Kadinlara Özel Bir Dünya

Çok Harika bir Blog

Cinsellik öznel bir yaşantıdır Mart 10, 2008

- 32 yaşında cinsellikle geç tanışmış bir bayanım. Ben eşimle evimizde yatak odamızda değilde açık mekanlarda veya değişik araçlarda beraber olmayı istiyor bazende zorluyorum. Başkalarının olduğu ortamlarda ona dokunmaya ve okşamaya bayılıyorum. Sırf bu nedenle her hafta eşimi sinemaya götürüyorum. O film seyrederken ben onunla adeta seks yapıyorum.

- Cinsellik son derece öznel bir yaşantı. Cinsellikte neyin normal neyin anormal olduğunu söylemek zor ancak yaşadığımız toplumun kültürel değerlerini ve başkaları tarafından izlenebilme olasılığını da dikkate almakta yarar var. Burada önemli olan eşler arasındaki uyumdur. Sizin tercih ettiğiniz doyum yolları eğer eşinizde baskı ve zorlama yaratıyorsa bu cinsellik dışındaki iletişminizi olumsuz yönde etkileyecektir.

Adnan Tekirdağ- Bir iş yerinde gece bekçisi olarak çalışıyorum. Canım sıkılıyor ve seks hatlarına veya internetten yayın yapan seks sitelerine ödeme yaparak bağlanıyorum. 3 aydır aldığım maaşı buna yatırıyorum eşime de alamadığımızı söylüyorum. Bende bağımlılık oluşturmuş olabilir mi nasıl kurtulabilirim?

- Bağımlılık; zararlı etkilerinin görülmesi ve bilinmesine rağmen herhangi bir şeye güçlü bir şekilde istek duymak, ulaşamadığında yoğun bir sıkıntı duymak ve kendine engel olamamak hali olarak tanımlanabilir. Bu anlamda size zarar veren bir davranış alışkanlığı geliştirmiş olduğunuz söylenebilir. Bu alışkanlık sonucunda maddi kayba uğradığınız gibi, durumu örtmek için yalana başvurmanız da eşinizle olan ilişkinize, evliliğinize zarar verme olasılığı taşımakta. Boş vakitlerde yaşadığınız sıkıntıyı, ilginizi bu konudan uzaklaştırıp, size zararı dokunmayacak, daha yapıcı ve keyif veren başka uğraşlara çevirerek giderebilirsiniz. Ayrıca bu sitelere duyduğunuz ilgi ve çekimi ortadan kaldırmak için, evliliğinizdeki cinsel yaşantınızı gözden geçirerek eksikliğini duyumsadığınız şeyler varsa bunu eşinizle paylaşıp ortadan kaldırmayı deneyebilirsiniz.

Rumuz Konuşkan- 22 yaşındayım. Babam annem ablalarım sürekli cinsel içerikli konuşmam sebebiyle bana eleştiriyorlar. Elimde olan bir şey değil. Ablam böyle konuşacağına git bir kız arkadaş edin. Bunu yapıyorsan sadece konuşuyorsun diyerek küçümsüyor. Bu psikolojik nedene bağlı olabilir mi?

- Bu yaşta cinselliğe ilgi ve çekim duymak anormal bir durum değil, ancak konuşmaların içeriği çevredekilerin dikkatini çekecek ölçüde bu konuya yoğunlaşmış ise eleştirileri dikkate almak ve nedenlerini anlamaya çalışmak fayda sağlayacaktır. Aile üyeleri bireyi en yakından tanıyan ve gözleme olanağı olan kişiler olduğu için onların yorumları önemli; karşılanmamış bir takım isteklerin ve karşı cinsle iletişim azlığının varlığına işaret ediliyor olabilir, bu açıdan yaşamınızı gözden geçirmeniz ve sosyal açıdan varsa eksiklikleri gidermeye çalışmanız cinselliğin tek başına ön plana geçmesini engelleyecektir.

Erol İzmir- 19 yaşındayım. Halka açık tuvaletlerde kapı arkasına yazılan telefonları arayıp mutlaka konuşuyorum. Bazen onlara hakaret ettiğimde oluyor. Bir defasında buluşmayı macera olsun diye denemiştim kendimi ellerinden zor kurtardım. Karşı cinse ilgi duyuyorum ama bu güne kadar yüz yüze hiçbir kıza arkadaşlık teklif edemedim. Bunu düşündüğüm zaman bile elim ayağım karışıyor?

- Bu yaş döneminde cinselliğe ve karşı cinse ilginizin yoğun olması doğal. Ancak cinselliği birinci planda tutmak yerine öncelikle karşı cinsle sağlıklı iletişim kurma konusunda kendinizi geliştirmelisiniz. Henüz karşı cinsi tam olarak tanımadığınız için bir miktar kaygı ve heyecan yaşamanız da doğal. Reddedilme, rezil olma gibi endişelere kapılmak sizin yaşınızda pek çok kişinin yaşadığı bir durumdur.

Ercüment- 52 yaşındayım kısa süren mutsuz bir evlilikten sonra ikinci kez evlendim. Yeni eşimin 18 yaşında bir kızı var bizimle kalan. Gençlik heyecanıyla çok frapan giyiniyor. Evde de her yanı belli. Ben ise gözümü ondan alıkoyamıyorum. Gece tuvalete kalktığımda üstünü örtmek bahanesiyle seyretmekten kendimi alamıyorum bir defasında eşim fark etti ve aramızda tartışma yaşandı. Bu durumda benim ne yapmam gerekir?

- Bu tür karşılaşmaları azaltmalı ve ilginizi onun cinsiyet özellikleri dışındaki özelliklerine çevirerek iletişiminizi düzenlemelisiniz.

- 27 yaşında 3 yıllık evli bir bayanım. Bir süredir çalışmıyorum. Eşimi işe gönderdikten sonra hemen bilgisayarın başına geçiyorum. Pornografik yayın sitelerini saatlerce dolaşıyorum. Sanal ortamda bir arkadaşım oldu ve onunla sanal ortamda konuşarak orgazm oluyorum. O kadar çok şiddetle boşalıyorum ki akşam eşimle istemeye istemeye sevişiyorum. Bu sanal alem merakım evliliğimde bir şeylerin değişmesine neden olur mu? Aslında eşimden memnunum.

