Kadinlara Özel Bir Dünya

Çok Harika bir Blog

Zayıflamak için ne yapmalı? Kasım 19, 2007

Fazla kilolarınızdan bıkıp, şişmanlıkla mücadele etmek istiyorsanız önerilerimizi dikkate alın.
* Boyunuza uygun ağırlığı hedefleyin.
* Kilolu ve şişmansanız, önce ağırlık artışını önleyin. Daha sonra ağırlık kaybetmeyi hedefleyin.
* Az yağ eklenmiş sebze, yağsız beyaz et, kurubaklagiller, yağı azaltılmış süt-yoğurt, meyve ve tam tahılları tüketerek, sağlıklı beslenin.
* Diyetisyeninizin önerdiği miktarlara uyun.
* Düzenli fiziksel aktivite yapın.
* Aldığınız enerji ile tükettiğiniz enerji miktarını dengeleyin.
* Günde en az üç öğün düzenli yemek yiyin, öğün atlamayın, öğün atlamanız bir sonraki öğünde daha fazla yemenize ve böylece daha fazla enerji almanıza neden olur. Öğünlerde enerjisi yüksek hamur işleri, tatlılar, yağlı çerezler yememeye çalışın.
* Kullandığınız yağ ve tuz miktarına dikkat edin.
* Bol su için.
* Vücut ağırlığınızı korumada davranışlarınızın önemli olduğunu unutmayın.
* Gerektiğinde uzmanlardan davranış değiştirme tedavisi desteği sağlayın.
 

Zayıflatan besinlerle 3 günde detoks Kasım 19, 2007

Bazı besinlerin yağ yakımı ve toksin atılımı sağlayarak zayıflamanıza yardımcı olduğunu biliyor muydunuz? Hem bu besinleri tanımanızı sağlayan bir rehber hem de bu besinlerden ağırlıkta olduğu bir detoks programı hazırladık. Bu program sayesinde 3 günde kendinizi yenilenmiş ve tazelenmiş hissedeceksiniz.

Uzun zamandır uğraşıyor fakat kilo veremiyorsunuz… Bunun altında yatan neden doğru besinleri seçememeniz olabilir. Aşağıdaki listede yer alan besinler vücuda faydalı vitamin ve mineraller içermelerinin yanı sıra yağ yakımını hızlandırma özellikleriyle de biliniyorlar. Detoks programına geçmeden önce bu besinlerin hangileri olduğuna bir göz atın ve sadece program sırasında değil program sonrasında da bunları sofranızdan eksik etmeyin.

Yağ yakma uzmanları


Suyosunu:
Düşük kalorili suyosunu için adeta ilaç tanımlamasını yapmak kesinlikle yanlış değil: içindeki vitamin ve minerallerle tiroid bezlerinin çalışmasını düzene sokuyor, metabolizmayı hızlandırıyor ve tüketilen besinler kolay yakılmasına yardımcı oluyor.

Ananas: Ananastaki bazı enzimler, balık ve kırmızı etteki proteinin daha kolay parçalanmasına yardımcı oluyor. Böylece protein, hücreler içinde daha kolay emilebiliyor, vücut bu proteinlerden daha fazla yarar sağlıyor. Ananas aynı zamanda vücudun enerjisini artırarak daha fazla yağ yakılmasını da sağlıyor.

Elma: Elmanın sağlımıza pek çok faydası olduğunu artık herkes biliyor. Bu faydaların arasında özellikle bir tanesi kilo vermenize yardımcı olabilir. Hangisi mi? Tabii ki iştah kapatması. Elmadaki pektin sizi uzun süre tok tutar ve gereksiz atıştırmaları önler. Üstelik bir tanesi ile doymazsanız bir ikincisini yemekte hiç sakınca yok!

Enginar: Enginarda bulunan “cynarin” isimli madde vücuttaki toksinlerin atımını kolaylaştırıyor. Karaciğerin dostu olarak bilinen bu sebze bol magnezyum içeriyor ve yağ yakımını hızlandırıyor. Ayrıca bağırsakların çalışmasını da düzene sokuyor.

Fasulye: Yağ oranı düşük ve protein açısından zengin fasulyenin her türü, zayıflamak isteyenlerin listesinde mutlaka bulunmalı. Tok tuttuğu için atıştırmayı da önleyen fasulye, Kolesterolü düzenliyor, metabolizmayı hızlandırıyor, yağ yakımın kolaylaştırıyor. Tüm bu özelliklerin, nohut ve mercimekte de bulunduğunu hatırlatalım…

Kırmızı acı biber: Bibere acı tadın veren “capsaicin” maddesi metabolizmayı hızlandırıyor, vücut ısısını artırıyor. Vücut yükselen ısıyı düşürmek için ekstra enerjiye ihtiyaç duyuyor ve böylece yağ yakımı kolaylaşıyor. Zerdeçal da, vücutta kırmızıbibere benzer etkiye sahip.

