Kadinlara Özel Bir Dünya

Çok Harika bir Blog

ABİYE KIYAFETLER 3 Kasım 19, 2007

abiyeler 001 abiyeler 002 abiyeler 003 abiyeler 004 abiyeler 005 abiyeler 006 abiye/112.jpg
Abiye 106 Abiye 107 Abiye 108 Abiye 109 Abiye 110 Abiye 111 Abiye 112
abiye/113 abiye/114.jpg abiye/116.jpg abiyeler 011 abiye/117 abiye/118 abiye/119
Abiye 113 Abiye 114 Abiye 115 Abiye 116 Abiye 117 Abiye 118 Abiye 119
abiye/120 abiye/121 abiye/122 abiye/123 abiye/124 abiye/125 abiye/126
Abiye 120 Abiye 121 Abiye 122 Abiye 123 Abiye 124 Abiye 125 Abiye 126
abiye/127 abiye/128 abiye/129 abiye/130 abiye/131 abiye/132 abiye/133
Abiye 127 Abiye 128 Abiye129 Abiye 130 Abiye 131 Abiye 132 Abiye 133
abiye/134 abiye/135 abiye/136 abiye/137 abiye/138 abiye/139 abiye/140
Abiye 134 Abiye 135 Abiye 136 Abiye 137 Abiye 138 Abiye 139 Abiye 140
abiye/141 abiye/142 abiye/143 abiye/144 abiye/145 abiye/146 abiye/147
Abiye 141 Abiye 142 Abiye 143 Abiye 144 Abiye 145 Abiye 146 Abiye 147
abiye/148 abiye/149 abiye/150 abiye/151 abiye/152 abiye/153 abiye/154
Abiye 148 Abiye 149 Abiye 150 Abiye 151 Abiye 152 Abiye 153 Abiye 154
abiye/155 abiye/156 abiye/157 abiye/158 abiyeler054 abiyeler055 abiyeler056
Abiye 155 Abiye 156 Abiye 157 Abiye 158 Abiye 159 Abiye 160 Abiye 161
abiyeler057 abiyeler058 abiyeler059 abiyeler060 abiyeler061 abiyeler062 abiyeler063
Abiye 162 Abiye 163 Abiye 164 Abiye 165 Abiye 166 Abiye 167 Abiye 168
abiyeler064 abiyeler065 abiyeler066 abiyeler067 abiyeler068 abiyeler069 abiyeler070
Abiye 169 Abiye 170 Abiye 171 Abiye 172 Abiye 173 Abiye 174 Abiye 175
abiyeler071 abiyeler072 abiyeler073 abiyeler074 abiyeler075 abiyeler076 abiyeler077
Abiye 176 Abiye 177 Abiye 178 Abiye 179 Abiye 180 Abiye 181 Abiye 182
abiyeler078 abiyeler079 abiyeler080 abiyeler081 abiyeler082 abiyeler083 abiyeler084
Abiye 183 Abiye 184 Abiye 185 Abiye 186 Abiye 187 Abiye 188 Abiye 189
abiyeler085 abiyeler086 abiyeler087 abiyeler087 abiyeler089 abiyeler090 abiyeler091
Abiye 190 Abiye 191 Abiye 192 Abiye 193 Abiye 194 Abiye 195 Abiye 196
abiyeler092 abiyeler093 abiyeler094 abiyeler095 abiyeler096 abiyeler097 abiyeler098
Abiye 197 Abiye 198 Abiye 199 Abiye 200 Abiye 201 Abiye 202 Abiye 203
abiyeler099 abiyeler100 abiyeler101 abiyeler102 abiyeler103 abiyeler104 abiyeler105
Abiye 204 Abiye 205 Abiye 206 Abiye 207 Abiye 208 Abiye 209 Abiye 210
 

Evlilik aşkı öldürür mü? Haziran 10, 2007


Evliliklerde yaşanan en büyük tehlikenin aşkın bitmesi olduğu söyleniyor. Peki sizin aşkınız bitti mi?

Aşık olduğumuz için evleniriz. Ama nedense evlenince aşk bir rafa kaldırılır. Evlenince aşk biter. Aşk gerçekten biter mi? Yoksa psikolojik olarak aşkın bittiğine biz mi inanırız. Evli olup da aşkı bir ömür boyu süren insanlarda var. Peki bu insanlar nasıl aşkı canlı tutmayı başarıyorlar?