- Bir süredir çalışmadığınızı belirtmişsiniz, çalışma yaşamından çıktıktan sonra ev yaşamına alışmak ve zamanı yapılandırmakta zorluklar, sıkıntılar olabiliyor, ancak sizin zamanı doldurmak için seçtiğiniz yol evlilik yaşantınızı olumsuz olarak etkilemeye başlamış. Orgazm yaşantısı sırasında beyin morfin benzeri bir madde salgılar, sonrasında gevşeme, rahatlama yaşanır, ancak seksi tek rahatlama aracı haline getirmek yaşamı kısıtlayacaktır. Cinsellikle sağlanan haz yaşantısını farklı keyif veren uğraşlar ve hobiler edinerek de karşılayabilir ve sosyal yaşantınızı canlandırarak kişilik gelişiminize katkı sağlayabilirsiniz.

 

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar Eylül 23, 2007

Cinsel ilişki yoluyla bulaşan birçok hastalık var; AIDS, B ve C tipi hepatit, bel soğukluğu, frengi, cinsel organlar bölgesinin siğil ve uçukları, çeşitli mantar enfeksiyonları gibi. Bunların hepsi, cinsel etkinlik sırasında, vücut sıvıları yoluyla bulaşır. Bel soğukluğu gibi bazıları hemen belirti verir ve uygun tedavi ile kısa sürede düzelir. AIDS ve hepatit gibi bazıları, uzun süre sonra ortaya çıkar ve kalıcı zarar oluşturur. Her iki tarafın da tek cinsel eşi olan birliktelikler dışındaki her cinsel etkinlik, hastalık bulaşması bakımından risk taşır. Cinsel etkinlik sırasında prezervatif ile korunmak gerekir.

 

Cinsel ilişki sıklığı Ağustos 30, 2007

Gebe kalmak için cinsel birleşme zamanlaması, sıklığı ve tekniği yeterli sayıda spermi rahim ağzına veya vajina içine bırakabilmek için 3 gün cinsel ilişkide bulunmadan bekledikten sonra yumurtlamaya yakin günlerde gün aşırı veya her gün cinsel ilişki gebelik için uygun bir rejim olabilir.

Bir gün içinde birden çok ilişkide bulunmak sanıldığı gibi gebelik sansını daha da çok artırmamaktadır.
Çiftlerin ( özellikle erkeklerin) programlanmış ( 3 gün ilişki yok sonra gün veya günaşırı ilişki gibi) cinsel ilişki rejimlerine uyması sıkıcı ve aşırı strese neden olabilen bir olaydır. Bu yüzden herhangi bir yöntemle yumurtlama tespit edildiğinde kadının erkeğe bu durumu açıklamadan, doğal ve duygusal bir ortam yaratarak yapılan cinsel birleşme daha başarılı olabilir.

Mekanik ve zorlayıcı program ve ilişki perhizlerinin dışına çıkarak sosyal ve psikolojik sıkıntıları azaltmak oldukça önemli faydalar sağlayabilir. Unutmayınız ki üreme organları denilen orkestra beyin sapı denilen şef tarafından yönetilmektedir.

Pozisyon

Serviksin spermler için hem bir geçiş yolu, hem bir depo olması nedeniyle daha fazla spermin vajen içerisinde servikse yakin bulunmasına yardımcı olmak için bir çok yöntem tarif edilmiştir.

Cinsel ilişkiden sonra yataktan hemen kalkmama en bilinendir. Boşalmadan hemen sonra meni mat, yapışkan, sümüksü bir kitle iken 15-30 dakika içinde akışkan, berrak bir sıvı halini alır.Likefaksiyon (sulanma) denilen bu olaydan sonra daha çok sperm meni içerisinden ayrılıp vajinadan rahim ağzındaki mukusa , oradan da tüplere doğru hareket etmektedir.

Böylece ilişkiyi takiben hemen ayağa kalkmak, vajinayı yıkamak rahim içine geçen spermlerin sayısını etkileyebilir. Cinsel ilişki sonrası yarım saat kadar kalça yükseltilerek yatmak akıllıca bir davranıştır. Ancak bunun gerekli olmadığını bildiren pek çok bilimsel araştırma sonuçları da vardır. Her şeye rağmen çocuk isteyen bir kadının, cinsel ilişkiden sonra kalçasının altına bir yastık koyarak yarım saat kadar sırt üstü yatmasının hiç bir zararı yoktur.

Kayganlaştırıcılar ve ağız salgıları

Bazı çiftler cinsel ilişkiyi kolaylaştırmak için vajinayı kayganlaştıran jel ve kremler kullanırlar. Ama bu maddeler spermler için zararlı olabilir.

Çiftler gebelik istedikleri dönemlerde bunları kullanmamalıdırlar. Özellikle kadında vajinal kuruluk varsa cinsel ilişkinin olabilmesi için kayganlaştırıcı kullanmak bir zorunluluk olabilir. Bu durumda vajinal pH ‘yi bozmayan su içerikli jeller kullanılmalıdır.

Oral seks ile bulasan ağız salgıları spermi öldürebileceğinden çocuk isteği ile yapılan bir cinsel birleşmede oral seks önerilmez.

Cinsel ilişki zamanı ile bebeğin cinsiyeti arasındaki ilişki

X kromozomu taşıyan spermlerin Y kromozomu taşıyan spermlerden daha yavaş, uzun ve ağır olduğu bilinmektedir. X kromozomu taşıyan spermler Y kromozomu taşıyan spermlerden daha uzun sürede yumurta hücresine ulaşmaktadır. Bu nedenle bebeğin cinsiyetinin belirlenmesinde cinsel ilişki zamanı önemlidir.

Eğer kız çocuk istiyorsanız ovulasyon gününden (iyi belirlenmiş olmalıdır) 3-4 gün önce cinsel ilişkide bulunmalısınız. Daha sonra ilişkiye girmeyerek yumurta tam çatladığı zaman etrafında daha çok sayıda X kromozomlu spermlerin olması sağlanabilir. Erkek çocuk istiyorsanız 9. günden itibaren ovulasyon gününe kadar ilişkiye girmeden beklemeli ve tam yumurtlama gününde cinsel ilişkide bulunmalısınız. Böylece hızla yumurtaya ulasan daha çok sayıdaki Y kromozomlu spermlerin yumurtayı dölleme şansı daha çok olacaktır.

