Güzel olmak için yalnızca kremler ya da bitki özleriyle bakım uygulamak gerektiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz! Artık güzelleşmenin seks yaparak da mümkün olduğu kanıtlandı. 3 bin 500 Amerikalı kadın üzerinde araştırma yapan bilimadamları, cinsel yaşamından memnun olan ve uzun yıllar seks yapan kadınların genç ve güzel kaldığını ortaya çıkarttı.

Mutluluk hormonu salgılanıyor
Seks sırasında kan basıncının artması, kasların çalışması ve mutluluk hormonunun aşırı derecede salgılanması kalıcı güzellikte önemli etkenler arasında. Haftada 3 defa seks yapan kadınlar, en az 10 yaş daha genç ve güzel görünüyorlar!

Stresi de önlüyor
İyi bir cinsel hayatın, beyin için de yararı büyük. Bunun sebebi ise beynin cinsel ilişki sırasında normalden çok daha fazla çalışıyor olması. Üstelik seksle birlikte başağrısı, stres gibi sorunlar da son buluyor. Kısacası, hem genç ve güzel kalmak hem de sağlığınızı korumak için uzmanlar seksi öneriyor.