Aşk o insana ulaşamadığın zaman mı güzel sadece? Evlenerek o insana bir ömür adıyoruz da aşkı niye bitiriyoruz? Aşık olmak sadece bekarlara özgü bir olay mı? İkisini bir arada tutmanın nedeni biz değil miyiz? Evlilik aşkı öldürüyor sözü bu kadar etkili mi? Evlendik barklandık aşk bizden geçti diye düşünenler sayesinde aşk ve evlilik iki ayrı kavram halini alıyor. Aslında iç içe yaşanan ve ayrılmaz bir bütün olan aşk ve evlilik bizim sayemizde birbirinden kopuyor. Ardından da evlilik içi sorunlar başlıyor. Evliliği sadece bir kurum haline dönüştürmek için elimizden geleni yapıyoruz.

Aslında ilk aşık olduğumuz zamanları bir düşünelim. O insan bizim için dünyanın en değerli kişisi haline gelir. Yaşam onun çevresinde döner. Onu mutlu etmek için ne gerekirse yaparız. Birlikte aşkın en güzelini yaşarız. Onunla geçen her dakika değerlidir. Zaman su gibi akıp geçer. Gözümüz ondan başkasını görmez. Aklımızda hep yarınlar vardır. Yaşanacak güzel bir ömür ve bitmeyen aşkımız olacaktır. O zamanlar aşkımızın kanıtı olarak evliliği görürüz. Evlilik aşkımızı resmiyete dökmek, tüm dünyaya birlikteliğimizi duyurmanın yoludur.

Evlendiğimiz zaman nedense hepsi son bulur. Tüm dünyaya duyurduğumuz aşkımız sanki önemini yitirmiştir. Evlenmeden önce dünyayı görmeyen gözlerimiz bir anda açılıverir. Evlilikle birlikte önemsiz olan diğer yargılar önem kazanır. Yaşadığımız çevre, aileler birden aşkın önüne geçer. Belki de yetiştiriliş tarzımız nedeniyle evliliğin ağırlığı kaplar hayatımızı. Evli insanlar ağır olurmuş ya. Bir bakarsınız ki evlilik ile birlikte yaşlanmışsınız. Hayattan beklentileriniz bu kadarmış gibi hayata devam edersiniz.

Evlenmeden önce aşık olduğunuz insanı kaybetme korkusuyla yaşarsınız. Evlilik ile bu korkunuz son bulur. Nasılsa artık evlisiniz. Onu kaybetme ihtimaliniz yoktur artık. Aslında bu düşünce o kadar yanlıştır ki… Evli insanlar boşanmıyor mu? Boşanmanın sebeplerini hiç düşündünüz mü? Aşkı ikinci plana atmak boşanmanın başlıca sebepleri arasındadır.

Aşkı bir kenara bırakınca eşinize olan ilginiz azalır. O eski özeni nedense eşimize göstermeyiz. Duygularını, neler hissettiğini hesaplamayız. Nasılsa evlendik ve istediğimiz herşeye kavuştuk. Aynı evi paylaşıyoruz. Hayatı birlikte yaşıyoruz. Bu yeterli mi?
Evliliğin içinde aşkı yaşamak çok daha güzel. İkisini bir arada tutmak hayatımızı mutluluk içinde geçirmemizi sağlar. Aşık insan günün her saatini mutlu geçirir. Yaşadığı olumsuzlukları büyütmez. Evine daha bir keyifle gelir. Evi onun aşk yuvasıdır. Tüm yorgunluklardan, sıkıntılardan kurtulduğu sakin bir limandır.

Aşk ve evliliğin bir arada yürüten çiftlere bir bakın. Gülen gözlerle ve umutlu yarınları görürsünüz. Peki sizde böyle bir hayat istemez misiniz? Öyleyse evlilik ile aşkınızı bir yana bırakmayın. Eşiniz sizin hayatınız aşkı değil miydi?

Aşkınıza ve evliliğinize sahip çıkın. Aşkınız bir ömür boyu sürsün. Evlendiğiniz için yaşam tarzınızı değiştirmeyin. Önce nasılsa yaşamınız aynen devam edin. Evli de olsanız eşinizi kaybedebilirsiniz. Kaybetmemek için aşkınızı canlı tutun. Sizlerde ikisini bir arada tutarak çevrenize evliliğin aşkı öldürmediğini gösterin.

 

İdeal Sevişme Süresi Kaç Dakika? Haziran 3, 2007

Cinsellik deyince özellikle Türkiye’de, akla sevişmekten çok birleşme geliyor. Sağlıklı bir cinsellik için ideal süre ne?