Tüm bunlar olasılığı artıran uygulamalardır. Ancak her zaman başarılı olması beklenmemelidir. Cinsiyetin kesin olarak belirlenmesi için her iki tür kromozomun döllenme öncesi boyalarla ayırt edilerek, mikroenjeksiyon ile yumurta içine verilmesi veya tamamı ayni tür kromozomlardan oluşan bir grup spermle yumurtanın bir arada tutulmasıyla olabilir. Bu uygulamalar dünyanın pek çok ülkesinde doğanın ve insan soyunun dengesini bozabileceği için kabul görmemekte ahlaki bulunmamaktadır.

Tabii ki bir kaç tane ayni cins çocuğu olan bir aile böyle bir seçimde haklı olarak ısrar edebilir. Bu tartışmanın etik, ahlaki, boyutu burada tartışılmayacaktır

Kaynak.morelmas.com

 

iyi sex icin vajen estetigi Ağustos 18, 2007

Çoğu kadın cinsel organının zamanla deforme olmasından dolayı cinsel hazzı yaşayamıyor. Oysa yeni tıbbi uygulamalarla kadın cinsel organının şekli düzeltiliyor, küçültülüyor, vajina yolu daraltılıyor, hatta yeni bir vajina bile yaratılıyor !
Sevişmekten kaçınan veya cinsel ilişkiden yeterince haz alamadığından yakınan kadınların sorunlarının altında yatan en önemli nedenlerden biri, cinsel organlarıyla ilgili estetik kaygıların olması.
Özellikle doğum sonrası genişleyen vajina, hem kadınların hem de partnerlerinin cinsel ilişki sırasında yeterince haz almalarını engelliyor.

Üstelik sorun sadece bununla da kalmıyor; kadınlar, genişleyen vajinaları yüzünden idrar kaçırma gibi sağlık problemleriyle de karşı karşıya kalabiliyor.

Kadınların cinsel organlarıyla ilgili en çok yakındıkları bir başka sorun ise iç dudakların sarkık ve büyük olması. Bu görüntüyü estetik bulmayan kadınlar bikini veya dar pantolon giymekten kaçındıkları gibi partnerlerine de çıplak görünmek istemiyor. Hal böyle olunca da zamanla cinsel ilişkiden soğuma, hatta takıntı veya anksiyete gibi ciddi sorunlar da ortaya çıkmaya başlıyor.
Oysa sağlıklı ve mutlu bir birlikteliğin yolu, öncelikle insanın kendine duyduğu özgüvenden geçiyor. Partneri tarafından beğenildiğini hissetmek de cinsel yaşamda önemi bir rol oynuyor.
İşte tüm bu nedenlerden dolayı günümüzün modern kadını artık cinsel yaşamda aktif bir rol almak için utansa da sıkılsa da hekimlerden yardım alacak kadar kararlı görünüyor. Son sürat gelişen estetik cerrahi de yeni uygulamalarla daha estetik bir görüntüye kavuşmak isteyen kadınların yüzünü güldürüyor!
GENİŞ VAJİNA
Vagina (vajina) bölgesinin geniş olması kadının yapısından kaynaklanabildiği gibi ilerleyen yaş ve normal doğuma bağlı olarak da gelişebiliyor.
Vagina kaslarının gevşemesi, cinsel ilişki sırasında önemli bir sorun haline gelebiliyor. Özellikle doğumdan sonra düzgün onarılmayan yırtıklar nedeniyle genişleyen vajina, kadın ile partnerinin cinsel ilişkiden haz almasını engelliyor.
Tüm bunlar sonucunda kadın zamanla özgüvenini yitirebiliyor ve cinsel yaşamdan uzaklaşabiliyor. Oysa günümüzde vagina daraltmaya yönelik estetik operasyonlar sayesinde kadının cinsel ilişkiden yeniden haz alması sağlanabiliyor.
Ayrıca operasyon sonrasında yaşla birlikte daha sık rastlanan bir şikayet haline gelen idrar kaçırma sorunu da ortadan kalkabiliyor.
Bunun yanı sıra “epizyotomi”, yani doğum sırasında rastgele yırtılmayı engellemek için cerrahi olarak yapılan kesi işleminden sonra kabarık ya da kötü görünümlü izler oluşabiliyor.
Günümüzde bu izlerin düzeltilmesi için yararlanılan çeşitli tekniklerden oldukça başarılı sonuçlar alınabiliyor.

Ne yapılıyor?

Basit bir cerrahi girişim olduğu için genel veya lokal anestezi ile sedasyon adı verilen iki uygulamanın bir arada kullanılmasıyla gerçekleştiriliyor. Ameliyatla vajinal kanalın daraltılması ve vajinanın gevşemesi sonucu oluşan (estetik) görünümün düzeltilmesi hedefleniyor.
Yaklaşık bir saat süren operasyonda vajinanın arka duvarına sıkılaştırıcı işlem yapılıyor. Operasyon sonrasında dikişlerin alınmasına gerek duyulmuyor.

Nelere dikkat etmeli?
Vajinanın tam anlamıyla iyileşmesi iki-üç haftayı buluyor. Bu süreç içerisinde enfeksiyon gelişmemesi için kadının hijyen kurallarına özen göstermesi, yani tuvalet sonrası temizliğini vajinadan anüse doğru yapması ve cinsel ilişkiden kaçınması yeterli oluyor.


BÜYÜK DUDAKLAR

İç dudaklar (labia minör), klitorisin üst kısmından vajina girişinin altına kadar uzanan kıvrımlı yapıları oluşturuyor.

Bazı kadınlarda iç dudakların dış dudaklardan biraz taşması doğal olarak kabul ediliyor. Ancak dış dudaklardan sarkacak şekilde uzun olması tıbben önemli bir sorun yaratmasa da estetik görüntüyü bozarak kadını çözüm arayışına itiyor.
Bazan iç dudakların normaldan iri olmasına “esmerleşme” şeklinde renk değişimleri de ilave olup kişiyi rahatsız edici olabiliyor.
Doğuştan var olan ya da doğum sonrasında gelişen bu şekil ve/veya renk bozukluğu, kadının cinsel hayatını da adeta kabusa dönüştürebiliyor.
Vajinasını estetik bulmayan kadın özgüvenini yitirerek partnerine çıplak görünmek istemeyebiliyor. İç dudaklar aşırı sarkık olduklarında cinsel ilişki sırasında araya girerek kadının acı duymasına (disparoni) da neden olabiliyor.
Ayrıca vulvada, yani kadının cinsel organında terleme sonucunda oluşan salgıların bu bölgede birikmesi sonucu kötü kokulu mantar enfeksiyonları da gelişebiliyor.
Tüm bu sorunlar da kadının zamanla özgüvenini yitirmesine, cinsel yaşamdan soğumasına, hatta orgazm güçlüğü çekmesine yol açabiliyor.