Yabanmersini: C vitamini bombası yabanmersini aynı zamanda çok güçlü bir antioksidan. Ona koyu rengini veren madde serbest radikalleri yok ederek, toksinlerin dışarıya atılmasını kolaylaştırıyor. Yabanmersini yağ hücrelerinin çözülmesine de yardımcı oluyor.

Rezene: Çok güçlü bir aromaya sahip bu bitkinin içindeki uçucu yağlar metabolizmayı hızlandırıyor, enzim oluşumunu artırıyor ve bu enzimler yağların vücutta depolanmasını önlüyor.

Tavuk eti: Derisinden ayrılan beyaz tavuk eti protein açısından zengin, yağ açısından ise son derece fakirdir. Tavuğun yanı sıra piliç, deve kuşu ve hindi eti de aynı özelliğe sahip. Ayrıca bu gıdalar zengin birer protein kaynağı olarak cildin yağ dokusunu güçlendirirler.

Salatalık: Hemen hemen hiç kalori içermeyen salatalık, potasyum, kalsiyum ve demir açısından çok zengin. Selülitlere karşı kullanabileceğiniz bu gizli silah, vücudun su ihtiyacını karşılamaya da yardımcı.

Zencefil: Zencefil de, içerdiği yağlarla, tıpkı kırmızı acı biber gibi kalori yakımını hızlandırır. Aynı zamanda midenin yeterli derecede enzim salgılamasına yardım ederek sindirimi kolaylaştırır.

Kahve: Yapılan tüm araştırmalar kahvede bulunan maddelerin yağ yakımını hızlandırdığı yönünde. Bunun yanı sıra vücudun ısısını yükselterek kan basıncını da yükseltiyor. Böylece kan dolaşımı hızlanıyor ve zararlı maddeler dışarıya daha kolay atılıyor.

Kivi: Yüksek miktarda C vitamini içeren kivi – bir tanesi günlük ihtiyacı karşılıyor- vücutta depolanan yağların yakılmasına büyük ölçüde yardımcı oluyor.

Kıvırcık salata: Ülkemizde sofraların vazgeçilmez besinlerinden birisi olan kıvırcık salata, kas yapımına yardımcı olan potasyum açısından çok zengin. Vücudun kaslı olması ise hızlı bir metabolizmayla aynı anlama geliyor. Kıvırcık salatanın bol miktarda C vitamini içerdiğini, bunun dış yapraklarda daha fazla miktardayken iç kısımda kalan yapraklarda oldukça azaldığını da belirtelim.

Karides: Düşük miktarda yağ ve kalori içermesine rağmen yüksek miktarda protein ve aminoasit barındırıyor. Ayrıca içindeki glikonlar, bağ dokularını güçlendirme özelliğine sahip ve selülite karşı da tek kelimeyle birebir

Kuzu eti: Kuzu etinde kalori yakma özelliği bulunan ‘karnitin’ maddesi bolca bulunuyor. Bu madde özellikle karaciğerin çalışması ve temizlenmesine yardım ediyor.

Balık ve deniz mahsulleri: Balık ve deniz mahsulleri sağlıklı bir vücut için en önemli gıdaların başında geliyor Çünkü bunlar kalp ve damarlar için son derece faydalı olan omega-3 gibi doymuş yağ asitleri açısından çok zengin. Süt ve süt ürünleri: Süt ve süt ürünlerinde bulunan kalsiyum, sindirimi kolaylaştıran enzimleri harekete geçiriyor. Yine bu besinlerde bulunan B2 vitamini, vücudun enerji ihtiyacını artırırken karnitin, yağın depolarından alınıp kas dokularına taşınmasını ve orada enerjiye dönüşmesini sağlıyor. Soya sütü ise bu özelliklerin yanı sıra düşük kolesterol içermesiyle de tercih ediliyor.

Papaya: İçerdiği protein ve yağ yakımını hızlandıran enzimler sayesinde sindirimi de kolaylaştırıyor. Yağ, protein ve karbonhidratı birbirinden ayırarak bunların vücut için en iyi şekilde kullanılmasına yardımcı oluyor. Metabolizmayı harekete geçirdiği için vücuttaki yağ oranının azalmasını hızlandırıyor.