Oysa cinselliğin son aşaması olan birleşme ve orgazma gelmeden yapılacak çok şey var. Sevişmenin kısa tutularak bir an önce son aşamaya geçilmek istenmesi de beraberinde sorunlar getiriyor.

Herhangi bir cinsel fonksiyon bozukluğu nedeniyle doktora başvuran pek çok çifte öncelikle ‘güzel sevişme’ öğretiliyor. En az 30 dakika ön sevişme şartı konulan çiftler, bu sayede hem kendilerini ve partnerlerini keşfediyor, hem de var olan cinsel fonksiyon bozukluklarını gideriyor.

Cinselliği ağır çekime alın

Bulunduğunuz ortam, giydiğiniz giysiler, kullandığınız parfüm, üzerine yattığınız yatak bile sevişmenin kalitesini etkiliyor. Cinsel sorunları nedeniyle uzmana başvuran ve yatağı değiştirilen çok sayıda çift var. Kişinin temizliği, kullandığı parfüm bile güzel sevişmede etkili. Bakırköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cinsel İşlev Bozuklukları Birimi’nden Uzm. Dr. Ceyda Güvenç, güzel sevişmekten ne anlaşılması gerektiğini şöyle açıklıyor:

“Aslında karşındakinin ve kendi bedeninin neresinden, nasıl keyif almayı bilmekle ilgili güzel sevişmek. Kendisi keyif almayı bilmeyen biri karşısındakine de keyif veremez. Güzel sevişmeyi bilmek için erojen bölgeleri keşfetmek gerekiyor. Güzel sevişmenin diğer bir tanımı da cinselliği ağır çekime almaktır. Dokunmak, cinsel masaj tarzı şeyler, hazza açık olmak, bunları hissedebilmekle ilgili. Cinsel birleşmeyi ötelediğinizde bedensel olarak nelerden haz alındığının keşfedilmesini sağlıyorsunuz. Çiftlere dokunma, okşama ödevleri veriyoruz. Penisin, klitorisin, göğüslerin yapısını anlatıyoruz. Vajinismuslular güzel sevişirler ama istek, uyarılma ve orgazm bozukluğu olanlar için bu söz konusu değil. Kadınların uyarıyı alması periferden merkeze doğrudur. Örneğin kadın için yüzden, boyundan, yani yukarıdan başlayıp genital bölgeye giderek bir uyarı sağlamak gerekiyor. Erkek için ise tam tersi söz konusu. Uyarıyı alması için cinsel bölgeye odaklanmak gerekiyor. Erkeğin saatlerce başını okşamanız bu denli bir etki yaratmayabiliyor.”

Kalabalık evde nasıl sevişilir ki!

Sevişmenin kalitesi için çevresel faktörlerin yanı sıra kişiye de bağlı olan durumlar var. Güzel sevişmede süre kesinlikle kısa tutulmamalı. Çünkü kısa tutulan bir ön sevişme cinselliği olumsuz etkiliyor. Genelde çiftlere baktığınızda, ister sorun erkekten, ister kadından kaynaklansın ön sevişme çok kısadır. Cinsellikte başlangıç iyi olmalı ki devamı ve sonucu da iyi olabilsin. Ceyda Güvenç, bulunulan ortamın cinselliğe yansımasını ise şu sözlerle anlatıyor:

“Yan odada kayınvalide yatıyorsa ve kapı ikide bir açılıyorsa burada tabii ki güzel bir sevişmeden söz edilemez. Daha çok aceleye getirilmiş bir ilişki söz konusudur. Bulunulan ortamdaki ışık bile etkili. Hatta ışığın olup olmaması bile sorun olabilir. Çünkü kadınlar karanlıkta sevişmeyi tercih ediyor. Birdenbire aydınlıkta sevişmelerini de bekleyemezsiniz. Önce karanlığa yakın loş ışık, daha sonra yavaş yavaş tam ışıklı ortamda ödevler veriyoruz. Uygun bir müzik de güzel sevişme için gerekli. ‘Kadınlar kulaklarıyla erkekler gözleriyle sevişir’ derler. Kadın için işitsellik önemli; güzel sözler vb. Porno dergiler kadınları uyarmaz ama erotik öykü dinlemek uyarıcıdır.