Ne yapılıyor?
Lokal veya genel anestezi altında uygulanan basit bir operasyonla iç dudakların kesilerek dış dudakların içinde kalması sağlanabiliyor. Yaklaşık 30 – 40 dakika süren işlemde eriyen dikişler kullanıldığı için dikiş alma sorunu da yaşanmıyor. Kadın operasyondan sonra aynı gün normal yaşantısına dönebiliyor, bir hafta sonra da cinsel ilişkiye girebiliyor.

Nelere dikkat etmeli?
İşlem sonrasındaki ilk iki gün iç dudakların olduğu bölümde şişlik ve hafif kanama oluşabiliyor. Bu nedenle antibakteriyel pomatla günlük pansuman gerekebiliyor. Kadının genel hijyen kurallarına özen göstermesi yeterli oluyor.

(Bu yazı, Elele Dergisi Mart 2005 Sayısı’ndan alınmıştır.)

 

KADIN CİNSELLİĞİNİN MERKEZİ: KLİTORİS Nisan 29, 2007

Klitoris kadın cinselliğinde orgazm oluşumunda merkezi öneme sahip bir yapıdır. Klitoris kelimesinin kökenini yunanca’da “küçük tepe” anlamına gelen kleitoris kelimesi oluşturur.

Kadın Dış Genital Bölgesinin Genel Yapısı

Çoğu kadın ve çoğu erkek, kadınların dış genital bölgelerinin yalnızca vajinadan ibaret olduğunu sanırlar. Gerçekte kadın dış genital bölgesinde iki ayrı anatomik yapı daha vardır: vulva ve klitoris

Vulvanın Yapısı

Kadının dışarıdan bakıldığında görülen genital bölgelerinin tümüne topluca vulva adı verilir. Vulva, kadın dış genital bölgelerine karşıdan bakıldığında üstte mons pubis, (“Venüs tepesi”; Venüs=aşk tanrısı), altta anüs ve yanlarda dış dudaklar tarafından sınırlanan bölgedir.

Kadın Anatomisi>>

Mons pubis, leğen kemiklerinin önde birleştiği bölgenin üzerinde bulunan yağ dokusu, cilt ve genital kıllardan oluşan kısımdır.

Dış dudaklar sağlı sollu olarak mons pubisten anüse doğru uzanırlar. İdrar deliği ve vajina girişinin etrafını sararlar ve bu yapılar da kıllarla kaplıdırlar.

İç dudaklar ise sağlı sollu dış dudakların iç kısımlarında yer alan, klitorisin üst kısmından vajina girişinin altına uzanan kıvrımlı yapılardır.

Bazı kadınlarda dış dudaklar iç dudaklardan daha büyük yapıda olup “dışarı taşabilirler”.

Klitorisin yapısı

Klitoris hemen mons pubis altında yer alan bir yapıdır. Bu yapı üstte ve yanlarda iç dudaklarla çevrilidir ve hemen alt kısmında idrar deliği, idrar deliğinin altında ise vajina girişi bulunur.

Klitoris dıştan görünen bir baş (glans), ve vulvanın içine tümüyle gömülü şekilde yanlara doğru uzanan iki kolu olan gövde kısmından oluşur.

İç dudaklar parmaklarla hafifçe geriye ittirildiğinde klitorisin dıştan görünen kısmı daha bariz hale gelir.

Gövde kısmı dışarıdan görülmediğinden çoğu kişi klitorisi yalnızca düğme şeklinde basit bir yapı sanır. Ancak klitoris glans ve yanlara uzanan kollarıyla adeta bir “ters V” şeklinde bir yapıdır.

Klitorisin gövdesinde yer alan kollar içerisinde aynen penisteki gibi cinsel uyarılma esnasında içleri kanla dolarak sertleşen süngerimsi yapılar vardır.

* Klitoris embriyolojik olarak penisle aynı kökene sahiptir ve bu anlamda penisin kadındaki tam karşılığı olarak kabul edilebilir. Lakin klitorisin peniste olduğu gibi ejakulasyon (“boşalma”) ve idrar yapma ile ilgisi yoktur.

* Klitoris damar ve sinirlerden oldukça zengin bir yapıdır. Ortalama büyüklükte bir klitoriste yaklaşık 8000 sinir lifi bulunur. Bu lif yoğunluğu peniste bulunanın yaklaşık iki katıdır ve vücudun başka hiçbir bölgesinde bu kadar yoğun sinir lifi yoktur.

* Klitoris büyüklüğü kadından kadına çok önemli değişiklikler gösterebilir. Baş ve gövde toplam uzunluğu ortalama 3 santimetre olmakla beraber 7 santimetreye kadar varan uzunlukta olabilir. Klitorisin baş kısmının büyüklüğü de oldukça değişkendir ve 3-8 milimetre arasında olabilir. Klitoris büyüklüğü ile orgazmın nitelikleri arasında herhangi bir ilişki saptanabilmiş değildir.

* Klitorisin büyüklüğü kan testosteron (“erkeklik hormonu”) seviyeleriyle ilişkilidir. Östrojen seviyesiyle klitoris büyüklüğü arasında bir ilgi olmaması nedeniyle menopoz sonrası kan östrojen seviyeleri düştüğünde genital bölgenin diğer kısımlarında atrofi (gerileme) olurken bu yapının büyüklüğü değişmez. Gebelik döneminde klitoris mekanik ve damarsal değişikliklere bağlı olarak kalıcı bir büyüme gösterebilir.

* Klitoris uyarıldığında hem baş hem de gövde içi kan dolarak sertleşen bir yapıdır. Bu, erkekteki ereksiyonun (sertleşmenin) tam karşılığıdır. Tam uyarılmış bir klitorisin baş kısmı iki katı kadar büyüyebilir. Büyüyen baş kısmı dışarıdan daha bariz görülebilir hale gelir.