Kırmızı dolmalık biber: Gerçek bir C vitamini deposu olan kırmızı dolmalık biber, yağ yakımını kolaylaştırıyor, mide asitlerininin dengeliyor ve sindirimi düzenliyor. Tüm bunlar vücudun zararlı maddelerden daha kolay bir şekilde arınmasını sağlıyor.

Kereviz: Sindirimi kolaylaştıran kereviz, bu özelliğiyle, formunu korumak isteyenler mutlaka bol miktarda tüketmesi gereken besinlerin arasında yer alıyor.

Kuşkonmaz: Bu lezzetli sebzenin 100 gramında sadece 18 kalori bulunuyor. İçerdiği zengin mineraller vücutta drenaj etkisi yaparak kanı temizliyor.

Çay: Çayın hemen hmen tüm çeşitleri yağ yaktırıcı özelliğe sahip. Örneğin yeşil çay, içindeki bioflavonoidler yardımıyla metabolizmayı harekete geçiriyor ve düzenliyor. Mate çayı ve Çinli Pu-erh çayı da benzer özelliklere sahip.

Domates: Potasyum açısından zengin domates sindirimi de çok kolaylaştırıyor. İçindeki mineral ve vitaminler tüketeni tok ve zinde tutuyorr. İçindeki likopen ise çok etkili bir antioksidan ve hücreleri koruyor.

Limon, portakal, greyfurt: Gerçek birer C vitamini deposu olan bu meyveler içerdikleri flavonoidler sayesinde hem iyi birer yağ savaşçısı hem de bağ doksunu güçlendirdikleri için cildin dostu. Midesini düşünenler portakal yerine greyfurtu tercih edebilir…

 

SÖZ BOHÇASI Kasım 19, 2007

Söz bohçasının içinde olması gerekenlerin başında iç çamaşır vs…..

Evlenmeye karar veren çiftler öncelikle söz bohçası hazırlıyor. Söz bohçasına

Gelin için : İç çamaşırı, çorap, mendil, havlu, parfüm, sabahlık , gecelik takımı, makyaj seti, çanta, ayakkabı, etek ve ceketten oluşan bir takım veya elbise ile terlik , ayna , tarak takımı bulunur.

Kız tarafının hazırladığı bohçada Damat için : pijama takımı, ropdöşambr, terlik, mendil, gömlek, kemer, cüzdan, çorap, kravat, traş seti , parfüm ve havlu konuyor.

Tüm bunlara ilaveten kayınvalide ve kayınpederlere de hediyeler gönderilir.

Söz gecesi kıyafetinde aşırıya kaçmayın. Gelin adaylarının sade bir etek-gömlek veya elbise, sade makyajla tamamlanmış bir saç modeli; damat adaylarının ise şık bir takım elbise, uyumlu bir kravat seçmesi uyfun düşer… Unutmayın hiç bir anne-baba böyle bir gecede moda dergisinden fırlamış gibi görünen bir gelin ve damat adayı ile karşılaşmak istemez
 

Ağız kokusu ve cinsellik Eylül 23, 2007

Cinsellik ile hem hoş hem de nahoş kokular arasında ilişkiler vardır. Cinsel ilişkinin yaşandığı ortamdaki nahoş kokular bile cinsel istek ve uyarılmayı etkileyebilir. Ağız kokusu da bedenimizin bütün kötü kokuları gibi, cinsel ilişkiyi olumsuz etkileyebilir. Ağız kokusu bedenimizdeki birçok sorundan kaynaklanabilir. Mide hastalıklarında, çeşitli metabolik hastalıklarda, diş çürüklerinde, ağız içine bağlantısı olan sinüzit gibi infeksiyonlarda ağız kokusu oluşabilir. Yiyeceklerin niteliği, ağız ve diş temizliğine özensizlik de ağız kokusuna neden olabilir. Diş doktoruna, Kulak Burun Boğaz uzmanına ve İç hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz.

 

Akraba evliliği Eylül 23, 2007

Kan akrabaları arasındaki evliliklerde, genlerde çekinik olarak taşınan ve normalde ortaya çıkmayan bazı kalıtımsal hastalıklar, hem anne hem de babadan aynı çekinik genin alınması sonucunda çocukta hastalığa neden olabilir. Ayrıntılı bilgi için, kadın hastalıkları veya genetik uzmanlarına danışabilirsiniz.