Soğukta romantizm olmaz

Çiftlere ödev verdiğinizde odanın ısısına kadar her şeyi düşünmelisiniz. Örneğin çiftin oturduğu ev sobalı mı? Yorganın altında yapılmıyor bu ödevler. Örneğin terapi gören bazı çiftler bize gelir ve ödevlerini yapamadıklarını söyler. Nedeni evin sobalı olması ve ortamın soğuk oluşudur. Kimi kışın geçmesini bekler. Çünkü tedirginlikle sevişilmez. Bazı çiftlere birlikte duş almalarını da önerebiliyoruz. Güzel sevişmeyi olumsuz etkileyen bir faktör de temizliktir. Genelde buna erkek dikkat etmez ve kadınlar için bu büyük bir sorundur. Erkek temizliğe önem vermeli.”

Yatakta da demokrasi gerek

Herhangi bir cinsel fonksiyon bozukluğu olan çifte, terapiye başlamadan önce terapist tarafından pek çok soru soruluyor. Bunlardan biri de ön sevişme süresiyle ilgili. Sorgulandığında genelde bu sürenin çok kısa olduğu görülüyor. Üstelik süreyi kısaltan her zaman da erkek değil. Özellikle cinsel isteği olmayan kadınlar ilişkinin bir-an önce bitmesi için ön sevişmeyi kısaltır. İdeal bir ön sevişmenin 30 dakikadan az olmaması gerekir.
Uzun ön sevişme sayesinde hem kadın hem de erkek, partnerinin bedenini tanıyor. Bu sürede çiftler nelerden zevk aldıklarını da keşfediyor. Ön sevişme sırasında çiftlerden biri hoşlanmadığı şeyleri açıkça söyleyebilmeli.

Herkes güzel seviştiğini sanıyor!

Kadın ve erkeğin uyarılma süreleri genelde farklı. Kadınlar erkeğe oranla daha geç uyarılırlar ve uyarılma yöntemleri de farklıdır. Erkekler eğer bir cinsel fonksiyon bozuklukları yoksa görsel, tensel, işitsel uyaranlarla çok rahat uyarılabilirler. Ancak kadına uyarılmak için süre gerekir. Eğer partner iyi değerlendirirse 30 dakikalık ön sevişme kadın için yeterli olabiliyor. Ön sevişmenin süresinin uzatılması ve içeriğinin değiştirilmesiyle pek çok cinsel işlev bozukluğu halledilebiliyor. Genelde sevişme denince çiftler en son noktaya, birleşmeye ve orgazma odaklanıyor. Ama aslında birleşme değil, öncesindeki evrelere bakılmalı. Sorulduğunda herkes kendine göre güzel sevişiyor. Ama güzel sevişmenin gerekleri sıralandığında pek çok çiftin bunu bilmediği ortaya çıkıyor.

Parfümünüz etkileyici mi?

Sevişmenin normal ışık, loş veya karanlıkta mı olacağına çiftler beraber karar vermeli. Eğer partnerlerden biri karanlıkta sevişmek istiyorsa bunun nedeni konuşarak açıklığa kavuşturulmalı. Çünkü karanlıkta sevişmeyi istemek de cinsel mitlerle ilgili. Sevişmenin olduğu yer, yani yatak da önemlidir. Çiftlere nasıl bir yatakta seviştikleri sorulduğunda genelde buna şaşırırlar. Oysa ki bu sanıldığından çok daha fazla önemlidir. Yatağın konforunun yanı sıra ses çıkarıp çıkarmadığı, temizliği de etkili. Yatak sevişmeyi olumsuz etkiliyorsa (çukur olması, ses çıkarması, fazla yumuşak olması vs.) değiştirilmesi gerekir. Eğer çiftin bulunduğu ev kalabalıksa sevişme rahat yaşanamayabilir. Güzel bir sevişme için çiftin rahatsız olmayacağı bir ortam yaratılmalı. Giyilen giysilerin rahatlığı kadar bunların partner için de etkileyici olup olmaması önemli. Çiftlerin tercih ettiği parfümler de sevişmeyi etkiliyor. Partnerin hoşuna gitmeyen bir parfüm sevişmeye de yansıyabilir.

 

Erotik Güzeller Mayıs 30, 2007

Adriana Lima
Tesettür Resimleri
Karolina Kurkova
 

Hangi burca hangi pozisyon? Mart 24, 2007

Koç: Siz üstte olmayı seviyorsunuz. Bu yüzden size kovboy demek hiç de yanlış olmaz.

Boğa: Sizin için en uygun yer buzdolabının önü. 9,5 Hafta filmiyle akıllara kazınan bu sahne sizin için de biçilmiş kaftan.