* Klitorisin bilinen en önemli işlevi kadının orgazm olmasını sağlamaktır. Gebe kalabilmeyle, idrar yapma işleviyle, adet kanamasıyla bilinen hiçbir ilgisi yoktur. Klitorisin tam olarak kanıtlanmamış diğer bir işlevi de cinsel ilişkide sertleştiğinde idrar deliğini kapatmak ve bakterilerin mesaneye girişini engellemektir. Muhtemelen kolların şişerek sertleşmesi de vajina kanalının nispeten gerilmesini sağlayarak penisin girmesini kolaylaştırır.

Cinsel ilişkide klitorisin işlevleri ve orgazmdaki rolü

Sigmund Freud “vajinal yoldan” yani cinsel ilişkiyle orgazm olamayan kadınların infantil (“çocuksu”) olduklarını ima etmiştir. Yani Freud’a göre yetişkin kadın “vajinal orgazm” olamıyorsa, bunun nedeni o kadının çocukluğun belli bir gelişim döneminde “takılmış” olmasıdır. Bu teori günümüzde ve özellikle de Masters ve Johnson’un 60′lı yıllarda cinsellik alanındaki kapsamlı çalışmalarında ortaya çıkan bilgilerle geçerliliğini yitirmiştir.

Kadında orgazm çok uzun zamandan beri klasik olarak vajinal orgazm ve klitoral orgazm olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu tanımlamada klitoral orgazmdan kasıt klitoris uyarısıyla oluşan orgazm (örnek: mastürbasyon), vajinal orgazm ise direkt vajina uyarısıyla (örnek: cinsel ilişki) oluşan orgazmdır.

Gerçekte, cinsel ilişkide oluşan “vajinal orgazm” kadınların büyük çoğunluğunda yine klitorisin uyarılmasıyla oluşur.

Cinsel ilişkide kadında orgazm, penisin direkt klitorise ritmik olarak temas etmesi, erkeğin pubis kemiğinin klitorise ritmik olarak temas etmesi ve yine penisin hareketleriyle ritmik olarak hareket eden iç dudakların klitorisi uyarmasıyla oluşur. Hiç bir klitoris uyarısı olmadan “saf vajinal orgazm” oluşması mümkün olmakla beraber olağan değildir.

Klitorisin kadında penisin tam karşılığı olduğu ve erkekte orgazm olma mekanizmasının penis başının direkt veya dolaylı yoldan uyarısı olduğu gerçeğini göz önünde bulundurursak yukarıdaki bilgi daha anlaşılır hale gelir. Erkekte penis başı uyarısı olmadan orgazm ne kadar mümkünse, kadında da klitoris uyarısı olmadan yalnızca vajina uyarısıyla orgazm oluşması da ancak o kadar mümkündür.

“Vajinal orgazmın” çoğu kadın için yanlızca belli ilişki pozisyonlarında gerçekleşmesi ve bazı pozisyonlarda kadının “uyarılmadığını” ifade etmesi o pozisyonda klitorisin mekanik olarak daha az uyarılmasıyla ilgilidir.

Klitoris ile penis eşdeğer olmalarına karşın aralarında önemli bir fark daha bulunur: Penis serbest bir yapı olmasına karşın klitoris etraf dokulara sıkı sıkıya tutunan hareketsiz bir yapıdır. Bu bir dezavantaj gibi görünmesine karşın, ilişkide penisin ritmik hareketlerine bağlı olarak iç dudakların pasif olarak hareket etmesi, etraf dokuya sıkıca tutunmuş olan klitorisin bu hareketlerle daha yoğun olarak uyarılmasına önemli katkılarda bulunur.

Ek Bilgi: “Kadın Sünneti”, Klitorise Uygulanan Cerrahi Girişimler ve Klitoris Takıları

Kadın Sünneti

Klitoris binlerce yıldır insanoğlunun ilgisini çekmiş ve bazı din, töre ve geleneklerin ve çeşitli inanışların hedefi olmuştur ve halen hedef olmaya devam etmektedir. Buna bağlı olarak bazı ilkel ve gelişmiş toplumlarda halen klitoris “kadın sünneti” adı altında çeşitli cerrahi müdahalelere tabi tutulmaktadır. Bu müdahaleler kadının cinsel yaşamını derinden etkilemektedir.

Bu cerrahi müdahalelerden en vahşi olanı klitorisin tümüyle çıkarılması ve dış dudakların birbirine dikilmesinden ibaret olanıdır. Firavun veya Peygamber Sünneti adı verilen bu müdahale sonunda kadın genital bölgesinde yalnızca adet kanaması ve idrar çıkışı için ufak bir delik kalır.

Yukarıda bahsedilen “kadın sünnetinin” daha hafif şekilleri de mevcuttur ve bazı toplumlarda halen yaygın olarak uygulanmaktadır. Bu müdahalelerde de klitorisin ya baş kısmı tümüyle veya kısmen kesilip atılmakta, veya baş kısmının çevresini saran “sünnet derisi” (bu yapı kadınlarda iç dudaklara karşılık gelir) kesilir.

Klitorise Uygulanan Cerrahi Girişimler

Klitoris cerrahisi hormonal nedenlere bağlı olarak büyümüş olan klitorisin (erkeklik hormonunun aşırı salgılanmasıyla seyreden bazı doğumsal hastalıklarda klitoris adeta bir erişkin penisi büyüklüğüne ulaşabilir!) kısmen kesilerek ufaltılması şeklinde uygulanan bir müdahaledir.

Orgazm olamama şikayeti nedeniyle başvuran kadınlarda bazı doktorlar klitorisi dışarıdan saran derinin kısaltılması yani “klitorisin soyulması” şeklinde bir operasyon önermektedirler. Burada amaç klitorisin cinsel ilişki esnasında penisle direkt temasının sağlanmaya çalışılmasıdır. Orgazm oluşumunda klitoris üzerinedeki derinin ilişki esnasında klitorisi direkt uyarmasının önemi göz önüne alındığında bu operasyonun yalnızca çok dikkatli bir değerlendirme sonrasında yapılması gerektiği anlaşılabilir.

Klitoris Takıları

Günümüzün modası olan ve buruna, göbek deliğine ve diğer bölgelere süs amacıyla takılan takıların klitorise takılmasına gelişmiş ülkelerde rastlanabilmektedir.