 

Anal cinsel ilişki Eylül 23, 2007

Bildiğiniz gibi makat ya da anüs, bağırsakların dışarı açıldığı yerdir. Bağırsaklarda bulundukları yerde herhangi bir hastalığa neden olmayan, hatta gerekli olan bir takım mikroplar bulunur. Ancak bunlar herhangi bir yolla üreme veya idrar yollarına taşınırsa, hastalık etkeni olur ve çeşitli enfeksiyonlar oluşur. Dolayısıyla anal yolla cinsel ilişki kurulacaksa, temizlik kurallarına çok dikkat etmek gerekir. Bu anatomik yakınlık nedeniyle, özellikle kadınların tuvalet temizliği sırasında özen göstermeleri, arkadan öne doğru değil, önden arkaya doğru temizlenmeleri gereklidir. Çünkü, arkadan öne doğru yapılan temizlik sırasında, makatta bulunan mikropların, vajina ve/veya üretraya taşınması mümkündür. Anüsün dışkı çıkışı sırasında açılıp, sonra kapanma özelliğini sağlayan bir sifinkteri (esneme özelliği olan kaslar) vardır. Bu sifinkter, anal yolla kurulan cinsel ilişkiler sırasında genellikle zarar görmez, yani esneklik özelliğini kolayca yitirmez. Ancak, uzun süre, sık veya zorlayıcı girişler sonucunda, bazen anal sifinkter esnekliğini yitirebilir ve bu durumda dışkı kontrolu bozulabilir.

 

Aynı gecede ikinci cinsel ilişki Eylül 23, 2007

Erkeklerde boşaldıktan sonra, cinsel açıdan uyarılamadıkları yanıtsız bir dönem vardır. Bu yanıtsız dönemin süresi kişiye göre çok değişken olabilir, dakikalar, saatler ya da günler sürebilir. Erkeğin yaşı ilerledikçe, yanıtsız dönem de uzar. Erkeğin cinsel ilişkide boşaldıktan sonra, yorgunluk hissetmesi ve yeniden cinsel etkinlik için zamana gerek duyması, hormon eksikliği ya da hastalık değil, fizyolojik bir durumdur. Peşpeşe cinsel ilişkide bulunmak yerine, boşalmanızı denetleyerek, sevişme sürenizi uzatmanız mümkündür.

 

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar Eylül 23, 2007

Cinsel ilişki yoluyla bulaşan birçok hastalık var; AIDS, B ve C tipi hepatit, bel soğukluğu, frengi, cinsel organlar bölgesinin siğil ve uçukları, çeşitli mantar enfeksiyonları gibi. Bunların hepsi, cinsel etkinlik sırasında, vücut sıvıları yoluyla bulaşır. Bel soğukluğu gibi bazıları hemen belirti verir ve uygun tedavi ile kısa sürede düzelir. AIDS ve hepatit gibi bazıları, uzun süre sonra ortaya çıkar ve kalıcı zarar oluşturur. Her iki tarafın da tek cinsel eşi olan birliktelikler dışındaki her cinsel etkinlik, hastalık bulaşması bakımından risk taşır. Cinsel etkinlik sırasında prezervatif ile korunmak gerekir.

 

Cinsel birleşme öncesinde sertleşmenin kaybolması Eylül 23, 2007

Cinsel birleşme öncesinde sertleşmenin kaybolmasının
bedensel ve psikolojik nedenleri olabilir. Ancak herhangi bir durumda sertleşme oluyorsa, sorunun psikolojik kaynaklı olduğunu düşünebiliriz. Sevişme sırasında penisin önce sertleşip, cinsel birleşme girişimi ile kaybolması da böyle bir durumdur. Bir cinsel tedavi uzmanına başvurmalısınız.

 

Erken boşalma tedavisi Eylül 23, 2007

Erken boşalmanın cinsel tedavisi ortalama 3 ay sürer. Bu süre içerisinde, başlangıçta daha sık olmak üzere, ortalama 6-8 terapi oturumu yapılır. Genellikle, başlangıçta 1-2 haftada bir, sonraları 3-4 haftada bir görüşme uygun olur. Bu ortalama değerler, vakanın durumuna göre değişiklik gösterebilir, azalabilir de, artabilir de. Cinsellikle veya ilişkiyle ilgili başka sorunlar da varsa, tedavi süresi de oturum sayısı da daha fazla olabilir. Başvurabileceğiniz resmi ve özel cinsel tedavi merkezlerini aravizyon.com’da ‘Cinsel Sağlık Kuruluşları’ bölümünde bulabilirsiniz.