İkizler: Televizyonun karşısında koltuğun üzerinde birçok şeyi birarada yaparak.

Yengeç: Kaşık pozisyonunu deneyin. Bu sırada partneriniz erotik dokunuşlar yapabilir.

Aslan: Burcunuz erojen bölgelerinizin vücudunuzun arka bölümünde yoğunlaştığını söylüyor.

Başak: Partnerinize de şans tanımalısınız. En iyisini kendim başarırım demekten vazgeçin.

Terazi: Misyoner pozisyonu tam size göre. Sırtüstü yatarak kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

Akrep: Hayal gücünüzü çalıştırıp farklı fantezileri hayata geçirebilirsiniz.

Yay: En duyarlı yerler kalçalardır. Sevişme sırasında üstte olmayı deneyin.

Oğlak: Bel bölgeniz sizin için önemlidir. Partnerinizi yönlendirin.

Kova: Sekse yoga yapar gibi yaklaşmayı deneyin.

Balık: Sizin için görüntü önemlidir. Değişik giysiler deneyebilirsiniz.

Koç, Boğa, İkizler fantezileri

Terazi, Akrep ve Yay fantezileri

Oğlak, Kova ve Balık fantezileri

Yengeç, Aslan ve Başak fantezileri

 

Renkler Renk Ve Cinsellik Ocak 7, 2007

Giydiğiniz kıyafetler, evinizdeki eşyalar ve kullandığınız araba cinsel kişiliğiniz hakkında ipuçları verir. Anahtar ise bu eşyalar için seçtiğiniz renkler`dir. Etrafınıza baktığınızda özellikle giyiminizde ve ev dekorasyonunuzda belli renkler`e yoğunlaştığınızı göreceksiniz. En fazla görünen renk sizin baskın renginizdir; cinsel sizi yansıtan renktir. 1975 Ev İç Tasarım Forumu’nda bir psikolog renkler ve cinsel kalıplar arasındaki bağı aşağıdaki şekilde açıklamış. Peki buna göre siz hangi renk`tensiniz?

KIRMIZI: Kırmızı herkesin bildiği gibi tutkunun rengidir. Bu rengi seven kişiler ise çok şehvetlidir. Kırmızıyı seven insanları çuvaldaki kaplana benzetmek yanlış olmaz. Kolayca tahrik olur, hayal edilebilecek her yolda cinselliğin tadını çıkarırlar. Cinsel kıvılcım bir kez çaktığında onu söndürmek saatler alır. Kırmızıyı sevenler kavgacı olur ve daha zayıf renkler onlardan kaçınır. Aşk yaşamlarında fantezilerin yeri büyüktür.

SARI: Favori rengi sarı olan kişilerin cinsel eğilimleri bir hayli karmaşıktır. Çoğunlukla sarı seven kişiler daha güçlü olan partnerlerinin isteklerine pasif davranışlarla uyum gösteirler. Asla cinselliğin tadını tamamen çıkaramazlar ancak hoşlarına giden kimseyi de geri çevirmezler. Bu anlamda sarı cinsel tutkudan uzak bir renkt`ir. Onlar için ilk adımı karşı taraf atmalıdır. Bu yüzden karşı taraf bir hamle yapana kadar yalnızca beklerler.

PEMBE: Pembeyi seven insanlar cinsel konularda gelişmeye gönülsüz olurlar. Bu kadınlar partnerlerine çoğu kez eziyet eder, vereceklerinden fazlası için söz verirler. Bazı durumlarda dişilikleriyle gösteriş yaparlar çünkü gizliden gizliye erkeklerden nefret ederler. Pembeyi seven erkeklere gelince… Bu tip erkekler kadınların peşinden koşar ve kur yaparlar. Hatta aynı gecede üç ayrı randevu verebilen fakat hiçbirisiyle buluşmayıp barın birinde yeni biriyle tanışabilen kişilerdir. Kocası pembe seven kadınlar ihtiyatı elden bırakmamalıdır.

MOR: Bu rengi sevenler aşkta da, iş yaşamında da kolay elde edilmezler. Bu rengi seven kişilerin etrafındakiler, onlara fazlaca bilgiç bulabilir. Mor rengi seven kadınların kişilikleri son derece güçlüdür. Onlar karşılarındakine gerçekten inanırsa ilişkiye girer ve oyunu kurallarına göre oynarlar. Erkekler ise aşk ilişkilerine iş ilişkisi tadında yaklaşırlar. Her iki cinsiyette de moru sevenler karşılarındakinin hoşnutluğundan çok kendilerininkini düşünürler.