 

Cinsel IQ’nuz kaç? Mart 28, 2007

Kategori: Cinsel IQ, ateşli aşk, boşalma, cinsellik, ereksiyon, libido, seks, ön sevişme, şehvet — aliilaslan @ 8:27 pm

Avrupa Cinsel Tıp Derneği’nin Londra’daki kongresinde ünlü kadın seksolog Dr. Carmita Abdo, erkeklerin cinsel tatmin ve mutluluğunu ölçen 10 soruluk bir ‘Cinsel IQ’ testi sundu.

Dr. Abdo’nun geliştirdiği test, cinsel yaşamın ve seksin kalitesini ölçmek için uluslararası standartlar içeriyor. Yani ülkelere göre değişen bir şey değil, her yerde geçerli… Brezilyalı Dr. Abdo, Sao Paulo Üniversitesi Tıp Fakültesi yöneticilerinden. Psikiyatri Enstitüsü Cinsel Bozuklukların Tedavisi Kliniği’nin başında. Hazırladığı test, ereksiyon kalitesiyle cinsel tatmin arasında doğrudan bağlantı olduğunu gösteren araştırmalardan yola çıkılarak geliştirildi. Cinsel ilişki kalitesi, ön sevişme, ereksiyon, cinsel birleşme ve orgazm gibi ilişkinin tüm aşamalarını kapsayan 10 soruluk bir anket. Dr. Abdo, cinsel IQ testinin, kişinin cinsel tutumlarını hem duygusal hem de fiziksel açıdan değerlendiren basit fakat etkili bir çalışma olduğunu söylüyor. Dr. Abdo’ya göre, cinsel IQ, ‘yatakta iyi olmak’ konusunda objektif bir değerlendirme sağlıyor. ‘Böylece her zaman büyük ilgi ve spekülasyon konusu olan cinsel performansın yeterince iyi olup olmadığı değerlendirilebiliyor’ diyor.

10 soruluk test

Bu test erkekler için hazırlanmıştır. Cinsel yaşamlarının son altı ayına bakarak aşağıdaki 10 soruya cevap vermeleri gerekiyor. Cevaplardan her biri, cinsel doyumun sıklığına ve derecesine bağlı olarak 1 ile 5 arasında bir puanla değerlendiriliyor. Hiçbir zaman seçeneği 1 puan, nadiren 2, zaman zaman 3, çoğu zaman 4, her zaman 5 puan olarak hesaplanıyor. Puanların toplamı 2 ile çarpıldığında 100 üzerinden ‘Cinsel IQ’ puanı ortaya çıkıyor. Yalnız burada önemli bir nokta var. Lütfen sorulara dürüst yanıtlar verin.

1. Libidonuz cinsel ilişkiyi başlatmaya yetecek kadar yüksek mi?
1 2 3 4 5

2. Cinsel çekiciliğinizin, partnerinizi yatağa gitmeye ve doyurucu bir cinsel ilişkide bulunmaya yöneltecek kadar yüksek olduğunu düşünüyor musunuz?
1 2 3 4 5

3. Ön sevişme sürecinin hem sizin hem de partneriniz için zevkli ve doyurucu olduğunu düşünüyor musunuz?
1 2 3 4 5

4. Partnerinizin cinsel doyuma ulaşması sizin cinsel performansınızı etkiliyor mu?
1 2 3 4 5

5. Ereksiyonunuzu, cinsel ilişkiyi doyurucu bir orgazmla sonuçlandırmaya yetecek kadar koruyabiliyor musunuz?
1 2 3 4 5

6. Cinsel olarak uyarıldığınızda, penisiniz, cinsel ilişkiyi doyurucu bir orgazma taşıyacak kadar sertleşiyor mu?
1 2 3 4 5

7. Cinsel etkinlik sırasında penisinizin sertliğini koruyabiliyor musunuz?
1 2 3 4 5

8. Boşalma sürecinizi kontrol edebiliyor ve böylece cinsel etkinliği siz istediğiniz sürece uzatabiliyor musunuz?
1 2 3 4 5

9. Seks sırasında orgazm olabiliyor musunuz?
1 2 3 4 5

10. Cinsel performansınız sizi yatakta daha maceracı olmaya (örneğin farklı pozisyonlar denemeye, vb.) veya daha sık seks yapmaya yöneltiyor mu?
1 2 3 4 5

Sonuçlar

80-100
Ateşli aşk yaşamı

Cinsel bakımdan kendimden çok memnunum ve seks yaşamımın zevkini sonuna kadar çıkarıyorum. Ön sevişme, ereksiyon, orgazm, her şey iyi.

60-80
Sıcak aşk yaşamı

Seks yapmaktan zevk alıyorum, fakat geliştirmem gereken bazı noktalar var. Örneğin belki biraz ön sevişmeden daha fazla zevk almaya çalışmam gerekiyor.

40-60
Soğuk aşk yaşamı

Cinsel yaşamımın daha iyi olabileceğini görüyor, üzülüyorum. Bu konuda en büyük sıkıntım yeterince konsantre olamamam.

20-40
Hayal kırıklığı

Seks yaşamımdan yeterince doyum sağlamadığımı hissediyorum. Sorun nerede acaba? İstesem de olmuyor. Ciddi bir ereksiyon problemim var.

0-20
Sadece hüsran

İyi bir kitaptan, seks yaşamımdan aldığım zevkten daha fazla zevk aldığım şeklinde ciddi endişelerim var. Ya da ne bileyim bir futbol maçından.

Kaynak: Komsu.Net

 

Nedir bu meme merakı? Mart 24, 2007

Hemen hemen her kadın memeleri ile ilgili endişeler taşır. Bazen iki memenin boyutu ya da şekli birbirinden azıcık da olsa farklıdır, bazen “memelerim küçük” endişesi ile yaşar, bazen de tersine, “büyük olmasından rahatsızlık duyar”. Sonuçta memelerinden mutlu kadın azdır.

Peki ama erkekler ne düşünüyor? Erkeklerin memeleri sevdiğini genel olarak biliyoruz ama nasıl ve neden? Merak ettiniz mi? İşte nedenleri:

Memeler, doğurganlığın ve dişiliğin sembolüdür

Aklınıza gelse de, gelmese de, hoşunuza gitse de, gitmese de, insanoğlunun bilinçaltında bir yerlerde üreme içgüdüsü yatıyor. Soyunu sürdürme içgüdüsü bundan yüzyıllar önce de vardı. Bugün evliliklerin gitgide azalmasına karşın, hala insanlar bir çocuk sahibi olmaktan heyecan duyuyor.

Yüzyıllar önce, nesli sürdüren bebeğin beslenmesi için çok önemli olan sütü sağlayan göğüsler, bugün emziren anne sayısı azalmasına karşın hala “bebeği besleme” fonksiyonu ile anılıyor. Yani ilkel içgüdüler bugünün modern erkeğini hala etkiliyor. Bu nedenle de Pamela Anderson göğüsleri erkeklere cazip gelebiliyor.

Charles Darwin’in evrim teorisine göre zamanı geldiğinde, bilinçaltımızdaki içgüdülerle “sağlıklı ve soyumuzu sürdürmeye uygun” eş seçiyoruz. Buna göre erkekler geniş kalçalı (çünkü doğurmaya müsait) ve büyük göğüslü (çünkü doğurduğunu besleyebiliyor) kadınlar seçiyor.

Memeler, cinsel ilişkide anahtar role sahiptir

Kadın memesi, kadınların cinsel heyecana ulaşmasında anahtar rollerden birisine sahiptir. Tabi erkekleri de.

Kadınların farklılık taşıdıkları 2.bölgedir ve bu nedenle de erkekleri, görsel olarak uyarırlar, erkeklerin farkında oldukları ya da olamadıkları tutkulu bakışlarının da hedefi olurlar.

Erkekler memeleri rahatlatıcı bulur

Günlük hayatın zorlukları içinde, göğüsler yumuşakve belki bebekliğimizi hatırlatan yumuşaklığı ve şekliyle, erkekleri rahatlatır. Uzmanlar, göğüslerin aynı zamanda erkeklere annelerinin, onları her şeyden koruduğu günleri hatırlattığını düşünüyorlar.

Büyüklük önemli mi?

Gelelim en önemli kadın sorusuna. Memenin büyüklüğü önemli mi? Kadınların çoğu küçük memeli olma endişesi yaşar. Hatta normal memeli olanlar da. Ancak meme büyüklüğü de, “zevkler ve renkler tartışılmaz” meselesidir. Yani bazı erkek büyük meme sever, bazısı ise küçük meme. Zaten çift olma aşamasında erkek olayın bu boyutunu da ölçüp, biçmiştir kafasında hiç merak etmeyin. Bu nedenle de memem küçük-büyük endişesini bırakın. Hayatınızı endişesiz yaşayın.

 

Kadınlar seksi nasıl yaşıyor? Mart 24, 2007

Kategori: cinsellik, evli kadınlar, ipuçları, kadınlar için seks, ön sevişme — aliilaslan @ 11:44 am

Cinsellik hem erkekler, hem de ka­dınlar için hayatın vazgeçilmez bir parçası… Ancak bu, iki cinsin seksi aynı şekilde yaşadığı anlamına gelmiyor. Erkekler için cinsel hazzın temelinde biyolojik bir ihtiyacı karşılama ve rahatlama içgüdüsü ağır basarken ka­dınlar, bambaşka duygu ve düşüncelerle yatağa giriyorlar. Yani toplumsal önyargı­ların aksine erkekler sekse daha meraklı oldukları halde cinsel ilişkide klasik kalıp­larla yetinirlerken, kadınlar ilişkiye renk katmak için büyük çaba harcıyor, hayatlarının her alanı gibi cinsel yaşamlarını da ara ara gözden geçirilip yenilenmesi gereken bir bütün olarak görüyorlar. Üstelik bu sır­lardan bazıları, yüzyıllardır devam eden ve her toplumda kabul gören birtakım basma­kalıp düşünceleri de yalanlıyor. İşte kadın­ların cinselliği nasıl yaşadığına dair bazı ipuçları ve bilinmeyen gerçekler…

Daha fazla hareket istiyorlar

Demiştik ya, erkeklerin sekse daha meraklı olmaları onların daha yaratıcı oldukları ve tutkulu bir cinsel yaşam yolunda daha fazla çaba gösterdikleri anlamına gelmiyor. Aksine, kendine ve partnerine ön sevişmeyi çok görenler bile var. Onlar için asıl olan, cinsel birleşme ve boşalma anı. Oysa kadınlar için cinsel birleşmenin öncesi ve sonrası da en az kendisi kadar büyük önem taşıyor.. Onlar daha hareketli, yeniliklere daha açık, farklı tatlar alabilecekleri, değişken bir cin­sellik arayışı içindeler. Zaten uzun vadeli ilişkilerde ister istemez monotonlaşan cin­sel hayatı yeni bir heyecan dalgasıyla ta­zelemek için çaba gösterenler de çoğun­lukla kadınlar oluyor. Seksi bir iç çamaşırı, romantik bir akşam yemeği, küçük sürpriz­ler, yeni fanteziler… Genellikle bu tarz fi­kirlerin arkasında erkekleri bulmak pek mümkün değil. Onlar kendilerine sunulan zevklerin tadını çıkarmakla yetiniyor ama daha durağan, daha klasik ve daha tek renkli bir cinsel hayattan da şikayet etmiyorlar. Yani kadınlar için seks, erkekler için olduğundan çok daha farklı bir anlam taşıyor. Evli kadınlar da seksi seviyorlar; Evliliğin aşk­la birlikte cinsel zevki de öldürdüğü yolun­daki bütün tezler palavra… Evli kadınların çoğu, seksi “bitmeyen bir balayı” tadında yaşamanın hayalini kuruyorlar.

 

Seksin unutulmaz anları Mart 24, 2007

Cinsellik, aldığımız zevki kişisel çabalarımızla zaman için artırabileceğimiz, hem hayatımıza renk katmak hem de aşk ilişkimizin duygusal boyutunu geliştirmek için kullanabileceğimiz çok yönlü bir süreç… Ve bu süreç içinde öyle anlar vardır ki unutulmazlar arasına girmeye adaydır. Sevişme sırasında aldığımız zevkin en üst düzeye çıktığı, kendimizi partnerimize sadece fiziksel olarak değil, duygusal olarak da çok yakın hissettiğimiz bu anları kimi tüm benliğiyle yaşar, kimi de hoyratça es geçip sadece orgazma yoğunlaşmayı tercih eder. Oysa sevişmeden aldığımız zevki o doruk anıyla ölçmek yerine olayın bütününe bakmayı başarabilsek neler buluruz neler!