SİYAH: Siyah renk gücü ve tutkuyu temsil eder. Cinsellik konusunda sekste tıpkı kırmızı gibi şehvetlidirler. Genellikle doğalarında sadizim ya da mazohizm vardır. Bu sebeple seks sırasında da hiçbir sınır tanımadan sevişirler. Biraz içe kapanık gibi görünseler de aslında sevişme anında diğer renklerden daha cesurdurlar. Fakat onlar saman altından su yürütenler gibi şehvetlerini yalnızca yatak odalarında partnerlerini şaşırtmak için gösterirler.

YEŞİL: Doğanın rengi olan yeşil güven veren bir renk`tir. Bu yüzden partneriniz yeşili seviyorsa doğru kişiyle birliktesiniz demektir. Bu rengi sevenler cinsel yaklaşımlarında masum ve tazedir. Yeşili seven kadınlar partnerlerine her zaman sadıktırlar. Tutkuları olsa bile bunu partnerlerine çok fazla göstermezler. Yeşili seven erkekler anlaşılmaz tavırlarıyla karşılarındakini etkilemeyi iyi bilirler. Kısacası partneriniz yeşili seviyorsa asla ihanetten şüphelenmemelisiniz.

TURUNCU: Turuncu rengi sevenlerin cinsel fantezilere eğilimi vardır. Cinsel etkinliği kendilerinin başrolü oynadığı tek sahnelik bir oyun olarak görürler. Önsevişme cinsel birleşme kadar önemlidir. Tatlı şeyler, anlamsız diyaloglar fısıldarlar. Turuncu insanlar orgazm olamasalar bile çok iyi rol yaparlar. Seks sırasında şehvetten dolayı p0artnerlerine biraz zarar verebilirler. Turuncu erkekleri eşlerinin saçını çekmeye, kadınları da eşlerinin sırtında çizikler bırakmaya eğilimlidirler.

KAHVERENGİ: Bu rengi seviyorsanız, eşiniz için bir hazinesiniz demektir. Kahverengi sevenler sıcak ve eşinin isteklerine karşı duyarlıdır. Bunun yanı sıra da kadın ya da erkek her iki cins de son derece romantiktir. Cinsellik onlar için 24 saatlik birşeydir. Ateşin kenarında sarılıp uyumak, yağmurda yürümek kahverengi sevenler için tahrik edicidir. Ancak şiirsel duyguları öyle bir yapıya sahiptir ki bir tek kötü söz herşeyi mahvedebilir.

GRİ: Bu renk kararsız kişiler tarafından sevilir. Hiçbir konuda heyecanlanmadıkları gibi renk konusunda da son derece heyecansızdırlar. O yüzden de yorumsuz gölge rengini seçerler. Gri tercih eden erkekler cinselliği sakinleşme aracı olarak görürler. Ne fazlası ne de azı. Kadınlar sevişmez, cinsel ilişkiye girerler. Sadece iki sebepten biri için: Eşlerini memnun etmek ya da hamile kalmak. Sevişme bitene kadar duvar kağıtlarındaki desenleri sayarlar.

MAVİ: Mavi renk sevenler harika cinsel partnerlerdir. Sevgi doludurlar, eşlerinin ihtiyaçlarına duyarlıdırlar. Sevişmeyi bir sanat olarak görür ve ilişkilerine zarifçe yaklaşırlar. Mavi seven erkekler piyanistlere benzerler, piyano çalarmış gibi zarifçe sevişirler. Mavi kadınları cinsellik`lerinin tadını sonuna dek çıkartırlar. Hem kadınlar hem de erkekler önsevişmeden ve ardından gelen birleşmeden hoşlanır. Evlilikte mavi kişi mükemmel bir eştir, dışarıda gözü yoktur.

BEYAZ: Beyaza tutulmuş insanlar için sevdikleriyle birlikte yatmak sevişmekten daha fazla tercih edilir. Cinsellik`ten pek fazla hoşlanmazlar. Bu insanların doğasında biraz tutuculuk vardır. Onlar için, Fransız öpücüğü müstehcen bir şeydir ve gün ışığında sevişmek duyulmamış bir olaydır. Beyazı seven kadınlar gizlilik içerisinde soyunur. Erkekler cinsel ilişkiden önce ve sonra mutlaka yıkanır.

Kaynak : http://www.buldun.com/Buyuklericin/

 

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.