Seksin kaçınılmaz olduğu an

Sevgilinizle gece dışarı çıktınız, çılgınca eğlendiniz ve dönüş yolundasınız. Gider gitmez sevişeceğinizi her ikiniz de biliyorsunuz. Bunu bilmek henüz birbirinize hiç dokunmadığınız halde aranızda müthiş bir elektrik oluşmasnı sağlar. İşte bu an, seksin kaçınılmaz olduğu andır ve cinsel ilişkiye bambaşka bir tat katar. Yani sevişmenin zevki sevişmeden daha önce başlayabilir. Değil yatağa girmek daha evin kapısından içeri girmeden erotik dalgaların partnerinizi ve sizi sarmaya başladığını hissedersiniz. Erkekler de böyle anları çok sever fakat dikkatli olun, çünkü erotizm ateşinin erken parlaması, partnerinizi yatakta aceleci davranmaya sürükleyip seksin kısa sürmesine de neden olabilir.

Seksin imkansız olduğu an

İlk olarak kulağa anlamsız gelebilir fakat seksin imkansız olduğunu bilmek, cinsel isteği en yüksek seviyeye çıkaran durumlardan biridir. Bunun sebebi elde edemeyeceğimizi bildiğimiz bir şeyin, normalde yaratacağından çok daha güçlü bir arzu uyandırmasıdır. Diyelim ki resmi bir davete katıldınız ve gece yeni başlıyor. Oysa sizin aklınızda tek bir şey var ve ne yazık ki o an için bunu gerçekleştirmeniz mümkün değil. İşte bu imkansızlık sizi de partnerinizi de ateşleyecek bir fitil etkisi yaratır.

 

Cinselliğin 10 altın kuralı Mart 24, 2007

Partnerinizle seks konuşun

Çiftlerin konuşarak kafalarındaki kaygı ve korkuları, üzüntüleri, geçmişteki üzücü olayları, isteklerini kesin ve net bir dille anlatmaları, cinsellikte beklentilerini veya fantezilerini partnerleriyle paylaşmaları cinsel sorunlarının çözümünde ilk adım olmalıdır. Sorunlu cinsel yaşam için en iyi ilaç, daha iyi bir iletişimdir.

Aç karnına sevişmeyin

Tatlı konuşmalar, yumuşak yastıklar ve dinlendirici bir müzik, çiftlerin cinsel enerjisini artıracak ideal bir ortamdır. Yemekten sonra sevişmeyin. Yorgun, aç ve kızgınken de cinsel ilişkiden kaçının. Bu da cinsel enerjinizde dengesizliğe neden olabilir. Sevişmeden yarım saat önce tuvalete gidin. Sevişmeden önce ve sonra çok çalışmayın.

Aşk oyunları oynayın

Partnerinizle ilişkinizin eskisi gibi arzulu, heyecanlı ve zevkli olmadığını mı düşünüyorsunuz? Hatta zamanla birbirinizden uzaklaşıyor musunuz? Yanıtlarınız ‘evet’ ise ilişkinizin ilk günlerinde hissettiğiniz arzuyu, heyecanı ve romantizmi yeniden yaşamaya ne dersiniz? İşte ateşinizi yeniden alevlendirmenizin tek yolu; aşk oyunları…

Kahve içmeyin sarhoş olmayın

Beslenme alışkanlığımız hem sağlığımız için hem de cinsel yaşamımız için son derece önemlidir. Bu nedenle mutlu bir cinsel yaşam için mutlaka sağlıklı ve cinsel iştahı arttırıcı beslenme gerekir. Bedenle sinir sistemi, salgı bezleri ve iç organlar arasında güçlü bir ilişki var. Alkol, sigara ve kafeinli içecekler cinsel hayatı çok olumsuz etkiler.

Kendinize ve seksiliğinize güvenin

Kendini tanımayan çiftlerin cinsellikte rahat olması beklenemez. Örneğin cinsel istek bozukluğunun arkasında ağır bir patoloji yoksa cinsel isteğin olmayışı, kişinin cinsel fantezi ve arzularının farkına varamayışı vardır. Bu arzuların, kişide suçluluk ya da utanç yaratması nedeniyle sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam engelleniyordur.

Ön sevişmeye zaman ayırın

Daha uzun, duyarlı ve keyifli bir cinsellik yaşamak; erkeklerde boşalmanın denetim altına alınması, kadınlarda ise daha kolay orgazma ulaşılması için son derece gerekli olan ön sevişme gereklidir. Bu nedenle ön sevişmeye yeteri kadar zaman ayıran çiftler sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşama sahip olur.

Fantezilerinizi fark edin

Kendisiyle ilgili olumsuz düşüncelere sahip çiftlerin cinsellikte rahat olması beklenemez. Örneğin cinsel istek bozukluğunun arkasında ağır bir patoloji yoksa cinsel isteğin olmayışı, fantezilerinin, cinsel arzularının farkına varamayışıyla ilgilidir. Bu arzuların kişide suçluluk ya da utanç yaratması da mutlu bir cinsel yaşam engelleniyor olabilir.

Birbirinize dokunun

Çiftler için cinselliğin korku verici yanları vardır. Cinsellik sevgi ve şefkat dolu dokunuşlarla kombine edilince korkutucu olmaktan çıkar. Partnerinin vücudunu iyi tanımak için göz kapakları, dudaklar, yüz, göğüs bölgesi, eller, kalça ve bacaklardan ayak parmaklarına kadar cinsel haz alarak ve vererek sevgiyle dokunmak şarttır.

Partnerinize saygı duyun

Partnerlerine karşı sevgi ve saygısı olmayan çiftlerin sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşamlarının olması beklenemez. Sevgi ve saygı çiftin cinsel yakınlaşmasını arttırır. Birbirlerini okşamak, sevmek, masaj yapmak, gün içerisinde birbirlerine dokunmayı arttırmak için çiftlerin birbirlerine sevgilerini fiziksel olarak göstermeleri gerekir.

Sekse konsantre olun

Cinsellik mekanik veya teknik bir olay olmadığı için, cinsel ilişki sırasında dikkatinizin tamamını partnerinize ve cinsel eylemlerinize yönlendirmek çok önemlidir. Cinsel ilişki sırasında aklın başka bir yerde olması, zihin için de beden için de uygun olmayan bir durumdur. Cinselliğe iyi konsantre olamama haz alıp, haz vermeyi engeller.